TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/
KARAR NO : 2024/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av.
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/01/2023
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; ... 19. İcra Müd. 2022/... E. sayılı ve ... 19. İcra Müdürlüğünün 2022/... E. Sayılı dosyalarından müvekkil hakkında icra takibi başlatıldığını, takip dayanağı çekleri müvekkil keşide etmediğinden ve davalı taraf ile müvekkil arasında her hangi bir ticari alışveriş bulunmadığından, bahsi geçen takip dosyalarından dolayı müvekkilin borcunun olmadığının , takibe dayanak yapılan çekteki imzaların müvekkile ait olmadığını ve keşide etmediğini, çek üzerindeki imza ve yazılara açıkça itiraz ettiklerini, ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde de davalı taraf ile herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını veyahut davalı tarafa borçlu olmadığının görüleceğini, zorunlu arabuluculuk gereği yapılan arabuluculuk sürecinde herhangi bir sonuç alınamadığından bahisle takibin tedbiren durdurulmasını, müvekkilin borçlu olmadığının tespiti neticesinde takibin iptaline ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesinde davalı vekili özetle; Davanın istima ve ikame kabiliyeti olmadığından reddi gerektiğini, davacıya ödeme emirlerinin bizzat tebliğ edildiğini ve icra dosyalarına hiçbir itirazda bulunulmadığını, müvekkil tarafından borçlu ...'ın da aralarında bulunduğu borçlular hakkında ... 19.İcra Müdürlüğünün 2022/... sayılı icra takibi ve ... 19.İcra Müdürlüğünün 2022/... sayılı icra takipleri başlatıldığını, herhangi bir itiraz ve dava açılmadığından takiplerin kesinleştiğini, sonrasında borcu ödemekten kaçınmak için menfi tespit davası açılarak müvekkilin haklı alacağının tahsilinin engellenmeye çalışıldığını, davacı ... tarafından ... ... ... olarak ticari faaliyet bulunulmakta olup takip konusu çeklerde cirosu bulunan ..., ... ve eşi ... birlikte ticari faaliyet gösterdiğini, takip konusu çekler de ... tarafından ciro edilmek suretiyle müvekkile gelen çekler olduğunu, davacının müvekkil şirkette olan ticari ilişkisinin varlığının ve ilgili kayıtları olduğunu, çeklerdeki imzaya yönelik itirazın mesnetten yoksun ve kötü niyetli olduğundan davanın reddini, davacı aleyhinde %20 tazminata hükmedilmesini, yargılama gider ve vekalet ücretinin davacı üzerine yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller;
... ... Belediye Başkanlığı, ... ... İlçe Seçim Müdürlüğü, ... ... İlçe Nüfus Müdürlüğü, ... ... İlçe Seçim Müdürlüğü, ... ... İlçe Nüfus Müdürlüğü, ... Bankası A. Ş., ... ... Bankası A.Ş., ... ... Bankası A.Ş., ... Bankası A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş., ..., ..., ..., ... 7. İcra Ceza Mahkemesi, ... 29. İcra Hukuk Mahkemesi, ... 11. İcra Ceza Mahkemesi, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ve ... 19. İcra Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği cevabi yazıların dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır.
Adli Belge El yazısı ve Döküman İnceleme Bilirkiş raporunun sonuç kısmı:" 1. (1) ve (2) numara ile tanımlandırılan, inceleme konusu çeklerin ön yüzü üzerinde keşideci “...” adına atfen atılı bulunan imzaların, imza hatlarının seçilir durumda olduğu, bulunduğu kağıt bölümünde herhangi bir aşınma, madde kaybı veya benzeri fiziksel bir arızanın mevcut olmadığı, yeterli derecede işlekliğe ve kişiye ait kaligrafik ve karakteristik özelliklere haiz imzalar olduğu hususları tespit ile değerlendirilmiştir. 2. ...’a ait mukayese imzaların asıl belgeler üzerinde bulunduğu ve inceleme konusu çeklerin keşide tarihinden önceki ve sonraki tarihleri içerdikleri, doğal çeşitlilik (natural varyasyon) çerçevesinde yeterli derecede işlekliğe ve kişiye ait kaligrafik ve karakteristik özelliklere haiz imzalar olduğu hususları tespit ile değerlendirilmiştir. 3. (1) ve (2) numara ile tanımlandırılan, inceleme konusu çeklerin ön yüzü üzerinde keşideci “...” adına atfen atılı bulunan imzalar ile ...’ın mukayese belgelerdeki örnek imzaları arasında, yukarıda inceleme ve bulgular başlığı altında benimsenen metot çerçevesinde ayrı ayrı karşılaştırmalı olarak yapılan inceleme neticesinde; ➢ İmzaların genel,➢ İmzaların başlangıç hareketinin yapılışı, ➢ İmzalardaki el hareketinin yapılışı, ➢ İmzalardaki dönüş hareketinin yapılışı, ➢ İmzaların bitim hareketinin yapılışı yönünden FARKLILIKLAR görülmüş olup, Yukarıda İNCELEME VE BULGULAR başlığı altında İMZA İNCELEMESİ bölümünde maddeler halinde belirtilen farklılıkları, fotoğraflar ve diğer uygun görüntü teknikleriyle işaretlemeler yaparak desteklenen inceleme ve bulgular neticesinde; (1) ve (2) numara ile tanımlandırılan, inceleme konusu çeklerin ön yüzü üzerinde keşideci “...” adına atfen atılı bulunan imzaların, ...’a ait karşılaştırmaya esas imzaları arasında gözlenen farklılıklara istinaden, ... ELİ ÜRÜNÜ OLMADIĞI değerlendirilmiştir.”şeklindedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE
Dava, ... 19. İcra Dairesinin 2022/... Esas ve ... 19. İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı dosyaları ile başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipten kaynaklı menfi tespit talebine ilişkindir.Eldeki menfi tespit davasına ilişkin somut gerekçeye yer vermeden önce kısa açıklamalara yer vermekte fayda vardır.2004 sayılı İİK'nın 170/b maddesinin ve aynı Kanun'un 72. Maddesine yaptığı yollama gereğince kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte de menfi tespit davası açılabilecektir. Kambiyo senedinin bedelsizliğine dayalı ya da hükümsüzlüğüne dayalı menfi tespit davası açılabilecektir. (... Hukuk Genel Kurulu 2017/- Esas, 2021/ Karar sayılı ilamında 15,16,17,18,19,20,21,22. Paragraflar) Öte yandan tespit davalarında, bilindiği üzere, kanunda belirtilen ayrık durumlar dışında davacının böyle bir davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Ancak kanunkoyucu, takipten sonra açılan menfi tespit davaları bakımından davacının hukuki yararını ispat etmesini aramamaktadır. Eklemek gerekir ki menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü borçlu dava konusu hukuki ilişkiyi reddederse veya borcun hiç doğmadığını ileri sürerse alacaklıdadır. Genel kural bu olmakla birlikte davacı, alacağın doğduğunu bildirerek başka bir nedenle bu alacağı doğuran hukuki işlemin geçersiz olduğunu veya alacağın son bulduğunu ileri sürerse ispat yükü davalıda olacaktır. Bu hususlara örnek olarak borç senedinin hata, hile, ikrah nedeniyle batıl olduğunu veya karşılıksız bulunduğunu, alacağın ibra, ödeme, takas gibi bir nedenlerle son bulduğunun iddia edilmesi gösterilebilir. Bilindiği üzere kambiyo senetleri, mücerret kıymetli evraklardan olmakla bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsızdır. Ancak uygulamada bazı kambiyo senetlerinin keşide edilmesinin temelinde satış, bağışlama, taşıma, kira ve sair borçlandırıcı işlemlerin varlığının ileri sürüldüğü görülmektedir. Bu borçlandırıcı işlemlerin varlığının ispat edilememesi halinde ise senedin hatır için verildiğinin kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla taraflar arasında varolan bir borç ilişkisi için kambiyo senedi düzenlendiği takdirde, taraflar arasında biri temel borç ilişkisi ve diğeri ise kambiyo ilişkisi olmak üzere iki çeşit ilişki ortaya çıkmaktadır. Bununla birlikte, kambiyo taahhüdü TBK m.133/2 gereğince açık bir yenileme iradesi yoksa borcun yenilenmesi anlamına gelmemesinin yanı sıra ifa uğruna edim teşkil etmektedir. Buradan hareketle, temel borç ilişkisindeki sakatlıkların kambiyo ilişkisini etkilemeyeceğini kabul etmek gerekir. Öte yandan davacı, kambiyo senedi nedeniyle alacaklıya karşı, genel olarak, ya kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ya da temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunabilir.Kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğu, tüm senet ilgililerine karşı ileri sürülebilen mutlak def'ilerle ortaya konulabilmektedir. Kambiyo senedinin zorunlu şekil şartlarını taşımaması, zamanaşımına uğramış olması, vadesinin gelmemiş olması, ciro zincirindeki kopukluk, başvuru hakkının yitirilmiş olması, sorumsuzluk kayıtları gibi hususlar bu kapsamda ileri sürülebilecektir.Temel borç ilişkisinin geçersizliği nedeniyle açılan menfi tespit davaları ise, uygulamada ''bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası'' olarak anılmaktadır. Bu davalarda senedin ihdasına neden olan alacağın mevcut olmadığı ileri sürülmektedir. Dolayısıyla davada incelemeye esas alınan husus temel borç ilişkisi değil; bu temel borç ilişkisinden doğan alacaktır. Davada, maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığı incelenir. Bu tür davalarda ileri sürülen işbu hususular, sebepsiz zenginleşme def'i niteliğindedir. Bedelsizlik iddiası, TTK m. 687 uyarınca, kişisel def'i olup düzenleyen tarafından kural olarak yalnızca senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, senet hamilinin senedi bilerek düzenleyen aleyhine devraldığını ispatlarsa bedelsizlik def'i hamile karşı da ileri sürülebilir. Bedelsizlik iddiasının ispat yükü ise davacıdadır.Bu açıklamalar ışığında; mahkememizce görülmekte olan davada, davacı aleyhine başlatılan icra takiplerine dayanak olarak gösterilen çeklerin davacıdan sadır olup olmadığının tespiti gerekmiştir. Bu incelemenin gerçekleştirilebilmesi için ilgili yerlere müzekkere yazılarak davacının çeklerin keşide tarihinden önce imza attığı belge asıllarının mahkememizce incelenmek üzere ibrazı istenmiş, istinabe yoluyla davacının ayakta ve oturarak sağ-sol el ile verdiği imza örnekleri dosyamıza getirtilmiş, gerekli bilgi ve belgeler toplandıktan sonra dosyada yer alan imza örneklerinin incelenmesi için dosya adli belge inceleme uzmanına tevdi edilmiştir.Mahkememiz dosyasına sunulan grafoloji raporunda, inceleme konusu belge olan çekler ile mukayese konusu belgeler üzerinde grafolojik ve grafometrik yöntemlerle fiziki, optik ve karakteristik incelemeler yapılmış olup davacıya ait imzaların kendi aralarında incelenmesi ve ortak karakteristik unsurlarının belirlenmesi ile bu ortak karakteristik unsurların inceleme konusu imzalarda aranarak dava konusu çeklerde yer alan imzaların davacı eli ürünü olup olmadığının tespiti yoluna gidilmiştir. Raporda mukayeseli olarak yapılan işbu inceleme neticesinde dava konusu çeklerde yer alan imzalar ile mukayese edilmek üzere getirtilen imzaların genel yapılışı, başlangıç hareketlerinin yapılışı, imzalardaki el, dönüş ve bitim hareketlerinin yapılışı yönünden farklılıklar olduğu; dolayısıyla çek asıllarında yer alan imzaların davacıdan sadır olmadığı tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunda incelenen imzaların çeklerin keşide tarihi öncesinde atılmış imzaları içeren mukayeseye elverişli belgeler olması ve incelemenin optik aletlerle belge asılları üzerinde yapılması karşısında dosya kapsamına uygun bilirkişi raporunun hükme esas almaya elverişli olduğu değerlendirildiğinden çek asıllarındaki imzaların davacının eli ürünü olmadığı anlaşılmakla sübut bulan davanın kabulüne karar verilmiştir.Takiplere dayanak çeklere bakıldığında davacı keşideci ve davalı ise hamil konumundadır, davacı ile davalı arasında doğrudan ve yüz yüzelik ilişkisi başka bir deyişle bir temel ilişki de olmadığından ve davalının bu çekleri takibe koymada kusurlu olduğu ispatlanamadığından davacının tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Davanın açıldığı tarih itibariyle menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olmaması gözetilerek zorunlu arabulucuya ödenen ücretin davacıdan alınarak hazineye verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere;
1-Davanın Kabulü ile;
- Davacı ...'ın; ... 1. Genel İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipten ve takip dayanağı olan ... seri numaralı, 25/10/2022 düzenleme tarihli, 100.000,00 TL bedelli çekten ve ... 1. Genel İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipten ve takip dayanağı olan ... seri numaralı, 09/12/2022 düzenleme tarihli, 60.000,00 TL bedelli çekten kaynaklı davalı ...'e borçlu olmadığının tespitine,
2-Davalı alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu sübut bulmadığından davacının tazminat talebinin reddine,
3-Hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 19.014,40 TL karar ve ilam harcından; 4.753,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 14.260,80 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 4.753,60 TL peşin harç, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 803,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 7.557,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 43.753,17 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
7-Davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı anlaşılmakla; 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 12 ve 13. Fıkralarına göre; suç üstü ödeneğinden zorunlu arabulucuya ödenen 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına,
8-HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
9-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,
Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/06/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!