WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

BAKIRKÖY 2. FIKRI VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/359 Esas
KARAR NO : 2021/205

DAVA : Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 11/12/2020
KARŞI DAVA : Marka Hükümsüzlüğü
KARŞI DAVA TARİHİ : 19/01/2020

KARAR TARİHİ : 12/11/2021
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/12/2021
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin ... markası için TPMK'da 26.04.2017 tarihi .... başvuru numarası ile markasını tescil ettirmek için başvuruda bulunduğunu ve 28.06.2018 tarihinde ise ... markasının 07/08/09/11/21 ve 35. sınıflarda tescil edildiğini, müvekkilinin “...” isimli markasının tescil tarihinin 28.06.2018 olup, dava konusu markanın ise müvekkilinin markasından daha sonra 29.08.2019 tarihinde haksız ve hukuka aykırı olarak tescil edildiğini, müvekkilinin 2017 yılından bu yana markasını tescil ettirdiği sınıflarda kullandığıni, müvekkilinin markasının 21. sınıfında yer alan malları ile dava konusu markanın eşya listesinde yer alan malların birebir aynı olup, bu hususun iltibas ihtimalini arttırdığını, davalının ... sayılı “...” markası ile müvekkiline ait “...” markasının 6769 sayılı Smk madde 6/1 uyarınca benzer olup iltibas tehlikesi bulunduğunu, davalı taraf adına tescil edilmiş markanın sonunda yer alan ... ibaresinin ise İngilizcedeki .... kelimesinin kısaltması olup Türkçede küçük anlamına geldiğini, burada .... markasının adeta müvekkilinin ... markasının bir alt markası, devamı, seri markası izlenimini uyandırdığını, müvekkili şirketin, davalıya ait .... markasının varlığından davalı şirketin çatal bıçak üreten bir firma ile görüşmesi, söz konusu firmanın ise davalı tarafa ait markanın müvekkilinin ... markasının alt markası olup olmadığını teyit etmek için müvekkili şirket ile iletişime geçmesi sonucu haberdar olduğunu, davalının marka olarak seçebileceği ve kullanabileceği milyonlarca seçenek varken müvekkiline ait markaların ayırt edilemeyecek kadar benzerini adına tescil ettirmesinin tesadüf eseri olamayacağını, ... adlı sosyal paylaşım sitesinde kullanmanın kesinlikle ciddi ve yoğun bir kullanım olarak değerlendirilemeyeceğini, kaldı ki 2015 yılında .... şimdiki kadar popüler bir sosyal medya ağı da olmadığını, marka sahibinin, markanın Türkiye'de ticari etki oluşturacak şekilde yoğun bir şekilde kullandığını ispatlaması gerektiğini, davalı tarafın ayrıca ..., ..., ..., ... ve ... firmaları ile pazarlama ve satış görüşmeleri yaptığını belirtse de bu yazışmaların da 2021 yılına ait olduğu, davalı tarafa ait markanın tanınmış bir marka kesinlikle olmadığını, "...." markasının 05.12.2008 yılında diğer müvekkil şirket ve aynı zamanda ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin grup şirketi olan .... Paz.A.Ş. (iki şirketin aralarında bağ olduğunu gösterir ticaret sicil gazete örnekleri de tarafımızca dosyaya sunulmuştur.) adına tescil edildiğini, yani ... markası üzerindeki gerçek hak sahibinin müvekkili şirket olduğunu belirterek davalı adına tescilli bulunan "..." markasının müvekkiline ait "..." markası ile 21.sınıfta yer alan tüm emtialar bakımından benzer olduğunun tespitine, sicilden terkinine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili ...'nin , .... Üniversitesi iç tasarım bölümü son sınıf öğrencisi genç bir girişimci olduğunu, 2015 yılında doğal ağaçtan tasarım ürünleri geliştirip piyasaya satışa sunma girişimi başlattığını, "..." italyan dilinde ağaç, odun, tahta anlamına geldiğini, müvekkilinin amacının dünya pazarına girmek olduğu için <<...>> markasını 23 Kasım 2015 tarihinde ilk defa ... adlı sosyal paylaşım sitesinde kullandığını ve "...." markasıyla ürünlerini bu tarihte satışa arz ettiğini, 2017 yılında Türkiye'deki en büyük tüketici portföyüne sahip ..., ..., ... market, ... market, .... ve ... firmalarıyla pazarlama ve satış görüşmeleri yaptığını ve bu firmalara ürün ve hizmet satabilecek profesyonellikte bir potansiyele ulaştığını, henüz davacı karşı davalı tarafın "..." markası için Türk Patente başvuru yapmadan- Türk Patente başvuru 26.04.2017 tarihinde yaptığını, müvekkili adına tescilli "..." markasının, büyük harflerle yazılmakta olup "..." ve "..." arasında markaya ayırt edicilik kazandıran ... renkte bir tornavida bulunduğunu, Türkiye'nin en yaygın marketlerinde şok market ile imzaladığı tedarikçi sözleşmesine istinaden 22.01.2021 tarihinde 30.000 parça ürün için yaklaşık 1.200.000,0011'lik sözleşme imzaladığını, 23.11.2015 yılında...da ilk defa ticarete başlamasının bir başlangıç olduğunu, o günden bugüne markasına yaptığı yatırım ve çalışmalarının sonucunun ise bugün ... gibi ... gibi Türkiye'de en çok tüketiciye ulaşan markalara ürün satabilecek noktaya geldiğini, SMK 6/1 hükmünden de anlaşılacağı üzere markaların aynı sınıfta yer alan mallar yönünden tescil edilmesinin tek başına iltibas olmadığını, görseller incelendiğinde müvekkili adına tescilli "..." markası ile davacının "..." markasının iltibas yaratmayacak kadar görsel ve duyusal olarak birbirlerinden farklı olduğunu, müvekkilinin markasının şekil unsuru olmasına rağmen davacının dilekçesinin tamamında kötü niyetli olarak bundan bahsetmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
KARŞI DAVA : Karşı davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin genç bir girişimci olduğunu, ... marka no ile 20 ve 21.sınıfa bağlı tüm hizmetler için 2015 yılından beri hiç ara vermeden kullandığını, satış ve pazarlamasında kullandığı ve ayırt edici nitelik kazandırarak maruf ve meşhur hale getirdiği markasını TPMK nezdinde adına tescil ettiğini, müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkilinin davaya konu markasını 2015 yılından bugüne kadar fasılasız olarak kullandığını ve ürünlerini ve pazarlamasını bu marka ile Türkiye'nin en büyük tüketici kitlesine sahip market zincirlerine sattığını, asıl huzurdaki davayı açan davacı tarafın kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin yarattığı marka değerinden faydalanmaya çalıştığını, bu nedenle öncelikle TPE nezdinde tescilli olan ... ibareli markanın üçüncü şahıslara devrinin önlenmesi için tedbir kararı verilmesini ve bu markanın iptali ile hükümsüz sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVACI-KARŞI DAVALI 04/02/2021 TARİHLİ DİLEKÇESİ : Karşı davalı vekili dilekçesi ile, bir markayı Instagram adlı sosyal paylaşım sitesinde kullanmanın kesinlikle ciddi ve yoğun bir kullanım olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, Kaldı ki 2015 yılında Instagram'ın şimdiki kadar popüler bir sosyal medya ağı da olmadığını, her ne kadar ciddi kullanıma bir kural koymak güç olsa da marka sahibinin, markanın Türkiye’de ticari etki oluşturacak şekilde yoğun bir şekilde kullandığını ispatlaması gerektiğini, Davalı tarafa ait markanın tanınmış bir marka olmamakla beraber 21. sınıftaki mal ve hizmetler yönünden müvekkilinin markası ile ortalama tüketici gözünde iltibasa yol açtığını, davalıya ait marka ile müvekkiline ait markanın emtilarının birebir aynı olması iltibas ihtimalini arttıran bir husus olduğunu, dava konusu markanın müvekkiline ait markanın sonuna yalnızca "..." ifadesi eklenmesi suretiyle oluşturulmuş bir marka olduğunu, "..." ifadesinin hiçbir ayırt edicilik vasfı olmaması yanında, dava konusu markaya eklenen bu ifadenin dava konusu markayı, müvekkile ait markaya daha çok yaklaştırdığını ve "...." markasının müvekkiline ait markanın ... markası olduğu izlenimini yarattığını, markanın gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, müvekkilinin 2018 yılında tescil ettirdiği "..." markası ile üstün kaliteyi garantileyen ürünleri ve tüketicinin değişen beğeni ve ihtiyaçlarını karşılayabilmesindeki başarısından dolayı sektöründe haklı bir ün ve pazar edinerek, kalitenin simgesi haline gelmeyi hedeflediğini, müvekkilinin faaliyetlerini sürdürürken her zaman iyi niyet ve dürüstlük kurallarını kendisine temel ilke alarak bugüne kadar marka ve ürün çeşitleri, ile piyasada var olmuş ve haksız rekabetin her türlüsünden uzak durmayı tercih ettiğini, bu sebeple davalarının kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacı-karşı davalı adına başvurusu yapılan .... ve davalı-karşı davacı adına başvurusu yapılan .... numaralı marka tescil dosyaları celp edilmiş olup, markaların halen sahibi adına geçerliliğini koruduğunu ayrıca söz konusu markalar üzerinde herhangi bir lisans ya da devir kaydına rastlanmadığını bildirildiği görülmüştür.
Dosya, ana dosya yönünden davalıya ait ... tescil numaralı markanın davacıya ait ... tescil numaralı markasına benzerlik, karıştırma ihtimali, kötüniyet sebepleriyle hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında, karşı dava yönünden karşı davalıya ait ... tescil numaralı markanın karşı davacının önceye dayalı gerçek hak sahipliği nedeniyle hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 17/09/2021 tarihli ayrıntılı ve gerekçeli raporlarında; "davacı-karşı davalı tarafından karıştırılma ve kötü niyet nedeniyle 21.sınıfta yer alan mal ve hizmetlerin tümüne ilişkin hükümsüzlüğü talep edilen davalı-karşı davacıya ait 20.ve 21.sınıflarda tescilli .... başvuru nolu ... ibareli markasına göre başvuru tarihi öncelikli olan davacı-karşı davalıya ait 07/08/09/11/21/35 sınıflarda tescilli .... başvuru numaralı ... ibareli markalarının 21.sınıfta aynı olduğunu, tarafların markaları karşılaştırıldığında ikisinde de esaslı unsurunun "..." ibaresi olduğunu, davalı-karşı davacı markasını ... ve ... ibareleri arasında tornavida ile hem renk ve şekilsel olarak hem de ... anlamına gelen ... yan unsuru ile birlikte kullanarak davacı-karşı davalı markasından farklılaştığını, 21.sınıfta hitap edilen ortalama tüketicinin davalı-karşı davacı markasının davacı-karşı davalı markasından şekil itibariyle yeterince farklılaşması nedeniyle karıştırma ihtimali olmadığını, karşı davadaki gerçek hak sahipliği iddiaları bakımından davacı-karşı davalının marka başvuru tarihi olan 26/04/2017'den önce davalı-karşı davacı tarafından gerçekleştirilen instagram (12-19 Ağustos 2016 tarihli) ve e-mail ticari yazışma (30/03/2017 tarihli ... emaili, 26/04/2017 tarihli ... emaili) görüntülerinden .... ibaresine belli bir ayırt edicilik kazandırıldığı görüldüyse de SMK mad.6/1 değerlendirmesinde markalar arasında karıştırılma ihtimali tespit edilemediğinden gerçek hak sahipliği gerekçesiyle davacı-karşı davalıya ait ... başvuru numaralı marka açısından hükümsüzlük sebebi olmadığı" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Davacı-Karşı Davalı vekili 28/09/2021 tarihli dileçkesi ile; bilirkişilerin 21.sınıfta yer alan emtiaların birebir aynı olduğunu tespit etmelerine karşın bu durumun iltibas ihtimalini arttıcı etkisini göz ardı ettiklerini, gerçek hak sahipliği bakımından yaptıkları değerlendirmelerin eksik ve hatalı olduğunu, markaların benzer olmadığı ve karıştırılma ihtimali bulunmadığına ilişkin tespit ve değerlendirmelerinin yerinde olmadığını, itirazları doğrultusunda ek rapor alınmasını talep etmiştir.
Davalı-Karşı Davacı vekili 01/10/2021 havale tarihli dilekçesi ile; bilirkişilerin markalar arasında karıştırılma ihtimali tespit edilemediğinden gerçek hak sahipliği gerekçesiyle davacı-karşı davalıya ait ... başvuru numaralı marka açısından hükümsüzlük sebebi olmadığı tespitinin doğru tespit olmadığını, bilirkişilerin kanaat ve tespitine katıldıklarını, ancak karşı davaları yönünden davacı karşı davalının markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, bilirkişinin aksi yöndeki tespitine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
Asıl dava, davalıya ait ... tescil numaralı markanın davacıya ait ... tescil numaralı markasına benzerlik, karıştırma ihtimali, kötüniyet sebepleriyle hükümsüzlüğü talebine; karşı dava, karşı davalıya ait .... tescil numaralı markanın karşı davacının önceye dayalı gerçek hak sahipliği nedeniyle hükümsüzlüğü talebine yöneliktir.
SMK'nun 25.md'si hükümsüzlük hallerini düzenlemektedir. Buna göre 5.md'deki mutlak red; ve 6.md'deki nisbi red sebepleri hükümsüzlük sebebidir.
SMK'nun 6/1 md'sine göre, tescil başvurusu yapılan bir markanın tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Taraf markalarının yukarıda anılı ilkeler ışığında yapılan değerlendirilmesinde; "..." kelimesinin İtalyanca'da "odun, tahta" anlamına gelmesi nedeniyle, ahşap işlerine yönelik emtia ve hizmetler bakımından "..." olarak değerlendirilebileceği, ayrıca taraf markaları arasında tescilli oldukları 21.sınıf yönünden sınıfsal benzerlik olduğu anlaşılmıştır.
Davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı yan adına tescilli markaların görsel açıdan yapılan değerlendirmesinde; davacının markasının küçük yazı karakterleri ile koyu renkten açıklaşarak "..." kelimesinden ibaret olduğu; davalı markasının ise büyük yazı karakterleri ile "..." harflerinden ibaret olduğu ve "..." ile "...." kelimeleri arasında ... ... konum ve renk itibarı ile dikkat çekici nitelik arzettiği görülmüştür.
Bu durumda taraf markalarının görsel bakımdan ayırdedici nitelikte oldukları kabul edilmiştir. Davacı markasında çift olan "..." harfinin fonetik olarak kelimenin okunuşunu değiştirmemesi nedeniyle taraf markaları arasında fonetik olarak ve "...." ibaresinin "..." kelimesinin kısaltılışı olduğu ve anlamın da "..." olduğu dikkate alındığında kısmi derecede anlamsal benzerlik olduğu anlaşılmıştır.
Yerleşmiş Yargıtay uygulamalarına göre taraf markalarının bütüncül değerlendirilmesi zorunluluğu ve bu bütüncül değerlendirmede kısmi anlamsal ve fonetik benzerliklerin görsel farklılığı ortadan kaldıracak mahiyet ve ağırlıkta olmadığı, ortalama tüketicinin farklı markalar ile karşı karşıya olduğunu fark edebileceği ve bu itibarla asıl dava ve karşı dava bakımından hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatiyle asıl davanın ve karşı davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Asıl davanın ve karşı davanın ayrı ayrı REDDİNE,
2-Alınması gereken 59,30 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 4,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Karşı dava yönünden harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacı-Karşı Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 5.900,00 TL vekalet ücretinin, davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine,
5-Davalı-Karşı Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre talebinin reddi yönünden 5.900,00 TL vekalet ücretinin, davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
7-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/11/2021

Katip ...
¸

Hakim ...
¸