TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/
KARAR NO : 2024/
HAKİM :
KATİP :
MAHKEMEMİZ 2021/ ESAS SAYILI ASIL DAVADA:
DAVACI : ..SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ... İMALAT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -
VEKİLİ : Av.
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/06/2021
BİRLEŞTİRİLEN ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2021/ ESAS, 2023/ KARAR SAYILI DAVADA:
DAVACI : ... İMALAT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/07/2021
KARAR TARİHİ : 18/01/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 14/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
MAHKEMEMİZ 2021/581 ESAS SAYILI ASIL DAVADA:
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin, ...&... (Müşteri) şirketine plastik parça ürettiğini, bu parçaya davalı tarafından imal edilen düz mil ve dişli mil montajlandığını, işin başlangıcında davalıya teknik resimler iletilmiş ve numune çalışmalarının akabinde seri üretim başladığını, ancak müşteri tarafından müvekkil şirkete 16.11.2020 tarihinde düz millerde çapak hatası bildirimi yapılmış ve ayıklama işlemi yapılması talep edildiğini, bu durumun davalıya bildirilmiş ve davalıdan onay alındığını, bu işlemin akabinde müşterinin son müşterisi olan ... firmasından davalı tarafından üretilen parçalarla ilgili olarak 19.11.2020 tarihinde pas şikayeti bildirimi alınmış ve bu durum derhal davalıya bildirildiğini, yapılan inceleme sonucunda davalı tarafından müşterinin kaplama şartnamesinde belirlenen testlerin yapılmadığı, uygunluğunun teyit edilmediği ve teknik resimdeki şartların ve gerekliliklerin yerine getirilmediği anlaşıldığını, son müşteride yaşanan problem dolayısıyla hatalı olarak sevk edilen parçalar müşteri tarafından bloke edilmiş ve müşteri, müvekkilden acil koduyla parça istemiş, parça gönderilmemesi halinde hat duruşunun olacağı bildirildiğini, müvekkilinin müşteride hat duruşu yaşanmaması için ek mesailer ve hafta tatili çalışmaları yaparak parça üretmiş ve uçak kargo masraflarını üstlenerek 3550 adet parçayı acil olarak sevk ettiğini, ancak, parça bedelleri hatalı ürünler nedeniyle müşteri tarafından ödenmediğini, davalı tarafından ayıplı üretilen mallar nedeniyle, ... ülkesine hava yolu ile 3550 ekstra ürün sevki, hava nakliyesinde çıkan ardiye ve gümrük bedelleri, fazla mesai ve hafta tatili çalışmaları bedelleri, 10850 adet milin kaplanması için geri götürülmesi masrafları(kaplama-sökme+tekrar kaplama), ... ülkesinde çapak problemi nedeniyle yapılan ayıklama işlemi bedeli, 84 adet iade edilen milin bedeli, 142 adet düz milde taş/zımpara izi olması nedeniyle oluşan maliyet, 461 adet düz milde korozyon olması sebebiyle millerin bedeli ve 3550 adet bedeli alınamayan parçaların maliyeti, davadışı ... Şirketi ...&... tarafından talep edilen 649 adet detay parçanın maliyeti(korozyon,düz milde fazlalık hatasına istinaden), yine dava dışı şirket tarafından talep edilen 5 adet kahverengi döşeme kaplama parçanın maliyeti (korozyon,düz milde fazlalık hatasına istinaden), yine şirket tarafından talep edilen 30 adet siyah döşeme kaplama parçanın maliyeti (korozyon,düz milde fazlalık hatasına istinaden), firma için ayıklama işlemi,hatalı olarak tespit edilen parti için ... Şirketi ...&... şirketi tarafından yapılan tuz sis testi bedeli olmak üzere müvekkil şirketin zararı şimdilik ve fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile 307.927,12 TL olduğunu, bahsi geçen konuda müvekkil şirket tarafından davalıya bedelin bir kısmı için 01.02.2021 tarih ve 13.785,24 TL bedelli fatura düzenlenmiş, ancak muhatap bu faturayı kabul etmeyerek itiraz ettiğini, davalı şirkete 12.04.2021 tarihinde ... 21. Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ayıplı mal nedeniyle oluşan zararların tazmini hususunda ihtarname çekilmiş, ancak davalı şirket ihtarnameye cevap vermemiş, zarar tazmin edilmediğini, ayrıca müşteri tarafından yaşanan problemler nedeniyle cezai şart/tazminat mahiyetinde yüklü bir yükümlülük doğacağı da ifade edilmiştir. Bu sebeple ... Şirketi ...&Co. Şirketi ile müvekkil arasındaki görüşmeler ve pazarlık halen devam ettiği için zarar miktarı henüz tam olarak belli olmadığını, zarar miktarının tam olarak tespit edilememesi nedeniyle HMK'nın 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açma zorunluluğu hasıl olduğunu, bu nedenlerle dayalı olarak ve 6100 Sayılı HMK'nın 107. Maddesi uyarınca yapılacak yargılama ve toplanacak delillere göre tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik; 1.000 TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı olmadığını, hukuki yarar dava şartı olmakla davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, aksine müvekkili şirketin davacı firmadan alacaklı olduğunu, bu hususta icra takibi başlattıklarını, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında düz mil ve dişli mil üretimi ve satışı konusunda anlaşıldığını, 2020 mart ayında taraflar arasında yapılan görüşmeler sonucunda müvekkil şirket, düz mil ve dişli millerden numune üretmiş 30.03.2020 tarihinde davacı firmaya sevk ettiğini, davacı firmanın da onayı ile seri üretime geçilmiş ve müvekkil şirket davacı tarafın siparişine göre üretmiş olduğu milleri talep edilen miktarlarda davacı firmaya sevk ettiğini, 2020 yılı mayıs ayından 2021 yılı mart ayına kadar taraflar arasında alım satım bu şekilde devam ettiğini, taraflar arasında yer alan resmi kayıtlara göre tüm satışlar ve tahsil edilen ödemeler düşüldükten sonra müvekkil davacıdan 309.864,70 TL alacaklı olduğunu, bu nedenle müvekkil şirket tarafından davacı borçlu aleyhine ... 9. İcra Müdürlüğü'nün 2021/... E. Sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, yapılan takibe, davacı tarafından itiraz edilmiş ve akabinden ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... E. Sayılı dosyası ile tarafımızca itirazın iptali davası açıldığını, dava hala derdest olduğunu, müvekkili firma tarafından üretilen tüm ürünlerin davacı tarafın istekleri doğrultusunda üretildiğini, her ürün sevkiyatı ile birlikte ürünlerin ölçüm, kaplama ve ham maddeye ilişkin raporları davacı firmaya iletildiğini, davacı firma iletilen ürünleri kontrol ettikten sonra kendi ürününe monte ederek sattığını, müvekkili firmanın iddia edildiği gibi ayıplı olarak teslim etmiş olduğu bir ürün olmadığını, davacının davayı açmakta haksız olduğunu, bu nedenlerle haksız ve kötü niyetli olarak açılan işbu davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ve esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞTİRİLEN ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2021/... ESAS, 2023/... KARAR SAYILI DAVADA:
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında düz mil ve dişli mil üretimi ve satışı konusunda anlaşıldığını, 2020 mart ayında taraflar arasında yapılan görüşmeler sonucunda müvekkil şirket , düz mil ve dişli millerden numune üretmiş 30.03.2020 tarihinde davalı firmaya sevk ettiğini, davalı firmanın da onayı ile seri üretime geçilmiş ve müvekkil şirket davalı tarafın siparişine göre üretmiş olduğu milleri talep edilen miktarlarda davalı firmaya sevk etmiştir. 2020 yılı mayıs ayından 2021 yılı mart ayına kadar taraflar arasında alım satım bu şekilde devam etmiştir. Ekte sunulan cari hesap ekstresinden de görüleceği üzere tüm satışlar ve tahsil edilen ödemeler düşüldükten sonra icra takibine konu bedel olan 309.864,70 TL davalı tarafından bugüne kadar ödenmediğini, bu nedenle müvekkil şirket tarafından davalı borçlu aleyhine ... 9. İcra Müdürlüğü'nün 2021 / ... EB. Sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, yapılan takibe, borçlu tarafından kötü niyetli olarak icra takibine konu alacağın tümüne, faiz ve diğer ferilerine itiraz edilerek takip durdurulmuştur. Daha sonra tarafımızca arabuluculuk işlemleri başlatılmış fakat bu aşamada da taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığını, davalı tarafın icra dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptali için işbu davanın açılması gereği doğduğunu, davalı kötü niyetli olduğundan dolayı aleyhine inkar tazminatına da hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Birleştirilen ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/... esas, 2023/... karar sayılı dosyası, ... 9. İcra Müdürlüğü'nün 2021/... E. Sayılı dosyası, fatura, sevk irsaliyesi, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Mahkememiz asıl dosyasında dava, hukuki niteliği itibariyle alacak; birleşen ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/... esas sayılı dosyasında dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilerek, taraf teşkili sağlanmıştır.
Mahkememiz asıl davasının yapılan yargılaması sırasında dosya makine mühendisi bilirkişi heyetine tevdi edilerek, dava konusu millerin ayıplı olup olmadığı ve tarafların kusur durumları kapsamında rapor tanzimi talep edilmiştir.
Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu bilirkişi raporunda özetle: Dava konusu düz millerin ayıplı olduğu, ayıbın üretimi üstlenen asıl dava davalısı tarafından taşlanarak düzeltilebileceği önerisi ile geldiği ve asıl davada davacı taraftan da kabul gördüğünden (her ne kadar korozyona uğramanın ürünlerin bulunduğu ortama göre değişik süre göstereceği bilinse de) açık ayıp niteliğinde olduğu, asıl dava davalısı tarafınca üretilen düz miller ayıplı olduğu ve bu ayıbın taşlanarak giderilmesinin her iki tarafça kabul edildiğinden, parçaların deniz aşırı sevki de gözetilerek pas ve korozyon riskine karşı taşlama sonrası, kaplama öncesi polisaj yapılmadığından, asıl dava davacısı tarafından da bu yönde herhangi bir talep gelmediğinden, söz konusu imalattaki ayıptan her iki taraf %50 oranında kusurlu oldukları mütalaa edilmiştir.
Tarafların beyan ve itirazları kapsamında, dosya önceki bilirkişi heyetine tevdi edilerek, davaya konu millerden dolayı bir zararın oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise; bu zararın miktarının ve tarafların bu miktarın ne kadarından sorumlu olduğunun belirlenerek, ek rapor tanzimi talep edilmiştir.
Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu ek bilirkişi raporunda özetle: Dava konusu düz millerin ayıplı olduğu, ayıbın üretimi üstlenen asıl dava davalısı tarafından taşlanarak düzeltilebileceği önerisi ile geldiği ve asıl dava davacısı tarafından da kabul gördüğünden (her ne kadar korozyona uğramanın ürünlerin bulunduğu ortama göre değişik süre göstereceği bilinse de) açık ayıp niteliğinde olduğu, asıl dava davalısı tarafınca üretilen düz miller ayıplı olduğu ve bu ayıbın taşlanarak giderilmesinin her iki tarafça kabul edildiğinden, parçaların deniz aşırı sevki de gözetilerek pas ve korozyon riskine karşı taşlama sonrası, kaplama öncesi polisaj yapılmadığından, asıl dava davacısı taraftan da bu yönde herhangi bir talep gelmediğinden, söz konusu imalattaki ayıptan her iki taraf %50 oranında kusurlu oldukları, kök raporda bir değişiklik olmadığı mütalaa edilmiştir.
Mahkememiz birleşen davasının yapılan yargılaması sırasında tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesine karar verilmiş olup, taraflarca sunulan ticari defter ve kayıtlar SMMM bilirkişiye tevdi edilmiştir.
SMMM bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu bilirkişi raporunda özetle: birleşen dava davacısının incelenmek üzere 2020 yılına ait yevmiye kebir ve envanter defterlerini ibraz ettiği, ibraz edilen defterlerin açılış ve yevmiye defterlerinin kapanış tasdikleri yasal sürelerinde yaptırıldığı, defterler birbirleri ile uyumlu olup muhasebe ilkeleri ve tekdüzen hesap planına uygun tutulduğu, birleşen dava davacısı 2021 yılında e-defter mükellefi olup defter bilgilerini ve e-defter beratlarını USB içinde ibraz ettiği, birleşen dava davacısının kendi defter kayıtlarına göre birleşen dava davalısı birleşen dava davacısına takip ve dava tarihinde takip ve dava tutarı kadar 309,864,70-TL borçlu olduğu, birleşen dava davalısının kendi defter kayıtları ve cari hesap ekstrelerine göre birleşen dava davalısının birleşen dava davacısına 309,936,72-TL borçlu göründüğü, iki taraf arasında 27,98-TL gibi küçük bir rakam fark bulunduğu, birleşen dava davalısı malın ayıplı olması nedeniyle 307,927,12-TL zarar ettiğini bunun bir kısm için 13,785,24-TL tutarında fatura düzenlediğini ancak birleşen dava davacısının bu faturayı kabul etmeyip iade ettiğini belirttiği, söz konusu fatura her iki taraf defterlerinde de kayıtlı olmayıp BA-BS formları ile de maliyeye beyan edilmediği, her iki tarafın defterlerine göre iade faturası hariç tüm faturalar karşılıklı işlenmiş yapılan tahsilat ve ödemelerde eksiksiz defterlere işlendiği, dolayısıyla BA&BS formlarının incelenmesine gerek bulunmamakla birlikte dosyada bulunan BA-BS formları ile davalı firma tarafından ibraz edilen BA-BS formları incelendiğinde birbirleri ile örtüştükleri görüldüğü, taraflar atasındaki uyuşmazlık konusu malın ayıplı olup olmamasına dayandığı, bununla ilgili teknik bilirkişilerden alınan rapora göre teslim edilen mallarda açık ayıp söz konusu olup her iki tarafta %50 oranda kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan davalı taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ticari defterini ibraz etmediğinden HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğu kabul edilmiştir.
O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, mahkememiz asıl davasında davacı tarafından davalı aleyhine eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davası açıldığı, mahkememizce dosya kapsamında dava konusu millerin ayıplı olup olmadığı ve tarafların kusur durumları kapsamında rapor hazırlanmak üzere 2 makine mühendisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu bilirkişi raporunda; Dava konusu düz millerin ayıplı olduğu, dava konusu düz millerin ayıplı olduğu ve ayıbın üretimi üstlenen davalı tarafından taşlanarak düzeltilebileceği önerisi ile geldiği ve davacı taraftan da kabul gördüğünden (her ne kadar korozyona uğramanın ürünlerin bulunduğu ortama göre değişik süre göstereceği bilinse de)açık ayıp niteliğinde olduğu, davalı tarafça üretilen düz miller ayıplı olduğu ve bu ayıbın taşlanarak giderilmesinin her iki tarafça kabul edildiğinden, parçaların deniz aşırı sevki de gözetilerek pas ve korozyon riskine karşı taşlama sonrası, kaplama öncesi polisaj yapılmadığından, davacı taraftan da bu yönde herhangi bir talep gelmediğinden, söz konusu imalattaki ayıptan her iki taraf %50 oranında kusurlu oldukları mütalaa edildiği, bahse konu bilirkişi raporu ile tarafların kusur durumlarının takdirinin mahkemenin takdirinde olmakla birlikte dava konusu ürünlerin açık ayıplı olduklarının tespit edildiği,
TTK 23/1-c maddesinde; "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." hükmünün bulunduğu,
TBK 222.maddede; "Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur." hükmünün bulunduğu,
TBK 223.maddede ise; " Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." hükmünün bulunduğu, bu nedenlerle dava konusu ürünlerin açık ayıplı olduğu anlaşılmakla asıl dava davacısı tarafından yukarıda zikredilen maddelere göre asıl dava davalısına süresinde bir geri bildirimde bulunmadığı ve ürünlerin bu haliyle kabul ediliği anlaşıldığından asıl dava bakımından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkememiz birleşen ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/... esas sayılı dosyası bakımından ise; davacı tarafından davalı aleyhine ... 9. İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyası icra takibi başlatıldığı, davalının icra takibine itiraz ettiği, mahkememizce ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesine karar verildiği, taraflarca sunulan ticari defter ve bağlı kayıtlarına göre birleşen dava davacısının kendi defter kayıtlarına göre birleşen dava davalısına takip ve dava tutarı kadar 309,864,70-TL borçlu olduğunun göründüğü, birleşen dava davalısının da kendi ticari defter kayıtları ve cari hesap ekstrelerine göre birleşen dava davalısına 309,936,72-TL borçlu göründüğü, bu nedenlerle birleşen dava davacısının birleşen dava davalısından 309.936,72 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla, birleşen davada ... 9. İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın davalı bakımından iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, davanın eser sözleşmesinden kaynaklı borçtan dolayı itirazın iptali davası olduğu ve durumun bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkabileceği değerlendirildiğinde birleşen dava davalısının kötü niyeti sabit olmadığından birleşen dava davacısının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
A-Asıl dava bakımından;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Maliye Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
B-Mahkememiz ile birleşen ... 1. ATM'nin 2021/... esas sayılı dosyası bakımından;
1-Davacının davasının KABULÜ ile, ... 9. İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı dosyasında yapılan itirazın davalı bakımından iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına,
2-Davalının kötü niyeti sabit olmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 21.166,86 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 3.742,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 17.424,46 TL nispi karar ve ilam harcının davalı ... Plastik Kalıp Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi 'den alınarak hazineye irad kaydına,
4-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Maliye Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalı ... Plastik Kalıp Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi 'den alınarak hazineye ÖDENMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi gideri 1.900,00 TL, keşif harcı 419,90 TL, keşif araç ücreti 325,00 TL, posta masrafı 73,50 TL olmak üzere toplam 2.718,40 TL yargılama gideri ve 3.742,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 6.460,80 TL yargılama giderinin davalı ... Plastik Kalıp Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi 'den alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 48.479,71 TL vekalet ücretinin davalı ... Plastik Kalıp Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi 'den alınarak davacıya verilmesine,
8-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/01/2024
Katip
¸e-imzalıdır.
Hakim
¸e-imzalıdır.
Katip
¸E-imzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!