WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

BURSA 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+


TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/ Esas
KARAR NO : 2024/

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/05/2023
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı arasındaki cari hesap ilişkisi gereği, müvekkili şirketin davalı şirkete 2022 yılı haziran ayından itibaren metal ürünler üreterek teslim ettiğini, yine davalı tarafın işyerinde kaynak kesim, büküm işlerini üstlenerek ayrıca aksesuarlarını üretip davalı yana teslim ettiğini, ne var ki müvekkilinin davalı yana sunduğu hizmetler ve mal satışı neticesi kestiği faturalardan kaynaklanan hakedişleri ve yine cari hesap alacağının davalı yanca ödenmediğini, davalı hakkında alacağın tahsili için icra takibi açıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, davalının borca itirazının haksız ve kötü niyetli olduğundan itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin karşı yana hiçbir borcu bulunmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulan cari hesap ekstresi ile müvekkilinde düzenlenen cari hesap ekstresinin farklı olduğunu, doğrusunun müvekkilinde düzenlenen cari hesap olduğunu, dilekçe ekinde sundukları hesap ekstresi ile sabit olduğu üzere davacı yanın müvekkiline borçlu olduğunu, tüm bu nedenlerle haksız ve dayanaktan yoksun olan işbu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
İcra dosyası, ... kayıtları, Vergi kayıtları, ticari defter ve bağlı kayıtlar, bilirkişi raporu, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili talebi ile ... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyasında, 53.863,32-TL toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerin takip durmuştur. Takibe itirazın iptali ile devamını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır. Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizce taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflara ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde SMMM bilirkişi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Alınan 13/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacının incelenen defter kayıtlarına göre, davacının davalıya toplam 262.986,16-TL tutarında fatura düzenlendiği, davalıdan 209.906,80-TL tahsilat kaydının olduğu, davacının davalıdan 52.989,36-TL alacaklı göründüğü, davalının incelenen defter kayıtlarına göre, davalının davacıdan 262.896,16-TL tutarında fatura aldığı ve davacıya 35.956,96-TL tutarında iade fatura düzenlediği, davacıya yaptığı ödemeler işleme usulü defter özelliklerinden kaynaklı, işletme defterine yer almadığını, davalının 2. Sınıf işletme usulü defter tuttuğundan esnaf olduğunu, davalının davacıya ayıplı malzemeler olduğu iddiası ile 22.797,60-TL malzeme iade faturası (bunun için dava dosyasına CD eklemiştir) ve davacının davalıya düzenlediği 13.159,36-TL tutarındaki vade farkı faturasına karşılık 13.159,60-TL tutarında iade vade farkı faturası düzenlendiğini, toplamda davalı davacıya 35.956,96-TL tutarında iade faturası düzenlendiği, davalının cevap dilekçesinde 14/09/2022 tarihli 11.200,00-TL'lik konteyner bekletme ücreti yetişmeyen ürünler 660 dolar ve 02/11/2022 tarihli 7.800,00-TL'lik yurtdışı ihlal ürünler tekrar gönderilmesi paketleme işçilik borç ödeme dekontu açıklamaları ile davacıdan kaynaklı zararlarının olduğunu, dava dosyasında davalının bu iddialarını destekler bir belge tespit edilmediğini, mahkemece 35.956,96-TL düzenlenen iade faturaları davacının aleyhine kabulü durumunda davacının davalıdan 52.989,36-35.956,96=17.032,40-TL alacaklı olduğu, davacının ... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyası ile 28/02/2023 tarihinde 52.989,36-TL asıl alacak ve 873,94-TL faiz istemi ile takip başlattığı, TBK.m.117 uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ihtar ile temerrüde düşürülmesi gerektiğini, dosya içerisinde davacı tarafından davalının temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir ihtar tespit edilmediğini, vade başlangıç tarihi belli olmadığından takip öncesi faiz hesaplanmadığı bildirilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. Yine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.
5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir. 19.02.1986 tarih ve sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir.
Buna göre;
1-Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar,
2-Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.
213 sayılı Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, davalı tarafın ticaret odasında tacir kaydının olmadığı, vergi dairesi yazısı ve bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalının 2. Sınıf mükellef grubuna girdiği ve işletme usulü defter tuttuğundan esnaf olduğu anlaşılmıştır. Davalının 1. sınıf tacir olmadığı, bilanço esasına göre defter tutan kimselerden olmadığı, yıllık alış satış hadlerine göre esnaf olduğu anlaşılmıştır. TTK.nun 11. maddesinde bir işletmenin ticari işletme sayılabilmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletme olduğu ve ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınırın, Bakanlar kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterileceği düzenlenmiş olup, dosya kapsamından, vergi dairesi ve ticaret sicil kayıtlarına göre davalının gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı, gelir hacmi itibariyle 213 sayılı VUK. 177/1 maddesinde belirtilen gelir hacmine ulaşmadığı yani faaliyetinin esnaf faaliyeti sınırı içerisinde kaldığı dolayısıyla davalının 6102 sayılı TTK. anlamında tacir olmadığı, anlaşılmakla davanında mutlak ticari dava da olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın, genel hükümlere göre ''Asliye Hukuk Mahkemesince'' görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (... BAM 4. HD 2023/ E.-2023/ K.; 2023/ E.- 2023/ K. ; 2023/ E.-2023/ K. sayılı ilamları ) Bu suretle davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın görev, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN görevli olduğuna,
2-HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine,
3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesince taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.07/05/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır