WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

BURSA 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2020/732 Esas
KARAR NO : 2024/142
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... - ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/11/2020
KARAR TARİHİ : 08/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA:
-Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Bursa 4.İcra Dairesi’nin 2020/... Es. sayılı dosyasına konu 24.662,00 liralık alacağa ve faiz ve ferilerine yapılan haksız itirazın iptalini ve takibe konu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber tahsiline karar verilmesini, kötü niyetli davalı aleyhine %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
-Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Mevzubahis fatura şekli şartlara haiz olmadığını, davacı vekilinin 05.11.2020 tarihli dava dilekçesinde bahsi geçen 05.01.2016 tarih ve 10552 sayılı faturayı kabul etmediklerini, ilgili faturanın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 230.maddesindeki asgari şartları sağlamadığını, Vergi Usul Kanunu'nun "Faturanın Şekli" başlıklı 230.maddesinde sayılanlardan herhangi birinin eksikliğinde dahi faturanın şekli şartlara haiz bir fatura olmadığının kabulünün gerektiğini, madde metninde yazan hususlar faturanın zorunlu unsurlarından olduğunu, mevzubahis faturada malın cinsi ve adeti yazılmış olmasına rağmen malın fiyatı hususunda bir belirsizlik bulunduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 18 .maddesinin 2.fıkrası " Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir." hükmü ile tacirlere basiretli davranma yükümlülüğü hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla bir tacirin ticari faaliyetlerinde tedbirli, ileri görüşlü, sağ duyulu ve yaptığı işin inceliklerini bilen bir şekilde hareket etmesi gerekir. Tacir kişi bu sıfata haiz olduktan itibaren, sıradan bir kişiden ayrılmakta ve kendisine kanunen faaliyet alanıyla ilgili bir takım yükümlülükler getirilmektedir. Bu kişiden yapmakta olduğu işle ilgili yeterince bilgi sahibi olması, onunla alakalı güncel gelişmeleri takip etmesi, sosyal-politik-ekonomik şartlar dahlinde öngörülerde bulunması, bu öngörüler vasıtasıyla gerekli tedbirleri alması beklenmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da 15.10.2018 tarihli 2017/4517 Esas ve 2018/6346 Karar numaralı ilamında;"Academia ibareli markası ile aynı sektörde olması …tüketici nezdinde iltibasa yol açar nitelikteki Accademia ibaresini kullanmasının, basiretli iş adamı gibi…hareket ettiği sonucuna vardırmayacağı, bu ibaredeki C harfinin iki kez kullanılmış olmasının da ibarelerin farklı algılanmasına yetmeyeceği gerekçesiyle " bozma kararı vermiştir. Yine benzer nitelikteki Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 21.03.2016 tarihli 2015/13317 Esas ve 2016/3073 Karar numaralı ilamında; "…davacı tacir olup ticari işlem ve eylemlerinde basiretli davranmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük çerçevesinde davacının ticari ilişkide bulunduğu şahıslara ilişkin gerekli araştırmayı yapması, borca karşılık kendisine verilen çeklerin sıhhatlerini araştırması gereklidir. " şeklinde içtihat edildiğini, tacirlerin kendi alanlarında normal vatandaşlar gibi davranamayacakları kabul edildiğini, ancak tacirin basiretli davranma yükümlülüğüne rağmen 05.01. 2016 tarihli irsaliye faturasında fiyat olarak yazılan bedelin TL cinsinden mi yoksa döviz cinsinden mi olduğu, tarafların arasında bu hususu aydınlatacak herhangi bir sözleşme de bulunmadığından bu durumun iddia edilen borcun varlığına delalet edemeyeceğini, mevzubahis faturanın üzerindeki imzanın davalıya ait olmadığından herhangi bir bağlayıcılığının bulunmadığını, davacı tacir; uyuşmazlık konusu işin davalıya teslim ettiğini ve aralarında bu yönde bir satış yapıldığına ilişkin sözleşmeyle bu hususu kanıtlamak durumunda olduğunu, dolayısıyla davacı tarafın yalnızca ilgili faturaya dayanarak ; faturadaki imzanın müvekkil davalıya ait olduğundan bahisle, tarafların arasında tezahür etmiş bir sözleşme dahi olmadığını , davalıdan tahsil etmeye çalıştığı tutar için açtığı işbu itirazın iptali davasının reddi ile % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, karşılıklı beyan dilekçeleri, Bursa 4. İcra Müdürlüğünün 2020/... sayılı icra takip dosyası, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava, İtirazın İptali davasıdır.
Davacının alacağın kaynağı, haksız fiil ve kusur sorumluluğu olup 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 49 ve devamı maddelerine dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde mutlak ticari davalar: [(1) Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1. m.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;,
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012 - 6335 s. K. 1. m.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır] şeklinde düzenlenmiştir.
Bunun yanında, TTK'nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanununun havale hakkındaki 457 - 462 ve vedia hakkındaki 463 - 482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispî nitelikteki ticari davalar yönünden de ticaret mahkemesi görevlidir.
Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu Kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
O halde somut olayda yukarıdaki açıklamalar ışığında, davanın mutlak ticari davalardan olmadığı ve davacı ...'ın tacir olmaması nedeniyle davanın nispi ticari dava da olmadığı anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine ve HMK 114 ve 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dosyanın görevli ve yetkili Bursa Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın görev, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna,
2-HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın Bursa Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine,
3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa Asliye Hukuk Mahkemesince taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekili yüzüne karşı, davalının yokluğunda HMK'nun 341. Maddesi gereğince uyuşmazlık konusu miktarın kesinlik sınırının altında olduğundan kesin olarak karar verildi. Verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı.08/02/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır.

Hakim ...
¸e-imzalıdır.

Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır.
Aslının aynı olduğu tasdik olunur.
Katip ...
¸e-imzalıdır.