TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/
KARAR NO : 2024/
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :... TEKSTİL ENDÜSTRİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ -
VEKİLİ : Av.
DAVALI :... TEKSTİL KONFEKSİYON HAYVANCILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - .../ ...
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/04/2021
KARAR TARİHİ : 08/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 15/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davalı taraftan çeşitli tarihlerde fatura ve irsaliye karşılığında kumaş satın aldığını, ancak müvekkili şirkete satılan kumaşın kararlaştırılan kalitede olmadığının ve ayıplı olduğunun
ise nihai tüketiciye satıldıktan sonra iade edilen ürünler ve kesilen reklamasyon faturaları üzerine ortaya çıktığını, maldaki ayıbın, kumaşın kullanılması ve endüstriyel ürüne uygulanması ile ortaya çıkan gizli ayıp niteliğinde olduğunu ve dilekçe ekindeki özel raporlar ve görsellerde açıkça görüldüğünü, maldaki ayıp ve müvekkili şirketin zararı ile ilgili olarak davalı şirkete keşide edilen ihtarnameye uygun hareket edilmemesi üzerine ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/... D. İş sayılı dosyası ile delil tespiti yapıldığını, mahkemece müvekkilinin bir kısım maddi zararı ile davalıdan satın alınan malın ayıplı olduğunun da tespit edildiğini, davalının ağır kusurundan kaynaklanan bu durum nedeni ile müvekkili
şirkete sattığı ürünlerin bir kısmı daha kullanıma alınmadan iade edildiğini, ancak müşterilerin büyük kısmının araç ve mobilyalara uyguladıkları kumaşın sökülmesi mümkün olmadığından, satılan kumaştaki ayıbın yerinde uygulama ile giderilmesi için kimyasal işlem, tamir ve tadilat yapmak zorunda kaldığını, bu nedenle müvekkili şirketin, müşterilerin ayıplı maldaki zararı gidermek için yaptığı masraflardan doğan reklamasyon faturaları nedeni ile toplamda 89.123,01 Euro maddi zarara uğradığını ve zararının bugüne kadar giderilmediğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müvekkili şirketin 89.123,01 Euro maddi zararının temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca euro cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek oranda işlemiş faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu talebin zamanaşımına uğradığından davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddini, müvekkili şirketin 1997 yılında kurulmuş olup, o tarihten itibaren tekstil sektöründe profesyonel olarak kumaş üretim işi yaptığını, müvekkili ile ticaret yapmak için girişimde bulunanın davacı şirket olduğunu ve aralarında uzun zamandır kumaş alım satımı hususunda ticari ilişki oluştuğunu, müvekkili şirketin yaptığı işlerde kaliteden hiçbir zaman ödün vermeden, müşteri ile yapılan anlaşma çerçevesinde kararlaştırılan nitelikte kumaşlar ürettiğini, bugüne kadar bu konuda hiçbir müşterisi ile sorun yaşamadığını, müvekkili şirketin davacı taraf ile yapmış olduğu anlaşmadan kaynaklanan her türlü edimini de eksiksiz olarak yerine getirdiğini ve davacı tarafın talep ettiği kalite ve nitelikteki kumaşları üreterek davacıya teslim ettiğini, bu nedenle davacı tarafın satılan kumaşların kararlaştırılan kalitede olmadığı şeklindeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, kaldı ki, davacı tarafın dilekçesinde satılan kumaşın kararlaştırılan kalitede olmadığını ve ayıplı olduğunu iddia ettiğini, ancak kendisine peyderpey gönderilen kumaşlardan hangi tarihte gönderilen kumaş grubunda ayıp olduğunu, kumaşlarda ki ayıbın ne zaman ve ne şekilde ortaya çıktığını, ne kadar kumaşın iade edildiğini ve ayıbın niteliğinin ne olduğunun açıklanmadığını, bu konuda afaki, belirsiz, genel ifadeler kullanıldığını, davacı tarafından dosyaya sunulmuş olan fotoğraflarda ise, koltukların üzerindeki lekelerin olağan kullanımdan kaynaklı lekeler olduğunun açıkça görüldüğünü, bu nedenle basit bir şekilde temizlenmesi mümkün olan bu lekelerin ayıp olarak, özellikle de gizli ayıp olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirket bünyesinde kalite kontrol birimi olduğunu, kumaşların son anına kadar görülüp kontrol edilerek rulo haline getirildiğini, alıcıların da aynı şekilde satın aldıkları malları kontrol ederek teslim almaları gerektiğini, müvekkili şirkette bulunan ve işbu dilekçenin ekinde dosyaya sunulan faturalara göre kumaşların davacı tarafa teslim edildiğini; kumaşlar ayıplı olsa bile ayıbın muayene ile anlaşılabilir bir ayıp olduğunun saptanması durumunda dahi TTK’nun 23. maddesine göre davacı şirketin kumaşları teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmek ve bu inceleme sonucu kumaşların ayıplı çıkması halinde durumu müvekkili şirkete bildirmekle yükümlü olduğu; bu 8 günlük muayene ve ihbar süresine uymayan davacı tarafın kumaşları o hali ile kabul etmiş sayılacağını ve ayıplar için kanunun kendisine tanıdığı hakları kaybedeceğini; kumaşlarda gizli ayıp bulunduğu varsayılsa bile ayıbın sonradan ortaya çıktığı tarihte derhal bildirimde bulunma yükümlülüğünün de davacı tarafça yerine getirilmesi gerektiğinin kanuni düzenlemeler ile sabit olduğunu, davacı şirket adına en son 08/03/2018 tarihli fatura düzenlenmiş olduğundan, en son mal satışının da bu tarihten önce olduğunun ortada olduğunu, yine davacı tarafından dosyaya sunulan ve müşterileri tarafından düzenlenmiş reklamasyon faturaları olduğu iddia edilen faturalar incelendiğinde de, faturaların düzenlenme tarihlerinin 15/01/2018, 31/01/2018, 02/03/2018, 12/03/2018, 15/03/2018, 09/07/2018, 17/07/2018 olduğunun açıkça görüldüğünü, hal böyle iken, müvekkili şirkete ayıp ile ilgili iddianın davacı tarafından ilk kez 31/08/2018 tarihli ihtarname ile bildirilmiş olduğundan Ticaret Kanunu'nda düzenlenen ihbar sürelerinin geçirildiğini, ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/... D.İş. sayılı dosyasından, müvekkili şirketin yokluğunda, haberi ve bilgisi olmadan yapılan keşif sonrasında alınan 12/10/2018 tarihli bilirkişi raporunu da kesinlikle kabul etmediklerini, davalı müvekkilinin hazır olmadan ve verilen keşif kararı müvekkiline tebliğ edilmeden alınan bahse konu bilirkişi raporunun delil olarak kabul edilemeyeceğini, ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 24/09/2018 tarihli değişik iş kararında, keşifte refakate tekstil mühendisi alınmasına karar verilmiş olmasına rağmen, keşfe makina mühendisi ile gidildiğini, tespit konusu hususun, kumaşlarda ayıp iddiası olduğuna göre bu konuda uzman tekstil mühendisi olması gerekirken, Mahkemece uzman ve ehil olmayan, bu konuda yetersiz ve bilgisiz bilirkişi görevlendirilerek rapor alındığını, hatta bırakın makina mühendisini, tekstil mühendisliğinde bile bu konuda uzmanlık dalı olan ehil birinin görevlendirilmesi gerekirken, ehil olmayan bilirkişi tarafından düzenlenen bahse konu rapora itibar edilemeyeceğini ileri sürerek hukuki dayanaktan yoksun ve haksız olarak açılan huzurdaki davanın reddine ve yargılama giderleri ve ücret-i vekâletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
İhtarname, kumaş numuneleri, ticari defter ve bağlı kayıtlar, bilirkişi raporu, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Dava, davacı tarafından davalıya satılan kumaşların ayıplı olup olmadığı ve bu ayıp nedeniyle davacının davalıdan tazminat talep edip edemeyeceği hususuna ilişkindir. Mahkememizce taraf tanıklarının dinlenilmesine karar verilmiş olup, davalı tanığı mahkememizde duruşma anında dinlenilmiş, davacı tanıklarının bulundukları yer mahkemesine talimat yazılmıştır. Duruşmada hazır olan davalı tanığı ... beyanında; " ben davalı şirkette yaklaşık 20 yıldır üretim ve pazarlama müdürü olarak çalışmaktayım, davacı şirket ile 5-6 yıllık bir ticari ilişkimiz vardır son uyuşmazlığa kadar sattığımız kumaşlar ile ilgili bir uyuşmazlık çıkmamıştır, bizim şirketimizde 20 değişik renkte 1000 den fazla çeşit kumaş üretilmektedir, davacı taraf bize gelerek 1000 çeşit kumaş içinden 18 çeşit kumaş seçtiler, bu kumaşların renklerini, desenlerini, iplik kalitesini kendileri seçtiler, biz davacı tarafın seçtiği bu kumaşlara göre 3'er metrelik kartelelar hazırladık, bu karteleları davacı tarafa gönderdik, karşı taraf karteladakı kumaşları okeyleyince kendilerinden kumaşlara kod vermelerini istedik, onlar bu kumaşlara kod vererek bizden kendi verdikleri kod numarasına göre kumaş üretmemezi istediler, bizde onların söyledikleri cinsten oto kılıfı yapılacak şekilde kumaş üretip davacı tarafa gönderdik, en son gönderdiğimiz partide bize çekilen ihtar üzerine bize kusur bildirdiler, bizim gönderdiğimiz kumaşların kalitesinde hiçbir zaman değişiklik olmadı, son ihtarlarında neden kusur iddiasında bulundular anlamadık, bizim ürettiğimiz kumaşların fiyatları, müşterinin seçtiği renk, iplik kalitesi ve desenine göre değişmektedir" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ... talimat mahkemesi duruşmasında; "Ben davacı firmada satış ve pazarlama müdürü olarak çalışırım, bizim firmamız kumaş üretimi yaptığı gibi yurt dışına da kumaş satışı da yapmaktadır, davaya konu kumaşların siparişini yurt dışından aldık ve üretim işini ... daki davalı firmaya verdik, firma ürünleri üretince biz kontrolünü yaptık ve görüntüde bir sıkıntı olmayınca kumaşları teslim aldık ve yurt dışına sattık, yurt dışına sattığımız firma bu kumaşları kullanınca altındaki kimyasalları kumaşın yüzeyine kustuğu tespit edilmiştir, bu husus kullanımla ortaya çıkacak bir husustur, kullanıcı hatası değildir. Sektörel anlamda düz dokuma otobüs kumaşı dediğimiz bu kumaşı şuan başka firmalardan tedarik etmekteyiz ve herhangibir sorunla karşılaşmadık. Bu ayıp kumaş ile sünger arasında kullanılan kimyasalın kalite düşüklüğünden kaynaklanmaktadır, sıcağın etkisiyle söz konusu kimyasal kumaşın yüzeyine kusmuştur, eğer kaliteli kimyasal kullanılsa idi bu kusma gerçekleşmeyecekti, yurt dışından söz konusu ayıp bildirilmelerini alınca bu durumu üretici olan davalıya bildirdik, ancak davalı hiçbir şekilde bizimle iletişime geçmedi, soru ve itirazlarımıza herhangibir geri dönüş yapmamıştır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı vekili 16/06/2022 tarihli talimat mahkemesi duruşmasında; diğer tanığımız ... isimli kişiyi dinletmekten vazgeçiyoruz, bu nedenle talimatın ikmalen mahkemesine gönderilmesini talep ederiz şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce dava konusu kumaşlar üzerinde ve davacı defterleri üzerinde 1 Nitelikli Hesap Uzmanı Hukukçu, 1 SMMM ve 1 Tekstil mühendisi bilirkişi marifeti ile keşif yapılarak dava konusu kumaşlarda ayıp olup olmadığı, bu ayıbın gizli ayıp olup olmadığı, bu ayıp nedeniyle davalının ağır kusurlu olup olmadığı ve bu ayıp nedeniyle davacının uğradığı zararların tespiti yapılarak rapor aldırılması için ... ...ye talimat yazılmasına karar verilmiş olup, aldırılan 05/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda; ... ... Üniversitesi Tekstil Teknolojileri ve Tasarım Fakültesi Tekstil ve Konfeksiyon Kalite Kontrol ve Araştırma Laboratuvarı 15.03.2022 tarih ve 3592-20220115 sayılı raporu ile terli ışık haslığı testi sonucu 4 olarak çıktığına, değerlendirme 5 üzerinden yapılmış ve 4 sonucu oldukça yüksek haslık değerine sahip olduğunu gösterdiğine, yani renkte açılma olmadığını gösterdiği, döşemelik kumaşlarda temas yerlerinde olan dalga şeklindeki beyaz izlerin, kullanımdan kaynaklı muhtemelen ter (veya denize girildikten sonra nemli/ıslak şortla oturulması) ile oluşabileceğine, izlerin kumaşın içindeki bir malzemeyi kusması olmayıp, koltuk yıkama işlemi ile giderilebilir izler olduğu, davaya konu döşemelik kumaşların ayıplı olmadığı, davacının haklı görülmesi halinde, davacı şirketin bu nedenle uğradığı zararın 611 SATIŞ İSKONTOLARI hesabına kaydettiği 49.617,86 EUR + 36.051,12 EUR=85.668,98 EUR olduğu, 56.939 EUR için temerrüt tarihi 7.9.2018 olduğu, bakiye tutar için ise ihbar edilmediğinden dava tarihinin(2.04.2021) temerrüt tarihi olarak alınması gerektiği, EURO cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduata kamu bankalarınca verilen en yüksek faiz
oranının 7.9.2018 itibariyle yıllık % 5, dava tarihi(2.04.2021) itibariyle ise yıllık % 1,75 olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Mahkememizce dosyanın ... ...ye gönderilerek önceki raporu hazırlayan bilirkişi heyetinden taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, aldırılan 04/10/2022 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; Taraflarından ... Tekstil Teknolojileri ve Tasarım Fakültesi Tekstil ve Konfeksiyon Kalite Kontrol ve Araştırma Laboratuvarı 15.03.2022 tarih ve 3592-20220115 sayılı raporu ile yaptırılan terli ışık haslığı testi yaptırılmış olduğu, bu testin yapılmasının sebebinin, malzemenin kullanmayla ortaya çıktığı öne sürülen izlerin, kumaş kalitesi (terbiye işlemeleri vb.) kaynaklı olup olmadığı hususunun tespiti olduğu, test sırasında kumaş numuneleri asit ve alkali ter çözeltisi ile muamele edilip 40 oC da ışık (gün ışığı) altında bekletilmesi ve sonucunda kumaş rengindeki solma derecesinin işlem yapılmamış referans kumaşla karşılaştırılması olduğu, yapılan testin hem kimyasal (ter solüsyonu ile muamele) hem de fiziksel (ısı ve ışığa maruz kalma) performans testi olduğu, dolayısıyla bu performans testi sonucu dikkate alınarak kanaat oluşturulduğu bildirilmiştir. Mahkememizce ... ...ye talimat yazılarak dosyanın önceki bilirkişiler haricinde seçilecek 3 kişilik tekstil mühendisi bir Hukukçu bir SMMM bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyetine tevdi edilerek dava konusu kumaşlar üzerinde ve davacı defterler üzerinde keşif ile inceleme yapılarak davacı vekilinin önceki kök ve ek raporlara itirazlarını değerlendirilmek suretiyle dava konusu kumaşlara ayıplı olup olmadığı, bu ayıbın gizli ayıp olup olmadığı bu ayıp nedeniyle davalının ağır kusurlu olup olmadığı bu ayıp nedeniyle davacının uğradığı zararını dava dilekçesine bağlı kalınarak tespiti konusunda rapor aldırılmasının istenilmesine karar verilmiş olup, aldırılan 05/05/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; Tarafların iddia ve savunmaları, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, yapılan ... incelemeler dikkate alındığında, kumaşın üretiminde sorun olmadığı, kumaşın üretiminde gizli ayıp bulunmadığı, davacının şikayetlerinin kaynağını, sonradan kumaşa uygulanan yanmazlık apresinin oluşturduğu, lekeli kumaşa yaptırılan testler sonucunda kumaş üzerindeki lekelenmelerin uygulanan yanmazlık apresinden kaynaklı olduğu, kumaşlara yanmazlık apresi yapılırken yanmazlık apresi seçimi, uygulanması ve farmülasyonunda dikkatli olunması gerektiği, kumaşın üzerindeki lekelenmelerin sebebinin yanmazlık apresinin yanlış seçilmesi, uygulaması veya formülasyonundaki hatadan meydana geldiği, her ne kadar kumaşa yapılan testlerde ter ve ışık haslığı değerleri iyi seviyede çıksa da kullanım sırasındaki “ağırlık, ter, basınç, sürtünme ve ısı” gibi faktörlerin önem teşkil ettiği, sorunun, ürüne uygulanan yanmazlık apresi ter ve ışık ile reaksiyona girip kumaşın yüzeyinde lekelenmeler şeklinde ortaya çıktığı, kumaşlardaki lekelenmelerin sebepleri incelenirken lekelenmelerin kullanıcı hatasından ya da ana kumaştan kaynaklı bir ayıptan kaynaklanmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce dosyanın ... ...ye gönderilerek 3 kişilik tekstil mühendisi bilirkişi heyetinden oluşturulacak bilirkişi heyetinden tarafların iddia ve savunmaları, 1. Ve 2. Bilirkişi raporuna karşı itirazları değerlendirilmek suretiyle, talimata mahkememizde bulunan kumaşların da eklenerek gönderilmesine, dava konusu kumaşlarda ayıp olup olmadığı, ayıbın açık/gizli ayıp olup olmadığı, kumaşlardaki ayıbın neden kaynaklandığı ve kusurun hangi tarafta olduğuna dair rapor aldırılmasının istenilmesine, karar verilmiş olup, aldırılan 05/02/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda;
dava konusu kumaşın üzerinde yer alan lekelenmenin 2 sebebinin olabileceğinin değerlendirildiği, birinci ihtimal olarak döşemelik kumaşlarda temas yerlerinde olan dalga şeklindeki beyaz izlerin, kullanımdan kaynaklı muhtemelen terlemeye veya neme bağlı olarak meydana geldiği, ikinci ihtimal söz konusu izlerin kumaşın baskı altında zamanla yapıştırıcı ile lamine edilen sarımtırak sünger materyalin dış kumaş yapısında belirginlik gösteren lekelenmeler meydana getirmesi sonucu olabileceğinin değerlendirilmiş olduğu, her iki ihtimalin neticesi olan lekelenmenin basit silme ve yıkama işlemleri ile tamamen temizlendiğinin gözlendiği, bu lekelerin kumaş yapısında ve boyasında herhangi bir kalıcı etkisinin bulunmadığının anlaşıldığı, bu sebeple dava konusu kumaşta ayıp olarak nitelendirilebilecek bir kusurun bulunmadığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden ve birbirini doğrulayan 3 farklı bilirkişi heyeti raporundan davalı tarafından davacıya satılan kumaşların ayıplı olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 14.452,75 TL'den mahsubu ile artan 14.025,15 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye ödenmesine,
4-Kararın niteliği gereği davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-Davalı yararına ölçümlenen 123.093,35-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08/05/2024
Başkan
¸e-imzalıdır.
Üye
¸e-imzalıdır.
Üye
¸e-imzalıdır.
Katip
¸e-imzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!