WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

BAKIRKÖY 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/113
KARAR NO : 2024/293

DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/02/2024
KARAR TARİHİ : 25/03/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/03/2024

DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 09.03.2023 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme uyarınca müvekkili şirket, İstanbul İli, ... İlçesi, .... Mah. ... Cad. ... Pafta ... ada, ... parselde inşa edilecek yapının fore kazık, başlık kuşak kirişi, ankraj imalatlarının yapımı işini yüklenici olarak üstlendiğini, müvekkili şirket, sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde süresinde çalışmalarına başladığını, sözleşmede yüklendiği edimleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, müvekkili şirket tarafından sözleşme kapsamında yapılan imalatlara ilişkin günlük tutanaklar hazırlandığını, davalı tarafın şantiye şefi ile birlikte imza altına alındığını, müvekkili şirket tarafından yapılan imalatların 1.638.944,40 TL tutarındaki hakediş raporları taraflarca imza altına alındığını, hakedişlere ilişkin müvekkili şirket tarafından 15.08.2023 tarihli 1.200.000,00-TL bedelli ve 15.08.2023 tarihli 438.944,00 bedelli faturalar düzenlendiğini, davalı şirket tüm hakediş raporlarını kabul etmiş olmasına rağmen 22.08.2023 tarihinde tamamen kötü niyetli şekilde 637.200,00 TL bedelli iade faturası düzenlediğini, müvekkili şirket tarafından Bakırköy .... Noterliğinin 28.08.2023 Tarih ve ... Yevmiye Numaralı ihtarnamesi gönderilerek davalı tarafından düzenlenen iade faturasına itiraz edildiğini, cari alacakların ödenmesi ihtar edildiğini, bununla birlikte davalı taraf, yapılan imalatların tamamlanma aşamasında müvekkilden ek olarak 11 adet daha fore kazık işi yapmasını talep ettiğini, müvekkili şirket davalının talebi üzerine bu imalatları da yaptığını, müvekkili şirketin imalatını yapmış olduğu 11 adet ek fore kazık işinin bedeli 189.000-TL olup bu imalata ilişkin de ödeme yapılmadığını, bu sebeple müvekkili şirket, sözleşmeden kaynaklı olarak yapmış olduğu bu imalatlar karşılığında davalı şirketten toplam 1.424.258,00-TL alacaklı durumda olduğunu, davalı taraf 17.08.2023 tarihinde sözleşmeyi haksız şekilde feshederek, işin tamamlanma aşamasında çalışmaları sebepsiz şekilde durdurduğunu, davalı şirketin sözleşmeyi açıkça ihlal eden bu tutumu nedeniyle müvekkili şirketin 1.424.258,00 TL tutarındaki bakiye hakediş ödemesini ve 312.948,00-TL bedelli iş ekipmanını teslim alamadığını beyanla; davanın kabulü ile müvekkilinin bakiye 1.424.258,00-TL bedelli alacağın ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ait iş ekipmanlarının teslim alınmasının haksız şekilde engellenmesi nedeniyle müvekkilinin uğradığı 312.948,00-TL bedelli zararın faizi ile birlikte tazmini olmak üzere toplam 1.737.206,00-TL alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline hükmedilmesine, davalının mal kaçırma ihtimali göz önüne alınarak davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına dava değeri tutarında dava sonuna kadar ve teminatsız olarak ihtiyaten haczine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından taraflar arasındaki sözleşme gereği "İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mah. ... Cad. ... Pafta ... ada, ... parselde" inşa edilecek yapının fore kazık, başlık kuşak kirişi, ankraj imalatlarının yapımı işi üstlenildiğini, fakat süresi içerisinde yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, nitekim sık sık makineleri bozulmuş bu sebeple haftalarca çalışmalarını durdurduğunu, davacının tamircilerinin gelme ve makinelerini tamir etme süreçlerinin beklenmesi nedeniyle haftalarca inşaat sahasında birçok iş davacının kusuru nedeniyle duraklamış ve bu gecikmeler bitmek bilmediğini, davacı ... makinelerinin çok sık bozulması nedeniyle müvekkili şirket de kendi işlerini yapamamış inşaat sahasından hafriyatları çıkaramadığını, ayrıca davacı ... işçileri de işlerini gereği gibi yerine getirmediklerini, nitekim dökülen betonların hatalı ve eksik olması ve demirlerin bağlantılarının ve ankraj işlemlerinin hatalı olması söz konusu olduğunu, müvekkili şirketin davacıya yaklaşık 8 buçuk milyon ödeme yapmış olmasına rağmen davacı ... işçileri müvekkil şirkete gelerek "davacıya ödeme yapmıyor musunuz biz hiç ödeme alamıyoruz" şeklinde sorular sorup beyanlarda bulunduğunu, bu sebeple davacının işçileri ödeme alamadığı için yapılan çalışmalarda gereken özeni göstermediklerini, diğer taraftan davacı yetkilisi .... ise müvekkili şirketten ve ana işverenden almış olduğu ödemelerle -kendi çalışanlarına ödeme yapmayıp- gayrimenkuller edinmiş ve özel borçlarını ödediğini beyanla; taraflar tacir olmakla birlikte aralarında yapmış oldukları sözleşme ile İstanbul Mahkemelerini yetkili kıldıklarını, dolayısıyla yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili İstanbul Mahkemelerine gönderilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın usul ve esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, eser sözleşmesine dayalı alacağın tahsiline ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı Kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca BK'nın 73. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 89.) maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir.
Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
6100 sayılı HMK'nun 17. maddesinde "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." düzenlenmesine yer verilmiştir. Kesin yetki durumunda yetki sözleşmesi yapılamaz. Nitekim HMK'nın 18.maddesinde açıkça; "Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hallerinde yetki sözleşmesi yapılamaz." hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı tarafın cevap dilekçesi ekinde sunmuş olduğu, davacı şirketin kaşe ve imzasını taşıyan eser sözleşmesi kapsamında davacı tarafın davalı taraftan alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı taraf cevap dilekçesi ile birlikte yetki itirazında bulunmuş, dilekçede yer alan davacı tarafın imzasını taşıyan sözleşmede uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul Mahkemeleri'nin kararlaştırıldığını beyan etmiş, belirtilen sözleşme davacı tarafça inkar edilmemiş olup incelenmesinde de davacı şirketin kaşe ve imzasının yer aldığı görülmüştür.
Buna göre Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davanın ve dava konusu alacağa dayanak olan sözleşmenin taraflarının ticari şirket olmaları nedeniyle tüzel kişi tacir sıfatına haiz oldukları, 6100 sayılı HMK'nun 17. Maddesinde tacirler arasında yetki sözleşmesinin düzenlenmesine cevaz verildiği, her iki taraf da tacir olduğundan yetki sözleşmesinin geçerli olduğu, somut uyuşmazlığın sözleşmeden kaynaklanması nedeniyle kesin yetki halinin mevcut olmadığı görülmektedir. Bu doğrultuda davacı tarafından iş bu davanın yalnızca yetki sözleşmesinde kararlaştırılan görevli ve yetkili İstanbul Ticaret Mahkemelerinde açılabileceği kanaatine varılarak, davaya bakmaya mahkememiz yetkili olmadığından HMK 114/1-ç ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Dava dilekçesinin yetki yönünden USULDEN REDDİNE, Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2-Yetkili Mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi OLDUĞUNA,
3-Yetkisizlik kararının İstinaf yasa yoluna başvurulmadan kesinleşmesi durumunda, kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE; Mahkememizin yetkisizliğine dair kararın İstinaf yasa yolundan geçmek suretiyle kesinleşmesi durumunda, kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde (HMK 20. maddesi) Mahkememize başvurması halinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Süresinde müracaat edilmemesi halinde HMK 20/5 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, bu usuli kararın verilmesi ve bu kararla birlikte harç hususunun re'sen karara bağlanması hususlarının re'sen gözetilmesine; re'sen gözetilmesi gereken hususlar dışında kalan yönlerden ise gerekirse talebe bağlı olarak değerlendirme YAPILMASINA,
5-HMK' nın 330/2 maddesi gereğince harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin yetkili mahkeme tarafından DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 25/03/2024

Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır