T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/77 Esas
KARAR NO : 2024/603
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 17/10/2023
KARAR TARİHİ : 05/06/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Davalının Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası nezdinde, taşıma sözleşmesinden kaynaklı zarar ilişkin rücuen sigorta tazminat alacağına dair açılmış olan icra takibine, borçlunun haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı itirazı nedeniyle , borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına ve 597,56 Euro' luk alacağın ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının Euro cinsinden alacaklara kamu bankalarının Euro için uyguladığı en yüksek temerrüt faiziyle birlikte borçludan tahsiline, borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı şirketin sigortalısı dava dışı ... A.Ş. isimli şirket arasındaki ticari ilişki uyarınca müvekkili şirketin, ... isimli şirketin .... (Doğal Gıda Katkısı) ürünlerinin dava dışı başka bir firmaya taşınması işini yüklendiğini, anılı taşıma esnasında müvekkili şirketin hiçbir kusuru olmaksızın dava dışı .... isimli şirketin taşınan 2 adet kolisinden 1 tanesinin akarlı hale geldiğinin fark edildiğini, bunun üzerine ilgili müşteri temsilcisi tarafından dava dışı .... isimli şirketin imzasını da havi olan Polar XP Operasyon ve Servis Prosedürü'nün 1.3/f maddesindeki yükümlülüğü gereği sözleşmeye uygun olarak malın son noktadaki tesliminde oluşan problemin müşteriye yazılı olarak bildirildiğini, davaya konu ürünlerin sevkiyatı gerçekleştirilirken, davacı tarafından iletilen sipariş formunda belirtilen şart ve talimatlata birebir uyulmuş olup ürünlerin, davacının talimatı doğrultusunda, taşıma şartlarına uygun taşındığını, ancak ürünlerin akarlı hale gelmesinin, tamamen davacının özen yükümlülüğünü yerine getirmemiş olmasından kaynaklandığını, ürünlerin akarlı hale gelmesinin davacının ihmali ve kusuru ile gerçekleştiğini, bu sebeplerle huzurdaki haksız davanın esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini bilvekale arz ve talep ederiz.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
Dosyanın, Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 25/10/2023 tarih ... esas ... karar sayılı görevsizlik ilamı üzerine mahkememizin yukarıda yazılı esas sayılı sırasına kayıt edildiği görülmüştür.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek , davaya konu taşıma sırasında oluşan hasardan kimin sorumlu olduğu, davacı şirket açısından rücu şartlarının oluşup oluşmadığı, oluşması halinde davalı taraftan talepte bulunulabilip bulunulamayacağı, bulunulabilmesi halinde miktarı hususlarındadır.
Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
HMK'nın 115. maddesinde "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için öncelikle icra dairesinde usulüne uygun şekilde icra takibinin başlatılması gerekmekte olup itirazın iptali davaları bakımından usulüne uygun bir icra takibinin bulunması HMK'nın 114/2. anlamında özel dava koşuludur.
İstanbul BAM .... Hukuk Dairesi'nin ...E., ... K. ve 03/06/2021 tarihli kararına göre;
"İİK'nın 58/3 maddesine göre, icra takibinde, alacağın Türk parası ile tutarının, alacak yabancı para ise hangi tarihteki kur üzerinden alacağın talep edildiğinin gösterilmesi gerekir. Ancak uygulamada yabancı para alacağını gösteren ve ayrıca Türk Parası karşılığını belirten takip talepleri de geçerli kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla Yargıtay alacaklının yabancı para alacağını takip talebinde gösterdikten sonra tahsil tarihindeki kur üzerinden Türk Parası karşılığını talep etmesinin mümkün olduğu, harca esas miktarın belirlenmesi için takip talebinde Türk Parası karşılığının gösterilmesi gerektiği görüşündedir. Görüldüğü gibi Yargıtay yabancı para üzerinden takibin devamına karar verilebileceğini kabul etmektedir. Ancak yabancı paranın aynen ödenmesini içeren ödeme emri İİK'nın 58/3 maddesine uygun olmadığından böyle bir takibin devamına karar verilmez (A. Değnekli, S. Kısa, İtirazın İptali Davaları, 2. Baskı, sh.165)"
İstanbul BAM .... Hukuk Dairesi'nin ... E., ... K. Ve 15/02/2023 tarihli kararına göre;
"TBK’nın “Ülke parası ile” başlıklı 99. maddesinde “Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hüküm uyarınca, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde, alacaklının bu alacağını aynen, vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebileceği kabul edilmiştir. Ancak, İİK’nın 58/3. maddesi uyarınca, alacaklı tarafından yapılan icra takibinde alacağın yabancı para olması hâlinde, alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve Türk Lirası karşılığı yada harca esas Türk Lirası karşılığı takip talebinde gösterilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 3. HD. 11/11/2021 tarih 2021/761 Esas 2021/11255 Karar, Yargıtay 12. HD. 30/10/2015 tarih 2015/19396 Esas 2015/29887 Karar, Yargıtay 19. HD. 06/10/2011 tarih 2011/1648 Esas 2011/12074 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.) Bu husus HGK’nun 12/05/1999 tarih 99/12-271 E, 99/301 K. sayılı kararında, "İİK’nun 58. maddesine göre alacağın Türk parası ile tutarının takip talebinde gösterilmesi zorunlu olup, aynı zorunluluk İİK’nun 41. maddesi delaletiyle ilamlı takiplerde çıkartılacak olan icra emri için de geçerlidir. Anılan noksanlık kamu düzeni ile ilgili ve devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır" şeklinde ifade edilmiştir."
Somut olayın değerlendrilmesinde, davacının yabancı para alacağının tahsili amacıyla davalı hakkında Büyükç.ekmece .... İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyasında icra takibi başlattığı, takip talebi ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının gösterilmediği tespit edilmekle itirazın iptali davasına konu usulüne uygun bir icra takibinin olmadığının kabulü ile (aynı yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2014/12593 E., 2015/9366 K. ve 24/06/2015 tarihli kararı; İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesi'nin 2021/78 E., 2021/696 K. ve 03/06/2021 tarihli kararı) HMK'nın 114/2 ve 115. maddesi uyarınca açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN USULÜNE UYGUN BİR TAKİP BULUNMADIĞINDAN USULDEN REDDİNE,
1-Alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 269,85 TL + 242,90 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 512,75 TL'den mahsubu ile bakiye 85,15-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı taraf yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Taraflarca dosyaya yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/06/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!