WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

BAKIRKÖY 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/51 Esas
KARAR NO : 2024/675

DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 18/01/2024
KARAR TARİHİ : 14/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/06/2024
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; iflas dairesinin 03.01.2024 tarihli kararıyla müvekkili şirketin 9.253,58 TL'lik alacak talebini, "Alacak kayıt talebinde bulunan vekilin sunduğu alacak kayıt dilekçesi ve eklerinin incelemesinde; 9.253.58 TL alacak talebinde bulunulduğu, delil olarak tek sayfa cari hesap ekstresi sunulduğu görüldü. Sadece cari hesap ekstresine istinaden talep edilen, ticari ilişkinin varlığına karine teşkil edecek bir delil sunulmayan ancak talebin yargılamayı gerektirdiği kanaatine varıldığından reddine karar verildi" şeklinde gerekçeyle mesnetsiz olarak reddettiğini, cari hesap ekstresinde bulunan alacak kalemlerine ilişkin 24.01.2020 tarihli ve 1.298,00 TL tutarındaki faturayı, 29.01.2020 tarihli ve 3.304,00 TL tutarındaki faturayı, 21.02.2020 tarihli ve 4.651,58 TL tutarındaki faturayı sunduklarını, bu alacakların şüpheye yer vermeyecek şekilde sabit ve borçluya ait olduğundan masaya kaydedilmesinin zorunlu olduğunu, müvekkilinin son tahlilde müflisten toplamda 9.253.58 TL alacağı bulunduğunu, açıklanan nedenlerle Bakırköy İcra ve İflas Müdürlüğü .... İflas dosyasında düzenlenen 03.01.2024 tarihli sıra cetveline itirazlarının kabulünü, müvekkilinin 9.253,58 TL'lik alacağının sıra cetveline kabulünü talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Dava dilekçesi ve ekleri davalı iflas masasına tebliğ edilmiş, iflas masasının aleyhe olan hususları kabul etmediğini bildirdiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile 24/02/2022 tarihinde iflasına karar verilen ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden olan cari hesaba dayanan alacak isteminin iflas masasında reddine karar verilen miktar yönünden İİK 235. Maddesi uyarınca kayıt ve kabul istemine ilişkindir.
-Davalı ...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas dosyası ile 24/02/2022 tarih saat 10:24 itibarıyla iflasına iflasına karar verildiği, iflas işlemlerinin Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... iflas sayılı dosyasında basit tasfiye usulü ile iflas dairesi tarafından yürütüldüğü görülmektedir.
-Dava tarihinden önce iflas edilmesi halinde, 2004 sayılı İİK'nın 191. maddesi gereğince, iflas açıldıktan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlamaya uğrar; müflis artık masa mevcudunu azaltıcı nitelikteki tasarruflarda bulunamaz. Bu mallar ve haklar topluluğunu, iflas açıldıktan sonra aynı Kanun`un 226. maddesi gereğince, kanuni mümessil olan iflas idaresi temsil edeceğinden, açılacak davalarda husumetin iflas idaresine yöneltilmesi ve varlığı iddia olunan alacakların, 2004 sayılı İİK. 219. maddesi gereğince, masaya karşı ileri sürülmesi gerekir. Bu nedenle kural olarak iflastan sonra müflis aleyhine masaya giren mal ve haklara ilişkin olarak doğrudan dava açılamaz. İflas masasından hak iddia eden alacaklının alacağının masaya kaydını talep etmesi, bu talebin İflas idaresince kabul edilmemesi halinde, İİK.nun 235/2. maddesinde öngörüldüğü şekilde sıra cetveline itiraz davası açması gerekmektedir. Buna rağmen, iflâstan sonra müflise karşı bir alacak davası açılırsa, bu davaya, iflâs idaresine karşı sıra cetveline itiraz davası olarak devam edilmelidir. Sıra cetveline itiraz davasında da, görevli mahkeme ise 2004 sayılı İİK'nın 235/1 maddesi gereğince iflas kararını veren ticaret mahkemesinin bulunduğu yerdeki Ticaret Mahkemesidir.
-Davacı tarafın dava dilekçesindeki iddia ve savunmaları müflis şirketten cari hesap ve fatura alacağı kapsamında alacağının bulunduğu hususuna dayanmaktadır.
-Taraflar arasındaki faturaların incelenmesinde ticari ilişki kapsamında fatura karşılığı mal ve/veya hizmetlerin eksiksiz yerine getirildiğini ispat külfeti davacı taraf üzerinde bulunmaktadır. Davacı taraf HMK 190. Maddesi gereğince faturaya konu hizmeti sunduğunu, sözleşme kapsamında yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdiğini dava değeri de gözetildiğinde yazılı olarak ispat etmelidir.
-Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.
-Mahkememizce 22/03/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesine karar verilmiş, bu doğrultuda 29/04/2024 günü saat 15:00 inceleme gün ve saati olarak belirlenmiş, bilirkişi ücreti olarak takdir edilen 5.000,00 TL delil avansının ikmal edilmesi husunda davacı vekiline iki haftalık kesin süre süre verilmesine, verilen kesin sürede delil avansının ikmal edilmemesi halinde 6100 s. HMK m. 324/2 gereğince başvurulan ticari defter incelemesi ve bilirkişi delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağının ve dosya kapsamına göre karar verilebileceğinin davacı vekiline ihtarına karar verilmiştir.
-Akabinde Mahkememizin duruşma ara kararı gereğince tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde29/04/2024 günü saat 15:00da SMMM bilirkişi tarafından inceleme yapılmasına karar verilmiş ise de verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücreti yatırılmadığından dosyanın bilirkişiye tevdi edilemediğine ve inceleme yapılamadığına dair tutanak imza altına alınmıştır.
-Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 21/10/2014 tarihli, 2013/18048 Esas, 2014/28541 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 324. maddesinde delil ikamesi avansı, 325. maddesinde ise re' sen yapılması gereken işlemlerde giderler düzenlenmiştir.
-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324. maddesinde “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır” düzenlemesine yer verilmiştir.
-Aynı Kanun'un 325. maddesinde ise “Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir”. düzenlemesine yer verilmiştir.
-Tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin delil avansı kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca delil ikamesi avansının da ispat külfetine göre taraflara yükletilmesi gerekir. Diğer yandan örneğin resen hesap raporu alınacaksa giderin 325. maddesi kapsamında değerlendirilmesi isabetli olacaktır.
-Ancak, yukarda açıklandığı üzere dava şartı olarak öngörülen müessesenin davanın reddine yol açması sebebiyle mahkemece gider avansı ile delillerin ikamesine yönelik avans ayrılmalı, gider avansının da nelerden ibaret olduğu net olarak belirlenmeli ve tarafa da hem gider avansının hem de delil ikamesi avansının hukuki sonuçları konusunda uyarı yapılmalıdır.''
-Yine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222/1. Maddesi'nde "- (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir" düzenlemesine yer verilmiştir.
-Somut olayda davacı tarafın iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi yönünden ticari defter ve belgelerin ibrazı zorunlu olup, davacı tarafça da ticari defterlere delil olarak dayanıldığı görülmektedir.
-Mahkememizce tesis edilen ara kararlar ile davacı tarafa delil avansının yatırılmaması ve ticari defterlerin ibraz edilmemesi halinde halinde sonuçlarının ne olacağı açıkça belirtilmiş ve fakat davacı vekili tarafından süresi içerisinde eksik delil avansının ikmal edilmediği, ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmüştür.
-Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. 6100 sayılı HMK 'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
-Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde, davacı tarafın dava konusu takip yönünden davalının itirazının haksız olduğu ve bu doğrultuda takibin ferileri yönünden yapılan itirazın iptaini talep ettiği sabit olup, ispat yükünün davacı yan üzerinde olduğu, davacının iddialarını ispat ile yükümlü olduğu kuşkusuzdur. Davacının dava dilekçesindeki delil listesinde bilirkişi ve ticari defter deliline dayanmaktadır. Ayrıca aksi durumda dahi davaya konu iddiaların değerlendirilmesi için bilirkişi incelemesinin yapılması ve ticari defterlerin incelenmesi uyuşmazlığın esasının çözümü bakımından davanın niteliği itibariyle zorunluluk arz etmektedir. Buna göre dosyadaki talepler yönünden bilirkişi ve ticari defter incelemesi yapılmaksızın davanın ispatı mümkün değildir. Mahkememizce davacı tarafa verilen kesin süreler içerisinde davacı tarafça eksik delil avansının yatırılmadığı, bu nedenle bilirkişi incelemesi yapılamadığı görülmektedir,
-Yine dosyaya celp edilen vergi dairesi kayıtlarına göre davalı tarafından bildirimine yapılan ba-bs kayıtlarında da davacının takibe dayanak olan faturanın yer almadığı görülmüştür.
-Açıklanan nedenlerle dava ve takip konusu fatura yönünden alacağının varlığının dosyada mevcut delil ve belgelerle ispat edemediği kanaatine varıldığından ispat edilemeyen davanın esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın ESASTAN REDDİ ile;
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gider bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/06/2024

Katip ....
e-imzalıdır

Hakim ....
e-imzalıdır