WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

BAKIRKÖY 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/381 Esas
KARAR NO : 2024/38

DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/11/2021
KARAR TARİHİ : 11/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/02/2024
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: davacı vekili özetle; davacının Ürdün vatandaşı olduğunu, Türkiye'de ikamet ettiğini, Türkiye'de tanıştığı ... isimli şahısla araç alım satımı ile ilgili ticaret yapmak için İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kayıtlı ... sicil numaralı ... İthalat İhracat Ltd. Şti.'ni kurduğunu, şirketin 20.07.2021 tarihinde ticaret siciline tescil edildiğini, davacının şirkette yüzde elli oranında hissedar olduğunu, diğer yüzde elli hissedarın ise ...'in eşi ... olduğunu, şirketin temsili davacı ve ...'in imzaları ile müştereken temsil edildiğini, davacı ve dava dışı ...'in şirket ile ilgili işlemleri yapması için vekaletname ile ...'in eşi ...'i yetkilendirdiklerini, davalı ...'nın 21/12/2020 tarihinde ... plaka sayılı aracını davacının hissedar olduğu ... İthalat İhracat Ltd. Şti'ne Bakırköy .... Noterliği'nin 21/12/2020 tarih ve ... yevmiye sayılı araç satış sözleşmesinin ile 400.000,00 TL bedelle sattığını, satış bedeline karşılık olarak teminat olarak, araç satışı ile aynı tarihli 21/12/2020 Tanzim Tarihli, 30/04/2021 Vade Tarihli 80.000 USD meblağlı bono düzenlendiğini, bonoyu davacı ve ...'in imzalayarak Davalıya verdiklerini, davalıya, ...'in kardeşi olan ... tarafından ... Bankası havale yoluyla 31.200,00 USD, ... İthalat İhracat Ltd. Şti tarafından ... bankasından Davalının vekili ... hesabına 5.000,00 USD, ... İthalat İhracat Ltd. Şti tarafından ... bankasından Davalının vekili ... hesabına 3.000,00 USD, ... İthalat İhracat Ltd. Şti tarafından ... bankasından Davalının vekili ... hesabına 1.925,00 USD, ... İthalat İhracat Ltd. Şti tarafından ... bankasından Davalının vekili .. hesabına 5.000,00 USD,... İthalat İhracat Ltd. Şti tarafından ... bankasından Davalının vekili ... hesabına 5.000,00 USD olmak üzere toplamda 51.125,00 USD ödendiğini, davalıya araç satış bedeli olan 400.000,00-TL karşılığı olarak 51.125,00 USD olarak ödendiğini, davalı hakkında bedelsiz kalan senedi icra takibine konu ettiği için 5237 s. TCK'nun 156. Maddesinde belirtilen bedelsiz senedi kullanma suçundan ayrıca Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma dosya numarasının bilahare bildirileceğini, davacının, davalıya araç satış bedelinin teminatı olarak verilen 80.000,00-USD lik bonodan dolayı herhangi bir borcu olmadığını, davalının adı geçen bonoyu tahsile vermesi veya ciro etmesi mümkün olduğundan karşılığı olmayan işbu bononun üçüncü şahısların eline geçmemesi için ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiklerini beyanla davacının, davalıya bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile mahkeme masrafları, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı ... ile davalı arasında gerçekleşen ticari faaliyetler kapsamında bir süre iş yaptıklarını, fakat dava dilekçesinde belirtilen vakıların mahkemeyi yanıltmaktan başka hiçbir nitelik taşımayan ifadelerden ibaret olduğunu, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere davacının borcuna esas senedi Büyükçekmece .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile tahsil etmek amacıyla davacıya tarafımızca takip başlatıldığını, senet tutarının 80.000,00 $ olduğu, fakat tarafımıza yalnızca 10.000,00 $ ödenmiş olduğu için işbu takip 70.000,00$ üzerinden başlatıldığını, davacının dava dilekçesinde herhangi bir delile dayanmayan salt gerçek dışı ifadelerle davalının borcunu ödememelerine rağmen tarafımıza ne sebeple dava açtıklarını anlamak mümkün olmadığını, borç senedine ilişkin tarafımıza 10.000 $ tutarından başka hiçbir ödeme yapılmadığını, işbu davanın açılmasının tek sebebinin davalıya tabir-i caizse diş göstermekten başka bir şey olmadığını, davacının dava dilekçesinde ödenmiş olduğunu belirttiği ödemelerin hiçbirinin taraflarına senet karşılığında ödenen meblağlar olmadığını, davacının bu iddiasını ispatlaması gerektiğini, dava dilekçesinin temelini oluşturan dekontları bile dava dilekçesinin ekinde sunmadıklarını, gerçeğe aykırı ifadelerle ihtiyati tedbir kararı alarak davalıyı sıkıştırabileceğini düşündüklerini, dava dilekçesinde davacı tarafı açıkça muvazaalı işlemler yaptıklarını belirttiklerini, davaya konu icra dosyasının davalının alacaklı olduğu para için borçlu ...'ın iş yerine hacze hacze gidildiğini, iş yerinde dava dışı ve icra dosyasında da borçlu olmayan ... isimli şahsın yetkili olarak orada olduğunun görüldüğünü, buna ek olarak davacının şirketinin içinin boşaltıldığını ve aynı adreste yeni bir şirket açıldığını, söz konusu iş yerinin de resmi yetkilisinin ...'in akrabası olduğu tahmin edilen ... isimli şahsın olduğunun görüldüğünü, bütün işlemlerin muvazaalı olduğunu anlayabileceklerini, taraflarınca henüz bir tahsilat yapılmadığını, davacı tarafın üzerindeki bütün mal varlığını hukuka aykırı şekilde elinden çıkardığını ve tahsil edilebilecek bir şey bırakmadığını, kendilerine sürekli dava açtığını, işbu davayı kaydebeceklerinden emin olmalarına rağmen herhangi bir zarara uğramayacaklarını düşündüklerini, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, davacının belirtmiş olduğu ödemelerin neye ilişkin yapıldığını kanıtlamasını gerektirdiğini, dava dilekçesinde bildirilen banka dekontlarına ilişkin, hangi ödemenin söz konusu borca ilişkin yapıldığını belirtmesi, açıkça belirtmek gerekirse, hangi ödeme açıklamasında davaya esas senede ilişkin ödeme yapıldığına dair açıklama yazdıklarını belirtmelerini beklediklerini, basiretli bir tacir olarak bu hususun esas olduğunu bilmeleri gerektiğini, aksi bir işlemin olağan ticari faaliyete aykırı olduğunu, davalı ile yaptıkları başkaca ticari faaliyetlere ilişkin ödemeleri senet borcuna mahsup etmek istemli iddialarının ticari ahlaka uygun olmamakla beraber, aynı zamanda hukuka aykırı olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmişir.
DELİLLER:
İstanbul İl Göç İdaresi Müdürlüğü'nden celp edilen davalı adres bilgisi, Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyası, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturma dosyası,... plakalı aracın trafik tescil kayıtları, dava dışı ... Limited Şirketi'nin ticaret sicil kayıtları, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası, ... Bankasından celp edilen banka hesap hareketleri, Bakırköy .... Noterliği'nin 21/12/2020 tarih, ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi fotopokisi,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takibe konulan 21/12/2020 tanzim tarihli 30/04/2021 vade tarihli 80.000 USD meblağlı senedin ... plakalı araç satışı nedeniyle teminat olarak verilip verilmediği ve senet nedeniyle davacının bankadan ödeme yapıp yapmadığı, bu ödemelerin bu senede ilişkin olup olmadığı, senedin bedelsiz kalıp kalmadığı, senedin taraflar arasında başkaca ticari ilişki neticesinde verilmiş ise senedin dayanak noktasının tespiti konusundan ibarettir.
İşbu dava dosyası Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 05/11/2021 gün ve ... esas ... karar sayılı görevsizlik kararı gereğince mahkememize tevzi edilerek, mahkememizin ... esasına kaydı yapılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmıştır.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle, alacağın dayanağını teşkil eden kambiyo senedinin hukuksal niteliğini irdelemiştir.
Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine dayanır.
Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir ‘gayeye’ ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye, bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan bu ilişki "kambiyo ilişkisi" olarak anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu "kambiyo taahhüdü"nde bulunmuş olur.
Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl/temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.
Bu genel açıklamadan sonra, hemen belirtmelidir ki, bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bonoyu düzenleyen, asıl borçlu durumundadır (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 779/1).
Bu aşamada, menfi tespit konulu eldeki davada, ispat yükünün özellikleri üzerinde de durulmalıdır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72.maddesi gereğince, borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında, borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6).
İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir.
Borçlu, borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Kambiyo senetlerine dayalı davada ise ispat yükü davacı borçludadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir.
Aynı ilkeler, HGK’nun 17.12.2003 gün ve ... E., ... K. sayılı ilamında da benimsenmiştir.
Yukarıda yapılan tüm açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde: Davacılar, kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespitini istediğine göre, konunun hem kambiyo hem de ispat hukuku açısından ele alınıp, değerlendirilmesi gerekir.
6100 Sayılı HMK m. 201 gereğince; yazılı bir belgeye (senede) bağlanmış olan her çeşit iddiaya karşı defi olarak ileri sürülen hususların yazılı delillerle ispatlanması gerekir.
Yargıtay içtihatları ve öğretide kabul edildiği üzere, bonolara özgü seçimlik unsurlardan biri de temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik “bedel kaydı”dır. Yinelemek gerekirse “bedel kaydı” kambiyo senedinin ihtiyari kayıtlarındandır. Bu kayıt keşidecinin (borçlunun), senedin lehdarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığını ispata yarar. Aslında kambiyo senetleri hukuku yönünden bu kayıtların bir anlamı ve önemi yoktur. Çünkü kambiyo senedinin düzenlenmesiyle, mücerret bir borç ilişkisi yaratılmaktadır. Bu nedenle de karşı edimin elde edilip edilmediğinin önemi de bulunmamaktadır. Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının varlığı ya da yokluğu senedin bono niteliğini etkilemez. Bedel kayıtları daha çok keşideci ile lehdar arasındaki iç ilişki yönünden ve ispat konusunda önem taşır. Kişisel defi nedenlerinin varlığının kanıtlanmasını kolaylaştırır.
Sözü edilen kayıtlar özellikle ispat hukuku açısından ilgilileri bağlayıcı niteliktedir. Bedel kaydı içeren bononun lehdarı, artık senedin “kayıtsız ve koşulsuz bir borç ikrarı olduğu” yolundaki soyutluk kuralına dayanamayacaktır.
Borç ikrarını içeren bir belge aleyhine kanıt sunulabilir. Ancak; ikrar borcun nedenini içeriyorsa, sadece bu nedenin gerçekleşmediğinin kanıtlanması gerekir (12/4/1933 gün ve 1933/30-6 Sayılı YİBK ).
Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, davacının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır (HMK'nın m. 191/1, TMK m. 6). Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, buna senedin talili denmektedir. Bu anlamda talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir ve bu hâlde ispat yükünün kaydın aksini iddia edene ait olacağında kuşku bulunmamaktadır.
Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/19-821 E. 2019/58 K. )
Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davalının, 80.000,00 USD bedelli, 21/12/2020 düzenleme tarihli, 30/04/2021 ödeme tarihli senet dayanak tutularak, 72.005,07 USD Takip tarihi toplam alacak miktarı bakımından, 12/08/2021 tarihinde davacı aleyhine takip başlattığı görülmüştür.
İcra takibine dayanak 80.000,00 USD bedelli, 21/12/2020 düzenleme tarihli, 30/04/2021 ödeme tarihli senedin incelenmesinde; davalı ...'nın alacaklı, davacı ... ve dava dışı ...'in borçlu konumda olduğu, senedin teminat olarak verildiğine ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığı tespit edilmiştir. Buna ilişkin yazılı protokol de sunulmamıştır.
Tarafların ticari defterlerinin bilirkişi marifeti ile ilgili olarak incelenmesi ile ilgili olarak davacı tarafa bilirkişi ücretini yatırması hususunda 2 haftalık kesin süre verilmiş, kesin süreye rağmen davacı tarafça bilirkişi ücreti ikmal edilmemiş, bu nedenle bilirkişi incelemesi yapılamamıştır.
Davacının yemin deliline dayandığı, davalının yemin "Davalı ... Takıya 80.000,00-USD lik bononun araç satış bedelinin teminatı olarak verilip verilmediği,Davalı ...'nın araç satış bedeli olan 400.000,00-TL karşılığı olarak 51.125,00 USD'yi tahsil edip etmediği, Büyükçekmece .... İcra Dairesi ... Esas Sayılı İcra Takibine Konu Olan,21/12/2020 Tanzim Tarihli, 30/04/2021 Vade Tarihli Bonodan Dolayı, Müvekkilinin davalı ... Takıya gerçekte borcu bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkin davalı ... Takıya namusu, şerefi , çocukları ve bütün muktesatı üzerine yemin edasının yaptırılmasını talep ederiz" şeklindeki yemin metnini mahkememize sunduğu, sunulan yemin metninin davalı ...'ya tebliğ edilmesine rağmen davalının mahkememize gelerek bu hususta yemin eşliğinde beyanını sunmadığı görülmüştür.
Celp edilen tüm deliller, tarafların iddia ve savunmaları ile tüm dosya kapsamı incelendiğinde;
Somut olayda; davacının yetkilisi olduğu ... İthalat İhracat Ltd. Şti. ile davalı arasında mevcut araç satış sözleşmesi bulunduğu, 51.125,00 USD'yi davacının ödediğinin iddia ettiği, celp edilen banka kayıtlarında bu bedelin davalıya gönderildiğinin anlaşıldığı, araç satış tarihinde düzenlenen 80.000,00 USD bedelli, 21/12/2020 düzenleme tarihli, 30/04/2021 ödeme tarihli senedin incelenmesinde; davalı ...'nın alacaklı, davacı ... ve dava dışı ...'in borçlu olduğunun görüldüğü, davacının iş bu senedi araç satışına ilişkin teminat olarak davalıya verdiğini iddia ettiği, ispat yükünün davacıya ait olduğu, davacının iddiasını ispata ilişkin olarak, dava dışı ... İthalat İhracat Ltd. Şti.'nin ticari defterlerinin davacı tarafından ibraz edilmemesi ve defterlerin incelenmesi için gerekli bilirkişi ücretinin yatırılmaması nedeniyle incelenemediği, senedin üzerinde teminat olarak verildiğine ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığının senedin incelenmesinden anlaşıldığı, ancak davacının iş bu senedin teminat olarak verilip verilmediği hususunda son delil olarak yemin deliline başvurması üzerine, davacının yemin metnini mahkememize sunduğu, davalının ülkemiz sınırları içerisindeki adresinde yemin metninin davalıya tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından davalının yurt dışında olduğunun ve ülkeye gelmesinin mümkün olmadığını bildirdiği buna ilişkin yazılı delil ibraz edilmediği, davalının yemine iştirak etmemesi ve istinabe talebinde de bulunmaması karşısında davanın kabulü ile Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyada 21/12/2020 tanzim tarihli, 30/04/2021 vade tarihli bonodan dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kabulü ile B.çekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyada 21/12/2020 tanzim tarihli, 30/04/2021 vade tarihli bonodan dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 42.560,73 TL harcın peşin alınan 10.640,18 TL harçtan mahsubu ile eksik ‭31.920,55‬ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan ‭244‬,00 TL posta masrafı ile toplam harç gideri ‭10.707,98‬ TL olmak üzere toplam ‭10.951,98‬ TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 93.227,37 TL avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davalı tarafından yargılama masrafı yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
11/01/2024

Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır