T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/225 Esas
KARAR NO : 2024/36
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/09/2018
KARAR TARİHİ : 15/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :24/ 01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 28/09/2018 havale tarihli dilekçesi ile davalı borçlu aleyhine Çatalca İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından 26/08/2016 tarihli sözleşmeye davalı olarak ilamsız takip başlattığını, davalı tarafça açılan takibe itiraz edildiğini, takibi kabul etmediğini, aralarında sözleşme yapıldığını, sözleşme gereği KDV'li 21.240,00TL olan miktarın 10.000,00TL sini bankadan havale yoluylada ödendiğini, geriye kalan ve takip miktarı olan 11.240,00TL nin yatırılmadığını, müvekkilinin bu alacağını alamadığı için ciddi anlamda mağduriyet yaşadığını, davalının takibe yapmış olduğu itirazın kötü niyetli olduğunu, icra takibini uzutmak amacıyla, borca, faize ve ferilerine itiraz ettiğini, bu nedenle itirazın iptaline takibin devamına, borçlunun h aksız itirazının sonucu asıl alacağının %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP;Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı, Çatalca İcra Müdür düğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takibine dayanak olarak, 26.08.2016 tarihli bir sözleşmeyi göstermiş, davacı bu sözleşmenin gereklerini hiçbir zaman yerine getirmemiş, edimini ifa etmemiş olduğunu, davacının "sözleşmede belirtilen işleri en iyi şekilde yaptığı" yönündeki beyanı gerçeği yansıtmamakta olduğu, dolayısıyla davacının davalı şirketten hiçbir alacağı bulunmamakta olduğunu, davacı tarafından üstlenilen işin yapılmaması sebebiyle tacir olan davalı şirketin işleri kesintiye uğramış, büyük maddi zarara uğramış oluğunu, ayrıca iş planlarını davacının edimini ifa edeceği inancıyla yapmış olan davalı şirket, işin yapılmaması üzerine mecburen "..." adlı başka bir şirket ile anlaşmış olduğunu, davacının üstlenmiş olup da yerine getirmediği işi yapan bu şirkete, işin karşılığında 20.000,00 TL'den daha fazla ödeme yapılmış olunduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince, davacıya avans olarak banka havalesi yoluyla 10.000,00 TL avans ödemesi yapılmış, davalı şirket tarafından davacıya yapılan bu ödemenin, yapmayı taahhüt ettiği işler için bir avans niteliğinde olduğunu, ancak davacı, kendisine yapılan bu ödemenin karşılığını ifa etmemiş, dolayısıyla bu ücrete hak kazanamamış olduğunu, davacı taraf ticari defterlerini ve faturalarını delil listesi ile belirtmemiş olduğunu, oysaki ticari şirketlerin birinci dereceden kanıtları ticari defterleri olduğu, İnşaat işlerinde tarafların hak ve yükümlülükleri hak ediş ve iş bitirme tutanaklarına, sevk irsaliyesine, malzeme teslimine, yapılmış işlerin karşılıklı olarak mutabakatla tespitine dayanmakta olduğunu, davacı taraf işi bitirdiğine dair bu yönde hiçbir hak ediş raporu, iş bitirme belgesi, fatura, irsaliye ve ticari defter sunmamış olduğunu, davalının ticari defterleri alacaklı olduğunu iddia eden taraf aleyhine kesin kanıt niteliğinde olduğunu, davacının yapmadığı iş, ... isimli firmaya yaptırılmış ve 20.000,00 TL civarında ödeme yapılmış olduğundan, gerekli tüm bilgi ve belgelerin temini ve davaya konu olaydan uğranılan zararların tespiti bakımından davanın bu şirkete ihbar edilmesini talep etmekte olduklarını, üzerinden uzun bir zaman geçmesi sebebiyle toplanamayan belge ve bilgiler toplandıktan sonra ilgili şirkete ait bilgi ve belgelerin sayın mahkemeye arz edileceğini belirterek davalı vekili davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
İş bu dava, taraflar arasındaki 26/08/2016 tarihli sözleşme kapsamında davacının üzerine düşen hizmeti yerine getirmesine rağmen davalının fatura bedelini ödemediği iddiası ile alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir.
Davacı taraf davalı... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine Çatalca İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra takip dosyası ile sözleşmeden doğan alacağından kaynaklı 11.240,00 TL üzerinden takip başlattığı, davalının borcu olmadığı savı ile süresinde takibe itirazı üzerine iş bu itirazın iptali davasının 2004 Sayılı İİK'nun 67. Maddesi uyarınca yasal bir yıllık hak düşürücü süre içinde ve dava değeri 11.240,00 TL üzerinden açıldığı anlaşılmakla ;
22/09/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda:1-) Davacı ... ait ticari defterlerin inceleme için sunulmamış olduğu,2-) Davalı ... 2016,2017,2018 ve 2019 yılları Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu,3-) Davalı ... incelenen ticari defterlerinde, davacı ... ile sadece 09.09.2016 tarihinde davalı tarafından davacı ... Banka yolu ile gönderilmiş 10.000,-TL ÖDEME KAYDININ olduğu, bu ödemenin ilgili ödeme tarihinde değil 01.11.2019 tarihinde şehven zamanında kayıtlara işlenemediği açıklaması ile ticari defterlerine kayıt edilmiş olduğu, belge tarihi ve ticari defterler birlikte değerlendirildiğinde icra takip tarihi olan 15.08.2017 tarihi itibariyle davalının davacı ... 10.000,-TL Alacaklı oldukları,4-) Davalı .. cevap dilekçesinde, davacının yapmadığı iş, ... isimli firmaya yaptırılmış ve 20.000,00 TL civarında ödeme yapılmış olduğu beyan edilmiş olduğu, davalı ... tarafından buna ilişkin dosyaya sunulu ihbar olunan ... tarafından Davalı ... İnşaat firmasına düzenlenmiş 24.12.2016 tarihli ... Numaralı Faturanın 100.000,20 TL+KDV” 118.000,24 TL olduğu, işbu faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, işbu fatura içeriği malzemelerin teklif formunda belirtilmiş malzeme miktarından oldukça fazla olduğu, malzeme/hizmet açıklamalarının da birebir aynı olmadığı, ... faturasında davacı ile davalı Teklif formunda belirtilen Cam ile ilgili bir malzeme görülmediği, branşım dahilinde kullanıldığı iddia edilen malzemenin tespit edilemediği, teklif formunda not olarak alınmış 16/11/2016 tarihi yazılıp Eksiklikler yazılmış olduğu, “Kapı-Menteşe*tKilit, Kompozit, camlar farklı renk” ibareleri olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,5-) Dosyaya sunulu teklif formuna göre, tarafların 18.000,-TL+KDV= 21.240,-TL üzerinde anlaşmış oldukları, davalı tarafından davacı ... 10.000,-TL ödeme yapmış oldukları, davacı yan sözleşme dolayısıyla kalan 11.240,-TL Alacağını talep etmekte olduğu, davacı tarafından davalı yana düzenlenmiş bir faturaya dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,Sonuç ve kanaati ile rapor düzenlenmekle;
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen bedel karşılığı eser sözleşmesi olup uyuşmazlık iş bu sözleşmeden kaynaklanmaktadır. Taraflar arasında 26/08/2016 tarihli "alüminyum,cam,imalat ve montaj işi" eser sözleşmesi düzenlenmiştir. Davacı yüklenici ,davalı iş sahibidir.
Sözleşme; hukukî bir sonuç doğurmak üzere, iki veya daha ziyade kişinin karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarının uyuşmasını ifade eder. Borç doğuran sözleşmelerden birisi olan ve tam iki tarafa borç yükleyen “Eser sözleşmesi’’ ise; sözleşmenin imzalandığı ve uyuşmazlığın ortaya çıktığı tarihte yürürlükte bulunan ve somut olayda uygulanması gereken mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 355. maddesinde “istisna akdi” olarak adlandırılmış olup, “İstisna bir akittir ki onunla bir taraf (müteahhit), diğer tarafın (iş sahibi) vermeği taahhüt eylediği semen mukabilinde bir şey imalini iltizam eder” şeklinde ifade edilmiş; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde de, "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır.
Taraflara karşılıklı borç yükleyen eser sözleşmelerinde; “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur bulunmaktadır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında yükleniciye bedel ödemekle yükümlüdür.
Eser sözleşmeleri açısından teslim; yüklenici tarafından, sözleşmenin amacına uygun olarak meydana getirilen ve nesnel ölçüler içerisinde kullanılabilir durumda bulunan sonucun (eserin), ifa zamanında (vâdede-süresinde) iş sahibinin zilyetliğine ve kullanımına sunulması veya varsa zilyetliğe ve kullanılmaya engel hâlin kaldırılmasıdır (Selimoğlu, Y. E. : Eser Sözleşmesi, Ankara 2017, s. 138). Başka bir deyişle eser sözleşmelerinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri, sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hâkimiyetine geçirmesi olarak da tanımlanabilir.
Borçlar Kanunu’nun “Müteahhidin borçları” başlıklı 356. maddesi ile bu maddenin TBK’daki karşılığı olan 471. maddesinde düzenlenen hüküm uyarınca yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. Uyuşmazlığın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) “Tacir olmanın hükümleri”ni düzenleyen 20/2. maddesine göre yüklenici, basiretli bir tacir, iş adamı ve işinin ehli bir teknik adam gibi davranıp, eser sözleşmesi ilişkisine girerek bir işi üstlenirken ekonomik gücünü, ekipmanını ve uzmanlığını en iyi biçimde değerlendirip, yeterli görmemesi durumunda o işi üstlenmekten kaçınmak zorundadır. Aksi hâlde, bunun sonuçlarına katlanır ve meydana gelen zarardan sorumlu tutulur.
Yüklenicinin özen ve sadakat borcunun gereği olarak BK’nın 357/3. maddesinde genel ihbar yükümlülüğü düzenlenmiştir. BK’nın 357/3. maddesi ve aynı Kanun’un iş sahibinin sorumluluğunu düzenleyen 361/1. maddesi uyarınca; yüklenici işinin ehli olup bedelin tamamına hak kazanabilmesi için, eseri, sözleşme ve eklerine, fen ve sanat kuralları ile tekniğine ve iş sahibinin ondan beklediği amaca uygun olarak tamamlayıp teslim ettiğini kanıtlaması zorunludur. Yüklenici eseri teslim etmediği veya sözleşmeye uygun olarak teslim ettiğini kanıtlamadığı sürece iş bedeline hak kazanamaz. Sözleşme ve eklerine aykırı imalat yapılmış olması hâlinde, imalatın bu şekilde yapılması iş sahibi tarafından talep edilmiş olsa dahi, yüklenici, iş sahibine karşı genel ihbar yükümlülüğünü yerine getirmemişse doğacak sonuçlardan kurtulamaz.
Eser sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda karine olarak akdî ilişkinin devam ettiği, yüklenicinin işi bırakmadığı, işyerini terk edip gitmediği sürece gerçekleştirilen iş ve imalatların yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmektedir. Yüklenicinin işi teslim etmesi ya da eksik olarak bırakıp gitmesi veya sözleşmenin feshinden sonra bu tarihler itibariyle eksik ve kusurlu imalatlar belirlenmiş ise, bunları da karine olarak iş sahibinin giderdiği; teslim, fesih ya da terkten sonra yüklenicinin saptanan eksik ve ayıpları işe devam ederek giderdiği iddiasını yasal delillerle ispatlaması gerektiği kabul edilmektedir. Buna göre teslim, terk ya da fesih tarihine kadar karine yüklenici lehine olup, aksinin ispatı iş sahibinin yükümlülüğündedir. Teslim, fesih ya da terkten sonra ise karine iş sahibi lehinedir ve bunun aksini ispat külfeti yükleniciye aittir. ( T.C. YARGITAY Hukuk Genel Kurulu ESAS NO: 2017/15-2331 KARAR N : 2021/739
Davacının davalıya ait inşaat alanında bekçi kulübesi kaplama ve giydirme işi edimini üstlendiği,davalı tarafça sözleşmenin gereği gereği gibi yerine getirilmediği iddiası üzere tanık beyanları dinlenilmiş beyanlar taraflar lehine olmakla olayı aydınlatıcı mahiyette görülmemiştir.
Davalının yapılan işlerin sökülerek işin dava dışı ... isimli firmaya yaptırdığını iddia etmiş ise de ;incelen ticari defterlerde ... isimli firma ile süregelen ticari faaliyetlerinin olduğu ,ancak ibraz edilen fatura tutar ve malzemenin somut olay ile uyuşmadığı
Dava konusu iş yapım sürecine ilişkin davacı yüklenicinin eseri terk yahut sözleşmeyi fesih ettiğine dair dosyada delil ve de davalı tarafından yapılan bir ihtar olmamakla ,bu hali ile davacı tarafça gereği gibi işin yapılmadığı ve işi başkasına yaptırdığına dair ispat yükü kendine düşen davalı tarafın iddiasını ispat edemediği bu hali ile davalının yapılan iş karşılığında bakiye fatura alacağı talebinde haklı olduğu kanaatine varıldığından ,davacının takip tarihi itibari ile davalıdan 11.240,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne ve de İİK 67/2 uyarınca alacağın likit oluşu ve borçlunun itirazında haksız çıkması sebebiyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
2-Davalı borçlunun Çatalca İcra Dairesinin ... E. Sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
3-İcra inkar tazminatı koşulları oluşmadığından reddine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 767,80 TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 191,96 TL peşin harcın indirilmesi ile eksik kalan bakiye 575,84 TL karar harcının davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 11.240,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından mahkememiz dosyasına yatırılan 191,96 TL peşin harç, 35,90 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 227,86 TL harcın davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 2.551,95 TL yargılama giderinin (bilirkişi, tebligat, müzekkere) davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
8-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 3.120,00 TL' nin davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına,
9-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair, miktar itibari ile kesin olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi. 15/01/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!