WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

BURSA 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/523 Esas - 2024/91
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/523 Esas
KARAR NO : 2024/91

HAKİM : ...
KATİP :....

DAVACI : ... ELEKTRONİK PAZARLAMA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - .... [25999-61398-....] UETS
VEKİLİ : Av.....- [16439-34187-...] UETS
DAVALI : ... ÖZEL SAĞLIK HİZMETLERİ TURİZM YATÇILIK GIDA İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -..... Fethiye Mah. Küre Sk. No:1A Nilüfer/ BURSA
VEKİLİ : Av.... - [16984-89389-..] UETS

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/04/2022
KARAR TARİHİ : 25/01/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 26/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin aktif ve pasif birçok elektronik komponentler ile güç kaynaklarının dağıtıcısı ve satıcısı olduğunu, aynı zamanda, bu ürünlerle ilgili olarak, bu cihazların bakımı ve teknik servis işlemlerini de yürüttüğünü, daha önceden, müvekkil firma ile davalı/borçlu, güç kaynakları ve ferileri ile ilgili yıllık periyodik bakım ve servis ücretine ilişkin yazılı sözleşme imzaladıklarını, ancak bu sözleşme, 01,01,2021 tarihinde, davalı borçlu tarafından tek taraflı fesh edildiğini, bunun üzerine parça başı işe dönülmüş ve müvekkil tarafından, bundan sonra yapılacak bakım ve sair işlerde ayrıca fiyatlandırma yapılacağı hususu davalıya bildirildiğini, 03/08/2021 tarihinde, davalı tarafından, bünyesindeki Socomec marka UPS'e bakım ve servis hizmeti verilmesi yönünde müvekkil firma ile irtibata geçildiğini, bunun üzerine, oranın hastane oluşu ve acil durum söz konusu olduğundan, aynı tarihte müvekkil firma personeli tarafından bu UPS'e (güç kaynağı) bakım ve teknik servis hizmeti verildiğini, bu hususta, 03,08,2021 tarihli, 011586 nolu teknik servis formu tanzim edilmiş ve personel ... imzası karşılığında kendilerine teslim edildiğini, ancak bu hizmet, yukarıdaki paragrafta belirttiğimiz üzere ücreti mukabilinde yapıldığını, normal şartlarda müvekkil firmanın teknik servis ve bakım ücreti Euro bazında olup, o günkü ücret 730 Euro + KDV olduğunu, ücret tablosu dilekçemiz ekinde olduğunu, ancak davalı eskiden beri müşteri olduğundan, kendilerine indirim yapılmış ve bu hizmetin bedeli, KDV hariç 600 Euro (03,08,2021 tarihinde1 euro =9,9857 Tl.) yani, 5,991.42 TL. olarak tayin edildiğini, bununla ilgili olarak da 03.08.2021 tarih, 4673 nolu, 7,069.88 TL. (KDV Dahil) fatura kesilmiş ve kendilerine gönderildiğini, ancak davalı, bu faturayı kabul etmemiş ve müvekkile iade etme yoluna gittiğini, bu iade ise müvekkil tarafından kabul edilmediğini, ancak ne ilginçtir ki bu faturanın, 999,85 TL.lik kısmı müvekkile ödendiğini, bu hususta taraflar arasında, email yolu ile birçok yazışma bulunduğunu, bu fatura bedelinin bakiye kalan 6,069.38 TL.lik kısmı müvekkile ödenmediğinden davalı aleyhinde Bursa 10.İcra Md.'nün 2022/... E.sayılı dosyası icra takibi yapılmış ancak davalı/borçlu bu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş ve takibin durmasına sebebiyet verdiğini, bu hali ile davalı/borçlu aleyhinde kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, bununla ilgili olarak önce, 2022/35969 nolu dosya ile dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmuş, bundan bir netice alınmaması nedeni ile iş bu davayı açtıklarını, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın % 20 den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı dilekçesinde taraflar arasındaki servis sözleşmesinin feshedildiğini, parça başı işe dönüldüğünü, 03.08.2021 tarihinde UPS bakımı için servis tutanağı tutulduğunu, buna dayanılarak fatura kesildiğini, bu faturanın bir kısmına ilişkin ödeme yapılmasına karşı kalan kısmın ödenmediği iddia edildiğini, açıklandığı üzere haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı tarafından servis sözleşmesinin feshedilmesi üzerine parça başı işe dönüldüğü iddia edilmişse de taraflar arasında böyle bir anlaşma olmadığı gibi 03.08.2021 tarihinde de herhangi bir bakım işi yapılmadığını, davacı şirket ile müvekkil arasında bulunan servis sözleşmesi feshedildiğini, ancak bu tarihten sonra müvekkil şirket başka bir bakım firması ile sözleşme imzalamış olup parça başı iş yapıldığı iddiası gerçeğe aykırı olduğunu, nitekim sözleşmenin feshedildiği tarihten sonra müvekkil davacı şirketten hiçbir şekilde hizmet almadığını, bu süreçten sonra davacı taraftan sadece 05.05.2021 tarihli faturaya konu yedek parçalar için teklif alınmış ve bu teklifin tarafımızca onaylanması üzerine yedek parçalar tarafımıza teslim edildiğini, 03.08.2021 tarihinde ise bahsi geçen UPS'nin arızalanması üzerine müvekkil şirket çalışanı güç kaynağının üzerinde davacı şirketin isim ve telefonu olması nedeniyle sehven anlaşmalı olunan bakım şirketi yerine davacı şirketi aramış olup, davacı firma tarafından konu ile ilgili olarak fiyat teklifi şirketimiz yetkilisine gönderildiğini, ancak müvekkilimiz davacı tarafça gönderilen fiyat teklifini kabul etmemiş ve anlaşmalı olunan servis firmasına haber verilmesi gerektiğini karşı tarafa bildirdiğini, davacı taraf ise gönderilen teklif formu kabul edilmemesine ve şirketimiz yetkilileri tarafından kendilerine hiçbir talepte bulunulmamasına karşın müvekkil şirkete gelerek faturaya dayanak olarak sunulan teknik servis formunu düzenlediklerini, her ne kadar teknik servis formunun ... imzası karşılığında tarafımıza teslim edildiği belirtilmişse de bahsi geçen kişinin form üzerinde imzası bulunmadığı gibi kendisi müvekkil şirket adına imza atma yetkisi de bulunmadığını, ayrıca servis formunda yapıldığı iddia edilen iş ve işlemler de yapılmadığını, bu sebeplerle davanın reddedilmesi gerektiğini, bununla birlikte davacı tarafından ilgili faturanın süresinde iade edilmediğini, 999,85 TL'lik kısmının ise ödendiği iddia edilmişse de bu husus da gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkili ile davacı arasındaki cari hesap ekstresi ve mailler incelendiğinde davacı tarafça kesilen OZD2021000004673 numaralı faturanın süresi içerisinde iade edildiği, davacı firmanın iadeyi defterlerine işlemediği, aradan geçen uzun süre sonrasında bakiye olduğunu iddia ederek müvekkil şirkete mail atıldığı, müvekkilin ilk iletilen bakiye miktarı olan ve 03.08.2021 tarihli fatura ile ilgisi bulunmayan, 05.05.2021 tarihli faturadan eksik yapılan ödeme olan 999,85 TL'yi 11.02.2022 tarihinde ödediği görüleceğini, 11.02.2022 tarihinde bakiye 999,85 TL ödendikten sonra davacı şirket bu kez 28.02.2022 tarihinde yine müvekkil şirkete mail atarak bakiyenin ödenmediğini, ödenmemesi halinde hukuki işlemler başlanacağı belirtildiğini, bunun üzerine müvekkil şirket yetkilisi 05.05.2021 tarihli faturadan kalan bakiyenin ödenmediğini düşünerek, icra takibi başlatılmaması için aynı miktarı tekrar göndermiş, ancak daha sonra mükerrer ödeme yapıldığını fark ederek bu bedeli geri istediğini, davacı taraf ise ödemeyi iade etmekten imtina etmiş ve tarafımızca iade edilen faturanın ödenmesi gerektiğini iddia ettiğini, açıklanan sebeplerle 999,85 TL'lik mükerrer ödemenin iade edilen fatura ile ilgili olmadığı sabit olup davacının iddialarının kabulü mümkün olmadığını, davacının faturaya yansıttığı bedeller son derece fahiş olup yukarıda açıklanan ve resen göz önüne alınan nedenlerden dolayı kötüniyetle açıldığı sabit olan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek üzere takip tarihi itibariyle davacının talep ettiği alacak miktarı likit olmadığından, davacının icra inkar tazminatı talebi hukuka aykırı olduğunu, İcra İflas Kanununda düzenlenen icra inkar tazminatının talep edilebilmesi için alacağın likit olması gerektiğini, somut olayda ise yukarıda açıklanan sebeplerle alacak miktarının likit olmadığı açık olduğunu, Yargıtay 15. H.D. 2001/5207 E. 2002/1360 K. sayılı ve 25.03.2002 tarihli kararı “Takip konusu yapılan istem kira tazminatı olup bu tazminatın miktarı yargılama sonucu belirleneceğinden ortada likit bir alacağın varlığından söz edilemeyeceğini, bu nedenle takibe konu edilen asıl alacak miktarı üzerinden %40 icra inkar tazminatına İİK. 67/2 maddesine aykırı bulunmuş, karar bu yönden bozmayı gerektirmiştir.” dolayısıyla davacının koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca İİK madde 67’de belirtildiği üzere itirazın iptali davasında davacı tarafın haksız çıkması halinde hükmolunan miktarın %20’sinden az olmamak şartı ile uygun bir tazminata mahkum edileceği düzenlendiğini, İİK madde 67/2’ye göre “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.” denildiğini, davacı tarafından huzurdaki davanın ve davaya konu takibin haksız ve kötüniyetle açıldığı sabit olduğundan davacının yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Bursa 10. İcra Müdürlüğünün 2022/... sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde borca itiraz etmiştir.
Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defteler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mali müşavir bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu bilirkişi raporunda özetle: Bursa 10. İcra Müdürlüğü' nün 2022/... Esas Sayılı İcra Dosyası incelendiğinde; borçlu olarak ... Özel Sağlık Hiz. Ltd.şti'nin görüldüğü, takibin 14/03/2022 tarihinde başlatıldığı, takip konusunun cari hesap alacağından ve yasal faizlerden kaynaklı 6.069,38 TL asıl alacak ve 473,49 TL işlemiş 9616,75 faizi olduğu, davacının; 2020-2021-2022 yılı ticari defterinin açılış ve kapanış beratlarının T.T.K'nun 64. ile 213. sayılı V.U.K.'nun 219. 220. ve 222.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak süresinde oluşturulduğu, defterlerin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu, 2022 yılı yevmiye defteri kapanış beratının süresi gelmediğinden oluşturulmamasının olağan olduğu, davacının ticari defter kayıtlarına göre , 14.03.2022 takip tarihi itibari ile 6.069,38 TL davacının davalıdan alacaklı göründüğü, davalının; 2020-2021-2022 yılı ticari defterinin açılış ve kapanış beratlarının T.T.K.'nun 64. ile 213. sayılı V.U.K.'nun 219. 220. ve 222.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak süresinde oluşturulduğu, defterlerin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu, 2022 yılı yevmiye defteri kapanış beratının süresi gelmediğinden oluşturulmamasının olağan olduğu, davalının ticari defter kayıtlarına göre, 14.03.2022 takip tarihi itibarı ile davalının davacıdan 999,85 TL alacaklı göründüğü, mutabakatsızlık farkının; davacı tarafından sunulan 03.08.2021tarih, 0ZD2021000004673 no lu hizmet faturasında ( 7.069,88 TL KDV dahil ) belirtilen hizmetin Davalı tarafından alınmadığı iddia edilerek karşılığında davalı tarafından düzenlenen 16.08.2021 tarihli AAA2021000000091 no lu iade faturasının 7.069,88 TL KDV dahil ) Davacı tarafından kayıtlarına alınmamasından kaynaklandığı, taraflar arasındaki yazışmalardan “01.09.2020 ile 01.09.2021 tarihlerini kapsayan yıllık bakım sözleşmesinin” 2021-0cak ayında sonlandırıldığının anlaşıldığı, davalı, ...' SAĞLIK HİZ TUR YAT GD İNŞ SAN TİCLTD ŞTİ unvanlı işyerinin SGK'dan istenen tescil bilgileri ile 08/2021 dönemine ait dönem bordrolarında; ...'in ilgili dönemde 3113.21 meslek kodu ile davalı firmada çalıştığının bildirildiği, Bursa 10. İcra Müdürlüğü' nün 2022/... Esas incelendiğinde; davacı tarafından takip tarihine kadar davalıyı temerrüte düşürdüğüne dair herhangi bir ihtarına fatura üzerinde vadesine rastlanmadığından, faiz talebi tarafımdan hesaplanmadığı mütalaa edilmiştir.
Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan davalı taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ticari defterini ibraz etmediğinden HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğu kabul edilmiştir.
O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tarafından davalı aleyhine Bursa 10. İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyası icra takibi başlatıldığı, davalının icra takibine itiraz ettiği, mahkememizce ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesine karar verildiği, ticari defter ve bağlı kayıtlarına göre davacının davalıdan 7.069,88TL alacaklı olduğu anlaşılmakla takibin asıl alacak üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebi yönünden alacağın likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davacının davasının KABULÜ ile, Bursa 10. İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin davacı bakımından kaldığı yerden devamına,
2-İİK 67 maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğu anlaşıldığından 1.213,76 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Maliye Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi gideri 1.000,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 88,00 TL olmak üzere toplam 1.088,00 TL yargılama gideri ve 80,70 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.168,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 6.069,38 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, dava konusu uyuşmazlığın miktarı dikkate alınarak, HMKnun 341 maddesi gereğince 2024 yılı itibariyle kesinlik sınırının altında olduğundan kesin olmak üzere karar verildi,verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/01/2024

Katip ....
¸e-imzalıdır.

Hakim ...
¸e-imzalıdır.