WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

BAKIRKÖY 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/925
KARAR NO : 2024/373

DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 27/09/2023
KARAR TARİHİ : 17/04/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/04/2024

DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin % 25 ortağı olduğunu, şirketin % 75 ortağı ve yetkilisinin .... olduğunu, davalı şirketin faaliyetleri ile ilgili olarak bilgi sahibi olmadığını, faaliyetlerinin devam edip etmediğini, defter ve belgelerin nerede olduğunu bilmediğini, haricen yaptığı araştırmada sicilde kayıtlı adreste hiç faaliyet göstermediğini tespit ettiğini, şirketin genel kurulunun toplanmadığını, kamu borçlarını ödemek zorunda kaldığını belirterek şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini, olmadığı taktirde şirketin feshini talep etmiştir.
Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapıldığı fakat davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava TTK 636/3 gereğince limited şirketin fesih ve tasfiyesi, olmadığı taktirde ortaklıktan çıkma istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın limited şirketin fesih ve tasfiyesini gerektirir haklı sebep olgusunun bulunup bulunmadığı, haklı sebep bulunmakta ise istem yerine davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine, davacı ortağın şirketten çıkarılmasına, duruma uygun başka bir çözüme hükmedilip hükmedilmeyeceği noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Dosyanın bilirkişi heyetine tevdii ile uyuşmazlık konularına ilişkin olarak bilirkişi raporu tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, Bilirkişi SMMM ... ve Ticaret Hukukçusu Prof. Dr. ...'nın 18/02/2024 tarihli raporunda özetle; Davalı şirketin ticaret sicili kayıtlarında yer alan adresinde olmadığını, Gelir İdaresi Başkanlığı kayıtlarına göre 31.10.2017 tarihi itibariyle re'sen terk işlemi uygulanmak suretiyle mükellefiyetinin kapatıldığını, İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan tahkikata şirketin ticari adresinde olmadığının tespit edildiğini, TTK m.636/3 kapsamında davalı şirketin fesih ve tasfiyesi için haklı sebeplerin mevcut olduğunu, davalı şirketin gayrıfaal olması karşısında fesih ve tasfiye dışında alternatif bir çözümün huzurdaki dava bakımından uygun olmayacağını, bu bağlamda örneğin davacı ortağın (paylarının gerçek değeri ödenmek suretiyle) TTK m. 636/3 uyarınca şirketten çıkarılmasına karar verilmesinin ya da davalı şirketin feshi dışında bir diğer alternatif çözümün gerçekçi olmayacağını, bu sebeple davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesinin TTK m. 636/3 kapsamında duruma uygun düşen ve kabul edilebilir bir çözüm olacağını bildirmişlerdir.
TTK'nun 636/3 maddesi "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir" şeklinde düzenlenmiştir. TTK'nun 636.maddesinde nelerin haklı sebep sayılacağı gösterilmemiştir. Şahıs şirketlerinde olduğu gibi limited şirketlerde de ortakların aynı amacı gerçekleştirmek üzere müşterek gayret ve birbirlerine karşı güven ilişkisi içerisinde olmaları şirketin devamı için zorunludur. Şirketlerde bu unsurların zedelenmesi, şirketin devamını ve kuruluş amacının gerçekleşmesini imkansız hale getirebilir. Şirketin feshini gerektiren haklı sebebin, somut olması gerekmekte olup gelecekte meydana gelmesi mümkün uyuşmazlıklar veya zarar endişesi gibi nedenlerle şirketin feshi talep edilemez. Haklı sebebin ekonomik sebep olması şart olmayıp, malvarlıksal olmayan pay sahipliği haklarının ihlali de haklı sebep oluşturabilir.
Somut olayda, davalı şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı adresinde bulunmadığı, Gelir İdaresi Başkanlığı kayıtlarına göre 31/10/2017 tarihi itibariyle resen terk işlemi uygulanmak suretiyle mükellefiyetinin kapatıldığı, yapılan tahkikatta şirketin adresinde faaliyet göstermediğinin tespit edildiği, alternatif bir çözümün işbu dava bakımından uygun olmayacağı ve fesih ve tasfiyesine karar verilmesinin duruma uygun düşen ve kabul edilebilir bir çözüm olacağı anlaşılmakla davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesi ile aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KABULÜNE,
1-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün ... sicil numarasında kayıtlı ...’nin FESİH VE TASFİYESİNE,
2-Şirketin tasfiye işlemlerini yapmak üzere YMM ..’ın tasfiye memuru olarak atanmasına,
3-Tasfiye memuru için şirketin mali durumu ve yapılacak işin niteliğine göre arttırılıp eksiltilmek üzere 15.000 TL ücret takdirine, ücretin ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı tarafından karşılanmasına,
4-Şirketin feshi ve tasfiyesine ilişkin mahkememiz kararının kesinleşmesine müteakip tasfiye memurunun görevinin kendisine tebliğine,
5-Tasfiye masrafları olarak belirlenen 10.000 TL’nin ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı tarafından karşılanmasına,
6-Tasfiye memuru ücretinin ve tasfiye masraflarının, tasfiye memuru tarafından tasfiye giderlerine eklenmesine,
7-Kararın kesinleşmesinden sonra, Ticaret Sicilinde tescil ve ilanına, tescil ve ilan masraflarının ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı tarafından karşılanmasına,
8-Alınması gereken 427,60-TL'nin davacı tarafça peşin yatırılan 269,85-TL'den tenzili sonucu eksik bakiye 157,75-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
9-Davacı tarafından yapılan ilk yargılama harç gideri olan 539,70-TL, davetiye, müzekkere ve bilirkişi gideri 16.309,25-TL olmak üzere toplam 16.848,95 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.17/04/2024

Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır