WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

BURSA 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+


TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
KABUL
ESAS NO : 2024/ Esas
KARAR NO : 2024/

BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ... -
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Tanıma Ve Tenfiz
DAVA TARİHİ : 09/01/2024
KARAR TARİHİ : 03/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : ... Federasyonu'nda kurulu ... Limited Şirketi'nin daalı ... ile granülsüz ayçiçeği teslimatına yönelik 10 Haziran 2016 tarihli bir sözleşme imzaladığını, Davalının o tarihte şahıs işletmesi bulunmakta olup Bursa Ticaret Siciline ... sicil numarası ile kayıtlı tacir olduğunu, Sözleşme uyarınca ... Limited Şirketi, Davalıya mal tesliminde bulunduğunu, fakat bakiye 86.630,00 USD alacağını tahsil edemediğini, bunun üzerine ... Federasyonu ... Bölgesi Ticaret Mahkemesi nezdinde Davalı aleyhine alacağın tahsili istemiyle dava açtığını, ... Bölgesi Ticaret Mahkemesi, ...dosya numarasıyla ele aldığı uyuşmazlıkta davanın kabulüyle birlikte asıl alacak 86.630,00 USD ve 3.210,91 USD faiz meblağının Davalı'dan tahsiline karar verdiğini, ilgili kararın kesinleştiğini, ... Limited Şirketi, mahkeme kararıyla kesinleşen davalıdan olan alacağını ise temlik sözleşmesiyle ...'e devrettiğini, söz konusu devre ilişkin temlik ve Rus hukuku halefiyet kuralları uyarınca ... Bölgesi Ticaret Mahkemesi'nin 14.03.2022 tarihinde verdiği kararla ...sayılı aynı dosyada davacı alacaklının Müvekkil olmasına karar verildiğini ileri sürerek kesinleşen 17.10.2020 ve 14.03.2022 tarihli ... Federasyonu ... Bölgesi Ticaret Mahkemesi kararlarının tanınması ve tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde : Tenfizi istenen kararın henüz kesinleşmediğini, Türkiye'nin, Lahey Sözleşmesi’nin 10’uncu maddede belirtilen tebliğ usullerini tamamen reddettiğini, bu nedenle, Türkiye’de bulunan bir muhataba, Sözleşme’nin 10’uncu maddesi uyarınca yurtdışından tebligat yapılması mümkün olmadığını, usulsüz tebligat yapılmış olan mahkeme kararının kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden MÖHUK madde 50 uyarınca tanıma ve tenfiz davasının reddinin gerektiğini, Yabancı mahkeme kararlarının Türk hukukunda tenfiz edilebilmesi için; MÖHUK Madde 54 düzenlemesindeki koşulları sağlaması gerektiğini, davacı tarafın Türkiye ile ... arasında bir karşılıklı anlaşma bulunduğunu ileri sürdüğünü ancak; Türkiye ve ... arasında kabul edilen yerleşmiş bir uygulama bulunmadığını, her iki ülkenin mahkemelerinde birbirlerinin verdiği kararları tanıdığı, kabul ettiği ve diğer ülke nezdinde bir geçerliliği olduğu kabul edilemeyeceğini, yerleşmiş bir adet bulunmamakta olup fiili karşılıklılığın mevcut olduğundan bahsedilemeyeceğini, MÖHUK Madde 54/1(a) düzenlemesindeki koşul sağlanmamış olup kararın tenfizi mümkün olmadığını, MÖHUK MADDE 54/1 - Ç bakımından ise; Davalının AİHS m.6 uyarınca adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, ...'nın Ukrayna'yı işgali neticesinde davalının can güvenliğinden, her an savaşın büyümesi endişesiyle davaya katılımı mümkün olmadığını ve davada kendisini savunamadığını, Davalının savunma hakkını kullanamamış olduğunu mütekabiliyet şartı olan bu maddenin de aksi davacı tarafından ispatlanmadığını, davalının kendini savunabilmiş olsa idi zaten tenfizi istenen karara itiraz edebileceğini, kendisini savunabileceğini ve %50'si teslimden önce %50'si teslimden sonra şeklinde kararlaştırılan bedelin tamamının ödemesinin ''Malların Ayıplı Teslimi'' sebebiyle gerçekleşmemiş olduğunu ispat etme şansı bulabileceğini ileri sürerek Dava sonucunda uğrayacakları muhtemel zarar ve ziyanlar ile davanın reddi halinde lehlerine hükmedilecek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tahsilinin sağlanması yönünden HMK 84 VE MÖHUK 48 uyarınca davacı tarafından teminat gösterilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :
Dava ... Federasyonu ... Bölgesi Ticaret Mahkemesi'nin ...dosya numaralı 17/10/2020 tarih ve 14/03/2022 tarihli kararların tanınması ve tenfizine ilişkindir.
Tenfizi istenen kararın kesinleşmiş örneği ve tercümeleri dilekçeye eklenmiştir.
... Federasyonu ... Bölgesi Ticaret Mahkemesi tarafından verilen kararın Türkiye Cumhuriyetince tanınması ve tenfizi istenmektedir.
Tenfiz kararları hakkında görevli mahkeme asliye mahkemesidir. Tarafların tacir olması halinde görevli mahkeme ticaret mahkemesi olacaktır. Tanıma ve tenfize konu mahkeme ilamındaki alacağın alacaklısının ... Ltd. Şti. ile davalı arasındaki ticari satımdan kaynaklandığı davacının ilamdaki alacağı aynı dosya üzerinden verilen 14/03/2022 tarihli mahkeme kararında temlik aldığı görülmekle yargılamada ticaret mahkemeleri görevli olduğundan yargılamaya devam olunmuştur.
Tenfiz isteminde bulunulurken dilekçeye yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi, ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesinin eklenmesi gerekir.
Dava açılırken bu belgelerin eklendiği anlaşılmaktadır.
Yabancı mahkeme ilamlarının tanınması ve tenfizine karar verilebilmesi için bunun şartlarının bulunması gerekmektedir.
MÖHK madde 54 tenfizin şartlarını düzenlemektedir. Buna göre; (1) Yetkili mahkeme tenfiz kararını aşağıdaki şartlar dâhilinde verir:
a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması.
b) İlâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması.
c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması.
ç) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olmasıdır.
Yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi 10 Haziran 1958 Tarihli Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizine ilişkin Birleşmiş Milletler Sözleşmesini göre yapılır. Anılan sözleşme 30 Eylül 1992 tarihinde Türkiye tarafından onaylanmış ve yürürlüğe girmiştir. ... Federasyonu da bu sözleşmenin tarafıdır.
... Federasyonu ile Türkiye arasında karşılıklılık ilkesinin bulunup bulunmadığı birinci koşuldur. Bu koşul bulunmadığı takdirde tenfize karar verilemeyecektir. Yasa koyucu 54. Maddenin 1/a bendinde karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut yasa hükmü veya fiili uygulamanın bulunmasını aramıştır. Yapılan yazışmalardan böyle bir anlaşmanın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bunu sağlayan mevcut bir yasa hükmü de bulunmamaktadır. Bu durumda karşılıklılığı sağlayan fiili uygulama bulunup bulunmadığı tartışılmalıdır.
Türkiye'de verilen çoğu mahkeme kararları ve İstinaf Mahkemesi kararları dikkate alındığında tenfiz hususunda fiili durumun bulunduğu kabul edilmektedir. Zira MÖHK madde 54/1-a "...veya fiilî uygulamanın bulunması" şartını aramıştır. Ülkemizdeki içtihatlarla yaratılan bu fiili durumun yaratıldığı ve kanunun 54/1-a maddesindeki şartının bulunduğu kabul edilmiştir. Benzer yönde Yargıtay 15. HD.'nin 2021/ E. Ve 2022/ Karar sayılı ilamı bulunmaktadır.
54/1-b maddesine göre tenfizin diğer şartı Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması gerekir. Yargılama konusu bir miktar para alacağı olması karşısında Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Diğer bir şart c bendinde düzenlenmiş olup hükmün kamu düzenine aykırı olmamasıdır. ç maddesinde de yargılamada taraf teşkilinin sağlanması düzenlenmiştir. Dosya arasına celp edilen belgelerden anlaşılacağı üzere davalının yargılamaya katılımının sağlandığı, tebligatların gerçekleştirildiği, hatta davalının yargılamada kendisini ... ülkesinde görev yapan bir avukat vasıtasıyla temsil ettirdiği, mahkememize sunmuş olduğu 1 sayfalık beyan dilekçesinden de anlaşıldığı üzere beyan ve itirazları ile delillerini yargılama dosyasına sunduğu anlaşılmaktadır. Hükmün kamu düzenine aykırı olmadığı gibi taraf teşkilinin sağlandığı ve davalının katılımı ile yargılamanın devam ettirildiği ve kararın hükme bağlandığı görülmektedir.
Davalı taraf savunmalarında yabancı mahkeme tarafından itiraz ve delillerin hiç dikkate alınmadan karar verildiğini ileri sürmüşse de; eldeki dava tenfiz istemine ilişkin olduğundan yeniden yargılama yaparcasına bu olguların mahkememizce tartışılması mümkün değildir. Tenfizin şartlarının bulunup bulunmadığı dikkate alınacaktır.
MÖHUK’da kabul edilen sisteme göre, tenfiz hâkimince, yabancı mahkeme kararı esastan incelenemez ve hukuka uygunluğu denetlenemez. Şu durumda tenfiz hâkiminin, tenfiz şartları dışında, ilamın içeriği üzerinde incelemede bulunma hak ve yetkisi bulunmamaktadır. Aksi hâlin kabulü, tenfiz hâkimini, üst mahkeme görevini kendinde bulması şeklindeki bir sonuca götürecektir. (Yargıtay HGK 2019/-... E, 2019/... K. Sayılı ilamı)
Davalı taraf taraflar arasındaki sözleşmede Tahkim Mahkemesinin yetkili kılındığı, buna rağmen kararın mahkeme tarafından verildiği belirtilmişse de; gerek sözleşmedeki yetkiye ilişkin bu kısmın gerekse mahkeme ilamındaki mahkemeye ilişkin kısmın çevirisinden de anlaşılacağı üzere bu durumun çeviriden kaynaklandığı, tarafların sözleşmede yetkili mahkemeyi kararlaştırmış olduğu görülmektedir.

Davacı davayı açarken eksik harç yatırmıştır. Ancak yargılama devam ederken eksik harcın tamamlanması sağlanmıştır. Davacı her ne kadar davanın maktu harca tabi olduğunu ileri sürse de 492 sayılı Harçlar Kanununun 4. Maddesinde Yabancı bir mahkeme tarafından verilen ilamların tenfizi için açılacak davalardan, bu ilamlarda hükmolunmuş şeyin değeri, nevi ve mahiyetine göre (1) sayılı tarife gereğince harç alınır şeklindeki açık hüküm karşısında tenfize konu ilamdaki şeyin değerine göre harç alınması gerekmektedir. İlama bakıldığında 86.630,00 USD ve bunun 3.210,91 USD faizi ile birlikte toplam 89.840,91‬ USD alacağı karar verilmiş olup, 09/01/2024 dava tarihindeki TCMB'nin açıkladığı USD efektif satış kurunun 29,93 TL olması karşısında dava değerinin 2.688.938,43 TL olduğu anlaşılmaktadır. Harçlar Kanunun 4. Maddesi atfı ile birinci tarife uyarınca alınması gereken harç 45.920,35 TL'dir. Mahkememizin ara kararında ilamda gösterilen 3.210,91 USD faiz alacağı eklenmeksizin hesaplama yapılmışsa da dava dosyasında eksik harç tamamlanarak toplamda 45.920,35 TL harç yatırılmıştır.
Ancak yargıtay 11. HD ve 6. HD'nin yerleşik uygulaması dikkate alındığında tanıma ve tenfiz davaları eda davası değil bir tespit davası gibi görüldüğünden harcın da maktu olarak alınması gerektiği kabul edilmektedir. (Yargıtay 11. HD. 17.01.2024 tarihli 2022/ E., 2024/ K. Sayılı ilamı, Yargıtay 6. HD. 2023/ E., 2023/ K. Sayılı ilamı, Yargıtay 11. HD. 2020/ E., 2020/ K. Sayılı ilamı)
Benzer yönde de Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27.06.2019 tarih, 2017/- E.,2019/ K. sayılı ilamı bulunmaktadır.
Bu sebeple fazla alınan harcın hükümde davacıya iadesine karar verilmiştir.
Toplanan delillerden tanıma ve tenfizin şartlarının bulunduğu anlaşıldığından, gerek yargılamaya konu 17/10/2020 tarihli karar ile gerekse aynı dosya üzerinden verilen 14/03/2022 tarihli alacağın temlikine ilişkin mahkeme kararının tanınması ve tenfizine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜ İLE;
1-... Federasyonu ... Bölgesi Ticaret Mahkemesi'nin ...dosya numaralı 17/10/2020 tarih ve 14/03/2022 tarihli kararların TANINMASI VE TENFİZİNE,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gerekli 427,60 TL peşin harçtan başlangıçta alınan 45.920,35‬ TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 45.492,75‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı ile 267,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 1.122,2‬0 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davacı taraf kendisini vekaletnameli vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair; tarafların yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Yargı Yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/04/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır