T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/312 Esas
KARAR NO : 2024/113
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/03/2018
KARAR TARİHİ : 12/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı şirket alacağına karşılık almış olduğu bu çekleri, henüz kendi cirosu ile tedavüle koymadan 20.10.2017 tarihinde meydana gelen hırsizlık olayında iş bu davaya konu çeklerde dahil olmak üzere toplam 70 adet çekin çalındığını, davacı şirket çalınan çekler ile ilgili kolluk kuvvetlerine ifade verdiğini, ve şikayetçi olduğunu, soruşturma dosyası halen derdest olduğunu, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığında olduğunu, çalınan çeklerin iptali ve ödemede men edilmesi için 24.10.2017 tarihinde İstanbul ... Asliye ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyası ile çekin zayi sebebiyle iptal davasına konu edildiğini, İstanbul .... Asliye ticaret Mahkemesindeki tedbir taleplerinin kabul edildiğini ve yatırlan 112.000,00 TL teminat karşılığında çeklere ilişkin olarak ödemeden men kararı alınmış ve gerekli ilanların yapıldığını, söz konusu dava derdest olup duruşması 07.06.2018 tarihine bırakıldığını, söz konusu dava dosyasında gerekli ilanlar yapılmış, çeklerin ödenmemesi hususunda ilgili dosyada 24.10.2017 tarihli karar ile ihtiyati tedbir karar veriliş ve ilgili bankaya İstanbul ... Asliye ticaret Mahkemesi ... E. dosyasından ödeme yasağı olduğu çeki arkasına derç edildiğini, fakat kötü niyetli olan davalı ... basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünün ihlal! ederek bu tedbir kararını araştırmamış ve sonucu bile bile Bakırköy &. icra Müdürlüğünün ... E, ... E, ... E. Ve ... Sayılı dosyası ile icra takibini başlattığını, ödemeden men kararı konuları çeklerde, çekin hamili ödemeden men kararı veren mahkemeye gidip çeklerin hamili olduğunu ibraz etmesinin gerektiğini, davalı çeklerin yetkili hamilinin kendisi olduğunu, mahkemeye beyan etmesi gerekirken kötü niyetli olarak direk icra takibine geçtiğini, tüm çeklere şirketin çekleri sahte olarak atılmış olmasına rağmen davacı aleyhine icra takibine başlandığını, iyi niyetli bir alacaklı alacağını alabilmek için çekin arkasındaki tüm cirantalara takip başlatabhileceğini, ancak cironun sahte olduğunu keza çekleri çalıntı olduğunu bildikleri için davacı şirket aleyhine takipte bulunmadıklarını, bu davalının açıkça kötü niyetli davrandığının icra takibi ile parayı alıp kaçma derdinde olduğunun ispatı olduğunu belirterek davacı vekili davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını arz ve talep etmiştir.
CEVAP;Davalı vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu çeklerin vade günü geldiğinde bankaya ibraz ediliş fakat İstanbul ..., Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyasından ödeme yasağı konulduğundan bu durum çek arkasına yazılarak davalıya iade edildiğini, davalı iş bu çekleri alçağına karşılık ve iyi niyetli olarak aldığını, bu nedenle huzurda ikame edilen dava yoluyla çeklerin iyi niyetli hamil olan müvekkilden iade alınması söz konusu olmadığını, davaya konu çeklerin ciro kısmı incelendiğinde çeklerin ciro silsilesinde kopukluk olmadığını, bu iddianın gerçek dışı olduğunu, davalı tacir olmadığı gibi bir ticari işletme de işletmediğini, bu nedenle davacı ..., basiretli bir tacir gibi davranmadığı iddiasının mesnetsiz olduğunu, davacı ... çekleri çaldırmış olmasından dolayı davalının da ciddi mağduriyet yaşadığı, neticeten, haksız olarak açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerinin davacı firma üzerine bırakılmasını dair karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi uyarınca çek istirdatı istemine ilişkindir. Davacı,
1-... San.ve Tic.A.Ş. tarafından keşide edilen ... seri nolu .../... şubesine ait 8.142,00 TL bedelli,
2-... tarafından keşide edilen ... seri nolu .../... şubesine ait 7.000,00 TL bedelli,
3-Faiz Horzun tarafından keşide edilen ... seri nolu ... /Eskişehir şubesine ait 7.714,76 TL bedelli,
4-... tarafından keşide edilen ... seri nolu .../Samsun şubesine ait 7.370,00 TL bedelli,çeklerin hırsızlığa konu olmakla isteği dışında elinden çıktığını kaşe ve imzalarının taklit edildiğini,ticari defterlerde de lehtar sıfatı anlaşılmakla çeklerin icra takiplerine konu edildiğini davalıdan istirdatı ile tarafına iadesini istemiştir.
Dava konusu çeklerin Bakırköy ....İcra Dairesinin ... E, ... E ,... E., ... E. Sayılı dosyaları ile takibe konu ediliği ,ancak davacı taraf ilgili çeklerde ciranta olarak görünüyor ise de icra takibinde borçlu sıfatı ile yer almadığı anlaşılmıştır.
Davacının icra takibinde borçlu olarak gösterilmemesi davacı tarafça davalının kusuruna karine olarak gösterilmiş,davalı taraf davacının çekleri çaldırmış olabileceğini ,bu sebeple icraya dahil etmediklerini ancak ciro silsilesinin tam olduğunu iyi niyetli hamil olduklarını davanın reddini istemiştir.
Dava konusu ciro silsilesi tam olan çeklerin davacı tarafça zayi sebebi ile iptalinin talep edildiği,ödeme yasağı alındığı ancak davalı tarafça takibe konulduğu görülmüştür.
Dava konusu çeklere yönelik davacı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmış;
12/09/2018 Tarihli Bilirkişi Raporunda ;
Dava konusunun, davacının 4 adet toplamda 30.226,76 TL tutarlı çeklerin rizası dışında elinden çıkası (çalınması) ve ciro zincirinin kapuk olması sebebiyle istirdadı ve takibin iptali ve tedbirlerin durdurulması amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu,
Davacının 2016, 2017 ve 2018 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu,
Davalı taraf Sayın Mahkemenin belirlemiş olduğu 17.08.2018 tarihli bilirkişi incelemesine katılmamış, yerinde inceleme talebinde de bulunmadığından ticari defterleri incelenemediği,
Neticeten, Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına istinaden 7.714,â6 TL tutarlı çeki .....' dan 10.10.2017 tarihinde ....no.lu tahsilat makbuzu ile teslim alındığı, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına İstinaden 7.370,00 TL tutarlı çeki ... Ltd. Şti den 17.08.2017 tarihinde ... no-lu tahsilat makbuzu İle teslim alındığı, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına İstinaden 7.000,00 TL tutarlı çeki ... — ...' dan dava dışı ...in düzenlemiş olduğu 24.08.2017 tarihinde ... no.lu çek çıkış bordrosu ... tesilm alındığı, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına istinaden 8.142,00 TL tutarlı çeki ... A.Ş. den 16.10.2017 tarihinde ... noJlu tahsilat makbuzu ile teslim alındığı, dava konusu çeklerin davacıdan sonraki ciro silsilesinde yer alan şirketler ile bir ticarl ilişkininin bulunmadığı tespit edilmiş,
Davacının imza inkarına yönelik itiraz üzere şirket temsilcilerinin imza örneklerinin celbi ile dosya grafolog bilirkişiye tevdi edilmiş,
14/12/2018 Tarihli Bilirkişi Raporunda;
Mukayeseye esas alınan imzaları ile aralarında aynı elden çıktıklarını gösterir nitelikte uygunluk ve benzerlik saptanmadığından; inccleme konusu, “... , ... .... , ... numaralı” çeklerde 1. Ciranta, “... Bankası .... numaralı" çekte 3.ciranta olarak “... Ticaret Limited Şirketi...” içerikli kaşe izlerinin üzerinde atılı bulunan imzaların .... ve ...'un eli ürünü olmadıkları kanaatine varılmıştır.
6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir.
Bu madde uyarınca ispat yükü, çekin yetkili hamili olduğunu ve çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, davacının bu hususların yanı sıra ayrıca davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu ileri sürüp kanıtlaması gerekmektedir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin ... E - K sayılı kararına bakıldığında;
"Dosya kapsamı incelendiğinde davacının taraf olduğu ve dava konusu edilmeyen farklı çeklerin de benzer ciro silsileleriyle davalıya geçtiği ve davalı tarafından bankaya ibraz edildiği görülmüş, bunun üzerine UYAP’da yapılan tespitler itibariyle, davalı taraf hakkında farklı hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza soruşturmalarının ve ceza davasının henüz sonuçlanmadığı görülmüş ise de, davalının farklı çok sayıda olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp, bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği sabittir. Bu durumda bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekmiştir. O halde ilk derece mahkemesince ağır kusurlu olarak iktisap edilen çekin davalıdan istirdatına karar verilmesi gerekirken..."
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin ... - ... E - K sayılı kararına bakıldığında;
"Dosya kapsamı ve dosyaya yansıyan deliller üzerine UYAP’da yapılan tespitler neticesinde davalı ....A.Ş'nin hırsızlık sonucu elinden çıktığını iddia ettiği 2 ayrı senedi yine aynı ciro silsilesindeki şirketler ile davalı ... Kargo..Ltd.Şti'nin hamil olarak Konya ....İcra Dairesinde ... ve ... eses sayılı dosyalar ile takip başlattığı ve davalı ... .Ltd.Şti hakkında hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza soruşturmalarının bulunduğu ve birçok olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer ve farklı cirantalardan ciro yoluyla devralıp, son hamil olarak farklı kişi veya şirketler aleyhine icra takiplerine konu edildiği sabittir. Bu durumda davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. İlk derece mahkemesince ağır kusurlu olarak iktisap edilen çekin nedeniyle davacının borçlu olmadığı kabul edilerek çek nedeniyle icra dosyasına yapılan ödemenin istirdatına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmış olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiştir."
Karaman Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyası davalının soruşturması derdest ise de;
Davacı taraf iş bu davada ticari defter ve kayıtları mucibinde hamil sıfatını kanıtlamış, davalının Uyap sorgulama ekranından yapılan denetimde hakkında benzer suçlardan birden fazla soruşturma olduğu,dava konusu çeklerin de hamil sıfatına haiz olduğu ,bu durumda davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü ile davanın kabulüne ancak ağır kusurlu olduğu kabul edilen davalının kötüniyetli olarak iktisabı ispat edilemediğinden davacının kötü niyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine, davacının takiplerin iptali talebinin ise anılan icra dosyalarında taraf olmadığı bu hali ile hukuki yarar bulunmadığından reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
2-Dava konusu 24/02/2018 vade tarihli, 8.142,00 TL bedelli, 25/02/2018 vade tarihli, 7.000,00 TL bedelli, 28/02/2018 vade tarihli, 7.714,76 TL bedelli, 28/02/2018 vade tarihli, 7.370,00 TL bedelli çeklerin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine,
4-Davacının takipleri iptali talebinin hukuki yarar bulunmadığından reddine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.064,79-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 516,20-TL peşin harcın indirilmesi ile eksik kalan bakiye 1.548,59-TL eksik karar harcının davalılardan miras payı oranında müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan miras payı oranında müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından mahkememiz dosyasına yatırılan 516,20-TL peşin harç, 35,90 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 552,10-TL harcın davalılardan miras payı oranında müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 2.362,35-TL yargılama giderinin (tebligat, müzekkere, bilirkişi) davalılardan miras payı oranında müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/02/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!