WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

BURSA 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+


TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/
KARAR NO : 2024/

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/11/2018
KARAR TARİHİ : 09/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin davalıya işleri ile ilgili 03/06/2017 tarihli ... nolu fatura, 12/06/2017 tarihli, ... nolu fatura, 22/07/2017 tarihli, ... nolu faturalarda yazılı olan döşemelik kumaşları sattığını, buna ilişkin kendisine gerekli belgeler verildiğini ve teslime ilişkin belgelerin düzenlendiğini, davalı müvekkilinin hangi fatura ile hangi kumaşları kendisine sattığını iyi bildiğini, kendisi hakkında yapılan fatura ya da dayalı icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, yine müvekkili tarafından yapılan döşemelik kumaş satış işleri ile ilgili sevk irsaliyeleri ve faturalar olduğunu, bunların yargılama aşamasında dosyaya sunulacağını, davalıya müvekkili tarafından kesilen mallara ilişkin faturalardan dolayı 6.602,77 TL ana para borcu bulunduğunu, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi için işbu davayı açtıklarını, açılan işbu davanın kabulü ile ... 6. İcra Müdürlüğünün 2018/... sayılı icra takip dosyasının devamına, alacak likit ve davalı kötüniyetli olduğundan davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı şirketin merkezinin ... olduğunu, yetkili mahkemelerin ... Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri olduğunu, bu nedenlerle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davalı ile davalı arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, bu hesap ilişkisine göre davacının müvekkilinden alacağı bulunmadığını, aksine müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, irsaliyeli fatura suretleri, ... 6. İcra Müdürlüğünün 2018/... sayılı icra takip dosyası, ticari defterler faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 12/09/2018 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 20/09/2018 tarihinde borca ve yetkiye itiraz etmiştir.Davalının yetki itirazı yönünden dosya incelendiğinde, ticari defterlerin incelenmesi sonucunda İİK 50. Maddesi ve TBK'nun 89. maddesi uyarınca temel ilişkinin varlığı anlaşıldığından, davacının bir para alacağı söz konusu olup bu durumda, davacının ikametgahındaki mahkeme ve icra müdürlüğü yetkili olması sebebiyle yetki itirazı yerinde değildir. Davacı tarafın ticari defterleri talep edilmiş, davacı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.Mali müşavir bilirkişinin 16/07/2019 tarihli raporunda özetle: Davacının ticari defterlerinin tasdiklerinin süresinde yaptırıldığını, sahibi lehine delil teşkil ettiği, davacı kayıtlarına göre takip tarihi olan 12/09/2018 tarihi itibariyle davacının davalıdan olan alacağının 31.351,59 TL olması gerekirken davacının takip tarihinden sonra 21/09/2017 tarihinde davalıdan almış olduğu ve çek bordrosunda da görüldüğü üzere toplam tutarı 24.000 TL olan 3 adet çek bedelini de takip tarihinden sonra tahsil edilmesine rağmen 21/09/2017 tarihinde cari hesaptan mahsup edilmek 7.351,59 TL üzerinden takip başlatması gerekirken muhasebe ile irtibata geçilmeden 6.602,77 üzerinden takip başlatıldığı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan olan alacağının 31.351,59 TL olduğu, davacının takip tarihinden sonra olan 21/09/2017 tarihinde davalıdan olan alacağının 31.351,59 TL olduğu, davacının takip tarihinden sonra olan 21/09/2017 tarihinde davalıdan almış olduğu 24.000 TL tutarındaki 3 adet çek bedelini takip tarihinden sonra tahsil etmesi ve bu tutarın da cari hesaptan mahsubunun kabulü halinde davacının davalıdan olan alacağının 7.351,59 TL olduğu halde davacının muhasebe ile irtibat sağlamadan 6.602,77 TL üzerinden takip başlattığı mütalaa edilmiştir.Davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış olup, talimat mahkemesince davalı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.Mali müşavir bilirkişinin talimat mahkemesine sunmuş olduğu 10/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davalının ticari defterlerinin tasdiklerinin süresinde yaptırıldığını, sahibi lehine delil teşkil ettiği, incelenen davalıya ait ticari defter ve kayıtlarına göre 12/09/2018 icra takip tarihi itibariyle davacının cari hesap bakiyesinin 755,58 TL olduğu, söz konusu takip dayanağı fatura bedellerinin ödendiği ve bu faturalardan dolayı davalının borçlu olmadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye ve davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir belgeye rastlanılmadığından icra takip tarihine kadar faiz talep edilemeyeceği ancak davacının 722,81 TL faizi takip konusu yaptığı mütalaa edilmiştir.Taraflar talimat yoluyla aldırılan bilirkişi raporuna itiraz etmiş olduğundan, dosya yeniden talimat mahkemesine gönderilerek; tarafların bilirkişi raporuna karşı itirazlarını değerlendirir ayrıca davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davacı vekilinin icra takibine konu alacağının varlığı ve miktarı ile ilgili rapor düzenlenmek üzere dosyanın önceki bilirkişiye tevdi edilmesi istenilmiştir.Talimat mahkemesince dosya önceki bilirkişiye tevdi edilerek, ek rapor hazırlanması istenilmiştir.
Mali müşavir bilirkişinin talimat mahkemesine sunmuş olduğu 04/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davalının ticari defterlerinin tasdiklerinin süresinde yaptırıldığını, sahibi lehine delil teşkil ettiği, incelenen davalıya ait ticari defter ve kayıtlarına göre 12/09/2018 icra takip tarihi itibariyle davacının cari hesap bakiyesinin 755,58 TL olduğu, söz konusu takip dayanağı fatura bedellerinin ödendiği ve bu faturalardan dolayı davalının borçlu olmadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye ve davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir belgeye rastlanılmadığından icra takip tarihine kadar faiz talep edilemeyeceği ancak davacının 722,81 TL faizi takip konusu yaptığı mütalaa edilmiştir.Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacının davalıya ticari ilişki kapsamında kumaşlar sattığı ve buna ilişkin faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 89 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin, uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, tarafların ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğu ve ticari defterlerin birbiri ile uyumlu olduğu yine davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının ticari defterine kaydedildiği, davacıya ait açık hesap ilişkisinde 2015 ve 2016 yılına ait ticari defterlerin sunulması için davalı vekiline talimat yazılmış ise de 2015 ve 2016 yılı ticari defterlerin sunulmadığından HMK' nın 222. Ve HMK' nın 220. Maddesi gereğince davacı tarafın ticari defterlerin kesin delil olduğu ve kanaat verici davacıya ait defterleri inceleyen 16/05/2019 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek, davacının faturadan kaynaklı 6.602,77 TL alacağın olduğu ve davalı tarafından ödenmediği sabit olduğundan ,sübut bulan davanın kabulu ile icra takibinin devamına, icra inkar tazminatı talebi yönünden alacağın fatura alacağı olduğu, likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra ve inkar tazminatı talebinin kabulune karar verilerek hüküm kurulmuştur. Mahkememiz bu kararına karşı davalı vekilinin 22/05/2020 tarihli dilekçesi ile istinaf talebinde bulunmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2020/... E. 2023/ K. Sayılı ilamı ile incelenen mahkememiz kararı 08/05/2023 tarihli kararı ile kaldırılmıştır. İlgili karar ilamında özetle; "Somut olayın, 6098 sayılı TBK’nın 102. maddesi uyarınca çözümlenmesi gerekmektedir. Anılan madde de “Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış olur. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Bu durumda davalı tarafından yapılan ödemelerin tamamının dava konusu 12/09/2018 tarihli takipten önce yapılmış olması karşısında, davalının çekle yaptığı bu ödemelerin hangi borca yönelik yapıldığının TBK'nun 102. maddesine göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Her ne kadar 10/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu faturlardan sonra çekle ödeme yapıldığı ve TBK'nın 102.maddesi uyarınca davacının alacağının bulunmadığı belirtilmiş ise de davalı tarafça yapılan ödemelerin ilk muaccel faturadan itibaren mevcut borcu söndürmeye başlayacağının raporda nazara alınmadığı bu nedenle alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığı görülmektedir. Öte yandan tarafların ticari defterlerindeki tutarsızlık açık hesap ilişkisinin 2017 yılı devir kayıtlarından kaynaklanmakta olup davacının defterine göre 2017 tarihine devirde davalının 6.596,01 TL borcu bulunmakta iken davalının kayıtlarında herhangi bir devreden bakiye bulunmamaktadır. Mahkemece bu hususta ek bilirkişi raporu alınması ve davalı tarafa 2016 ve 2015 yıllarına ait ticari defterleri sunması için ihtaratlı davetiye çıkarılması talep edilmiş ise de; talimat mahkemesince davalıya ihtaratlı davetiye çıkartılmadan bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verildiği, mahkemece de bu hususun nazara alınmadan davalının defterlerini sunmadığı ve davacının defterlerinin lehine delil teşkil ettiği kabul edilmiştir. Bu itibarla, mahkemece, taraflara ticari defterlerini sunmaları için usulüne uygun ihtaratlı davetiye çıkartılarak, defterlerini sunmaları halinde taraf kayıtları arasındaki farklılığının kaynağının tespiti ile davalı tarafça yapılan ödemelerin TBK'nın 102.maddesi uyarınca vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olduğunun kabul edilerek yapılacak inceleme neticesinde davacının dava konusu faturalara nedeniyle davalından alacaklı olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre hüküm kurulması, ibraz edilmemesi halinde dosya kapsanıma göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması yerinde görülmemiştir..." belirtilmiştir.Mahkememiz esasına kaydedilen dava dosyasında yargılamaya devam edilmiş, karar ilamı da nazara alınarak taraflara ticari defter ve bağlı kayıtlara ilişkin usulüne uygun tebligat çıkarılarak dosya bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu temin edilmiştir. Talimat mahkemesi aracılığı ile aldırılan 22/03/2024 tarihli SMMM bilirkişi ...'ın raporunda özetle; Bu itibarla, mahkemece, taraflara ticari defterlerini sunmaları için usulüne uygun ihtaratlı davetiye çıkartılarak, defterlerini sunmaları halinde taraf kayıtları arasındaki farklılığının kaynağının tespiti ile davalı tarafça yapılan ödemelerin TBK'nın 102.maddesi uyarınca vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olduğunun kabul edilerek yapılacak inceleme neticesinde davacının dava konusu faturalara nedeniyle davalından alacaklı olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre hüküm kurulması, ibraz edilmemesi halinde dosya kapsamına göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması yerinde görülmediğini, açıklanan nedenlerle, mahkemece eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak deliller toplanmadan ve incelenmeden hüküm tesis edildiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.” denilmekte olduğunu, İstinaf mahkemesinin talebi doğrultusunda yerel mahkeme tarafından tarafıma tevdii edilen görevlendirme davalı tarafın 2015 2016 ve 2017 yıllarına ait ticari defter ve belgelerinin incelenmesi olduğunu, ancak davalı tarafın defter ibrazından kaçınması sebebi ile davalının 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığını bildirmiştir.
O halde somut olayda; mahkememizce bozma ilamı doğrultusunda taraflara ticari defter ve bağlı kayıtlara ilişkin usulüne uygun tebligat çıkarılarak dosya bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu temin edilmesine karar verilmiş, davalının 2015,2016, 2017 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarını sunmadığından inceleme yapılamamış, davacı tarafın ticari defterlerin kesin delil olduğu ve kanaat verici davacıya ait defterleri inceleyen 16/05/2019 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek, davacının faturadan kaynaklı 6.602,77 TL alacağın olduğu ve davalı tarafından ödenmediği sabit olduğundan ,sübut bulan davanın kabulu ile icra takibinin devamına, icra inkar tazminatı talebi yönünden alacağın fatura alacağı olduğu, likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra ve inkar tazminatı talebinin kabulune karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın kabulü ile, davalının ... 6. İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı icra takip dosyasına asıl alacak 6.602,77 TL kısmına ilişkin itirazın iptaline, takibin 6.602,77 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-İİKnun 67 maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20'si olan 1.320,55 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 451,04 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 76,08 TL'nin mahsubu ile bakiye 374,96 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 3500 TL, talimat bilirkişi gideri posta, talimat ve tebligat gideri 1.111,38 TL olmak üzere toplam 4.611,38 TL yargılama gideri ve 76,08 TL peşin harç olmak üzere toplam 4.687,46 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 6.602,77 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/05/2024

Katip ...
¸E-imzalıdır.

Hakim ...
¸E-imzalıdır.