WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

BAKIRKÖY 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/13 Esas
KARAR NO : 2024/251

DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/01/2024
KARAR TARİHİ : 15/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/04/2024
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin davalının .... Mahallesi, .... Caddesi, A Blok, No:3/1 Babaeski adresinde bulunan iş yerinde değişik tarihlerde tadilat mobilya dekorasyon vb. işleri yaptığını, bu çerçevede ürün satışı ile birlikte değişik konularda hizmet verdiğini, davalının, müvekkil şirkete önemli miktarda borcu olmasına rağmen bu borcunu bugüne kadar ödemediğini, bu sebeple hakkında başlatılmış olan icra takibine de haksız bir şekilde itiraz ettiğini, icra takibinin durmasına, alacağın tahsilinin gecikmesine sebep olduğunu, bu nedenle davalı tarafından Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına karşı yapılmış olan yetki, asıl borç, takip öncesi faiz, takipte uygulanması talep edilen faiz oranı, takip ferileri ve diğer tüm itirazlarının iptali ile takibin devamına; icra takibine haksız ve kötü niyetle itiraz eden davalının takipte asıl alacağa uygulanacak faiz oranı, mevcut enflasyon oranları ve TBK md 122 hükmü dikkate alınarak İİK hükümleri gereğince takip miktarı üzerinden %20 den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine; dava masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından başlatılan Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı icra takibinde yetki itirazında bulunduklarını, Edirne İcra Daireleri'nin yetkili olduğunu, davacı taraf icra takibinin para alacağından ibaret olduğunu iddia etmişse de davaya konu alacağın taraflar arasında yapılan eser sözleşmesinden kaynaklandığını, eser sözleşmesinden kaynaklanan takiplerde HMK.nun 6. maddesindeki genel yetki kuralına göre davalının yerleşim yeri icra dairesi yetkili olduğu gibi, HMK.nun 10. maddesi uyarınca akdin ifa edileceği yer icra dairesinin de yetki olduğunu, somut olayda usulüne uygun olarak yapılmış olan itiraz neticesinde takibin durduğunu, davacının bu aşamada icra takip dosyasının yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesini talep etmesi gerektiğini, ancak davacının bu prosedüre uymayarak itirazın iptali davası açtığını, Hukuk Genel Kurulu 2013/10-395 Esas 2013/1568 Karar 13.11.2013 Tarihli Kararında “Önce icra dairesinin yetkisi tartışılmalıdır. Yetkili icra müdürlüğünde takip yapılmış ise işin esasına girilmeli, yetkisiz icra müdürlüğünde icra takibi yapılmış ise geçersiz takibe dayanılarak itirazın iptali davası açılamayacağından davanın reddine karar verilmesi gereklidir.” hususlarına yer verildiğin, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın her ne kadar hatır çeki düzenleyerek davalıya teslim ettiğini iddia etmişse de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında bulunan ticari ilişki çerçevesinde taraflar birbirkerine çek keşide ettiğini, davacının verilen çeklerin hatır çeki olduğu yönündeki iddialarına dayanak herhangi bir delil dosyaya sunmadığını, davacının da bu yönde herhangi bir talebi bulunmadığını, davalı müvekkili ile davacı arasında .... mahallesi ... caddesi A blok No:3/A Babaeski adresinde bulunan taşınmazın inşaası ve iç, dış dekorasyonu için sözlü bir sözleşme akdedildiğini, tarafların sözleşme bedeli davalı müvekkilinin taraflar arasında bulunan eser sözleşmesi bedeli olarak çek düzenleyerek davacı tarafa teslim ettiğini ve söz konusu çeklerin ödendiğini, davalı müvekkili tarafından davacıya toplamda 1.965.000,00 TL ödendiğini, davacıya verilen çeklerin 08/08/2022-.... Nolu Çek 18.09.2022, 08/08/2022-... Nolu Çek 18.10.2022, 08/08/2022-.... Nolu Çek 18.11.2022, 08/08/... Nolu Çek 30.12.2022, 08/08/.... Nolu Çek 30.01.2023, 17/09/2022-.... Nolu Çek 30.12.2022, 17/09/.... Nolu Çek 30.11.2022, 18/10/.... Nolu Çek 30.01.2023 .... Nolu Çek (28.02.2023) .... Nolu Çek (31.03.2023) olduğunu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi ile birlikte davacı tarafa yapılan ödemelerin tespit edilebileceğini, davacının sözleşmesel yükümlülüklerini tam ve hastasız teslim etmemesi üzerine Babaeski Sulh Hukuk Mahkemesi ... esas numaralı davasıyla davacı tarafın eksik ve hatalı işçiliklerinin ve hasarlı eşyaların rayiç bedele göre tespitinin yapılması amacıyla delil tespit davası açıldığını, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere davacı taraf sözleşme ile üzerine düşen yükümlülüğü tam ve eksiksiz bir biçimde yerine getirmemiş olduğu halde davacı tarafından işçilik bedeli için rayiç bedelin oldukça üstünde bir hesaplama yapıldığını, açılan delil tespit davası ile içiliklerin bedelinin yapıldığı zamandaki rayiç bedele göre tespiti yapılması istenmiş, ona göre bir ödeme planı çıkarılması düşünülmüşse de mahkemece yalnızca eksik ve hatalı işçilikler tespit edildiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde Babaeski Sulh Hukuk Mahkemesi .... esas numaralı dosyasında kendilerine bir kusur atfedilmediğinden bahsedilmişse de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, davacı taraf davalı müvekkiline ait iş yerinin ofis mobilyaları için piyasa rayicinin çok üstünde bedel talep ettiğini, ayrıca yapılan binanın iç boyamasının da eksik ve hatalı yapılmasından dolayı davacı müvekkil taşınmazın içini yeniden boyatmış, bunun için ayrıca bir ödeme yapmak zorunda kalmış olduğunu, açıklanan nedenlerle öncelikle davanın yetkisizlik nedeniyle reddini, Mahkeme aksi kanaatte ise müvekkil hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, yargılama gideri ve karşı vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile cari hesap alacağına dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizce icra dosyası, vergi dairesi kayıtları, tespit dosyası celp edilerek dosya içerisine alınmış, taraf delilleri toplanmıştır.
-Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 678.706,40 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "cari hesap alacağı" olduğu, davalı tarafından süresi içerisinde takibe ve yetkiye itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
- İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı)
-İtirazın iptali davası açılabilmesinin koşullarından birisi de ortada geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmasıdır. Geçerli bir ilamsız icra takibinin mevcut olmaması halinde itirazın iptali davası açılamaz. Bu husus dava şartı olup, mahkemece re’sen gözetilmelidir.
-Somut olayda davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazda Edirne İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında bulunulduğu görülmektedir.
-Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamalarına göre icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise, itirazın iptâli davasında mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın öncelikle icra dairesinin yetkisine itirazın incelenip sonuçlandırılması gerekir. İtirazın iptâli davasının görülebilmesi usulüne uygun şekilde yapılmış geçerli bir takibin varlığına bağlıdır. Geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda itirazın iptâli davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. İcra dairesinin yetkisine itiraz edildiği hallerde bu itiraz incelenip sonuçlandırılmadığı sürece açıklanan şekilde geçerli bir takibin bulunmayacağı ortadadır (HGK.nun 20.3.2002 gün, 2002/13-241 E., 208 K., 28.3.2001 gün 2001/19-267 E. 2001/311 K. sayılı kararları).
-İİK.nun 50/1. maddesi hükmüne göre HMK.nun yetkiye ilişkin hükümleri ilamsız icradaki yetki hakkında kıyasen uygulanır. Buna göre ilamsız icrada genel yetkili icra dairesi borçlunun yerleşim yeri icra dairesidir (HMK. madde 6). Bunun dışında akdin ifa olunacağı yer icra dairesi de özel olarak yetkilidir (HMK. madde 10). Ayrıca taraflar yetki sözleşmesi ile yetkili olmayan bir icra dairesini de yetkili kılabilirler (HMK. madde 17).
-Tarafların iddia ve beyanları nazara alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı ihtilafsızdır. Yine davacı tarafın takip dayanağı ve dava dilekçesindeki iddiaları nazara alındığında sözleşme kapsamında ödemelerin yapılmadığı ve yine bu kapsamda düzenlenen çek bedellerinin ödenmediği iddiasında bulunduğu anlaşılmaktadır.
-Taraflar arasındaki ihtilâf, eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklandığından, bu türden uyuşmazlıklardan kaynaklanan icra takiplerinin kural olarak İİK'nın 50. maddesi uyarınca HMK hükümleri kıyas yoluyla uygulanacağından davalının yerleşim yeri, sözleşmenin ifa edileceği yer veya yetki sözleşmesi ile belirlenen yer icra dairelerinden birinde açılması gerekir. Bu türden sözleşmelerde para alacakları yönünden yetkili mahkemeyi alacaklının yerleşim yeri mahkemesi olarak belirleyen ve Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesinin uygulama imkânı yoktur. Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi hükümlerinin sadece karz akdinden doğan borçlarla sınırlı olduğunun kabulü gerekir. Aksi halde, bütün para borcu ilişkilerinden doğan ihtilâflarda yetkili mahkemenin bu maddeye göre tayini gerekeceğinden, para borçlarıyla ilgili tüm ihtilâfların davacının yerleşim yerinde takip ve davaya konu olması sonucunu doğurur ki bu da; Hukuk Muhakemesi Kanunu'nda yer alan yetkiyle ilgili kuralları adeta istisna haline getirmiş olur.
-Oysa, Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmeleri, niteliği itibariyle iki tarafa borç yükleyen sözleşmeler olup, karşılıklı edimleri içerir. Bu nedenle, eser sözleşmelerinden kaynaklanan bir alacakta yetkili mahkemenin tayininde Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. (Emsal Yargıtay 15. H.D.2019/2763 E, 2019/3958 K sayılı ilamı)
-Somut olayda, davalı borçlunun yerleşim yerinin Edirne olduğu, yine şirketin mersis adresinin de Edirne olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Yine sözleşme konusu edimin gerçekleştirileceği ifa yeri de Babaeski- Kırklareli'dir.
-Yukarıda yer verilen açıklamalar da belirtildiği üzere taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında yetkili icra dairesi yönünden Türk Borçlar Kanunu'nun 89. Maddesinin somut uyuşmazlıkta uygulanma imkanı bulunmadığı, icra takibinin davalının yerleşim yeri ya da sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde başlatılmadığı, bu haliyle takip yapılan icra dairesinin yetkili olmadığı ve ortada geçerli bir icra takibinin bulunmadığı gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK 115.maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesi gereğince takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Küçükçekmece Arabuluculuk bürosunun .... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/03/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır