WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Temmuz 2026

BAKIRKÖY 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/297 Esas
KARAR NO : 2023/537

DAVA : Alacak (Franchise Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/03/2023
KARAR TARİHİ : 13/06/2023
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :12/07/2023
Davacı vekili tarafından açılan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 11/02/2022 tarihli franchise sözleşmesi akdedildiğini, davacının sözleşme kapsamında tüm edimlerini eksiksiz olarak yerine getirmesine, sözleşme bedelini ödemesine ve sözleşmede kararlaştırılan niteliklere sahip mağaza bulmasına rağmen davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, bu sebeple davacının haklı sebeple sözleşmeden döndüğünü ve ödenen bedelin iadesini davalı tarafa bildirdiğini, davalı tarafın 20.000 USD bedeli davacıya iade etmesine rağmen kalan 15.000 USD bedeli cezai şart maddesi uygulanmak suretiyle ile iade etmediğini, davalının cezai şart bedeline hak kazanmadığını, bu sebeple davalının cezai şart bedeli altında tahsil ettiği bedelin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının sözleşmeden haklı neden olmaksızın döndüğünü, bu sebeple kendilerinin ceza şart bedeline hak kazandığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; taraflar arasında akdedilen franchise sözleşmesi kapsamında davalının davacıya uygulamış olduğu cezai şartın iadesi talebine ilişkindir.
Bilindiği üzere mahkemenin görevi HMK 114. maddesi gereğince dava şartı olup, mahkemece kendiliğinden ve yargılamanın her aşamasında gözetilmesi gereken bir husustur. Asliye Ticaret Mahkemeleri, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine giren ticari davaların çözümlendiği mahkemelerdir. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevine giren işler dışında kalan tüm uyuşmazlıklar Asliye Hukuk Mahkemesi'nce çözümlenir. Hangi davaların ticari dava olduğu TTK'nun 4.maddesinde sayılmıştır.
01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5'inci maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticarî nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir.
Somut davada; davacı vekili, taraflar arasındaki 11/02/2022 tarihli franchise sözleşmesi akdedildiğini, davacının sözleşme kapsamında tüm edimlerini eksiksiz olarak yerine getirmesine, sözleşme bedelini ödemesine ve sözleşmede kararlaştırılan niteliklere sahip mağaza bulmasına rağmen davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, bu sebeple davacının haklı sebeple sözleşmeden döndüğünü ve ödenen bedelin iadesini davalı tarafa bildirdiğini, davalı tarafın 20.000 USD bedeli davacıya iade etmesine rağmen kalan 15.000 USD bedeli cezai şart maddesi uygulanmak suretiyle ile iade etmediğini, davalının cezai şart bedeline hak kazanmadığını, bu sebeple davalının cezai şart bedeli altında tahsil ettiği bedelin iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Somut olayda uyuşmazlık Franchise sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Franchise sözleşmesi, Türk Borçlar Kanunu'nda veya özel yasalarda düzenlenmemiş olmakla birlikte öğretide kendine özgü bir sözleşme türü olarak kabul edilmekte ve tarafları bağlayıcılığı olan ve her iki tarafa da karşılıklı hak ve yükümlülükler getiren, sürekli borç ilişkisi doğuran, çerçeve sözleşme niteliğinde olup doktrinde, kanunda düzenlenmediğinden dolayı isimsiz sözleşme olan franchise sözleşmesinin sui generis ya da karma bir sözleşme olduğuna dair çeşitli görüşler bulunmaktadır. Bu tür sözleşmelerden kaynaklanan davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine dair yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü için uyuşmazlık konusunun her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olması ve her iki tarafın da tacir olması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta davalının tacir, işin de davalı şirketin ticari işletmesiyle ilgili olduğu aşikardır. Mahkememizce davacının tacir olması halinde tacir olduğuna ilişkin belgelerin dosyaya sunulması için davacı vekiline süre verilmiş, ancak davacı vekili tarafından söz konusu belgeler dosyaya sunulmamıştır. Mahkememizce davalının gerçek kişi tacir olup olmadığına ilişkin Vergi Dairesi ve Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerelere verilen cevapta, davacının gerçek kişi tacir olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, tarafların sıfatına ve davanın niteliğine ve konusuna ve miktarına göre nispi ya da mutlak nitelikteki bir ticari dava söz konusu olmadığından davada görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olmayıp, genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan Mahkememizin görevsizliğine ve Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c. ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevli Mahkemenin Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,
3-6100 Sayılı HMK nun 20. maddesine göre kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde müracaat halinde dosyanın yetkili ve görevli Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde aynı madde gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE,
4-6100 Sayılı HMK 331/2 maddesi gereği harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti hususlarında yetkili ve görevli Mahkemece karar verilmesine, dosyanın yetkili ve görevli Mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın resen ele alınarak bu hususlarda Mahkememizce karar verilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/06/2023

Katip ....
e-imzalıdır.

Hakim ...
e-imzalıdır.