TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/
KARAR NO : 2024/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2- ... -
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/04/2023
KARAR TARİHİ : 09/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 31/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı araç ile 24/10/2022 tarihinde ...'in; davalı sigorta şirketinin sigortalısı da olan ...'a ait ... plakalı aracın ... isimli şahsın sevk ve idareyken ... ...'de ... Üniversitesi'nin arka taraftaki mevkiinde aşağı doğru seyir halindeyken sol ön koltuk tarafından ... plakalı aracın trafik kurallarına uymaması nedeniyle çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilinin maddi zarara uğradığını, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı sigorta şirketine başvurduklarında olumlu yada olumsuz bir dönüş yapılmadığını, açıklanan nedenle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 24/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; müvekkili şirketin, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi ve zorunlu mali mesuliyet sigortası (ZMMS) uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, davanın reddine, aleyhe hüküm kurulması halinde dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulmamalarına, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller; ... Merkezi Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır.
Makine Mühendisi ve Adli Trafik Bilirkişilerinin Raporunun Sonuç Kısmı: "- ... Plakalı Otomobil Sürücüsü ...’ın: Dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde %100 (Yüzde Yüz) nispetinde kusurlu sayılabileceği; - ... Plakalı Otomobil Sürücüsü ...’in: Dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğine aykırı kural ihlali görülmediğinden (%0) Atfı Kabil Kusuru Olmadığına; - ... plakalı aracın değer kaybının 24.584,00.-TL olduğu kanaatine varılmıştır." şeklindedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı talebine ilişkindir.Davaya konu trafik kazası, 24.10.2022 tarihinde gerçekleşmekle birlikte, somut olaya uygulanacak hükümler ve davalıların sorumluluğunun hukuki temeli hakkında bazı açıklamalar yapmak gerekmektedir.Trafik kazası nedeniyle üçüncü kişilerin uğradığı zararlar bakımından sürücü, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi ve devamında yer alan haksız fiil hükümlerine göre; aracın işleteni 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesine göre; sigorta şirketi ise anılan Kanun'un 91. maddesi çerçevesinde sözleşme hükümleri gereğince sürücünün kusuru oranında ve müteselsilen sorumlulardır. Dolayısıyla işleten ve onun sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketi, sürücünün kusuru oranında sorumlu olmakla birlikte; araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı durumda sürücünün haksız fiil hükümleri çerçevesinde meydana gelen zarardan sorumluluğu doğmayacağından işleten ve sigorta şirketinin de meydana gelen zarar bakımından sorumluluğu söz konusu olmayacaktır. Bu hususlar muvacehesinde davaya konu trafik kazası bakımından kazaya karışanların kusurlu hareketleri ve kusur oranlarının belirlenmesi sürücü, işleten ve sigorta şirketinin sorumluluğunun tespiti bakımından önem arz etmektedir.Yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde davaya konu trafik kazası bakımından kazaya karışanların kusurlu hareketleri ve kusur oranlarının tespiti ile araçta oluşan değer kaybı miktarının tespiti için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından tanzim olunan raporda, ... plakalı otomobilin sürücüsü ...'ın kendisine duramayacak kadar yaklaşan ... plakalı aracın sol yan kısmına, idaresindeki aracın ön burun kısmı ile düz doğrultuda ve dik açıda çarpması ile gerçekleşen kaza bakımından %100 oranında ve tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir. İlgili raporun kazanın oluş şekline, kazaya dair tutulan belgelere uygun olduğu görülmekle dosya kapsamına uygun olan rapor mahkememizce hükme esas alınmıştır.Davacının aracında meydana gelen değer kaybının 24.584,00 TL olduğu anılan bilirkişi raporunda hesaplanmıştır. Kazaya karışan ... plakalı aracın kilometresinin düşük olması, 5 yaşında olması, daha önce kazasının olmaması; davaya konu kaza sonrasında ise aracın sol etek sacı, sol ön kapısında sol yan panelin değişmesi ve bu değişimin araç bütünlüğünü bozmakla araçta değer kaybı oluşturacağı değerlendirilmiştir. ın yerleşik uygulamasına göre değer kaybının belirlenmesi, aracın kaza tarihinde hasar görmemiş ikinci el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılması halinde meydana gelecek olan ikinci el piyasa değeri arasındaki fark kriterine göredir. Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda yer alan değer kaybı hesaplaması, aracın kaza tarihindeki piyasa rayiçleri ve araçta meydana gelen hasar durumu dikkate alınarak yapıldığından mahkememizce hükme esas alınmıştır. Davalı sigorta şirketinin davacıya değer kaybına yönelik herhangi bir ödemesi tespit edilmediğinden davacıya ödenmemiş değer kaybı miktarının 24.584,00 TL olduğu anlaşılmıştır.Davacı vekili, talebini davalılar yönünden ıslah etmekle dava değerini toplamda 24.574,00 TL tutarına çıkartmış; ıslah dilekçesi tüm davalılara tebliğ edilerek savunma imkanı tanınmıştır. Davacının ıslahı doğrultusunda aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacının davalı sigorta şirketine yazılı başvurusu olmakla birlikte başvurunun ulaştığı tarihi belgeleyen evrak sunulmadığından davalı sigorta şirketi aleyhine dava tarihinden, diğer davalılar aleyhine ise kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmolunmuştur. Davacı, dava öncesinde sigorta şirketine yazılı bir başvuru yapmış olup bu nedenle mahkememizce görülmekte olan davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığının kabulü gerekmektedir. Nitekim 2918 sayılı KTK m. 97 ''Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.'' hükmünü havidir. Bu sebeple zorunlu arabulucuğa tabi olmaya eldeki dava ile ilgili zorunlu arabuluculuk anlaşamama tutanağı davacı yandan istenmemiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere;
1-Davanın Kabulü ile; 24.584,00 TL değer kaybının, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan dava tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 24/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
2-Hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 1.679,33 TL karar ve ilam harcından; 179,90 TL peşin harç ve 249,10 ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.250,33 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç, 249,10 TL ıslah harcı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 898,75 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 4.507,65 TL yargılama giderinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
4-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
6-HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebligat giderinin eksik olması durumunda giderin talepte bulunan tarafından karşılanmasına,
Dair; kabul edilen miktarın istinaf sınırının altında kalması sebebiyle HMK m.341 gereğince kesin olmak üzere karar verildi. 09/05/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!