T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/ Esas - 2024/
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/ Esas
KARAR NO : 2024/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI : ... POLİÜRETAN KAUÇUK OTOMOTİV SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ........... TAŞIMACILIK VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ESKİŞEHİR ŞUBESİ -
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/05/2023
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ : 04/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA:
-Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı tarafından dava dışı İsviçre merkezli ... Şirketi ile ticari satım sözleşmesine konu 19/10/2022 Tarihinde 26.923,95 EURO Bedelle faturalandırılmış "................ OSRAM" İsimli ticari ürünlerin dava dışı alıcının ..., ...-..., Flums/İsviçre'de Bulunan adresine taşınması için davalı şirket ile taşıma sözleşmesi kurulmuş olduğunu, davacı tarafından davalı şirketin taşımacılık yapan firmasına kargo talep formu gönderilmiş olduğunu, gönderi teslim alınmış ve sözleşme kurulmuş olduğunu, 20/10/2022 tarihinde davalı taşıma şirketi tarafından teslim alınan mallar taşıma şirketi tarafından taşıma sırasında kaybedildiğini, söz konusu zarar taşıma şirketinin özensiz ve dikkatsiz bir şekilde taşıma yapmasıyla haksız fiili neticesinde meydana geldiğini, Davalı şirket ile yapılan yazışmalar neticesinde davalı tarafından taşıma sırasında ticari değeri olan malların tamamen kaybolduğunu, bulunamadığını ziya olduğu kabul edildiğini, davacıya ait ve taşıma için davalıya teslim edilen malın değeri 26.923,95 EUR olduğunu, bu tutar davacının şirketin taşıma sözleşmesi kurulması öncesinde malın davacı şirket tarafından kesilen faturasından da açıkça görüldüğünü, taşımaya konu malın taşıma esnasında tamamen ziya edilmesi nedeniyle davacının ticari sözleşme kurduğu dava dışı şirkete gecikme nedeniyle ödeme yapmak zorunda kalmış olduğunu ve İsviçre'de teleferik kurulumunda kullanılacak malzemenin tekrar temin edilmesi gerektiğini, yani davacının munzam zararıyla birlikte menfi-müspet zararı oluştuğunu, oluşan toplam zarar henüz davacı tarafça tam olarak bilinmemekle birlikte davalının haksız eylemi nedeniyle ortaya çıkan zararın tazmin edilmesi gerektiğini, bu nedenle HMK'nun 107. Maddesi gereği fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000 TL dava değeri üzerinden işbu davayı açmak gereği hasıl olduğunu, Davalı şirket tarafından malların hasarsız ve eksiksiz alındığına dair "consigment note-sevk irsaliyesi" ve kargo teslim belgeleri-"detailed manifest" düzenlendiğini, görüldüğü üzere davalı tarafından malların teslim alındığını ve sorumluluğun davalıya geçtiğini gösterdiğini, ancak davalı yan ağır kusuruyla taşıma konusu eşyayı kaybettiğini, davalı yana bu aykırılık bildirilmesine ve zararın tazmini talep edilmesine rağmen olumlu dönüş olmadığını, İşbu uyuşmazlıkla ilgili olarak TTK 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmış olduğunu Bursa Arabuluculuk Bürosu'nun 2023/398 arabuluculuk numaralı başvuru neticesinde davalı yan ile anlaşmaya varılamadığını, Türk Hukukuna göre söz konusu taşıma sözleşmesine aykırılık nedeniyle açılacak davada, tarafların tacir olması ve taşımacılık sözleşmeleri sözleşmelerini düzenleyen TTK'nun hükümlerine göre yetkili mahkeme ticaret mahkemeleri olduğunu, tüm bu nedenlerle davalının taşımacılık sırasında kusurlu ve ihmalkar davranışı ile ziya olan ticari malların zararı için iş bu davayı açtıklarını, davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve tazminat alacağın tam olarak belirlenmesini müteakip arttırılmak üzere şimdilik 10.000-TL maddi tazminatın, 20/10/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan tahsilini, yargılama giderini ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talep ve dava etmiştir.
-Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafın işbu davayı yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu yetki itirazlarının bulunduğunu, dava dilekçesinin ekinde Davacı tarafından sunulan ve davalı Şirket ile Davacı arasında imzalanan 24.03.2016 tarihli Taşıma Sözleşmesi (“Sözleşme”) “Anlaşmazlıklar, Cari Hesap ve Kanıt Sözleşmesi” başlıklı maddesi uyarınca “İşbu sözleşmeden doğan ihtilafların hal mercii İstanbul Mahkeme ve İcra Daireleridir.” şeklinde İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili kılınmış olduğunu, bu kapsamda, tacir tarafların ticari ilişkileri kapsamında imzaladıkları Sözleşme’de yer alan yetki şartının geçerli olduğu şüphesiz olduğunu, herhangi bir hak kaybına mahal vermemek adına ve kesinlikle Davacı’nın iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla; işbu davaya bakmaya yetkili mahkeme, Sözleşme’deki yetki şartı gereğince İstanbul Mahkemeleri'nin olduğunu, taraflar arasındaki Sözleşme’deki yetki şartı dikkate alındığında, Davacı’nın işbu davayı İstanbul Anadolu yargı çevresinde ikame etmesinin Sözleşme’ye ve hukuka aykırı olduğunu dolayısıyla. yetki itirazlarının sonucunda işbu dosyanın ilgili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi’ne incelenmek üzere gönderilmesini ve Davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, delil dilekçesi ve tüm dosya kapsamı.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Eldeki dava, davacının taşıma sözleşmesi kapsamında davalıya teslim ettiği ürünlerin zayi olması nedeniyle zararın tazmini talebine ilişkindir.
Davada taraflar sermaye şirketidir ve tacirdir. Cevap dilekçesinde taraflar arasında akdedilen sözleşmede yetki sözleşmesi yapıldığı savunması ileri sürülmüş ve yetkisizlik kararı verilmesi talep edilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 2.sayfasının "Anlaşmazlıklar, Cari Hesap ve Kanıt Sözleşmesi" başlıklı maddesinde İstanbul Merkez Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu taraflar arasında kararlaştırılmıştır.
HMK m.17'de tacir olan tarafların aralarında yetki sözleşmesi yapabilecekleri belirtilmiştir. Bilindiği üzere yetki sözleşmesi her ne kadar yetkili kılınan mahkemeyi kesin yetkili mahkeme yapmasa da taraflardan birinin yetki ilk itirazında bulunması ve yetki sözleşmesi ile yetkili kılınan mahkemeye yetkisizlik kararı verilmesini talep etmesi halinde yetkisizlik kararı vermek gerekecektir. Davalı, borca itirazında yetkili olan mahkemeyi yetki sözleşmesine göre doğru göstermediği için icra takibinde yaptığı yetki itirazı mahkememizce dikkate alınmamıştır. Ancak, ifade edildiği üzere cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunulduğundan ve yetki sözleşmesi ile yetkili kılınan mahkemeye yetkisizlik kararı verilmesi gerektiği belirtildiğinden aşağıdaki şekilde yetkisizlik kararı vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davada mahkememiz yetkili bulunmadığından davaya bakmaya yetkili mahkeme İstanbul (Çağlayan) Asliye Ticaret Mahkemeleri olmakla mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine,
2-HMK'nun 20.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde talep edilmesi halinde görevli ve yetkili İstanbul (Çağlayan) Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, kesinleşmeye mütakip yasal süresi içirisinde gönderme talebinde bulunulmaması halinde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin hatırlatılmasına,
3-HMK'nun 331.maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin yetkili mahkemece karara bağlanmasına,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/03/2024
Katip
¸e-imzalıdır.
Hakim
¸e-imzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!