WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

BAKIRKÖY 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/58 Esas
KARAR NO : 2024/77

DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
DAVA TARİHİ : 07/09/2022
KARAR TARİHİ : 19/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/02/2024
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: davacı vekili özetle;
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin murisi .... 1.5.2007 tarihinde, davalı ... ile İstanbul Bahçelievler adresinde ".... San. Ve Tic. Ltd.Şti." isimli şirketi kurduğunu, murisin işbu şirkette %95 hisse oranına sahip olup davalının ise, şirkette %5 hisse oranına sahip olduğunu, müvekkillerinin murisinin aslen Irak vatandaşı olması ve Türkiye Ticaret Dünyası hakkında fikir sahibi olmaması nedeni ile davalı ile işbu şirketi kurduğunu, şirketin kurulması ile birlikte murisin tek başına şirketi temsil ve yönetme yetkisine haiz kılındığını, şirketin yaptığı ticari faaliyetler akabinde şirket adına .... Mah. ... Ada .... Parsel B Blok 2.kat 10 numaralı bağımsız bölümün satın alındığını, 18.11.2018 tarihinde murisin vefat ettiğini, murisin yakın akrabaları tarafından Irakta öldürülmüş olup öldüren akrabalarının idam ile mahkum edilmesi üzerine ait oldukları aşiretin kendilerine düşman olduğunu, müvekkillerinin Irak girişlerinin men edildiğini, Irak da can güvenliklerinin bulunmadığını, müvekkillerinin Irak'a dönemediğini ve Türkiye' de yaşamaya başladıklarını, ancak bu süreçte geçinmek için babalarının varlığında gelir getiren şirket ve oturdukları dairede oturmaya devam etmek istediklerini, davalı ...'in, murisin vefat ettiğini öğrenmesi üzerine sahte genel kurul evrakı düzenleyerek kendini şirketin müdürü olarak tayin etmek istediğini, bu işlem için 28.12.2021 tarihinde İstanbul ... Noterliği' ne gidip 2 adet imza beyannamesi ve 2 adet karar sureti tasdiki düzenletmek istediğini, noterlik çalışanının, Genel kurul defter tasdikinin sahteliğinden şüphelendiğini ve Bakırköy .... Noterliği 23.12.2021 tarihli ... Yevmiye numaralı evrakın teyidini almak için Bakırköy .... Noterliği ile iletişime geçtiğini, ancak Bakırköy ....Noterliği kendi kayıtlarında bu yevmiye ve tarih numarası ile başka bir şahsa ait işlem olduğunu, böyle bir işlem yapmadıklarını beyan ettiğini, bunun üzerine ilgili İstanbul .... Noterliği tarafından 28.01.2022 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Savcılığına ... Soruşturma numarası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, Savcılık tarafından ilgili Genel Kurul defterinin muhafaza altına alındığını ve işlemin tesis edilmediğini, davalı tarafından İstanbul .... Noterliğinden ilgili işlem 08.02.2022 tarihinde tesis edilip İstanbul Ticaret Sicil Gazetesinde kendini 3.2.2022 tarihinde Şirketin yetkili müdürü olarak ilan ettirdiğini, davalının, müvekkillerinin Irak'a dönemediklerini öğrenince ve burada ikamet edeceklerini anlayınca hızla 24.06.2022 tarihinde Şirket üstüne kayıtlı müvekkillerinin ikamet ettiği daireyi yakın arkadaşı diğer davalı ...'e 28.06.2022 tarihinde tapuda satış göstererek devrettiğini, akabinde diğer davalı ...'in müvekkillerine Bakırköy ... Noterliğinden 28.06.2022 tarihinde .... Yevmiye numaralı ihtarı keşide ederek taşınmazı tahliye etmelerini istediğini, müvekkillerinin oturdukları daireyi satış gösterdiğini, tahliye ihtarı gönderildiğnii, müvekkillerinin elektrik ve sularını kestiğini, müvekkillerine tehdit yöneltildiğini, müvekkillerinin haklarını aramalarına engel olmak istendiğini, davalıların taşınmazı müvekkillerinden kaçırmak amacıyla her türlü hileli yolu denediğini, Davalı ...'in taşınmazı hacizli hali ile satın aldığını, davalıların muvazaalı hareket ile yaptığı devrin geçersiz olduğunu, devrin iptali ile tapuda ilgili taşınmazın eski maliki olan ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı mirasçıların şirket içerisinde ki ihtilaflarını bilmesinin mümkün olmadığını, taşınmazın satıcısı, şirket yetkilisi, herhangi birisi ile yakınlığı , fiili ve hukuki bir bağı olmadığını, dava konusu taşınmazın müvekkili tarafından tapu kaydı, imar durumu, konumu kontrol edilerek parası peşin olarak ödenmek suretiyle yatırım için satın ve teslim alındığını, bu sebeplerle davacıların bu davayı açmakta kötü niyetli olduğunun sabit olduğunu, müvekkili aleyhine açılan haksız ve hukuka aykırı iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıların maliki veya yasal hak sahibi olmadığı bir gayrimenkul üzerinden ayni hak iddiası ile kendilerinin şikayetlerinden oluşan soyut beyanlarına dayalı savcılık dosyasını delil göstererek açtıkları davanın mahkemede bir hükmü olmadığını, hak sahibi ve taraf sıfatı taşımayan kişilerce açılan işbu davanın reddinin gerektiğini beyan etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; taşınmazı iyi niyetli satın aldığını, aleyhine verilen tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava tapu iptali ve tescili isteminden ibarettir.
Büyükçekmece .... Asliye hukuk mahkemesi'nin ... esas, ... karar, 25/10/2023 tarihli görevsizlik kararı ile dosya mahkememizin .... esasına kaydı yapıldığı görülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar (Gönen ERİŞ, Gerekçeli- Açıklamalı- İçtihatlı 6335 Sayılı Kanunla Güncellenmiş Yeni TTK Hükümlerine Göre Ticari İşletme ve Şirketler Ticaret Sicili Yönetmeliği ve İlgili Tebliğler, Seçkin Yayınevi, C. 1, 1. Baskı, Ankara 2013, s. 323)
Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1. maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447,  yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK’nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m. 99), İcra İflas Kanunu (m. 154), Finansal Kiralama Kanunu (m. 31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m. 22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK’nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK’nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK’da yeterli görülmüştür.
6335 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 2. maddesi ile değişik TTK’nın 5/1. maddesinde, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, asliye ticaret mahkemesinin tüm ticarî davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir. Buna göre, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki hukuki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Bu nedenle, asliye ticaret mahkemesinin bakması gereken davalarda, asliye hukuk mahkemesi görevli sayılamaz. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay tarafından re’sen dikkate alınır. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK’nın 5/4. maddesinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde, asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez.
Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.09.2015 gün ve 2014/15-1026 E. 2015/1765 K.; 16.09.2015 gün ve 2015/15-440 E., 2015/1769 K. sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.
Somut olayda; uyuşmazlık muvazaaya dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkin olup, taraflar tacir değildir ve ayrı yargılama gerektiren yönetici sorumluluğu, genel kurul iptali ve TTK 553. maddesine ilişkin sorumluluk davası da açılmamış olup, husumet şirkete ve yöneticilerine yöneltilmemiştir. TTK 551/1 kapsamında şirket zararına ilişkin olarak yöneltilen bir husumet de bulunmamaktadır, ayrıca uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesi tarafından çözülebilmesi için, uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması zorunludur. Bu sebeple görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup, aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli ve yetkili mahkemenin Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA ;
3-6100 Sayılı HMK'nun 20.maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararına karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kararın kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren olumsuz görev uyuşmazlığının halli için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti hususlarının görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere HMK madde 320/1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle karar verildi. 19/01/2024

Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır