WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

BAKIRKÖY 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/687 Esas
KARAR NO : 2024/217

DAVA : Müdürlükten Azil Kayyım Atanması
DAVA TARİHİ : 16/09/2019
KARAR TARİHİ : 06/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Müdürlükten Azil Kayyım Atanması davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ..... Yapı İnşaat Taahhüt Turizm Limited Şirketinin (.... Yapı İnşaat Taahhüt Turizm Ticaret Limited Şirketi) hissedarı olduğunu, davalının ise şirketin yetkili temsilcisi ve müdürü olduğunu, şirket merkezinin İstanbul olduğunu, söz konusu şirket taşınmaz inşa yapım satım kat karşılığı inşaat yapma gibi faaliyetlerde bulunduğu davalı tarafın davacıyı her aradığında şirket ödemelerinin olduğunu ve paraya ihtiyacı olduğunu dile getirmesi üzerine davacının, şirket için sürekli olarak para gönderdiği davalının şirket yetkilisi ve müdürü olmasına rağmen, hissedar olan müvekkiline bilgi vermediği, şirket işleyişi ile ilgili olarak da hiçbir ilgi paylaşımı yapmadığı ve bilinçli olarak şirketi zarara uğrattığı, şirkete ait taşınmazları müvekkilinin bilgisi dışında devrettiği ve geliri ile kendisine menfaat sağladığı, davalı tarafın görevini kötüye kullandığı, henüz müvekkili tarafından tespit edilenler (edilemeyenler hariç olmak üzere) taşınmazların satışının yapıldığı ve parasının alındığını fakat müvekkiline hiçbir şekilde bilgi verilmediği, parayı tamamen uhdesine alan şüphelinin acilen görevden uzaklaştırılması gerektiği davalı tarafından şirkete ait taşınmazlar satıldığından ve tedbir konulmaması halinde telafisi imkansız zararlar doğacağından ivedi olarak tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini beyan ederek davalarının kabulü ile şirkete kayyum atanmasına, davalının şirketi temsil ve yetkisinden azline, Mahkeme aksi kanaate ise kısıtlanmasına, İstanbul ili, ... İlçesi ... Mahallesi ... Sokak .... pafta .... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerine tedbir konulmasını, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının kayyum atanması talebi usul açısından hukuka aykırı olduğu, zira davada “davalı” olarak sadece müvekkili gösterildiğini ve şirket tüzel kişiliği davada taraf olarak yer almadığını, dolayısıyla ortada “pasif husumet yokluğu” söz konusu olduğunu, davacının şirkete kayyum atanması talebinin bu yönden reddi gerektiğini, ... Yapı İnşaat Taahhüt Turizm Tic. Ltd. Şti. 2013 yılından ... İnşaat Taahhüt Turizm Tic. Ltd. Şti. olarak kurulduğunu, davacı şirkete 11.11.2013 tarihli Genel Kurul kararı sonrasında ortak olduğunu, müvekkili 15.12.2014 tarihine kadar şirket müdürlüğü görevini yerine getirdiğini, 15.12.2014 tarihinde şirket ortakları olan müvekkili ..., .... ve davacı ... tarafından alınan 2014/01 sayılı Karar ile davacının oğlu olan .... 'ya 3 seneliğine şirketi her hususta münferit imzası ile temsil ve ilzam etmek üzere yetki verildiğini, 17.08.2016 tarihinde ise şirket ortaklarından .... 'ın şirketteki payını, kendisine 15.12.2014 tarihinde yetki verilen ....'ya devrettiğini, 24.08.2016 tarihli Genel Kurul kararı ile de ... şirketin ortağı olduğunu, 18.10.2017 tarihine kadar şirket ortağı ve yetkilisi olan .... , bu tarihte şirketteki payını müvekkili ve davacıya eşit oranda devrederek şirket ortaklığından ve müdürlüğünden ayrıldığını, 18.10.2017 tarihli Genel Kurul kararıyla da şirket müdürlüğüne davacının atandığını, ancak davacının yaklaşık 10 ay sonra şirket müdürlüğünden istifa ettığini, şirketin tek yetkilisi olarak davalının kaldığını, dava dilekçesinde, davacının İzmir'de ikamet ettiğini, dolayısıyla şirket işlerine davalının kendi kafasına göre işleri yürüttüğü iddia edildiğini, dilekçede davacının oğlu olan ....'nun 3 sene boyunca şirketin müdürlüğünü yapmasından ve davacının 10 ay boyunca şirket müdürlüğünü yapmasından bahsedilmediğini dolayısıyla davacının, şirketin yaptığı işlerden haberdar olmaması gibi bir durumun mevzu bahis olmadığını, davalının, davacının oğlu olan eski müdür ..... 'nun daha evvel satılmış olan dairelerden gelen paraları kendi uhdesine aldığını, kendi adına çekmiş olduğu kredilere ilişkin taksitleri şirket hesabından ödediğini, şahsi pek çok harcamasını şirket hesabından yaptığını tespit etmesi sonrasında taraflar arasında anlaşmazlık çıktığını, davacının kendisi ve oğlunun yapmış olduğu işleri gölgelemek adına huzurdaki davayı açmış olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen 19 adet dairenin davalı tarafından davacının bilgisi olmadan satıldığı iddiasının yanlış olduğunu, zira söz konusu dairelerin 2016 yılının sonu ile 2017 yılının sonu arasında satıldığını, bu dönemde şirket yetkilisinin davacının oğlu .... olduğunu, davacı şirketin inşasını tamamladığı İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi,... ada .... parselde kayıtlı olan 19 numaralı bağımsız bölümün satışı hususunda .... isimli kişi ile protokol düzenlendiğini, şirket adına kendi imzasını attığını, davacının şirket işlerinden uzak olduğu ve davalının kendisine bilgi vermeyerek gizli işler yaptığı şeklindeki iddialarının tamamen hayal ürünü olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın dava dilekçesinde belirtilen taşınmazların satışı ile alakası bulunmadığını, sorunun davacının oğlunun şirket müdürü olduğu sırada yaptığı harcamalardan kaynaklandığını beyan ederek davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalının şirket müdürlüğünden azli ve davalı şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir.
Dosyaya gelen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre davacı ve davalının ortak olduğu ve .... Siciline kayıtlı .... Yapı İnşaat Taahhüt Turizm Ticaret Limited Şirketi(Eski Ünvanı ... İnşaat Taahhüt Turizm Ticaret Limited Şirketi) Ticaret sicile kayıt tarihinin 05.08.2013 olduğu 05.09.2016 tarihli Ticaret Sicilde ilan edilen kaydına göre şirketin ortaklık yapısının ... , .... , ... olduğu 27.10.2017 Tarihli Ticaret Sİcilde ilan edilen ortaklık yapısına göre ortakların ..., ... Olduğu ... payını eşit pay ile devir ettiği ve .... şirket Müdürlüğü görevinin devam ettiği 24.07.2018 tarihinden geçerli şirket müdürünün ... münferiden yetkili kılındığı anlaşılmıştır.
Mahkemenin 16/09/2020 tarihli duruşmasında dinlenen tanık ... beyanında: ".... YAPI şirketinde ön muhasebede çalışıyorum, ... Bey hesaplara bakar bana talimat verir, bende ona göre işlem yapardım, ... Bey şirketin bir kısım taşınmazın satışı sonrası tahsil ettiği paraları kendi şirketine aktarmıştır bana verdiği kasa evraklarında bu yazıyordu, fakat daha sonra karşı taraf söylediğinde bunu kabul etmedi, ..... Bey defterlerin incelenmesini talep ettiğinde kendi yazdığı defterleri ben yazmadım, ... Bey bana kasadan evrak getirilmesini istedi ben de gidince orada ... Bey ile karşılaştım .... Bey bana .... Bey yokken getir demişti" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkemenin 16/09/2020 tarihli duruşmasında dinlenen tanık ... beyanında: "ben Bakırköydeki arsamı inşaat için ... şirketine verdim, karşılığında bana da daire verildi, taraflar ilk başta birlikte hareket ediyorlardı Bakırköydeki satışları bilmiyorum fakat Eyüpteki bir yerimizi aynı şirkete kat karşılığı inşaat olarak verdik, oradaki satışlardan bilgim vardır, ben daha sonra yapılan inşaattan bir daireyi kendim adına satın aldım, tapu işlemlerini .... ve ... beyle birlikte yaptık paranın bir kısmını da .... Beye ödedim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkemenin 16/09/2020 tarihli duruşmasında dinlenen tanık ... beyanında: " ben dava konusu şirket kuruluşunda ve taşınmaz satışlarının yapıldığı dönemde pazarlama bölümünde çalışıyordum, ben müşterilerden gelen talepleri .... beye ve .... beye iletiyordum, ...nun şirketin taşınmazlarının çoğunun satışından ve pazarlıklarından bilgisi vardı, haberinin olmadığı bir satış olup olmadığını bilmiyorum " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkemenin 16/09/2020 tarihli duruşmasında dinlenen tanık ..... beyanında: " Kadıköy 'de inşaatını davacı şirkete verdiğimiz arsanın sahiplerindenim, bizim verdiğimiz inşaat işi süresinde teslim edilmedi, yarım kaldı kendimiz tamamlamaya çalışıyoruz. Bunun sebebi de ... beyin ödemeler yapmaması, .... Beyde para yoktur, biz kendisinden para istediğimizde .... beye yöneltiyordu, ...... beyde bizi oyalıyordu, taraflar arasındaki husumeti bilmiyorum, normalde inşaat bitene kadar satış yapılmayacaktı fakat ... olduğunu sonradan öğrendiğimiz bir şahsın .... beyin arkadaşı olup ondan daire satın aldığını öğrendik, ikinci bir kişi daha varmış onun ismini hatırlamıyorum " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Talimat mahkemesinde dinlenen tanık .... beyanında: " Bakırköy .... Asliyle Ticaret Mahkemesine giderek bizzat tanıklık yapmak istiyorum, bu nedenle talimat dosyasının bu şekliyle kapatılmasını istiyorum, İstanbula gidip mahkemesinde tanıklık yapacağım" demiştir.
Mahkemenin 16/09/2020 tarihli duruşmasında dinlenen tanık ..... beyanında: "... benim babam olur, şirketin kuruluşunda babam 1 milyon TL sözleşme ile para koydu bende şirket ortağı ve yöneticisi iken kendi mal varlığımdan bir çok para aktardım fakat bana da babama da yaptığımız ödemeleri geri vermediler ayrıca benim maddi durumum kötüleşince şirketten çıkmamı istediler ben de bu durumda şirketten ayrıldım, ayrıca daha sonra babam adına şirketi kontrol için 2019 yılında gittiğimde birçok taşınmazın el değiştirildiğini, birçok taşınmazın bir iki gün içinde el değiştirdiğini tespit ettim, dava konusu satışlar konusunda yetkiyi .... Beye vermiştik, bazı dairelerin satışından haberim oldu bazılarından olmadı hepsine şahit değilim, benim şirkete verdiğim borçların karşılığında bu satışlardan 1 milyon civarı bana ödeme yapıldı" şeklinde beyanda bulunmuştur.
26/04/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Şirketin kuruluşu olan 2013 yılından itibaren ... un şirketi temsil ettiği 2014-2017 yılları arasında ... ve .... tarafından her iki müdüründe münferiden temsil ve idaresi ile şirketin faaliyetini yürüttüğü 24.07.2018 tarihinden itibaren ise yalnız ...'un temsil ve idaresinde olduğu, binalar hesabında yer alan taşınmazların 2017 ve 31.12.2018 tarihi itibariyle değişmeden mevcudiyetini koruduğu, şirketin aktif hesaplarında yer alan varlık kalemlerinde 2017 yılına kıyasen 2018 yılında %43 ve 2018 yılına kıyasen 31.12.2019 itibariyle %84 oranında büyüme olduğu 31.12.2019 itibariyle de 848.514,85-TL artış elde edildiği, satışlara ilişkin kayıtlarda yer alan bedellerin şirket kayıtlarında da yer aldığı .... ve ...nun incelenen dönemlerde şirket adına hareket ettikleri satış sözleşmesi düzenledikleri, .... şirket adına para çekip para yatırdığı, satışların ağırlıklı olarak ... Tarafından imzalandığı ve davalı şirket müdürünün haklı nedenle görevinden azledilmesine ilişkin şartların gerçekleşmediği yönünde kanaat bildirilmiştir.
30/03/2023 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda özetle; kök raporda bildirilen inceleme ve tespit sonucunun korunduğu yönünde kanaat bildirilmiştir.
18/10/2023 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda özetle; kök raporda bildirilen inceleme ve tespit sonucunun korunduğu yönünde kanaat bildirilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde limited şirket yöneticilerinin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler. Anılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir. Bu durumda, davacının öncelikle haklı sebeplerin varlığını ispat etmesi gerekmektedir. Haklı sebep kavramı Yasa maddesinde tanımlanmamıştır. Müdürün, kanun ve ana sözleşmenin kendisine yüklediği görevleri yapmaması haklı sebep oluşturacaktır.
Davada şirket yöneticisinin azli istenmiş olmakla davanın yöneticiye yöneltilmesi yeterli olup, ayrıca şirketin davada taraf olmasına gerek bulunmadığından davalının husumet itirazı kabul görmemiştir.
Davalı ...' un 24.07.2018 tarihinden geçerli şirket müdürlüğü görevinin münferiden yerine getirdiği, alınan bilirkişi kök ve ek raporları incelendiğinde davalının müdür olduğu dönem ve öncesinde de şirketin zararının olmadığı 2016-2017 yıllarında davalı ile davacının oğlu .... ile birlikte şirket müdürü olarak münferiden temsil ve yetkili oldukları, tapu kayıtları getirtilip incelendiğinde bedellerinin şirket kayıtlarında yer aldığı ayrıca ...'nun da şirket adına satış sözleşmeleri düzenlediği, davacının oğlunun şirket adına para çekip para yatırdığı anlaşıldığı, davalının şirket müdürlüğü görevinden haklı nedenle alınmasına ilişkin tüm dosya kapsamı dinlenen tanık anlatımları soyut beyanlar olmakla itibar edilmemiş, davanın ispat edilememesi nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarına alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 44,40- TL harcın indirilmesi ile eksik kalan 383,20-TL bakiye harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 82,40-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
06/03/2024

Başkan ...
E imza
Üye ...
E imza
Üye ...
E imza
Katip ...
E imza