T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/116 Esas
KARAR NO : 2024/433
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/02/2024
KARAR TARİHİ : 03/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/05/2024
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlu .... Tic. Ltd. Şti.’nin "... Mah. C Blok No:4 Dük: 1Beylikdüzü Ada ... Parsel ... Beylikdüzü/İSTANBUL" adresine ait tahakkuk edilen enerji bedelini ödemediğini, davalı/borçlu tarafından enerji bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, IIK hükümleri çerçevesinde alacağı tahsile yönelik hukuki sürecin işletildiğini, söz konusu faturalara istinaden; 3.840,38 TL Enerji bedeli, 155,77 TL gecikmiş gün faizi ve 28,03 TL faizin KDV'si dahil 4.024,18 TL'nin tahsili amacıyla MTS .... Esas sayılı ilamsız icra takip yapıldığını ve borçluya ödeme emrinin gönderildiğini, icra takibine itiraz edilmesi neticesinde ise itirazın iptalini dava yoluyla sağlamak ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmek gerektiğini, borçlunun borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, davalının her ne kadar ödeme emrine itirazında, abonelik sözleşmesinin tarafı olmamakla icra takibine konu ve abonelik sözleşmesinden kaynaklı olarak tahakkuk edilen normal dönem fatura bedellerinden ötürü borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ise de ekte ibraz edeceğimiz abonelik sözleşmesi ile açıkça görüleceği üzere, davalı abonelik sözleşmesinin tarafı olup işbu abonelik sözleşmesine istinaden, davalı adına tahakkuk edilen normal dönem faturalarından muhtevi dava konusu icra takibine dayanak teşkil eden alacaktan sorumlu olduğunu, borçlunun itirazı ile icra takibinindurdurulmasının akabinde iş bu dava konusunun ticari iş olması, itirazlarının iptali ve takibin devamı, ayrıca alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı talebiyle davalı aleyhine itirazın iptali davası açmadan önce 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince zorunlu dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu; görüşme sağlanamadığından ilgili anlaşamama tutanağının tanzim edildiğini, borçlunun itirazında, tüketici olmasından mütevellit değişen oranlarda avans faizi talebimizin yerinde olmadığını ileri sürmüşse de bir limited şirket olmakla tacir vasfını haiz olduğundan müvekkil şirket tarafından dava konusu icra takibi ile avans faiz talebinde bulunulmasında, usule, yasaya, içtihada ve somut olaya aykırılık bulunmadığını, borçlunun, borcunun gerçek miktarını elektrik faturası ile bilmekte olup belli ve net olan alacağa itiraz ettiğini, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun kötü niyetli olmasının şart olarak aranmadığını, borçlu ödeme emrine iyi niyetli olarak itiraz etmiş olsa bile icra inkar tazminatına karar verilebileceğini, müvekkil şirketin alacağına zamanında kavuşamadığı için zarara uğradığını, borçlunun itirazının iptaline ve hükmolunacak meblağin %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesini davalının MTS ... Esas Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamını, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkındaki Yönetmelik'in 11/4 maddesinde; "..İtiraz, itirazın MTS dosyasına yüklendiği tarihi izleyen beşinci günün sonunda alacaklı avukatına tebliğ edilmiş sayılır.." şeklinde düzenlenmiş olup, davanın yasal süre içerisinde açılmadığının sabit olduğunu, dosya içeriği incelendiğinde; müvekkil borçlunun takibe 27/07/2022 tarihinde itiraz ettiğini ve buna yönelik kendisine "İtiraz Alındı Belgesi" (İşbu belge dosya içinde mübrezdir) verildiğini, akabinde davacının 07/02/2024 tarihinde işbu davayı açtığı görülmekle, buna göre hem alacağın hem de davanın zamanaşımına uğraması sebebiyle zamanaşımı yönünden öncelikle davanın reddi gerektiğini, davaya konu ... E. Sayılı takibe yönelik yapılan yetki itirazımızda da belirttiğimiz üzere müvekkilin yerleşim yeri Esenyurt ilçe sınırlarında olup, yetkili yerin Büyükçekmece Adliyesi olduğunu, gerek icra takibi gerekse huzurda açılan davanın yetkisiz yerde ikame edildiğini,yetkisiz icra dairesinde yapılan takip geçersiz olduğundan, iş bu davanın mahkemenizde açılmasının mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte; davaya konu abonelik sözleşmesinde uyuşmazlıklara ilişkin "Yetkili yerin İstanbul mahkemeleri ve icra daireleri" olarak belirtilmesinin baz alınması halinde; bu durumda da itirazın iptali davasının açılması için yetkili mahkeme sözleşme gereğince İstanbul Mahkemeleri olduğunu, dolayısıyla her iki durumda da mahkemenin yetkisiz olduğunu ve davanın reddi gerektiğini, alacaklı tarafça takibe dayanak olan belgelerdeki müvekkilin abonelik sözleşmesinin ve faturaların tarafı ve borçlusu olmadığını, takibe itiraz dilekçelerinde de belirtildiği üzere, müvekkili tarafından daha önce vekil tayin edilmiş olan .... sözleşmenin tarafı olmakla birlikte, müvekkilin iş bu kişiyi 17/07/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı azilname ile azlettiğini, buna rağmen söz konusu kişinin müvekkil adına işyeri açmış olup, 07/03/2021 tarihli sözleşmeyi imzaladığı kanaatinde olduklarını, müvekkilinin abonelik sözleşmesinin tarafı olmaya yönelik herhangi bir beyan yada iradesinin bulunmadığını, Salih Turgan hakkında söz konusu eylem ve işlemleri nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğunu, Büyükçekmece Cumhuriyet Savcılığı'nın .... S. Sayılı dosyası kapsamında soruşturmanın yürütüldüğünü, sözleşmedeki imza ve borcun müvekkiline ait olmadığını, açıklanan nedenlerle öncelikle davanın zamanaşımı ve yetkisizlik nedeniyle usulden reddini, aksi kanaatin hasıl olması halinde, müvekkil hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının müvekkilin borçlu olmaması nedeniyle esastan reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin .... esas sayılı takip dosyası ile cari hesap alacağına dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizce icra dosyası, vergi dairesi kayıtları, tespit dosyası celp edilerek dosya içerisine alınmış, taraf delilleri toplanmıştır.
-Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine asıl alacak, KDV ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.024,18 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "Abone/Müşteri No :..., Belge/Fatura Tarihi :04/02/2022, Son Ödeme Tarihi :14/02/2022, Tutar :4.024,18 TL, Ayrıntısı MTS de kayıtlı 4 adet fatura borcu" olduğu, davalı tarafından süresi içerisinde takibe ve yetkiye itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
- İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı)
-İtirazın iptali davası açılabilmesinin koşullarından birisi de ortada geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmasıdır. Geçerli bir ilamsız icra takibinin mevcut olmaması halinde itirazın iptali davası açılamaz. Bu husus dava şartı olup, mahkemece re’sen gözetilmelidir.
-Somut olayda davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazda Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında bulunulduğu görülmektedir.
-Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamalarına göre icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise, itirazın iptâli davasında mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın öncelikle icra dairesinin yetkisine itirazın incelenip sonuçlandırılması gerekir. İtirazın iptâli davasının görülebilmesi usulüne uygun şekilde yapılmış geçerli bir takibin varlığına bağlıdır. Geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda itirazın iptâli davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. İcra dairesinin yetkisine itiraz edildiği hallerde bu itiraz incelenip sonuçlandırılmadığı sürece açıklanan şekilde geçerli bir takibin bulunmayacağı ortadadır (HGK.nun 20.3.2002 gün, 2002/13-241 E., 208 K., 28.3.2001 gün 2001/19-267 E. 2001/311 K. sayılı kararları).
-İİK.nun 50/1. maddesi hükmüne göre HMK.nun yetkiye ilişkin hükümleri ilamsız icradaki yetki hakkında kıyasen uygulanır. Buna göre ilamsız icrada genel yetkili icra dairesi borçlunun yerleşim yeri icra dairesidir (HMK. madde 6). Bunun dışında akdin ifa olunacağı yer icra dairesi de özel olarak yetkilidir (HMK. madde 10).
-Tarafların iddia ve beyanları nazara alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın abonelik sözleşmesinden kaynaklandığı görülmektedir.
-Taraflar arasındaki ihtilâf, sözleşme ilişkisinden kaynaklandığından, bu türden uyuşmazlıklardan kaynaklanan icra takiplerinin kural olarak İİK'nın 50. maddesi uyarınca HMK hükümleri kıyas yoluyla uygulanacağından davalının yerleşim yeri, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairelerinden birinde açılması gerekir. Bu türden sözleşmelerde para alacakları yönünden yetkili mahkemeyi alacaklının yerleşim yeri mahkemesi olarak belirleyen ve Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesinin uygulama imkânı yoktur. Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi hükümlerinin sadece karz akdinden doğan borçlarla sınırlı olduğunun kabulü gerekir. Aksi halde, bütün para borcu ilişkilerinden doğan ihtilâflarda yetkili mahkemenin bu maddeye göre tayini gerekeceğinden, para borçlarıyla ilgili tüm ihtilâfların davacının yerleşim yerinde takip ve davaya konu olması sonucunu doğurur ki bu da; Hukuk Muhakemesi Kanunu'nda yer alan yetkiyle ilgili kuralları adeta istisna haline getirmiş olur.
-Somut olayda, davalı borçlunun mersiste kayıtlı yerleşim yerinin "Esenyurt/İstanbul" olduğu, yine davalıya ait olduğu ve abonelik kapsamında hizmet verildiği belirtilen adresin ise "Beylikdüzü/İstanbul" olduğu görülmektedir.
-Yukarıda yer verilen açıklamalar da belirtildiği üzere taraflar arasındaki abonelik kapsamında yetkili icra dairesi yönünden Türk Borçlar Kanunu'nun 89. Maddesinin somut uyuşmazlıkta uygulanma imkanı bulunmadığı, icra takibinin davalının yerleşim yeri ya da sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairelerinde başlatılmadığı, bu haliyle ortada geçerli bir icra takibinin bulunmadığı gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK 115. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesi gereğince takdir edilen 4.024,18-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca İstanbul Arabuluculuk bürosunun .... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/05/2024
Katip ....
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!