T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/113 Esas - 2024/290
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/113 Esas
KARAR NO: 2024/290
BAŞKAN : ....
ÜYE : ....
ÜYE :....
KATİP :.....
DAVACI : ... (T.C. ....)
VEKİLİ : Av.....
DAVALI : ... Güzellik Medikal Danışmanlık Ve Turizm Limited Şirketi
Esentepe Mh.İyigün Sk. No:3B Nilüfer/BURSA
VEKİLİ : Av...... - [16745-47960-....] UETS
DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)
DAVA TARİHİ : 03/04/2023
KARAR TARİHİ : 04/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...'ın davalı şirketin yüzde 34 paydaşı ve Şirket Müdürü ve Müdürler Kurulu Başkanı olup davalı şirket hakkında Bursa 3. ATM ne 2023/226 E. sayılı fesih ve tasfiye davası açtığını, Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından düzenlenen 09/03/2023 tarihli tensip tunağının 6. bendinde "davacının hali hazırda şirket müdürü olduğu belirtilmekle davalı şirket ile aralarında doğan menfaat çatışması nedeniyle davalı şirketi bu davada temsil etmek üzere bir temsil kayyımı atanması konusunda dava açmak ve sonucundan mahkemeyi bilgilendirmek üzere davacıya süre verilmesine" karar verildiğini, davalı ... Güzellik Medikal Danışmanlık Ve Turizm Limited Şirketine davalı şirketi Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/226 E sayılı davasında temsil etmek üzere temsil kayyımı atanmasını talep ve dava etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :
Dava, davalı ... Güzellik Medikal Danışmanlık Ve Turizm Limited Şirketine temsil kayyumu atanmasına ilişkindir.
Davacı tarafa Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/226 esas sayılı dava dosyası kapsamında davacının hali hazırda şirket müdürü olduğu belirtilmekle davalı şirket ile aralarında doğan menfaat çatışması nedeniyle davalı şirketi bu davada temsil etmek üzere bir temsil kayyımı atanması konusunda dava açmak ve sonucundan mahkemeyi bilgilendirmek üzere davacıya süre verilmesine ilişkin ara karar tesis edildiği anlaşılmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Kapsamında sermaye şirketlerine kayyım atanmasına ilişkin düzenlemeler; TTK 235. Maddesi ile Kollektif Şirketler, TTK 339, 401, 403, 412ve 441. Maddeleri ile Anonim Şirketler hakkında olmak üzere oldukça sınırlıdır. Limited şirketler hakkında yapılan düzenlemeler ise kanun metninde mevcut olmamakla birlikte TTK 617/3. ve 635. Maddeleri göndermesi ile anonim şirketler hakkında yapılan düzenlemeler limited şirketler hakkında da uygulanmaktadır. Genel bir tabir ile açıklamak gerekirse yönetim kayyımı, hak ve yetkiler ile yönetilen bir mal varlığı unsurunun yönetimden yoksun kalması halinde atanmaktadır. Malvarlığındaki yönetimsizlik, gerçek kişilerde malvarlığını yöneten kişinin ölümü, gaipliği, kötü yönetimi veya malvarlığını yönetmesine engel durumların(hastalık, akıl sağlığı yoksunluğu yahut fiil ehliyetine haiz olmamak) ortaya çıkmasından, tüzel kişilerde ise yönetim yetkisine haiz organın işleyemez hale gelmesinden diğer bir ifade ile organ eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Limited şirketlerde organ eksikliğine ek olarak haklı sebeplerle açılan fesih davasında, taraflardan birisinin istemi üzerine hakimin gerekli önlemleri alma yetkisi içerisinde yönetim kayyımı atanması da yer almaktadır. 6102 sayılı TTK kapsamında şirkete mahkemece yönetim kayyımı atanmasına olanak sağlayan açık bir kanun hükmü bulunmamaktadır. Bu konuda kanun kapsamında yer alan başlıca düzenleme TTK 412. Maddesi olup kanun metni; “Pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemleri yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi karar verebilir. Mahkeme toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atar. Kararında, kayyımın, görevlerini ve toplantı için gerekli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkilerini gösterir. Zorunluluk olmadıkça mahkeme dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir. Karar kesindir.” şeklinde düzenlenmiştir. Ancak önemle belirtmek gerekir ki buradaki kayyımlık şekil itibari ile bir yönetim kayyımlığı değildir. Yukarıda kısaca değinildiği üzere yönetim kayyımı atanmasındaki başlıca etmen; yönetimden yoksun kalmış bir mal varlığıdır. Anonim ve limited şirketlerin mal varlığı, şirket aktif ve pasifleri diğer bir anlatımla sermayesinden ibaret olup sermayeyi yöneten ve sermaye üzerindeki hak ve yetkileri kullan organ da anonim şirketlerde yönetim kurulu, limited şirketlerde şirket müdürleridir. İşte bu yönetim organlarının şirketi ve dolayısıyla sermayeyi yönetemez hale gelmesine de şirketin organsız kalması denilmektedir. Aslında şirketin herhangi bir organın işlevini kaybetmesi hem anonim hem de limited şirketler açısından bir fesih sebebidir. Ancak yönetim kayyımı atanabilmesi için öncelikle şirketin yönetim organından yoksun kalması ve bu yoksunluğun başka bir yolla giderilememesi gerekmektedir. Anonim şirketler açısından TTK 530. Maddesinde, limited şirketler açısından ise TTK 636/2 ve 4. Maddesinde organ eksikliği ve bunun sonuçlarını düzenlemiştir. Her iki kanun metni de aynı olup şirketin kanuna uygun hale getirilmesi için verilen süre anonim şirketlerde yönetim kuruluna, limited şirketlerde ise şirket müdürüne verilmektedir.
Mahkememizin 05/04/2023 tarih ve 2023/353 esas 2023/488 karar sayılı kararı ile; Davanın kabulü ile; Bursa Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 385 sicil numarasında kayıtlı ... Güzellik Medikal Danışmanlık Ve Turizm Limited Şirketini Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/226 esas sayılı dosyasında temsil etmek üzere davalı şirkete SMMM ...'nın temsil kayyumu olarak atanmasına dair karar verilmiş, mahkememiz bu kararı Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 14/12/2023 tarih ve 2023/1235 esas - 2023/2092 karar sayılı ilamı ile kaldırılmıştır.
Kaldırma gerekçesinde; " davalı şirketi Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/226 esas sayılı dosyası ile eldeki bu dosyada temsil etmek üzere SMMM ...'nın temsil kayyımı olarak atanmasına karar verildiği anlaşılmış ise de; şirketin ticaret sicil kayıtlarının ve genel kurul tutanaklarının getirtilmediği, davanın açıldığı tarihte şirkete yönetim veya temsil müdür sıfatını taşıyan ortak bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, her ne kadar Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/226 Esas sayılı dosyasında fesih ve tasfiye davası açılmış ve bu davada şirket doğrudan davalı olarak gösterilmiş ise de, davacı ortak dava açan safında yer aldığına göre, şirketi davada temsil yetkisinin varsa diğer ortağın müdür sıfatı ve buna göre temsil yetkisinin olup olmayacağı, dolayısıyla şirkete temsil kayyumu atanması talebinde hukuki menfaatin bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerektiği tartışılmadan , şirket ticari kayıtları getirtilmeden ve davalı şirketin bu yöndeki savunma ve delillerini bildirmesi için imkan verilmeden ve kayyım olarak atanan temsilci dinlenmeden duruşma açmadan dosya üzerinden karar verilmesi isabetsiz olduğu" hususlarına yer verilmiştir.
Kaldırma kararı sonrası dosya mahkememiz 2024/113 esas sırasına kaydı yapılmış, Davalı şirketin ticaret sicil özeti ile genel kurul tutanakları celp edilmiş, Davanın açıldığı tarihte şirkete yönetim veya temsil müdür sıfatı taşıyan ortak bulunup bulunmadığı hususları araştırılmıştır.
Ticaret Sicil Müdürlüğünden getirtilen belgelerde, şirketin kurucu ortaklarının ..., ... ve ... olarak bulunduğu, davacı ...'ın davalı şirkette münferiden temsile yetkili müdür olarak bulunduğu, ...'ın da davalı şirkette münferiden temsile yetkili müdür olarak bulunduğu görülmektedir.
Getirtilen kayıtlardan davalı şirkette davacı ...'ın münferiden temsile yetkili müdür olarak bulunduğu, ...'ın da yine davalı şirkette temsile yetkili müdür olarak görev yaptığı, davalı şirketin birden fazla imza yetkilisi ve müdürü bulunduğu, davacının dava açması durumunda dahi şirketi temsil edecek münferiden temsil yetkisine sahip yöneticinin bulunduğu, şirketin tek yetkilisi olmadığı için şirket yetkililerinden birinin dava açması durumunda şirketi temsil edebilecek başkaca bir yetkilinin olması durumunda hukuki yararın varlığından söz edilemeyeceği anlaşılmış olmakla davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 427,60 TL harcın başlangıçta alınan 179,90 TL peşin hartan mahsubu ile artan 247,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini vekaletnameli vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.04/03/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ....
e-imzalıdır
Üye ....
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!