WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

BURSA 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+


TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2024/

BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -

DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ : 15/04/2022
KARAR TARİHİ : 05/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Müvekkilinin 21.10.2021 tarihli yazılı sözleşme ile ... inşa ettiği inşaattan nolu daireyi 530.000.00 TL bedelle davalıya satmış olduğunu, sözleşme zamanında davalıdan 30.000,00 TL kaparo aldığını, sözleşmeye göre davalının 01.11.2021 tarihinde 120.000,00 TL ilave kaparo ödemeyi ve tapunun verilmesi zamanında da 380.000.00 TL ödemeyi taahhüt ettiğini, davalı tarafın 01.11.2021 tarihinde ödeyeceği 120.000.00 TL'sini ödemediğini, sadece müvekkilinin banka hesabına 335.000,00 TL yatırdığını, satım nedeniyle müvekkiline toplamda 365.000,00 TL ödeme yapmış olduğunu, davalı tarafın 165.000,00 TL borcunu dairenin tesliminde nakten ödeyeceğini taahhüt ederek ve müvekkili üzerinde baskı kurarak müvekkilinden ola ki bir aksilik çıkar, tapu verilmez düşüncesiyle güvence olarak 521.000,00 TL bono vermesini talep ettiğini, müvekkilinin de davalı tarafa güvendiği için tereddüt etmeden davalıya 530.000.00 TL'lik bonoyu düzenleyerek iyi niyetle teslim ettiğini, müvekkilinin sözleşmeye sadık kalarak satıma konu dairenin tapusunu davalı tarafa vermeye çalıştığını, ancak yer sahipleri ile müvekkili arasında bu daire üzerinde ihtilaf çıkınca uzadığını, müvekkilinin bu sefer davalıya aynı binada aynı büyüklük ve vasıfta başka bir daire vermeyi teklif etmiş ise de davalının bu teklifi de kabul etmediğini, eline geçirdiği 530.000.00 TL'lik senede ve bankaya yatırdığı 335.000,00 TL ödeme makbuzuna güvenerek bu kez müvekkilinden 830.000.00 TL ödemesini istediğini, müvekkili de bu teklifi kabul etmeyince davalı kendisine güvence olarak verilen 520.000,00 TL bonoyu sonradan tarihini de doldurmak suretiyle ... 19. İcra Müdürlüğünün 2022/... sayılı dosyası ile bankaya ödediği 335.000,00 TL'si için de yine 19. İcra Müdürlüğünün 2022/... sayılı dosyası ile icraya koyduğunu, müvekkilinin araçlarını bağlattırmış olduğunu, müvekkilini ödemeye zorladığını, davanın kabulü ile davalı tarafa daire satışından kaynaklı olarak 365.000,00 TL ödeme aldıklarının kabulü ile ... 19. İcra müdürlüğünün 2022/... ve ... sayılı dosyaları nedeniyle başkaca bir borçlarının bulunmadığının tesbiti ile 19. İcra Müdürlüğü 2022/... Sayılı dosyasına yatıracakları 531.775.89 TL'sinin 365.000.00 TL'si davalıdan alınan para olduğundan fazlaca ödeyecekleri 166.775,89 TL'si üzerine icra dosya alacaklısına ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, mahkeme masraf ve vekil ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Hernekadar davacı yan açtığı davayı "takipten sonraki menfi tespit davası" olarak nitelendirmeye çalışsa da; huzurdaki davanın, aslında takipten sonraki menfi tespit davasının gerektirdiği şartlar oluşmadan ve hukuki menfaatten noksan olarak açıldığını, menfi tespit davasının istirdat davasına dönüşebilmesi için şartlarının bulunmadığını, menfi tespit davasında tedbir kararının verilmemiş olması nedeniyle, takibe devam edildiğini ve takip konusu borcun alacaklıya ödenmişse, menfi tespit davasının kendiliğinden istirdat davasına dönüşeceğini, huzurdaki davada teminat yatırıldığı takdirde ihtiyati tedbir kararı verileceğine dair tensip tutulmuş olmasına rağmen davacı yanın teminatı yatırarak ihtiyati tedbir kararı almak yerine doğrudan icra dosyasına ödeme yaparak tedbir hakkından vazgeçtiğini, dolayısıyla da davanın açıldığı tarih itibariyle tedbir kararı alarak cebri icra tehdidinden kurtulması imkanı olmasına karşın icra dosyasına rızaen ve tercihen ödeme yapmış olduğunu, müvekkilinin senet ve banka dekontunun dışında da başkaca elden ödemeler yapmış olduğunu, bu iddialarını ispatlar nitelikte "sahibinden.com" adlı internet sitesinde söz konusu dairenin emsal satış değerlerinin 1.000.000,00 - 1.300.000,00 TL aralığında olduğu gösterir ilanların dosyaya sunulduğunu, dolayısıyla Aralık 2021 itibariyle 865.000,00 TL ödenerek tapu devri beklenen dairenin son ekonomik değişiklikler de nazara alındığında bu fiyatlara çıkmış olmasının olanak olduğunu, senedin tanzim tarihi ile 335.000,00 TL'nin davacının banka hesabına (daire borcu kapama bedeli açıklamasıyla) gönderilme tarihi 20/12/2021 olup aynı tarihler olduğunu, paranın yatırıldığı saatin 15.09 olduğunu, dolayısıyla saat 15.09'da 335.000,00 TL para yatıran kişinin aynı gün ve o saatten sonra yatırdığı paraya karşılık 530.000,00 TL'lik senet alması ve davacının da basiretli bir tacir olarak böyle bir senet vermesi ticari hayatın gerekleriyle uyuşmadığı gibi hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, bedelsizlik iddiasının tamamen gerçekten uzak olduğunu, davanın usulden reddine, bu talep yerinde görülmediği takdirde alacaklı olduğu sabit olan müvekkili aleyhine ikame edilen huzurdaki mesnetsiz, kötüniyetli ve maddi gerçeklerle uyuşmayan davanın esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı borçluya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
İcra dosyası, protokol, bilirkişi raporu, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Dava, ... 19.İcra Müdürlüğünün 2022/..., 2022/... esas sayılı dosyalarında davacıların davalıya borçlu olup olmadığı hususlarının tespiti istemine ilişkindir.
Taraflarca gösterilen kanıt ve belgeler toplanmış, icra takip dosyaları getirtilerek incelenmiştir.
Mahkememizce davanın reddine dair verilen kararın ... Bam 7.HD'nin 25/12/2023 tarih, 2023/ E. 2023/ K.sayılı ilamı ile "...Mahkemece, taraflar arasındaki hukuki ilişkiye göre bir araştırma yapılıp mahkemenin görevli olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapılmamış, kambiyo senedine davalı takip yapıldığı gerekçesiyle esasa incelemiş ve hüküm kurmuştur. . 9. HD. 27.9.2022 T, 2022/-2022/ sy.k;.13. HD. 7.5.2018 T, 2015/- 2018/; Y. 3. HD. 29.3.2023 T, 2022/- 2023/ sy kararı ile aynı dairenin 28.6.2022 T, 2022/ - 2022/s y. k.;Y.; .11. HD. 2.3.2023 T, 2021/ 2023/ sayılı kararlarında ve diğer içtihatlarda taraflar arasındaki hukuki ilişki nedeniyle teminat senedi verildiği iddiasıyla açılan davalarda, görevli mahkemenin asıl sözleşme ve hukuki ilişkiye göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir. İlk derece mahkemesince ise, taraflar arasındaki sözleşmenin satış sözleşmesi ve davalının yükleniciden bağımsız bölüm satın alan gerçek kişi olmasına rağmen bu hususta hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadan işin esası hakkında karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Görev kamu düzenine ilişkin olup, taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemece kendiliğinden incelenmesi gereken dava şartlarından olup, taraflar yönünden kazanılmış hakta oluşturmayacağından davacının istinaf nedeni kamu düzeni açısından yerinde görülmüştür." gerekçesiyle kararımız kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmekle yukarıda esası belirtilen sırasına kaydı yapılmıştır.
... 19.İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 530.000 TL bedelli senetten kaynaklanan alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
... 19.İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 335.000 TL bedelli makbuzdan kaynaklanan alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
... 19.İcra Müdürlüğünün 2022/ esas sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 30.000 TL bedelli makbuzdan kaynaklanan alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
... 19.İcra Müdürlüğünün 2022/ esas sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 30.000 TL bedelli makbuzdan kaynaklanan alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
... 19.İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 30.000 TL bedelli makbuzdan kaynaklanan alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
... 19.İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 30.000 TL bedelli makbuzdan kaynaklanan alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
... 19.İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 1.405,00 TL bedelli vekalet ücretinden kaynaklanan alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
... 19.İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 30.000 TL bedelli makbuzdan kaynaklanan alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan 21/10/2021 tarihli sözleşme ile ... tarafından ...'ya ...'te bulunan numaralı dairenin satışının taahhüt edildiği, 30.000,00 TL kapora alındığı, 01/11/2021 tarihinde 120.000,00 TL ilave kapora alınacağı ve tapu tesliminde geri kalan 380.000,00 TL'nin ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Davacı, dava dilekçesinde davalıdan 30.000,00 TL kapora, 335.000,00 TL'de banka havalesiyle olmak üzere toplam 365.000,00 TL ödeme aldığını iddia etmiş ise de 02/03/2023 havale tarihli dilekçesinde toplam 485.000,00 TL ödeme aldığını beyan etmiştir.
Yukarıda yazılan icra dosyalarından da anlaşıldığı üzere davacı davalıdan 335.000 TL havaleyle, 150.000,00 TL ise makbuz karşılığı elden aldığı anlaşılmıştır.
Davalı,dava konusu taşınmazın gerçek değerinin sözleşmede gösterilmediğini, bu nedenle davacıya yaptıkları ödemeler için makbuz aldıklarını, yine banka havalesini dekontla ispat ettiklerini, davacının verdiği senedin ise taşınmaz satışı için elden aldığı paraya karşılık verildiğini iddia etmiştir.
Mahkememizce ...'ya, ... Odası'na ve ilgili Vergi Dairelerine müzekkere yazılarak tarafların tacir olup olmadığı, mükellef olup olmadıkları ve ... Odası'na kayıtlarının olup olmadıkları sorulmuş, gelen yazı cevaplarından
Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
Türk Ticaret Kanununun 3.maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.
TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17.maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.
5362 sayılı ... Meslek Kuruluşları Kanununun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, ... Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.
19.02.1986 tarih ve sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.
Vergi Usûl Kanununun 177.maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar.
Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlar ile bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukukî işlemin veya fiilin olması gerekir.
Taraflar arasındaki hukuki ilişki gayrımenkul satış vaadi nedeniyle verilen senet ve yapılan ödemeye ilişkin dekonta dayalı menfi tesbit davasıdır. Dava niteliği itibarıyla TTK da sayılan mutlak ticari davalardan değildir. Yapılan araştırmada tarafların tacir olmadıkları tespit edilmiştir. Bu durumda davanın HMK'nın 2.maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. Davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna,
2-HMKnun 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine,
3-HMK'nın 331.maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesince taktirine, yargılamanın görevli mahkemede devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/06/2024

Başkan ...
¸e-imzalıdır.
Üye ...
¸e-imzalıdır.
Üye ...
¸e-imzalıdır.
Katip ...
¸e-imzalıdır.