WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

BURSA 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
BAŞKANLIĞI GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/440 Esas
KARAR NO : 2024/269

BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/03/2022
KARAR TARİHİ : 28/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ; davalı aleyhine Bursa 20. İcra Müdürlüğünün 2021/2956 sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafa bir adet atık su arıtma sistemi satıldığını, bu kapsamda 830.000,00 TL tutarlı fatura düzenlendiğini, davalının 365.752,00 TL tutarında ödeme yaptığını ancak bakiye tutarı ödemediğini, başlatılan takibe de haksız olarak itiraz ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmede bu tesisin faaliyete geçirilip çalıştırılmasını da sözleşmenin kapsadığını da iddia etmişse de bu durumun gerçeği yansıtmadığını, meydana gelen patlama sonucu oluşan zararın davalının sorumluluğunda olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ; Taraflar arasındaki sözleşmenin tesisin imal edilip kurulum montaj ve devriye alınması işlemlerini kapsadığını ancak montaj ve devriye alma işlemlerinde davacının ayıplı iş ve eylemleri sonucu tesiste patlama meydana geldiğini, davalının bu nedenle büyük ölçüde zararının olduğunu, bu sebeple davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmişlerdir.

Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Taraflar arasında atıksu ve arıtma tesisinin imalatı, montajı ve devreye alınmasına ilişkin sözleşme akdedilmiştir. Sözleşme bütünsel olarak değerlendirildiğinde eser sözleşmesi niteliğindedir.
Taraflar arasında akdi ilişkinin kurulduğu noktasında ihtilaf yoktur.
Davacı söz konusu tesisin imalatı nedeniyle düzenlemiş olduğu faturaya dayalı alacak talebinde bulunmuştur. Düzenlenen fatura tutarı 830.000,00 TL olup davacı bu faturanın 365.752,00 TL'lik kısmının ödendiğini beyan ederek, ödenmeyen bakiye 519.423,55 TL alacak için icra takibi başlatmıştır.
Taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğu yönünde ihtilaf bulunmamakla birlikte sözleşmenin kapsamında anlaşmazlık bulunmaktadır. Davacı tesisin imalinin yapılıp teslim edildiğini savunmuş, kurulum ve devreye alma işlemlerinden davacının sözleşme gereği herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürmüştür.
Davalı taraf ise sözleşme ilişkisinde sadece imalatın gerçekleştirilerek tesliminin yapılmasının kararlaştırılmadığını, tesisin kurularak devriye alınması ve faaliyete geçirilmesini de kapsadığını ileri sürmüştür.
Tesis Rusya'daki bir bölgede faaliyet gösteren davalıya ait fabrikada faaliyete geçirilmektedir. Bu esnada tesiste büyük bir patlama yaşanmış ve tesis infilak etmiştir. Tesiste çalışanlar ve tesiste bulunan tüm ekipmanlar bu patlama nedeniyle zarar görmüştür. Taraflar arasındaki ihtilafta bu aşamadan sonra başlamıştır.
Davalı taraf her ne kadar söz konusu fatura borcu için 365.752,00 TL ödeme yapmış ise de; kalan bakiyeyi yapılan eserde ayıp bulunması nedeniyle patlama meydana geldiği için ödemekten kaçınmıştır.
Çözümlenmesi gereken temel uyuşmazlık taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacının sözleşmeye aykırı ayıplı ifası bulunup bulunmadığı, sözleşmenin kapsamına göre davacının ifa yükümlülüğünün nelerden ibaret olduğunun belirlenmesi noktasındadır.
Davacı taraf, taraflar arasındaki yazılı sözleşmeyi dosyaya ibraz etmemiştir. Bunun yerine yalnızca fatura sunmuştur. Dosya kapsamına göre sunulan deliller dikkate alındığında tarafların sözleşme akdi kurulmadan önce icap ve kabul niteliğindeki beyanları dosyaya ibraz edilmiştir. İcap niteliğinde davacının sözleşme teklifi bulunmaktadır.
Davacı tarafa yazılı sözleşmeyi dosyaya sunmadığı için yargılama sırasında 2 hafta kesin süre verilmiş, aksi takdirde dosya kapsamında sunulan tüm belgelere göre değerlendirme yapılacağı ihtar edilmiştir.
Ancak davacı taraf yazılı sözleşmeyi sunmamıştır.
Buna göre; taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin ve ifa edilecek edimin niteliğine göre bilirkişi tespitleri ve ayrıca sözleşmenin imzalanmasından önce icap niteliğinde olan teklif metni uyuşmazlığın çözümlenmesinde yardımcı olacaktır.
Davacının davalıya göndermiş olduğu teklif metni incelendiğinde teklif sahibinin yükümlülükleri başlıklı maddede davacının ifa ile yükümlü olduğu edimlerin arıtma sisteminin elektromekanik ekipmanlarının imal, temin ve montajının yapılması, teklif kısmında açıklanan kısımların sac kısımlarının imali, arıtma sistemine ait tüm borulama ve elektrik işlerinin yapılması, arıtma sisteminin işletmeye alınması, arıtma sisteminin işletme kitapçığının hazırlanması, arıtma sistemini işletecek elemanların eğitilmesini kapsadığı görülmektedir.
Nitekim dosya kapsamında alınan teknik bilirkişilerde her ne kadar dosyaya yazılı sözleşme sunulmamış olsa da işin kapsam ve niteliği itibariyle yalnızca imalatı kapsamadığı ve yine davacının işletmenin devreye alınması ve çalışır hale getirilmesinin de gerekli olduğu tespit edilmiştir.
Gerek bilirkişi tespitleri gerekse davacının yazılı sözleşmeyi sunmaması nedeniyle dosya kapsamında delil olarak toplanan davacının icabı niteliğindeki teklif metni kapsamı incelendiğinde ifanın yalnızca imalatı kapsamadığı, imalatın yapılmasının tesisin işletmeye hazır hale getirilmesinin, sistemi işletecek elemanların eğitilmesini de kapsadığı kabul edilmelidir.
Nitekim bu kapsamda davacıya ait sigortalı çalışan ...'da bu kapsamda işletmenin bulunduğu tesiste davacıyı temsilen söz konusu edimlerin yerine getirilmesi konusunda bulunmuştur. Bu durum davacının 30/01/2024 tarihli yazılı beyanları ile de sabittir. Her ne kadar davacı taraf söz konusu çalışanın bulunma amacının davalı şirketin sistemini kurma noktasında yaşayacağı pürüzlerde ...'a fikir sormaktan öteye gitmediğini ileri sürmüşse de; yukarıda açıklanan tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde davacı çalışanının teklif metninde yer alan arıtma sistemini işletecek elemanların eğitilmesi amacıyla orada bulunduğu kabul edilmiştir.
Sonuç itibariyle davacının sözleşme kapsamındaki edim yükümlülüğünün tesisin imali, işletmeye hazır hale getirilmesi ve işletmede çalışacak davalı çalışanlarının eğitilmesini kapsadığı sonucuna varılmıştır.
Söz konusu patlama nedeniyle davalı taraf ifadan kaçındığı için patlamanın davacının kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı araştırılmalıdır. Bu kapsamda mahkememizce heyet oluşturulmuş ve bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
Düzenlenen bilirkişi heyet raporuna göre; söz konusu patlamanın meydana gelmesinde davacının %40 oranında kusurlu olduğu, davalının ise %60 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Aynı patlamaya ilişkin İş Mahkemesinde görülen yargılamada da bilirkişi raporu alınmış. Bu raporda davacının %60 davalının ise %40 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Her iki rapor arasında mübayenet bulunduğundan bu mübayenetin giderilmesi için başkaca bir heyet oluşturularak rapor alınmıştır. Alınan son heyet raporunda davacının kusurunun %60 davalının kusurunun %40 olduğu belirlenmiştir.
830.000,00 TL sözleşme ve fatura bedelinin %40 kusura tekabül eden kısmı davacının ödediği 365.752,00 TL'nin altındadır. Dolayısıyla davacının yapmış olduğu imalat nedeniyle davalıdan isteyebileceği bakiye bir alacağı bulunmamaktadır.
Davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı her ne kadar kötü niyet tazminatı istemiş ise de; takibin kötü niyetle yapıldığı dosya kapsamı itibariyle sabit değildir. Zira alacak miktarının belirlenmesi için yargılama ve delil araştırması yapılmıştır. Bu sebeple davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmolunmamıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Kötüniyet tazminatı şartları oluşmadığından davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
3-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 427,60 TL harcın başlangıçta alınan 6.273,34 TL peşin hartan mahsubu ile artan 5.845,74 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 78.719,30 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunu, usulen anlatıldı. 28/02/2024

Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza