WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

BAKIRKÖY 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/26 Esas
KARAR NO : 2024/152

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/12/2014
KARAR TARİHİ : 26/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :27/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlunun müvekkilinin 18.09.2010 tarihli bayilik sözleşmesi ile bayisi olduğunu, iş bu bayilik sözleşmesi kapsamında müvekkilinden almış olduğu ve alacağı petrol ürünlerinin bedelleri, krediler, ariyeten almış olduğu teçhizat ve mevcut veya akdedilecek sözleşmelerdeki hükümler, şartı cezailer ve bu alacakların faizleri dahil her ne sebeple olursa olsun borçlu bulunduğu ve ileride borçlanacağı meblağların azami 100.000,00 TL’sinin teminatını teşkil etmek üzere adına kayıtlı Edirne İli, Meriç ilçesi, ... köyü, .... mevkii, ... parselde kayıtlı bahçeli ... benzinlik ve ... depo vasıflı taşınmazın tamamı üzerinde 22.09.2010 tarih .... yevmiye numaralı ipotek senedi İle l. Derecede 100.000,00 TL değerinde İpotek tesis edildiğini, davalı ...’ın bayilik sözleşmesi kapsamında müvekkilinden satın almış olduğu akaryakıt ürünlerinin bedelini ödememesi nedeni ile başlatılan takibe davalı tarafından yetkiye, borca, faize ve fer'ilerine itirazda bulunulduğunu, davalı taraf ile müvekkili arasında doğacak ihtilafların hali için hem 18.09.2010 tarihli bayilik sözleşmesi hem de ipotek resmi senedi İle Bakırköy Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri yetkili kılındığını, bu nedenle Bakırköy İcra Dairelerinin yetkisinin davalıyı bağladığını, davalı ...’ın müvekkilinin bayisi olarak sürdürmüş olduğu ticari faaliyetinde gerek almış olduğu akaryakıt ürünleri gerekse de bayilik sözleşmesi vc eklerine dayalı olarak istasyon faaliyeti için gerekli teçhizatların karşılanmasından dolayı cari hesap borcu bulunduğunu, davalı ile müvekkil şirket arasında temerrüt halinde uygulanacak faiz oranı gerek bayilik sözleşmesi gerekse de ipotek resmi senedi ile hüküm altına alındığını, bu nedenlerle sözleşmesel muacceliyet anı ve faiz oranı her iki davalıyı da bağladığını belirterek, davalı tarafın yetkiye, borca, işlemiş faize vc fer'ilerine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davaya konu alacağın likit olması vc davalıların kötü niyetli olması nedeniyle davalı aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP;Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin davacı ile bayilik sözleşmesi imzalanmasından bir süre sonra, özellikle 2011 yılı Eylül ayından sonra talep edilen malı temin etmeyi yerine getirmemeye başladığını, müvekkilce davacıya gönderilen Meriç Noterliğinin 15.11.2011 tarih .... yevmiye numaralı ihtarnamesinde belirttiği üzere müvekkilce sözleşmeden kaynaklı tüm yükümlülükler eksiksiz olarak yerine getirildiğini, tüm bu gelişmeler sonrasında müvekkilce, Meriç Noterliğinin 26.01.2012 tarih .... yevmiye numaralı İhtarnamesi ile de bayilik sözleşmeleri haklı nedenle derhal feshedildiğini, davacı şirketin ariyetlerinin alınması için 15 gün süre verildiğini, alacaklı şirket 20.02.2012 tarihli .... ve ... numaralı servis raporlarıyla otomasyon sistemleri dahil ariyetlerini çalışır durumda teslim aldığını, HMK m. 12 gereğince taşınmazın aynına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olduğundan, yetkili mahkeme Uzunköprü İcra Müdürlüğü/Asliyc Hukuk Mahkemesi olduğunu, öncelikle yetkili İcra Müdürlüğünde açılan yetkili bir İcra takibi söz konusu olmadığından iş bu itirazın iptali davasının usulden reddedilmesini, davacı tarafından dava dilekçesinde harca esas değer olarak 43.528,53 TL gösterilmiş olup, icra takibine konu edilen alacak miktarının 100.000,00 TL olduğunu, icra takibinde asıl alacaklarının 235.934,72 TL olduğunu bildirildiğini, huzurdaki davanın kısmi dava olarak açılabilmesi hukuken mümkün olmadığından, dava şartlarını düzenleyen HMK m.l14/2-g hükmüne aykırılık nedeniyle öncelikle davacı tarafından harcın 100.000,00 TL üzerinden tamamlanması gerektiğini, aksi halde davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkilin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, alınan akaryakıt ürünlerinin karşılığının eksiksiz ödendiğini, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, istasyon faaliyeti için gerekli teçhizat ve otomasyon bedeline ilişkin müvekkilin hiçbir borcu bulunmadığını, bayilik ilişkisinden doğan teminat (üst sınır) ipoteğinden dolayı genel mahkemelerde dava açıp alacak miktar olarak belirlenmeden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmasının usule aykırı olduğunu belirterek, öncelikle yetkisiz İcra Dairesinde icra takibi yapıldığından İİK md.67 gereği 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından ayrıca zamanaşımı itirazı da gözetilerek davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde, HMK M.114/l-y, M, 115 ve HMK M.109 gereği harcın tamamlatılması için davacıya bir hafta kesin süre verilmesine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iş bu davanın tümden reddine, davacının kötü niyeti dikkate alınarak dava değerinin % 20’sinden az olmamak kaydıyla % 100 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

İş bu dava bayilik sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine yönelik itirazın iptali istemine yönelik olup;
Taraflar arasında 18/09/2010 tarihli bayilik sözleşmesi akdedildiği,tarafların Bakırköy Mahkemeleri ve İcra Dairelerini yetkili kıldıkları ,9.maddedeki düzenlenme ile taraflar arasındaki husumetlerde davacı ticari defterlerinin kabulüne dair delil sözleşmesi yapıldığı ,11. Maddede sözleşmenin imza tarihinden itibaren 5 yıl süreli olduğu ,süre sonunda kendiliğinden münfesih olacağı ,12.maddesinde ise fesih konusunun düzenlendiği ancak bu düzenlemenin davacıya yönelik fesih hakkı ile ilgili olduğu ,davalının fesih hakkına yönelik düzenleme bulunmadığı görülmüştür.
Bayililik sözleşmesi kapsamında davalı borçlarını teminen davalıya ait taşınmaz üzerinde 100.000,00 TL üzerinden ipotek tesis edildiği görülmüştür.
Davacı taraf,Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün .... E sayılı dosyası ile satın alına akaryakıt ürünlerinin ve istasyon faaliyeti için gerekli teçhizatların karşılanmasından dolayı bedelini taleple ,davalı aleyhine 235.934,72 TL borca karşılık ipotek miktarı 1000.000,00 TL üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı ancak ,iş bu davanın 43.528,53 TL üzerinden açıldığı yargılama aşamasında ise 100.000,00 TL üzerinden eksik harcın ikmal edildiği görülmüştür.
İpotek resmi senedinin satın alınan petrol ürünleri,krediler,ariyeten alınan teçhizatlar,cezai şart,faizleri dahil borçları ve muhtemel borçlarının teminatı olarak düzenlendiği görülmüştür.
Davalı taraf cevap dilekçesi ile ,davacının sözleşme gereği asıl edimi olan akaryakıt temini yapmadığı ,davacı taraf birden fazla noter kanalı ile ihtarname gönderdiğini ,ürün temini sağlanmadığından sözleşmenin 26/01/2012 tarihinde haklı olarak fesh edildiğini ve davacıya ariyetlerinin alınması ,sözleşmelere bağlı intifa ve ipoteklerin derhal kaldırılmasını talep etmiş,fesihten sonra davacının 02/01/2012 tarihli 13.127 TL ve 02/01/2012 tarihli 15.753 TL bedelli otomosyon hizmet bedeli açıklamalı fatura keşide ettiği,iş bu faturaara itiraz ediliği,20/02/2012 tarihinde davalının Küplü Beldesindeki istasyonunda davacıya ait ariyetler teslim alınmış,ve yine aynı tarihte davalının Kadıdondurma Köyünde davacıya ait ariyetler teslim alınmakla borcunun bulunmadığı davanın reddini istemiştir.
Yapılan yargılama neticesinde 31/08/2015 tarihli bilirkişi raporu le davacı ticari defterleri ncelenmiş,14/10/2015 tarihli bilirkişi raporu ile davalı ticari defterleri incelenmiş,Mahkememizce .... E. .... K. Sayılı ilam ile “
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, taraflar artasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesi uyarınca bayilik ilişkisinden doğan teminat ipoteğinden dolayı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibi yapılması ve takibe davalının itirazı üzerine itirazın iptali davası olarak mahkememizde görülen iş bu davada toplanan deliller gelen bilirkişi raporlarına göre davacını dava açılıştaki iddiası bayilik sözleşmesi kapsamında müvekkil şirketten almış olduğu ve alacağı petrol ürünlerinin bedelleri , kredi,ler, ariyet almış olduğu teçhizat ve mevcut veya akdedilecek sözleşmelerdeki cezai şartları faizleri dahil meblağları azami 100000 TL teminat ipoteği ile ipotek altına alındığını davalının akaryakıt ürünleri ve bayilik sözleşmesi ve ekleri kapsamında borçlu olduğu bunun ipotekle teminat altın alındığından bu sebeple itirazın iptali talep edilmiş davalı ise davacının akaryakıt ürünlerinin temin edilmesinin davacı tarafça yerine getirilmediği bunun için ihtarname çekildiğini daha sonra haklı nedenle sözleşmenin feshedildiği davacınn otomosyan sistemleri dahil arietlerinin teslima ldığını bu sbeeple davanın reddini talep etmiş mahkmemizce davalının çektiği ihtarnameler incelenmiş davalı tarafından akaryakıt gönderimi için çekilen ihtarnameye ve sözlşmenin feshine ilişkin ihtarnamelere karşı davacının cevap vermdiği görülmüş, dqavacının ticari defeterli incelendiğinde 2 adet faturaya davalı yanca itiraz eidliği fauralardaki teslim olgusunun sabit olmadığı , 234.723,14 TL tutarındaki faturanın ise dayank belgesinin ve davalıya tebliğine ilişkin belge olmadığı tespitini yapmış talimatla alınan bilirlkişi raporunda ise Davalının davacı ile 2010-2011 yıllarında davacı firma ile ticari faalitette bulunduğu faaliyet dökümü muavin defter kayıtlarındaki mevcudiyetle aynı olduğu, muavin defter dökümlerinin 3 (üç) sayfadan ibaret olup raporun ekine konulduğu, davalının 2012 yılı kayıtlarında, davacı firma ile ticari faaliyetinin mevcut olmadığı, 2010 ve 2011 yılı defter kayıtlarında; davacı firmanın, davalı adına tanzim ettiği satış faturalarının görüldüğü, tanzim edilen faturalar, cari hesapta takip edildiği, satış faturalarının ödemelerinin vadeli çeklerle ve bankadan havale şeklinde ödendiğinin tespiti yapıldığı, inceleme dönemi olan 2010 ve 2011 dönem sonlarında davalının, davacıya herhangi bir borcu olmadığı defler kayıtlarında tespit edilmiş gelen ek raporda da davalı tarafından sözleşme yılında 500m3 üzerinde akaryakıtın alındığı görülmüş olup toplanan delillere göre davalının 10.12.2012 tarihli sunmuş olduğu teslim tutanakları mal talep beyannamesi ve noterden gönderilen ihtarnameler davacının iddialarıyla birlikte değerlendirildiğinde davacı teminat ipoteğinin paraya çevrilmesi gerektiği olan sözleşmeden kaynaklı alacak kalemlerinin davalı tarafından temerrüde düşürüldüğü hususu malların teslim edilmediği yıllık belirlenen akaryakıt alım miktarını ispat edemediği gibi gelen bilirkişi raporlarında incelenen defterlerde davacı defterine kayıtlı olan ancak davalı defterinde kayıtlı bulunmayan alacaklarıyla ilgili teslim ya da alacağın dayanaklarının ne olduğunu somut gerekçeli bir şekilde ispat edemediği gibi davalı tarafından gösterilen ipoteğin paraya çevrilmesi gerektiği yönündeki davalının mal talebine karşılık vermediği davalının sözleşmeyi fesih etmesinin aksinin sözleşmeye aykırılığını delillerle ispat edilmediği davacının talepleri soyut kalmış ayrıca rapordan sonra 23.12.2015 tarihli dilekçe ile de talebine ek olarak cezai şart ve kar mahrumiyetini eklemesi hususu iddianın genişletilmesi sayılmış davalının muvafakatı da olmadığı nazara alınmış davacının talep ve iddiaları yönünden sonuç olarak toplanan delillere göre davacı davalının sözleşmeyi hasız fesh ettiği ispatlayamadığından gelen bilirkişi raporları da dikkate alınarak davanın reddine “karar verilmiş,
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ...... H.D. ...... E. Sayılı kararı Mahkememiz ilamı ile “…Dava, itirazın iptali davasıdır. Davacı taraf ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatmış, davalının itirazı üzerine eldeki davayı açmıştır. Davacı taraf, dava dilekçesinde davalının aldığı akaryakıt ürünleri ve ayrıca istasyon faaliyeti için gerekli teçhizatların karşılanmasından dolayı cari hesap borcu bulunduğunu ileri sürmüş, davalı taraf ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının cezai şart ve kar mahrumiyeti taleplerinin iddianın genişletilmesi mahiyetinde olup davalının da muvafakat etmediği gerekçesiyle bu kalemler yönünden talebin reddi kararı usul ve yasaya uygundur. Ancak yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında davacı defterleri ile davalı defterleri arasında fark bulunduğu görülmüş olup bu farklılığın neden kaynaklandığı hususu bilirkişilere açıklattırılmamıştır. Öte yandan davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ettiği otomasyon ve istasyondaki teçhizatlardan kaynaklanan alacak kalemleri davacı tarafa açıklattırılmamıştır. Bu durumda mahkemece gerek davacının dava dilekçesinde alacağını dayandırdığı otomasyon ve teçhizat kalemlerinin ve tutarlarının nelerden ve ne miktarda olduğunun davacı tarafa açıklattırılarak ve bu kalemleri davacının talep edip edemeyeceği tartışılarak, ayrıca taraf defterleri üzerindeki farkın neden kaynaklandığı hususunda bilirkişi, ya da bilirkişilerden ek rapor alınarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hal böyle olunca davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. “kaldırılmış ve Mahkememiz esasına kaydedilmiş ve yargılamaya devam edilmiştir.
15/01/2021 tarihli SMM bilirkişi ...... tarafından düzenlenen bilirkişi ek raporda ;Davacı şirketin davalı şirketten 14.648,00 TL talep edebileceği rapor edilmiş,davacı taraf 14.648,53 TL lik ticari ilişkiye dayanak fatura ve irsaliyeleri ibraz etmiş düzenlenen ek rapora da taraflarca itiraz edilmiş,
Davacı taraf 26/02/2021 tarihli dilekçe ibrazı ile davanın tamamen ıslahına yönelik dilekçe sunmuş, davalı tarafça ıslaha itiraz edilmiş,ıslah talebinin mahiyeti /05/2021 tarihli celsede açıklaması istenmiş,davacı tarafça “bu davaya itirazın iptali davası olarak devam edilmekle ,icra takibine konu edilmeyen alacakları da taleple ,cari hesap alacağı,kar mahrumiyeti ve cezai şart alacağı olarak itirazın konusunu genişletmek istedikleri görülmekle ;davacının ıslah talebinin kısmi ıslah mahiyetinde olduğu ve itirazın iptali davası uyarınca usül hükümlerine göre ıslah talebi yerinde görülmeyerek nazara alınmamıştır.
Ek rapor denetime elverişli ve itirazları kapsar mahiyette görülmeyerek dosyanın yeni bir SMM bilirkişisine tevdiine karar verilmiş,
02/03/2022 tarihli SMM bilirkişi ...... tarafından düzenlenen bilirkişi kök raporunda ;icra takip tarihinde davacının davalıdan 13.372,93 TL alacaklı olduğu kanaati ile rapor düzenlenmiş,taraf itirazları uyarınca dosya ek rapora gönderilmiş 20/09/2022 tarihli düzenlenen ek raporu aynı kanaat ile düzenlendiği görülmüş,09/05/2023 tarihli 2çek rapor da da kök rapordaki tespitlere yönelik aynı kanaat ile davacının 13.372,93 TL alacaklı olduğu rapor edilmiştir.
Davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde 278.251,67 TL alacaklı ise de;02/01/2012 tarihli 13.127 TL ve 02/01/2012 tarihli 15.753 TL bedelli otomosyon hizmet bedeli açıklamalı fatura karşılığı hizmetlerin davalıya verildiği ispat edilememekle davalı tarafça süresinde iş bu faturalara itiraz edilmiştir.
234.723,14 T tutarındaki faturanın ise cezai şarta yönelik olduğu ve de yerinde görülmeyen ıslah talebi doğrultusunda iş bu davaya konu olamayacağı anlaşılmakla;davacının cari hesap alacağı sadece kendi defterleri incelendiğinde 14.648,53 TL olarak hesaplanmış,davalı tarafa ait hesap hareketleri incelendiğinde ise ,yapılan ödemeler rapora aktarılmakla ;davalının borçlu olmadığı görülmüş,14.648,53 TL davacı alacağının kabulü halinde taraflar arasındaki cari hesap farkı ayrıca incelenmiş,davacıda olup davalıda gözükmeyen faturalar listelenmiş,yanlar arasındaki banka ödemelerine ilişkin kayıt farkları tespit edilmiş,yanlar arasındaki çek ile yapılan ödemelere ilişkin kayıt farkları irdelenmiş,davalıda olup davacıda gözükmeyen ödemeler tespit edilmiş bu hali ile cari hesap arasındaki farkın sebebi açıklanmış ve de denetime elverişli rapor hüküm kurmaya elverişli olup Mahkememizce itibar edilmiştir.
Davacının takip tarihi itibari ile davalıdan 13.372,93 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne ve de İİK 67/2 uyarınca alacağın faturadan kaynaklı likit oluşu ve borçlunun itirazında haksız çıkması sebebiyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİNE,
2-Davalı borçlunun Bakırköy ..... İcra Dairesinin ...... E. Sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın asıl alacak 13.372,93-TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Davalının asıl alacak 13.372,93-TL üzerinden %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,
4-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
5-492 sayılı Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 913,50-TL karar harcından peşin alınan 243,40-TL peşin harç ve 964,35-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.207,75-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 294,25-TL' nin davacıya iadesine,
6-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 25,20 -TL başvurma harcı, 243,40- TL peşin harç, 964,35-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.232,95-TL'nin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 5.794,20- TL yargılama giderinin kabul (% 13,37) red (% 86,63) oranına göre hesaplanan 774,68-TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
8-Davalı tarafça sarf edilen 50,00-TL yargılama giderinin kabul (% 13,37) red (% 86,63) oranına göre hesaplanan 43,32- TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
9-Yürürlükteki AAÜT gereğince hesap edilen nispi 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
10-Yürürlükteki AAÜT gereğince hesap edilen nispi 13.372,93-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/02/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır