WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

BAKIRKÖY 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/9 Esas
KARAR NO : 2024/310

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/01/2024
KARAR TARİHİ : 18/03/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ....... ile müvekkili sigorta şirketi arasında, .... poliçe nolu 22/06/2021-22/06/2022 tarihleri arası dönem için geçerli "Geniş Kapsamlı Ev Sigorta Poliçesi" düzenlendiğini, sigortalı işyerinde meydana gelen 07.09.2021 tarihli hasarın müvekkili şirkete ihbarını takiben Sigortacılık Kanunu gereği konusunun uzmanı bağımsız Hazine Müsteşarlığına bağlı bir eksper tayin edildiğini, bağımsız eksper tarafından hasarın nedenini ve miktarı tespiten oluşturulan raporda özetle bağımsız eksper tarafından yapılan incelemede hasarın nedeni olarak "Sigortalı konutta tespit edilen yangın hasarının kiracının ihmal ve kusuru sonucu çıkması nedeniyle hasar bedelinin kiracı ......'DEN (..... T.C KİMLİK NO) rücu edilmesi uygun görülmüştür.." şeklinde olduğunu, bunun üzerine müvekkili şirketin poliçe gereği yükümlülüklerini yerine getirerek sigortalının hasarını ödediğini, sigortalının hasarını ödeyen müvekkil şirketin TTK'na göre halef olduğunu beyan ederek; fazlaya dair haklarını saklı tutmakla, Bakırköy ..... İcra Dairesi ..... Esas sayılı dosyası ile yapılan takibe karşı davalının itirazının iptalini, takibin takip talebinde belirtilen şartlarla devamını, davalı-borçlunun aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2018/2531 K. 2018/11280 T. 19.06.2018)
Sigortalı ve davalı gerçek kişi olup, zarara konu taşınmaz konut niteliğinde taşınmazdır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının 22.03.1944 Tarih E. ....., K......, RG. 3.7.1944 sayılı kararında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dâva, sigorta poliçesinden doğan bir dâva değildir. Bu nedenle, halefiyet dâvası bir ticarî dâva sayılamaz. Bu dâva, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dâva gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dâva açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu dâvası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. ( T.C. Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin 14/03/2013 tarih, ..... esas, ..... karar sayılı ilamı )
Somut olayda; sigortalı ve davalı gerçek kişi olup, zarara konu taşınmaz konut niteliğinde bir taşınmaz olduğu, uyuşmazlığın mutlak ticari davalardan bulunmadığı, sigortalının ve davalının tacir olduğuna ilişkin dosyada delil bulunmadığı, nispi ticari dava niteliğine de sahip olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA,
3-HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzünde davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/03/2024

Katip .....
e-imzalıdır

Hakim .....
e-imzalıdır