WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

BAKIRKÖY 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/347 Esas
KARAR NO : 2024/59

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/06/2016
KARAR TARİHİ : 22/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin, davalı şirketin ..... nolu abonesi olduğunun, davacı aboneye hiçbir doğru bulgu, teknik bilgi ve hukuki veriye dayanılmadan düzenlenilmiş olan kaçak ve kaçak ek tahakkuk faturaları, işbu faturaların hesaplama yöntemleri ve faiz uygulamalarının haksız olduğunu, davacının 186 numara ile davalı şirkete başvurarak sayacın bozulduğunu bildirdiğini, 16/03/2016 tarihinde tutanak düzenlenerek sayacın değiştirildiğini, davacının tüm faturalarını düzenli ödediğini, ancak davalı şirketçe davacı tarafın sanki 12 aydır karşılık kazanma amacı taşır gibi işlem yapıldığını, sayaca ait kaçak elektrik bedeli ile ilgili mevzuat gereğince ve elektriğin kesilmemesi için 15/04/2016 tarihinde davalı şirketle taksit protokolü imzalanmış olup 34.630,31 TL fatura bedelinin ilk taksiti olan 7.145,83 TL tutarın ödendiğini, kalan taksitler ödenmeye devam ederken davacıya bu kere de 101.956,20 TL kaçak ek tahakkuk bedelinin tanzim edildiği, davacı tarafın işbu ek tahakkuktaki 244.000 kwh tüketimin yüksek olması nedeniyle davalı şirkete başvurduğunu, ancak olumsuz cevap aldığını, sayaç değiştirme, ölçü ve mühür tutanaklarının abonelik dosyasında mevcut olduğunu, davalı şirketçe sayaç sökme takma değişim ve mühürleme tarihlerinin esas alınması gerekirken 12 ay üzerinden keyfi hesaplama yapmasının kabul edilemez olduğunu, EPDK 29/12/2005 karar tarihli 622 karar numaralı kurul kararında M:1/B süre ile ilgili düzenlemede en ilgili sayaçla en son yapılan işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan sürenin esas alınması gerektiği ve bu sürenin 90 günü geçemeyeceğinin bildirildiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 29. Maddesinde de doğrul bulgu ve belgenin olmadığı durumlarda en fazla 90 günlük sürenin esas alınmasının gerektiğinin bildirildiğini beyan ederek 08/06/2016 tarihi itibariyle davacı tarafın sayacına kör tapa vurulma suretiyle kesilen elektriğin aktif hale getirilmesi ve muhtemel icra takiplerinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararının verilmesini, ilgili .... nolu aboneliğe kaçak ve kaçak ek tahakkuk bedeli adı altında düzenlenen toplam 136.586,51 TL bedelin ve bu bedele uygulanan faizlerin iptaline ve böyle bir borcun olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP;Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirketin 01/01/2013 tarihinden itibaren perakende işlerden sorumlu ayrı bir tüzel kişilik ve 26/11/2013 tarihinden itibaren de ünvanının ..... olması nedeniyle, bu ayrışma işlemleri sonucunda dağıtım işlerinden sorumlu ..... 'tan elektrik alan tüm abonelerle yapılmış olan elektrik satış sözleşmelerinin ...... 'a devredildiğini, müvekkili kurumun ise söz konusu davada herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, husumetin .....'a yöneltilmesi ve davanın .....'a ihbar edilmesi gerektiğini, HMK 389. Maddesinde öngörülen hallerin gerçekleşmemiş ve davacı vekilinin sayılan hallerin varlığının kuvvetle muhtemel olduğunu ispat edemediğinden dolayı davanın ve ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

İş bu dava menfi tespit istemli olup,davacı taraf kaçak elektrik kullandığı gerekçesi ile tarafına tutulan tutanak doğrultusunda tahakkuk ettirilen 34.630,31 TL kaçak tahhakuk ve 101.956,20 TL ek tahakkuk toplamı 136.586,51 TL yönünden borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Yargılama aşamasında davacı tarafça kesilen cezalar ödenmekle dava istirdat davasına dönüşmüştür.
Mahkememizce 11/02/2019 tarih ..... Esas .... Karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hüküm İstinaf denetimine tabi tutulmuş;

T.C.İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ .... HUKUK DAİRESİ ESAS NO: ..... KARAR NO : ... sayılı ilamı ile ;
Farklı bilirkişilerden alınan raporlarda 1.ve 2.bilirkişilerin davacının borçlu olduğu tutara ilişkin sonuç olarak hesaplamalarında ilk bilirkişi 82.152,64 TL olarak hesaplamasına rağmen,hükme dayanak 2.bilirkişinin ise 86.150,55 Tl borçlu olduğunu belirlemiş olmakla,raporlar arasında 4.000,00 TLya yakın bir farklılık ortaya çıktığı ,raporlar arasındaki çelişki giderilmeden ve bu husus gerekçede tartışılmadan karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece alınan ilk ve ikinci bilirkişi raporlarının kök ve ek raporları arasında 4.000 TL ya yakın fark bulunduğu,bu durumda ilk bilirkişi 82.152,64 TL olarak hesaplamasına rağmen,hükme dayanak 2.bilirkişinin ise 86.150,55 Tl borçlu olduğunu belirlemiş olmakla,raporlar arasında ortaya çıkan farklılık açısından , raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesi usul ve hukuka uygun bulunmamıştır.
Bu nedenle bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi yönünden başka bir bilirkişiden yeniden rapor alınması gerektiğinden, davacının, davalının ve feri müdahilin istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1a-6.madde gereğince kaldırılarak dosyanın mahkemesine geri gönderilmesi gerekmiştir.
Dosya geri çevrilmekle ,dosyadaki iki bilirkişi raporundaki çelişki giderilmek üzere bilirkişiye tevdi edilmiş,
15/01/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda;
Bozma ilamında, Mahkemece alınan ilk ve ikinci bilirkişi raporlarının kök ve ek raporları arasında 4.000 TL ya yakın fark bulunduğu, bu durumda ilk bilirkişi 82.152,64 TL olarak hesaplamasına rağmen hükme dayanak 2.bilirkişinin ise 86.150,55 TL borçlu olduğunu belirlemiş olmakla, raporlar arasında ortaya çıkan farklılık açısından, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, kanaatim birinci bilirkişi raporunda belirtildiği gibi, davacının 7.610,15 TL (kaçak) + 82.152,64 TL. (kaçak ek) olmak üzere toplam 89.762,79 TL tutardan sorumlu tutulabileceği yönündedir.
Davacı tarafın 136.586,51 TL - 89.762,79 TL = 46.823,72 TL menfi tespit talebinin olabileceği kanaatine varılmıştır.
Ödeme listesi yukarıda detaylandırılmış olup, 09.06.2016 dava tarihi itibariyle fazladan ödeme bulunmadığı, en son ödeme yapıları taksit tarihi itibariyle faiz dahil 54.149,00 TL. davacı talebi olabileceği kanaati ile rapor düzenlenmiştir.
..... 'amüzekkere yazılarak davacı tarafça yapılan ödemeler dosya arasına alınmıştır.
Tutanak öncesi tutanağa konu dönem tüketim ortalaması, tutanak sonrası ihtilafsız dönem tüketim ortalaması,tutanaktan 1 yıl önceki dönem tüketim ortalaması tespit edilmiş ve davacıya ait naylon kırma atölyesinde sayaca müdahale edilerek kaçak elektrik kullanıldığı hususu anlaşılmış olup,daha önce alınan bilirkişi raporları muhakeme edildiğinde ikinci bilirkişi raporundaki hesaplamanın tutanak tarihi sonrasındaki 6 günlük kullanım miktarının belirlenerek değerlendirme yapıldığı ancak bu hesaplamanın mevzuata uygun olmadığı anlaşılmıştır.Bu hesaplamalar uyarınca ,davacı tarafın 89.762,79 TL tutardan sorumlu olması gerektiği bu hali ile 136.586,51 TL - 89.762,79 TL = 46.823,72 TL menfi tespit talebinin kabulü ile bu miktar üzerinde istirdat talebinin farklı tarihlerde yapılan ödemeler nazara alındığında, 18/12/2017 son ödeme tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine ve de davacını haklılığı bilirkişi incelemesi ile anlaşılmakla ;davacının kötü niyet tazminatı talebinin koşullar oluşmadığından reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİNE,
2-46.823,72 TL fazladan ödenen tutarın 18/12/2017 son ödeme tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin koşullar oluşmadığından reddine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.198,53-TL karar harcının daha önce mahkememiz dosyasına yatırılan 2.332,56-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 865,97-TL karar harcının davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00-TLnispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00-TLnispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 29,20-TL başvurma harcı, 2.332,56-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.361,76-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafça sarf edilen 1.996,35-TL yargılama giderinin kabul (% 34,28) red (% 65,72) oranına göre hesaplanan 684,35-TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
9-Davalı tarafça sarf edilen 95,10-TL yargılama giderinin kabul (% 34,28) red (% 65,72) oranına göre hesaplanan 62,50-TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
10-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/01/2024
Katip ....
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır