T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/79 Esas
KARAR NO : 2024/447
DAVA : Tespit
DAVA TARİHİ : 25/01/2023
DAVA : Tespit
DAVA TARİHİ : 25/01/2023
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 25.05.2000 tarihinde kurulmuş olup, çikolata makineleri ve hatlarının tasarımı, üretimi ve anahtar teslim otomatik çikolata tesislerinin kurulumu alanlarında yurt içi ve yurt dışında hizmet vermekte olduğunu, müvekkili şirketin üretim portföyünde; teknolojik özellikli tam otomatik, çevre koruma bilincine sahip ergonomik tasarımlı, pudra şekeri değirmeni, yağ eritme ve stok tankları, karıştırıcılar bilyalı değirmenler, fındık – susam değirmeni, konç, temperleme ve paketleme makineleri bulunmakta olduğunu, bu makinelerin yanı sıra müvekkili şirketin değişik kapasitelerde çikolata kreması hatları, çift ve tek dolgulu, fındıklı çikolata dolum hatları, çikolata kabuk ve kaplama hatları üretimi yapmakta ve anahtar teslimi tesislerin kurulumunu gerçekleştirmekte olduğunu, müvekkili şirketin ISO ..... sertifikaları kapsamında birim fiyatları oldukça yüksek, nitelikli makine üretimi yapmakta olduğunu, müvekkili şirketin sektörde 23 yıllık bir ticari geçmişi ve deneyimi bulunmakta olduğunu ve bunun sonucunda da başta ülkemizin büyük çikolata üreticilerinden ...'in bünyesindeki şirketler olmak üzere, ülkemizdeki bir çok çikolata üreticisine, makine ve üretim bandı satışı yapmakta olduğunu, davalı şahısların, müvekkili şirketin eski çalışanları olduğunu, davalı ...'un 2014 yılına kadar davalı ...in ise 2022 yılına kadar müvekkili şirkette çalışmış olduklarını, ...'un davalı .... Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirketi kurmuş davalı ...in ise müvekkili şirketten kurulan şirkete transfer edilmiş olduğunu, davalı olan şirket ...'nin ise davalı ... (Kurucusu olduğu İTO kayıtlarıyla sabittir) tarafından kurulmuş bir şirket olduğunu, davalıların TTK m. 54 ve devamında belirtilen dürüstlük ve iyiniyet kurallarına aykırı şekillerde ekonomik rekabetin kötüye kullanılması suretiyle müvekkili şirkete karşı haksız rekabet eylemlerinde bulunmuş olduklarını, müvekkili şirketin, yukarıda detaylıca açıklandığı üzere birçok sanayi ürünü üretmekle birlikte aynı zamanda çikolata üretim sanayisinde fazlaca kullanılan, teknik ve önemli özellikleri olan bu sebeple de çok yüksek bedellere satışı yapılan; .... Yağ Eritme Tankı, .... Temperleme Makinası, Kakao Tozu Değirmeni isimli makineleri de uzun zamandır üretmekte olduğunu, müvekkili şirketin iş bu ürünleri neredeyse 2005 tarihinden beri sektöründeki öncü şirketlerden biri olarak üretip ülkemizdeki ve dünyadaki önemli firmalara satmakta olduğunu, söz konusu makinelerin yüksek bedelli, teknik ve önemli makineler olduğu ve müvekkili şirketçe uzun zamandır üretilip satışlarının yapıldığının ekte sundukları faturalardan ve söz konusu makinelerin broşürlerinden açıkça görülece olduğunu, davalılardan ...'un, 22.06.2011 tarihinde müvekkili şirket bünyesinde "makine mühendisi" olarak çalışmaya başlamış ve 15.09.2014 tarihinde istifa ederek işten ayrılmış olduğunu, davalı ...'un müvekkili şirket bünyesinde müvekkili şirketin ürünlerinin ve bilhassa makinaların imalatı ve teknik özelliklerinin detaylarıyla ilgili işlerde istihdam edilmiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından proje geliştirmeleri yapılan ve endüstriyel tasarımların teknik özelliklerine, ayrıntılarına vakıf olan davalının ayrıca müvekkili şirketin ticaret sırlarına ve müşteri portföylerine de vakıf olduğunu, davalılardan ... Makina ve Mühendislik Ticaret Ltd. Şti.'nin ise, müvekkili şirkette makine mühendisi olarak çalışmış olan davalı ... tarafından 10.03.2021 tarihinde tescil edilmek suretiyle müvekkili şirket ile aynı faaliyet konusunda kurulmuş bir şirket olduğunu, İstanbul Ticaret Odası kayıtları incelendiğinde davalı ...'un ... ünvanıyla kurulan şirketin tek hissedarı ve temsilcisinin kendisi olduğunun anlaşılmakta olduğunu, davalı ...'un kurucusu ve temsilcisi olduğu ... Makina Ve Mühendislik Ticaret Ltd. Şti.'nin esas sözleşmesinde de yer aldığı üzere, "her türlü sanayi ve iş makinaları, cihazları ile bunlara ait yedek parçalaı, teçhizat ve ekipmanlarının mühendisliğini, tasarımını, üretimini, alımını, satımını, pazarlamasını, ithalatını, ihracatını ve dahili ticaretini yapmak" amacıyla kurulmuş olduğunu, davalı ...'nın her türlü sanayi ve iş makineları üretimi, alımı ve satımı olarak belirttiği sanayi ürünlerinin davalı şirket İnternet sitesinden de anlaşıldığı üzere, sadece çikolata üretim sanayisinde kullanılan ürün ve makineler olduğunu, davalılardan ...in ise 25.01.2008 tarihinde müvekkili şirket bünyesinde "teknisyen imalat müdürü" olarak çalışmaya başlamış ve iş tanımı dolayısıyla bilhassa makinaların imalatı ve teknik özelliklerinin detaylarıyla ilgili işlerde istihdam edilmiş olduğunu, davalı ...in 14.02.2022 tarihine kadar 14 sene çalışmış olmasından da dolayı müvekkili şirketin ürün ve makineleri ile ilgili detayların yanında müvekkili şirketin ticari sırlarına da vakıf olduğunu, davalı ...in geçerli bir mazereti olmadan devamsızlık yapmış olmasından dolayı 14.02.2022 tarihinde müvekkili şirket tarafından iş akdinin haklı nedenle feshedilmiş olduğunu, davalılar ... ve ...in çalıştıkları süre boyunca müvekkili şirket tarafından proje geliştirmeleri yapılan ve marka tescilleri alınan endüstriyel tasarımların ve makinelerin doğal olarak teknik özellikleri ve ayrıntıları ile iç içe çalışıp bunun yanında müvekkili şirketin meslek, ürün sırları ve özellikle müşteri portföylerine de vakıf olmuş olduklarını, davalı ...'un, ... Makina ve Mühendislik Ticaret Ltd. Şti.'yi kurduktan sonra müvekkili şirkette iş arkadaşı olduğu diğer davalı ...i, müvekkili şirketten ayrıldıktan hemen sonra ... bünyesine katmış olduğunu, bu hususun müvekkili şirket tarafından sonradan .... isimli kariyer platformunda görülmüş olduğunu, davalı ... tarafından kurulan diğer davalı ...'nın, müvekkili şirketin eski çalışanı .... de bünyesine katarak şirket faaliyetlerine başlamış ve ilk iş olarak müvekkili şirketteki çalışmaları sırasında bilgilerine vakıf oldukları müvekkilinin mesleki ve ticari sırlarını kullanarak "Çikolata Temperleme Makinası" "Yağ Eritme Makinası" "Toz Kakao Öğütme Tesisi" isimli alenen müvekkili şirket ürünlerinin taklitleri olan makineleri satışa sunmuş olduklarını, söz konusu davalı şirketin ürünleri müvekkili şirketçe yukarıda belirtildiği üzere üretilen ve satımı yapılan ... Yağ Eritme Tankı, ... Temperleme Makinası, Kakao Tozu Değirmeni isimli ekte broşürleri ve faturaları mahkememize sunulan makinelerin birebir kopyası olup bu hususun sonradan müvekkili şirketçe davalı ... şirketinin internet sitesinden anlaşılmış olduğunu, müvekkili şirketin yıllardır üretip sattığı söz konusu makineler ile neredeyse aynı olan davalı şirketin ürettiği ve satışa sunduğu internet sitesinde de açıkça gösterilen makinelerin, taraflarınca noter aracılığıyla tespit ettirilmiş olduğunu, davalıların, müvekkili şirket bünyesinde yıllarca üretilen ve piyasaya sunulan; ... Yağ Eritme Tankı, ... Temperleme Makinası, Kakao Tozu Değirmeni isimli ürünleri birebir taklit ederek ve isimlerini bile neredeyse değiştirmeden ... Şirketi bünyesinde "Çikolata Temperleme Makinası" "Yağ Eritme Makinası" "Toz Kakao Öğütme Tesisi" isimleriyle piyasaya sunmuş olduklarını, söz konusu ürünlerin müvekkili şirketçe yıllardır üretilmekte ve ürün pazarında müvekkili şirket üretimindeki ürünlerin yukarıda da açıklandığı üzere oldukça büyük yer kaplamakta olduğunu müvekkili şirketin neredeyse 23 yıldır alanında önde gelen firmalardan biri olduğunu ve bu nedenle davalıların eski çalışanı oldukları müvekkili şirketin piyasadaki tanınmışlığını kötüniyetli şekilde kullanmakta olduklarını, ...'un, müvekkili şirketin bünyesinde çalışırken öğrendiği teknik bilgiler ve özellikle ticari sırları kullanarak ... isimli şirketi kurmuş, sonrasında müvekkili şirket bünyesinde neredeyse 14 yıldır çalışan ...i de kurduğu şirkete transfer ederek ...in müvekkili şirket çalışanıyken öğrendiği bütün ticari sır ve ürün detaylarını kullanarak müvekkili şirketin ürünlerinin birebir kopyasını üretmiş ve satışa sunmuş olduğunu, müvekkili şirketin ... Yağ Eritme Tankı, ... Temperleme Makinası, Kakao Tozu Değirmeni isimli ürünleri uzun zamandır üretip sattığının geçmişten günümüze gelen çeşitli fatura örnekleri ve broşürlerle sabit olduğunu, davalı şirket tarafından üretilen "Çikolata Temperleme Makinası" "Yağ Eritme Makinası" "Toz Kakao Öğütme Tesisi" isimli ürünlerin ise müvekkili şirketin ürünlerinin resmen taklidi olduğunu, müvekkili şirketin, kendi piyasasında fazlasıyla tanınmış uzun yıllardır çikolata sanayisine ilişkin ürünleri üretip satan ve aynı zamanda sanayi makinelerinin ve tasarımların ar-ge ve proje geliştirme çalışmalarına yıllardır devam eden saygın bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin; ... Yağ Eritme Tankı, ...Temperleme Makinası, Kakao Tozu Değirmeni isimli ürünleri neredeyse 16 yıl boyunca müvekkili şirkette üretilip satıldığı gibi söz konusu ürünlerin, proje ve AR-GE çalışmalarının yıllardır yapılmaya devam edilmekte olduğunu, nitekim müvekkili şirket tarafından üretilen ... Temperleme Makinasi isimli çikolata temperleme makinesinin yıllardır süregelen prototip geliştirme ve AR-GE çalışmalarının 2013 tarihinde başarıyla tamamlanmış olup bu hususun KOSGEB'den taraflarına gönderilen 04.11.2013 tarihli değerlendirme kurul kararıyla da sabit olduğunu, davalıların müvekkili şirketteki görev tanımları gereğince söz konusu AR-GE ve proje çalışmalarının içinde olduklarını söz konusu makinelere ilişkin ürün sırlarına direkt şahit olduklarını, davalıların müvekkili şirketteki çalışmaları esnasında yapılan iş konusunda genel bir bilgi ve birikim kazanacakları gibi bu genelin dışında özel olarak müvekkili şirketin ticari sır kapsamında olan müşteri portföyüne, kar marjlarına ve fiyat politikalarına dair bilgilere de sahip olduklarının kuşkusuz olduğunu, davalıların ise bu sır ve birikimleri kendilerine ticari çıkar sağlamak ve müvekkilini zarara uğratmak maksatıyla kötü niyetli ve hukuka aykırı olarak kendi makinelerinin üretiminde kullanmış ve halen kullanmakta olduklarını, bu hususların yargılama sırasında dinlenecek olan tanık beyanlarıyla, teknik incelemelerle ve tarafların defter ve belgeleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesiyle subuta erecek olduğunu, davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemleri açıkça ortada olmasına rağmen bu eylemlerine son vermedikleri gibi müvekkili şirkette çalışmakta olan başkaca personelleri de kötüniyetli şekilde transfer etmekte olduklarını, zira müvekkili şirket bünyesinde çalışmakta iken müvekkili şirketten ayrılan dava dışı ; ... , ..., ... ve ... isimli şahısların, müvekkil şirketin piyasadan aldığı duyumlara göre davalı şirket bünyesinde çalışmaya başlamış olduklarını, bu hususun ... Makina ve Mühendislik Ticaret Ltd. Şti.'nin sigorta kayıtlarından anlaşılacak olduğunu, görüldüğü üzere, davalı firmanın halen müvekkili şirket aleyhine iş ve eylemlerde bulunmaya son sürat devam etmekte olduğunu, davalılar ... ... ve ... ile müvekkili şirket arasında gizlilik sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, ancak davalıların kanundan ve işbu sözleşmeden doğan sadakat yükümlülüklerini yerine getirmedikleri gibi müvekkili şirkete karşı haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunmuş olduklarını, bu husustaki dava ve diğer taleplerini de ayrıca saklı tutuyor olduklarını, davalıların müvekkili şirketin portföyünü, teknik kalitedeki yüksek bedelli ürünlerini basiretli bir tacir gibi davranmayarak iyiniyet kurallarına aykırı bir şekilde taklit etmekte ve kendi portföylerine katmak suretiyle haksız rekabet teşkil eden pek çok eylemde bulundukları gibi müvekkilinin diğer çalışanlarını da transfer etmek suretiyle bu eylemlerine devam etmekte olduklarını, davalıların müvekkili şirkete karşı haksız rekabet içerisinde bulundukları ve müvekkili şirketin pazar payını azalttıklarının aşikar olduğunu, davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil etmekte ve müvekkilinin aktifinde büyük eksikliklere yol açmakta olduğunu beyanla; öncelikle müvekkilinin zararının artmasını önlemek için ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile, haksız rekabet teşkil eden vaki tecavüz nedeniyle dava konusu çikolata üretim makinalarının üretimi, piyasaya sürülmesi ve her ne şekilde olursa olsun ticari şekilde kullanımına son verilmesi ve üretimde kullanılan tüm araç ve ekipmanlara el konulmasına ve davalı şirkete bildirilmesine, fazlaya dair diğer dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, davalıların TTK madde 54 ve 55 vd hükümler anlamında haksız rekabet teşkil eden fiillerin tespiti ve akabinde ref ve men’ine, gideri davalıdan alınmak üzere, kesinleşecek olan hükmün gazetede ilanına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Makina ve Mühendislik Ticaret Ltd. Şti. ve ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un davacı şirkette 2011-2014 yılları arasında makine mühendisi olarak, 2014-2021 yılları arasında ise ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’de yatırım yöneticisi olarak çalışmış ve üst düzey projelere liderlik etmiş olduğunu, ... Gıda ... markasına ait olan .... iştiraki olduğunu, ..., ..., .... gibi ulusal ve uluslararası markaların ana kakao ve çikolata tedarikçisi olup, Türkiye’nin en büyük çikolata üreticisi olduğunu, aynı zamanda Avrupa'nın en büyük ilk 5 çikolata üreticisinden biri olduğunu, müvekkili ...'un ... Gıda’daki çalışma süresi boyunca; ... ve .... (Alman) çikolata üretim tesisi projelendirilmesi ve kurulumu, Damla ve pul tipi çikolata üretim tesisi projelendirilmesi ve kurulumu, Belçika da (...) çikolata üretim fabrikası kurulum projesi, ..... sahili (...) kakao çekirdeği kavurma, kakao likörü, kakao yağı, toz kakao üretim fabrikası kurulum projesi, Türkiye de günde 400 ton çikolata üretimi yapabilecek (Kakao çekirdeğinden başlayan ve sıvı çikolata ürününe kadar olan proses) fabrika kurulum projesi, yeni toz kakao tesisi tasarımı, imalatı, kurulumu ve devreye alınması projesi, kakao çekirdeği eleme tesisi projelendirilmesi ve kurulumu, kakao çekirdeği kavurma projesi ve kurulumu, kakao likörü alkalizasyon makinesi tasarımı, imalatı ve kurulumu, çift etkili dünyanın en efektif yağ eritme makinesi tasarımı, imalatı ve kurulumu, yüzey sıyırıcı fındıklı kakao kreması (yüksek tonaj 2.5 ton saat) çikolata temperleme makinesi tasarımı, imalatı ve kurulumu, Türkiye'de ilk defa 250 mikron ve 20 ton saatlik otomatik çikolata eleme makinası projelendirilmesi, imalatı ve kurulumu, Türkiyede ilk defa kakao yağı pres potlarının tasarımı, imalatı ve kurulumu, irili ufaklı yaklaşık 250 yatırımın projelendirilmesi imalatı ve devreye alınması, ayrıca; .... (Amerikan menşei) firmasının gıda güvenliğine uygun fabrika tasarımı ve kurulum eğitimi, (....), ... firması (.... firma) fabrika ziyareti ve iş süreçleri geliştirme çalışmaları, ... (Alman Menşei) fabrika ziyareti 5 li çikolata silindir prosesi iş süreçleri geliştirme çalışmaları, .... (Alman Menşei) Kakao tozu öğütme makinesi iş süreçleri geliştirme çalışmaları, (.... firma eski adı ...) .... çikolata üretim tesisi ziyareti ve iş süreçleri geliştirme çalışmaları, (Dünyanın en büyük ilk 3 çikolata üreticisi) .... (Alman Menşei) rulman yataklama simülatör ... eğitimi, .... (Alman Menşei) Pnömatik ekipmanlar ve devreleri eğitimi, .... (Alman Menşei) Kayış kasnak mekanizmaları simülasyon eğitimi, CAP 6.0 tekyaz ileri seviye 3D makine tasarımı .... eğitimi gibi görevlerde bulunmuş, gerekli eğitimleri almış ve bu projelere katkı sağlamış olduğunu, ... Gıda’daki yedi yıllık çalışmasında gerek öncülük ettiği projeler gerekse de yurt içerisinde ve dışarısında katıldığı sertifikalı eğitimler ile makine üretimi alanında deneyim kazanmış olduğunu, davacı ...'un sonrasında 10.03.2021 tarihinde ... Makina ve Mühendislik Ticaret Limited Şirketini kurarak çikolata, unlu mamuller ve şekerleme sektörü başta olmak üzere gıda üretimi yapan işletmelerin makine ve ekipman ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik hizmetlerde bulunmaya başlamış olduğunu, davalı müvekkili şirketin piyasadaki birçok öncü firmaya teklifler vermeye devam etmekte olup iş birliği sayısının her geçen gün artmakta olduğunu, davacının şirketin haksız ve mesnetsiz iddialar ile sırf müvekkilinin sektörde ilerlemiş ve adını duyurmaya başlamış olmasından ötürü rahatsızlık vermek amacıyla açmış olduğu tespit davasında davacı şirketin bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmamakta olduğunu, davacı tarafın toplam üç talebi bulunduğunu, tespit ile birlikte aynı zamanda haksız rekabetin önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını talep etmekte olduğunu, bu haksız taleplerin hepsinin birbirinden farklı talepler olduğunu ve bunlardan son ikisi içinde bir tespit tartışmasını teorik olarak barındırmakta olduğunu, bu taleplerin bir arada ileri sürüldüğü durumların bir dava yığılması olduğunu ve her bir talep için de davanın sonucunda vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirten Yargıtay kararları bulunduğunu, haksız rekabetin önlemesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin taleplerin tespitten farklı olarak eda niteliğinde davalar olduğunu, bu halde davacının bir dava değeri belirterek harç ödemesi ve dava değeri belirtmesi zorunlu olduğundan ödenmeyen harçlar bakımından davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkillerinden ...’un davalı sıfatı bulunmadığını, dava dilekçesine bakıldığında müvekkili ...’un diğer müvekkili ... Makine ve Mühendislik Ltd. Şti.’nin kurucusu ve yöneticisi olarak dava edildiğinin görülmekte olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte gerçek kişi müvekkilinin gizlilik yükümlülüğüne aykırı davrandığına ilişkin hukuka aykırı iddianın bir iş sözleşmesinde yer aldığı düşünülürse Asliye Ticaret Mahkemesi önünde ileri sürülmesinin zaten mümkün olmadığını, bu durumda gerçek kişi müvekkili aleyhine TTK anlamında tüzel kişi şirketten farklı olarak hangi davranışın iddia edildiği dava dilekçesinden anlaşılmadığını, müvekkili ...’un iş sözleşmesini ihlal ettiği iddiası açısından ise bu iddianın sözleşme sona ermiş olsa bile İş Mahkemelerinde görülmesi gerektiği hususunun açık olduğunu, kendisinin davalı şirketin yöneticisi olduğunu ve TTK anlamında herhangi bir haksız rekabet fiilini kendi adına ve hesabına işlediğinin iddia dahi edilmediğini bu nedenle de müvekkili ...’un taraf sıfatı bulunmadığından işbu haksız davanın husumet yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiğini, davacının açmış olduğu davanın tespit davasını aşmakta olduğunu, haksız rekabetin ref'i ve meni talepleri bakımından arabuluculuk yoluna başvurulmasının zorunlu olduğunu, işbu davada arabuluculuk yoluna başvurulmamış olduğunu, bu sebeple davanın dava şartı eksikliğinden usulden reddi gerektiğini, müvekkillerine hangi surette haksız rekabet teşkil eden bir davranış izafe edilmekte olduğunun söz konusu dava dilekçesinden anlaşılamamakta olduğunu, müvekkilleri hakkında ileri sürülen iddialara bakıldığında davacı tarafın haksız rekabete ilişkin kuralları doğru bir şekilde yorumlamadığı sonucuna varılmakta olduğunu, müvekkilleri aleyhine TTK m. 55’te sayılan davranış gruplarından hangisinin izafe edildiğinin açık olmadığını, davacının açık ve anlaşılır olmayan iddialarının ancak yorum yoluyla anlaşılabilmekte olduğunu, bu kapsamda dava dilekçesi ve eklerini bütüncül olarak yorumlamaya çalıştıklarında haksız rekabet olarak kanunda sayılan hallerden iki grup eylemin davacı tarafından başarısız bir biçimde de olsa ileri sürülmeye çalışıldığını müşahede etmekte olduklarını, yine de müvekkili şirketin kuruluş sürecinin uzun uzun açıklandığı kısımların haksız rekabet iddiası ile bağlantısını açıklamanın oldukça zor olduğunu, zira mahkememizce de takdir edileceği üzere kişilerin bir işte çalışmasının, işten ayrılmasının, bir şirket kurmasının hatta geçmişte çalıştığı şirketin faaliyet sahasında bir şirket kurmasının ve bu yolla faaliyette bulunmasının herhangi bir şekilde ve herhangi bir hukukta haksız veya kanun dışı sayılabilecek davaya konu olabilecek fiiller olmadığını, hatta anayasal çalışma özgürlüğünün, serbest girişim özgürlüğünün kullanılmasının sonucu olduğunu, müvekkilllerinden ...’un davacı şirkette çalıştıktan sonra davacı şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren bir şirket kurmasının tek başına haksız rekabetle ilişkilendirilmesi için Türkiye Cumhuriyeti’nde mevcut Anayasanın ve Türk Ticaret Kanunun ortadan kaldırılmış olması gerektiğini, bu yasal metinler hala yürürlükte olduğuna göre davacının, müvekkili şirketin diğer müvekkili tarafından kurulmasını sanki hukuka aykırı bir eylemmiş gibi ele almasını anlamanın mümkün olmadığını, müvekkili ..., diğer müvekkili ...’yı davacı şirketle iş sözleşmesini sona erdirdikten hemen sonra kurmuş olsaydı dahi bunun hukuka aykırı olduğunun iddia edilemeyecek olduğunu, ne var ki dikkat edilmesi gereken başka bir noktanın ise müvekkili şirketin 2021 yılında kurulduğu, diğer müvekkili ...’un da davacı şirketten 2014 yılında ayrıldığı olduğunu, iş sözleşmesi bağı koptuktan yıllar sonra bir şirket kurulması üzerinden haksız rekabet iddialarını dile getirmenin mantıki olmadığını, öyleyse müvekkili şirketin kuruluşunun yanında davacı tarafın haksız yani hukuka aykırı bir içeriği TTK m. 54 vd. düzenlenen hükümlere uygun bir şekilde ispat yükü altında olduğunu, dava dilekçesinde ve delil olarak ileri sürülen bütün içeriklerde böyle bir ispatın söz konusu olmadığını, bir iddianın gerçek olmadığı için izah edilememesi ayrı, iddianın ispat edilmesi zorunluluğunun ayrı olduğunu, davacının iddialarını hem izah etmek hem de ispatlamakla yükümlü olduğunu, dava dilekçesinde “Çikolata Temperleme Makinesi, Yağ Eritme Makinesi ve Toz Kakao Öğütme Tesisi ürünlerinin davacının ürünlerinin taklidi olduğu izahtan varestedir.” şeklinde bir ifade bulunduğunu, tek başına bu ifadenin dahi TTK’nın m. 54 vd. düzenlenen haksız rekabet kurumunun davacı tarafından bilinmediğini ortaya koymakta olduğunu, bir diğer anlatımla davacının bu iddiasının bütün iddiaları gibi izaha muhtaç olduğunu, davacının makinelere ilişkin ileri sürdüğü taklit iddiasını izah edememesinin bu iddianın ispat edilmesi gerekliliğini ortadan kaldırmayacağını, davacının izahtan vareste olduğunu belirttiği ama hukuken ispatlamak zorunda olduğu konunun taklit olduğunu, davacı şirketin sırf taklit iddiasına dayanmış olması demek aynı sektörde bulunan dünya piyasasındaki üç yüzden fazla şirkete dava açmasını gerektirdiğini, yalnız müvekkili ... ve ...’nın davalı gösterilmesinin dahi göstermektedir ki davacının müvekkilin piyasa içerisinde tanınmaya başlamasından rahatsızlık duymakta olduğunu, davacı şirketin taklit olduğunu iddia ettiği ürünlere ilişkin herhangi bir tescil korumasının mevcut olmadığını, davacının, müvekkil şirketin kamuya açık olarak sorgulanabilir ticaret sicili kayıtlarını tekrar ettikten sonra kendisine ait olduğunu iddia ettiği üç adet makinenin müvekkili tarafından taklit edildiğini, kendisine ait ticari sırların müvekkili tarafından kullanıldığını ve kendisinin çalışanlarının müvekkili şirket tarafından istihdam edildiğini belirtmekte olduğunu, öyleyse davacının TTK m. 55 f. 1. a bendi 4 no’lu kenar başlıkta belirtilen “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” ve yine müvekkili şirket aleyhine TTK m.55 f.1(b) bendinde yer alan “Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltme” iddialarını ileri sürüyor olsa gerektiğini, her bir iddiaya ayrı ayrı ve detaylı yanıt veriyor olduklarını, davacının kendisine ait olduğunu söylediği ürünlerin hiçbirinde sınai mülkiyet hukuku anlamında korunması söz konusu olabilecek, bir patenti, lisansı veya tasarımı da söz konusu olmadığını, davacının delillerinde yer verdiği tescil başvurularına ilişkin kayıtlardan da bu hususun görülecek olduğunu, davacının başka bir makinesi için 2008 yılında yapmış olduğu tasarım başvurusuna ilişkin belgeyi delil olarak göstererek mahkememizi yanıltmaya çalışmakta olduğunu, davacının dava dilekçesinde belirttiği makinelere ilişkin tescilli tasarıma, patente vs. sahip olmadığını, davacı her ne kadar dava dilekçesinde ürünlerinin ISO .... ve ... sertifikaları kapsamında olduğunu belirtmişse de davacı şirketin ISO ..... sertifikası iptal edilmiş olup, CE sertifikasına ise hiçbir zaman sahip olmamış olduğunu, GOST-R ise kaliteye ilişkin bir sertifika değil yalnızca ticarete ilişkin verilmiş bir izin olduğunu, iddiasını ispatlamakla yükümlü olan davacı şirketin söz konusu belgeleri dahi sunamamış olduğunu, üstelik bu davanın konusu dahi olmayan bu sertifikaların aslında var olmadığı halde varmış gibi anlatımlarda bulunmanın mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu, davacının delil dilekçesinin ekine koyduğu tasarım başvurusunun ise dilekçesinde anmadığı ... adını kullandığı makineye ilişkin olduğunu, davacının bu belgeleri iddiasında yer verdiği makineye aitmiş gibi göstererek mahkememizi yanıltmaya çalıştığını, davacının yalnızca ... Çikolata Temperleme Makinesi” olarak belirttiği makinesine ilişkin bir patent başvurusu yapmış, incelemesiz patente ilişkin verilen karar sonrasında ise belge ücreti yatırılmamış ve başvurunun reddedilmiş olduğunu, buna ilişkin TPE’nin sitesindeki sorgu sayfasının detaylarını ekte sunuyor olduklarını, üstelik davacının kendisine aitmiş gibi sunduğu çikolata temperleme makinesi konseptinin de kendisine ait olmadığını, bu makinenin ilk olarak 1946 yılında .... tarafından imal edilmiş ve patenti alınmış olduğunu, üstelik şu an dahi davalı müvekkili şirket dışında piyasada birçok yerli – yabancı şirketin, çikolata temperleme makinesi adı altında ürünlerin satışını, imalatını yapmakta olduğunu, bunlara ilişkin “500 kg Çikolata Temperleme Makinesi” olarak Türkçe “500 kg Chocolate Tempering Machine” olarak İngilizce internet arama sonuçlarındaki görsellerin örneklerini dilekçe ekinde mahkememize ibraz ediyor olduklarını, davacının çikolata temperleme makinesi adı altında piyasaya sürdüğü ürünler ile müvekkili şirketin piyasaya sunduğu ürünler arasında değil taklit, bir benzerlik dahi söz konusu olmadığını, davacının Yağ Eritme Makinesi olarak kendisine aitmiş gibi lanse ettiği konseptin de davacıya ait olmadığını, üstelik bu makine ile ilgili davacının “başvuru” niteliğinde dahi TPE nezdinde bir dosyası bulunmadığını, diğer taraftan Yağ Eritme Makinesi başlığı altında piyasada müvekkili şirket haricinde birçok yerli yabancı firmanın makine üretmekte ve pazarlamakta olduğunu, davacının dizaynını kendisine aitmiş gibi lanse ettiği ve sadece görselini delil dilekçesine eklediği makine ile müvekkili şirketin makinesi arasında değil taklide, iltibasa, karıştırılmaya dahi elverişli bir durum söz konusu olmadığını, müvekkili şirket tarafından üretilen ve ticareti yapılan makine ile davacının dava dilekçesi ile birlikte sunduğu eklerden de anlaşıldığı kadarı ile davacının üretimini yaptığını iddia ettiği yağ eritme makinesi ile müvekkili şirketin makinesi arasında serpantin tasarımı, serpantin yüzey alanı, izolasyon, karıştırıcı, pano, kapak sistemi, enerji tüketimi, teknik ölçüler, ısıtma sistemleri bakımından da farklar bulunduğunu, davacının dilekçesinde andığı ve müvekkilinin taklit ettiğini ileri sürdüğü bir başka makine türünün de toz kakao değirmeni olduğunu, davacının bu makineye ilişkin de herhangi bir tescilli tasarım, patent ve sair fikri mülkiyet hakkına ilişkin bir belgeyi, kaydı vs. delil olarak ileri sürmediğini, esasen bu makinenin tasarımında da davacının herhangi bir hakkı bulunmadığını, anılan makinenin müvekkili şirket yöneticisi ve diğer davalı ...’un dava dışı ... Gıda bünyesinde görev yaptığı dönemde kendisi tarafından tasarlanmış olduğunu, bu tasarım ... Gıda için davacı şirkete fason olarak üretilmiş olduğunu, müvekkili ... tarafından makinenin özellikleri, sistemine ilişkin özellikler, detaylar davacıya talimat olarak gönderilmiş, davacının da bu talimatların gereğini yapmış olduğunu, bu hususa ilişkin elektronik posta yazışmalarının örneğini, sistemin tamamlayıcı unsurlarını üreten firmaların beyanlarını dilekçe ekinde mahkememize sunuyor olduklarını, ayrıca Kakao Tozu Değirmeni ve Soğutma Sisteminin tüm yazılım ve elektrik işlerinin ... firması olarak ... Gıda firması proje yöneticisi ...’tan gelen teknik bilgi ve detaylara göre birlikte yapıldığını, bu süreçte .... Çikolata Makinaları firmasının sürece dahil olmadığını gösteren belgenin de ekte mahkememize sunuyor olduklarını, bu makineye davacının herhangi bir fikri katkısı olmadığı halde ürünleri arasında yer vermesinin şaşırtıcı olduğunu, makinenin davacının internet sitesindeki videosu da müvekkili ...’un ... Gıda bünyesindeki makinenin ürettirilmesi sürecine ilişkin olduğunu ve müvekkili ...'un da videoda görünmekte olduğunu, müvekkili şirketin, yöneticisi tarafından tasarlanan ve ürettirilen ürünü elbette kendi ürünleri arasında koymak bakımından yetkili olduğunu, zira davacının bu ürün üzerinde hukuka uygun bir öncelik hakkı, rüçhanı da bulunmadığını, davacının personelinin davalı müvekkili şirkete transfer edildiğine ilişkin iddiaları gerçek dışı ve mantık sınırlarını zorlayacak derecede temelsiz olduğunu, dava dilekçesinde anılan bazı kimselerle müvekkili şirketin herhangi bir çalışma ilişkisi dahi bulunmadığını, davacının, müvekkili şirkette çalıştığını ifade ettiği dava dışı .... ve ....’ün müvekkili şirkette geçmişte veya şimdi çalışmışlıkları, müvekkili şirketle ve müvekkili ...’la bir iş ilişkisine girmişlikleri bulunmadığını, davacının bu kişilerle müvekkili şirketi, müvekkili ...’u nasıl ve neden ilişkilendirdiğine ilişkin herhangi bir bilgileri de mevcut olmadığını, bu konu da davacı vekiline ihmalen yanlış bilgi aktarıldığından başka bir ihtimali de düşünmek istemiyor olduklarını, buna göre davacının iddialarında yer verdiği isimlerden dava dışı ....'ın, ... ve diğer davalı ... ...’in davalı müvekkili şirketle bir iş ilişkisi söz konusu olduğunu, halihazırda diğer davalı ...in müvekkili şirketten istifa etmiş olduğunu, diğer iki kişinin halen müvekkili şirket bünyesinde çalışmakta olduğunu, mahkememizin de takdir edeceği üzere kişilerin işe girmesinin, işten çıkmasının, başka işe girmesinin hem hayatın olağan akışına, eşyanın tabiatına uygun davranışları hem de Anayasa, İş Kanunu ve bağlı mevzuat gereği hukuken güvence altına alınmış haklarını ifade ettiğini, bir diğer deyişle bu kişilerin davacı şirkette çalıştıktan sonra davalı şirkette işe girmeleri dava dilekçesinde hukuka aykırı davranışmış gibi anlatılsa da aslında gayet doğal ve hukuken korunan çalışma yaşamı olayları olduğunu, bir defa ....'ın ve ...'ın davacı şirketten işçilik hakları ödenmediği için haklı nedenle iş sözleşmelerini feshetmiş olduklarını ve 5 ay sonra davalı müvekkiline iş başvurusunda bulunarak müvekkili şirket tarafından istihdam edilmiş olduklarını, her ikisinin de müvekkili şirkette kaynak işçisi olarak çalışan personel olduğunu, bilindiği kadarı ile ... ve ... ile davacı şirket arasında Bakırköy İş Mahkemesi nezdinde işçilik alacaklarına ilişkin uyuşmazlıklar mevcut olduğunu, bu kimselerin davacı şirketten ayrılışlarında müvekkili şirketin veya şirketin yöneticisi diğer müvekkilinin bir dahli, telkini ve yönlendirmesi söz konusu olmadığını, bu kimselerin kendi istekleri ile ve işçilik hakları kendilerine sözleşmenin ve hukukun bir gereği olduğu halde ödenmediği için haklı nedenle iş sözleşmelerini sona erdirmiş olduklarını, aradan bir süre geçtikten sonra da müvekkili şirkete iş başvurusunda bulunmuşlar ve başvurularının kabul edilmiş olduğunu, yine mahkememizin de takdir edeceği üzere ücreti, fazla mesaisi ödenmeyen, sigorta primi eksik yatırılan işçilerin istifa etmesi sonra da başka bir işe girmesinin hukuka aykırı olmadığı gibi haksız rekabet de oluşturmadığını, esasen davacının, bu kişilerin iş değişikliklerinin haricinde her iki müvekkiline izafe edilebilir davranışı iddia dahi edememekte olduğunu, diğer davalı ... ...’in de davacı şirketten ayrılmasının yukarıda belirttikleri ... ve ....ın örneğinde olduğu gibi kendisinin işçilik haklarının davacı tarafından ifa edilmemesi üzerine istifası ile söz konusu olduğunu, kendisinin bildikleri kadarı ile 08.02.2022’de istifa ederek işten ayrılmış olduğunu, her ne kadar davacının kendisini devamsızlık nedeni ile işten çıkardığını mahkememiz önünde iddia etmiş olsa da davalı ...in işten işçilik hakları kendisine ödenmediği için 08.02.2022’de istifa etmiş, ancak davacı firma tarafından 14.02.2022 tarihine kadar işten ayrılışı yapılmamış olduğunu, (yine bilindiği kadarı ile bu aralıktaki maaşı dahi kendisine ödenmemiştir). kendisi ile davacı firma arasındaki iş uyuşmazlıklarında da işten ayrılış tarihi olarak 08.02.2022 tarihi belirtilmekte olduğunu, davacının bu kimselerin işten ayrılışlarında müvekkiline izafe edilebilir bir davranışı ispatlaması gerektiğini, kaynak işçisi olarak çalışanlar olan ... ve .... ile ilgili olarak dikkat edilmesi gereken noktanın bu kimselerden herhangi bir teknik bilgi, iş süreci, iş ürünü anlamında bir iş sırrının müvekkili şirkete aktarımının söz konusu olmayacağının açık olduğunu, diğer davalı ...in ise üretim müdürü olarak çalışmakta olup mühendislik eğitime sahip olmamasından ötürü müvekkili şirket ... bakımından ticari sır sağlayacak bir konuma sahip olmadığını, kendisinin çalıştığı süre içerisinde üretime ilişkin sürece yönelik talimatların uygulanmasını takip etmiş, esasen davacının da bu kimselerin işten ayrılışlarına ilişkin tarihleri tekrar etmekte, ancak bu kimseler aracılığı ile hangi konuya ilişkin sırrının müvekkiline aktarıldığını somutlaştıramamakta genel geçer bir şekilde iddia ileri sürmekte olduğunu, halbuki davacının bu belirttiği personeller aracılığı ile hangi ticari sırrının, iş ürününün müvekkiline aktarıldığını ispat yükü altında olduğunu, davacının dava dilekçesinde alıntıladığı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararında da bu ispat yüküne ilişkin belirlilik mevcut olduğunu, dava dilekçesinde kararın alıntılandığı ancak kararın belirttiği yükün yerine getirilmediğinin açık olduğunu, Yargıtay'ın da kişilerin iş değiştirmesi üzerinden ileri sürülen haksız rekabet iddialarını bu minvalde incelemekte olduğunu, davacı şirket her ne kadar dava dilekçesinde müvekkili ... ile gizlilik sözleşmesi akdedilmiş olduğunu iddia etmiş olsa da gizlilik sözleşmesinin geçerliliği bulunmadığını, öncelikle gizlilik sözleşmesinin ihlali bakımından görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olduğunu, Asliye Ticaret Mahkemelerinin işveren ve işçi arasından akdedilen gizlilik sözleşmeleri bakımından görevli olmadığını, işbu söz konusu iddia görevli mahkemede ileri sürülmüş olsaydı dahi reddi gerekeceğini, hiçbir şekilde müvekkili şirkete üretim sırları ve gizli bilgi niteliğindeki bilgiler aktarılmamış olup, süre sınırı olmadan düzenlenen gizlilik sözleşmesi hükümlerinin geçersiz olduğunu, davacı şirketteki çalışması 2014 yılında biten ve sonrasında farklı şirkette çalışmaya başlayan müvekkili ... bakımından ilgili iddiaların zamanaşımına uğramış olduğunu, zira kişilerin bir işte çalışmasının, işten ayrılmasının, bir şirket kurmasının hatta geçmişte çalıştığı şirketin faaliyet sahasında bir şirket kurmasının ve bu yolla faaliyette bulunmasının herhangi bir şekilde ve herhangi bir hukukta haksız veya kanun dışı sayılabilecek davaya konu olabilecek fiiller olmadığını, aksi halde Anayasa m.48 kapsamında çalışma ve sözleşme özgürlüğü ihlal edilmiş olacağını, davacı her ne kadar iddiaları kapsamında ihtiyati tedbir talebinde bulunmuşsa da; davacı vekilinin dava konusu çikolata üretim makinelerinin üretimi, piyasaya sürülmesi ve her ne şekilde olursa olun ticari şekilde kullanımına son verilmesi ve üretimde kullanılan tüm araç ve ekipmanlara el konulmasına ilişkin işbu talebinin yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediğinden reddedilmiş olduğunu, davacının iddialarının yaklaşık ispatla dahi açıklayamadığının görülmekte olduğunu, sırf bu sebeple dahi soyut iddialarla ve sırf müvekkilini rahatsız etmek amacıyla açılan haksız davanın reddi gerektiğini beyanla; öncelikle davanın usulden reddine, her halükarda işbu haksız ve mesnetsiz davanın tümden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin, davacı işveren ile çalışmasını sonlandırdıktan sonra salt aynı faaliyeti yapmakta olan başka bir işveren bünyesinde çalışması amacıyla açılan işbu huzurdaki davada, davacı ... bakımından hukuki bir yarar bulunmadığını, zira tespit davası açanın, kanunlarla belirtilen ayrıksı durumların dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunması gerektiğini, (HMK. md. 106/II) bu sebeple davanın öncelikle dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiğini, davacı ... dilekçesinde, davalı müvekkili ile davacı şirket arasında bir gizlilik sözleşmesi akdedildiğini ve sözleşmede yer alan birtakım yükümlülüklerin ihlal edildiğini iddia etmiş olduğunu, söz konusu iddiayı hiçbir suretle kabul etmemekle birlikte; iş sözleşmesinin ihlal edilmesi durumunda bu hususun İş Mahkemelerinin görev alanına girdiğinin ve davanın İş Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğinin sabit olduğunu, dolayısıyla müvekkili ...in taraf sıfatı bulunmadığından, davanın husumet yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiğini, davalı müvekkilinin, davacı şirket bünyesinde 25.01.2008 tarihinden iş akdini haklı neden ile feshettiği 08.02.2022 tarihine kadar belirsiz süreli iş sözleşmesi ile “üretim müdürü” olarak çalışmış olduğunu, müvekkilinin başlıca fesih sebeplerinin elden ödeme yapılması, sigorta primlerinin eksik ve düşük yatırılması, fazla mesailerinin ve ikramiyelerinin ödenmemesi olup, işçilik alacaklarına ilişkin davasının halen görülmekte olduğunu, davanın seyrini etkileyebilecek nitelikte olduğundan Bakırköy .... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının celbini talep ediyor olduklarını, davacı ..., dilekçesinde; davalı müvekkilin devamsızlık yapmak suretiyle işe gelmediği ve iş akdine işveren tarafından haklı gerekçelerle son verildiği iddiasının tamamen asılsız olduğunu, zira, davacının bu iddiasını hiçbir şekilde ispatlayamamış olduğunu, davalı müvekkilinin birçok haklı fesih sebebi olmakla birlikte, iş akdini haklı nedenlerle feshettiğinin, dosya kapsamında mahkeme huzurunda dinletilen tanıklar vasıtası ile de ispatlanmış olduğunu, iş akdini haklı nedenler ile feshederek iş yerinden ayrılan ve davası devam etmekte olan müvekkilinin dilediği yerde çalışma özgürlüğü bulunduğunu, hayatını onurlu bir şekilde idame ettirmek noktasında belli bir işe ve gelire ihtiyaç duyan davalı müvekkilinin iş hayatına devam etmesinin hayatın olağan akışı içerisinde gayet normal kabul edilecek olduğunu, davalı müvekkilinin davacı şirket bünyesinde tam 14 yıldır çalışması bulunmakta olup, davalı müvekkilinin çalıştığı süre boyunca görevini sadık bir şekilde layığıyla yerine getirmiş, ancak davacı ..., davalı müvekkili tarafından açılan davada aleyhine karar verileceğinin farkına varmış ve çeşitli ithamlar ile, müvekkilini adeta "hırsız" gibi göstererek mahkeme önünde karalama çabası içerisine girmiş olduğunu, huzurdaki davaya konu haksız rekabet eyleminin, Türk Ticaret Kanunu madde 55'te düzenlenmiş ve haksız rekabet teşkil edecek davranışların açıkça sayılmış olduğunu, ancak davalı müvekkili açısından bakıldığında, söz konusu eylemlerin hiç birinin mevcut olmadığını, dava dilekçesinde müvekkiline ısrarla "haksız rekabet" olarak atfedilen eylemin, davalı müvekkilinin davacı iş yerinden ayrıldıktan sonra aynı işi ve üretimi yapmakta olan bir başka işveren bünyesinde çalışması olduğunu, ancak uzun yıllar boyunca aynı işi yapmış, çalıştığı alanda tecrübe kazanmış ve uzmanlaşmış olan müvekkilinin, iş hayatının devamında benzer faaliyetlerde bulunan şirketlerde çalışmasının doğal olduğunu, zira müvekkili, diğer davalı şirket ...'da çalışmaya başladığında, davacı şirket ile ilişiğinin tamamen kesilmiş olduğunu, ilişiğin kesildiğini gösteren davalı müvekkiline ait SGK kayıtlarının, iddialarını doğrular nitelikte olduğunu, davalı müvekkilinin mühendis olmadığını, bu sebeple herhangi bir ticari sır ya da üretim bilgisi veya tekniği sağlayabilecek konumda olmadığını, müvekkilinin görevinin üretim ile ilgili kendisine verilen talimatların sağlıklı bir şekilde uygulanmasını koordine etmek olduğunu, kaldı ki davacı tarafın, davalı müvekkilinin hangi üretime ya da konuya ilişkin sır sahibi olduğunu somut bir şekilde ortaya koyamamış olduğunu, ispat yükü üzerinde olan davacının iddialarının sadece soyut beyanlardan ve karalayıcı ithamlardan ibaret olduğunu, mevcut iş yeri ile ilişiği kesilen işçinin başka bir işveren bünyesinde çalışma hayatına yeniden katılmasının en temel hakkı olduğunu, bu hakkın Anayasa'nın 48. Maddesinde "çalışma ve sözleşme hürriyeti" şeklinde düzenlenerek güvence kapsamına alınmış olduğunu, dolayısıyla salt, bu şekilde yapılan çalışmanın hedef gösterilerek, hukuk dışı veya kanuna aykırı bir fiil gibi nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, davacı ..., açıkça algı yaratmaya çalışmakta olduğunu, Anayasa Madde 48 uyarınca kişinin; bir şekilde çalışma hayatına katılması, işini serbestçe seçme hakkı bir ... belli bir konuda faaliyet gösteren şirket kurma hakkı dahi bulunduğunu, gerek Anayasa, gerek İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nde bu hususların düzenlenmiş olup, Yargıtay'ın istikrar kazanmış kararlarının da aynı sonucu ortaya koymakta olduğunu, öte ... davalı müvekkilin, üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmemiş ya da başkalarına ait iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmamış olduğunu, dolayısıyla davacı ..., dava dilekçesinde iddia ettiği ve bu anlama çıkan hiçbir eylemi olmadığını, davalı müvekkili bakımından, haksız rekabet olarak nitelendirilecek bir eylem bulunmamakla birlikte, söz konusu tüm bu iddiaların somutlaştırılamamış, soyut bir iddia olmaktan öteye gidememiş olduğunu, ortada haksız rekabet oluşturan bir eylemin varlığını kabul etmemekle birlikte, iş sözleşmesinin işverene yüklenebilen bir nedenle çalışan tarafından feshedilmesi durumunda yani, İş Kanunu madde 24'e dayalı olarak işçi tarafından haklı gerekçelerle feshedilmesi halinde rekabet yasağı doğmadığını, dolayısıyla işverenin, sözleşmedeki rekabet yasağına ilişkin düzenlemelere dayanarak talepte bulanamayacağını, davacı ..., davalıların, çalıştıkları süre içerisinde yapılan iş ile ilgili olarak birçok bilgi ve deneyim kazandıklarını, bu işe ait özel ve önemli bilgilere sahip olduklarını ve bunun neticesinde bu kazanımları kullanarak davacıya ait olan makineler ürettiklerini iddia etmiş olduğunu, ancak söz konusu iddianın tamamen asılsız olduğunu, bahsi geçen ve davacı ... kendisine ait olduğunu iddia ettiği makinelerin, o sektörde kullanılan en yaygın makineler olduğunu, üstelik davacı ... bu ürünlere ilişkin herhangi bir tescil koruması da bulunmadığını, ürünlerin patentli veya lisanslı olmadığını, bahsi geçen ürünlerin herhangi bir tescil belgesi bulunmamakla birlikte, davacı ... dilekçesinde ileri sürdüğü hiçbir belgenin, tescil belgesi niteliğinde olmadığını, sunulan belgelerin yapılan başvuruları veya alınan ticari izinleri gösteren evraklar olup, davacının bu belgeleri bahsi geçen makinelere aitmiş gibi göstererek mahkemeyi açıkça yanıltmaya çalışmakta olduğunu, söz konusu ürünler ile alakalı olarak ... arama motorunda, örneğin yağ eritme tankı yazınca aynı üründen üreten onlarca farklı üretici firma çıkmakta olduğunu, sırf bu hususun bile davacının kötüniyetli hareket ettiğini kanıtlar nitelikte olduğunu, ayrıca davacı tarafından gizlilik sözleşmesi adı altında dosyaya sunulan sözleşmenin geçersiz olduğunu, ilgili sözleşmede yer, konu ve süre bakımından herhangi bir sınırlama bulunmadığını, herhangi bir sınırlama olmadan ve tek taraflı ve fahiş bir ceza tutarı içeren bir sözleşmenin geçerli olduğunu kabul etmenin işçinin mahfına sebebiyet verebilecek olduğunu, dolayısıyla davalı müvekkilinin, davacı işveren bünyesinde uzun yıllar boyunca sadık bir şekilde görevini gereği gibi yerine getirmesine karşın; salt başka bir işveren bünyesinde bilgi birikimini kullanarak çalışması sebebiyle, davacı şirkete kasıtlı ve art niyetli olarak zarar vermek istermiş gibi lanse edilmesinin, kötü niyetten başka bir şey olmadığını, davalı müvekkiline yapılan bu dayanaksız ve haksız ithamları hiçbir şekilde kabul etmiyor olduklarını, davalı müvekkilinin haksız rekabet adı altında çeşitli ithamlar ile zan altında bırakılarak, adeta çalışma hakkı ve özgürlüğünün elinden alınmasının, Türk hukuk düzeni bakımından haklı görülemeyecek olduğunu, aksi halde Anayasa m.48 kapsamında çalışma ve sözleşme özgürlüğü ihlal edilmiş olacağını beyanla; öncelikle davanın usulden reddine, davaya yönelik tüm beyanları dikkate alınmak suretiyle davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı açtığı davasının tümden reddine, yargılama harç ve masrafları ile karşı vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, TTK m.54 ve devamı maddeleri uyarınca açılan haksız rekabetin tespiti, menni, ref'i ve hükmün gazetede ilanı istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı taraf ile aynı iş kolunda faaliyet gösterdikleri belirtilen davalı şirketin eylemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediği, davacı şirketten ayrılan bir kısım çalışanların davalı şirkette çalışıp çalışmadığı ve davacı şirkette çalıştıkları aşamada edindikleri makinaların üretimi ile ilgili veya ticari sır niteliğindeki başkaca bilgileri davalı şirket ile paylaşıp paylaşmadıkları veya kullanıp kullanmadıkları, davalı şirketin fiililerinin haksız rekabet teşkil edip etmeyeceği hususlarındadır.
Mahkememizin 09/05/2023 tarihli celsesinde 1 nolu ara karar ile davalı gerçek kişiler yönünden açılan davanın esas dosyadan tefrikiyle mahkememiz ayrı esasına kaydına karar verilmiş olup, davalı gerçek kişiler yönünden dava tefrik edilerek mahkememizin ... Esasına kaydı yapılmış ve mahkememizin görevli olmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan davanın reddine, görevli mahkemenin Bakırköy İş Mahkemeleri olduğuna ilişkin verilen mahkememizin 10/05/2023 tarih ve .... Esas ... Karar sayılı ilamı istinaf edilmiş olmakla; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 09/11/2023 tarih ve ... Esas .... Karar sayılı ilamı ile; "Mahkememizce, görevsizlik kararının 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. Maddesindeki iş mahkemelerinin görev alanına ilişkin düzenlemeye dayandırıldığı, 7036 sayılı kanunun . maddesinde, "(1) İş Mahkemeleri;.... 6098 sayılı TBKnun ikinci kısmının altıncı bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,.. ilişkin dava ve işlere bakar." denildiği, gerek 5521, gerekse 7036 sayılı kanunun iş mahkemelerinin görev alanını düzenleyen hükümlerde sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına bakma görevini iş mahkemelerine verdiği, aralarındaki farkın, TBK'nın hizmet sözleşmesine tabii olanlara ilişkin sözleşmelerden kaynaklı hukuk uyuşmazlıklarının da iş mahkemesinin görev alanına alınmasından ibaret olduğu, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin .... Esas ... Karar sayılı 03.12.2021 tarihli kararı ile; TBK’nın 444-447 maddelerinden doğan rekabet yasağının ihlaline dair uyuşmazlıklara bakma görevinin TTK’nın 4/1–c maddesi gereğince aynı Kanunun 5. maddesi uyarınca Ticaret Mahkemelerine ait olacağına, İstanbul BAM’nin 13 ve 43. Hukuk Daireleri ile 12 ve 14. Hukuk Daireleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine karar verildiği, davacı tarafça; çalışanları olan davalı işçilerin işten ayrıldıktan sonra davalı şirketi kurarak ve çalışarak haksız rekabette bulunduklarını ileri sürülmüş ise de mahkememizce 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesinde yapılan düzenleme nedeniyle davanın rekabet yasağının ihlali nedeniyle tazminat istemi olarak değerlendirilerek görevsizlik kararı verildiği, oysa ki davanın haksız rekabetin tespiti, meni isteğine ilişkin olduğu, davacı ile davalılar arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığı, dayanılan vakıaların işten ayrıldıktan sonraki döneme ilişkin olduğu gibi davalı eski çalışanların rekabet yasağı hükmünü ihlal ettikleri değil, haksız rekabet eylemleri içinde bulundukları, davalıların davacı işyerinde çalışırken edinilen bilgilerin davalı şirket yararına kullanıldığı ileri sürülmekte olduğu, haksız rekabete ilişkin hükümler TTK nda düzenlendiğinden TTK'nın 4/1-a maddesi gereğince, mutlak ticari dava olup, bu tür dava ve uyuşmazlıklara asliye ticaret mahkemelerince bakılması gerektiği, mutlak ticari dava niteliğinde olan uyuşmazlığa bakmaya asliye ticaret mahkemesi görevli iken, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; mahkememizin 10/05/2023 Tarih .... Esas - ... Karar sayılı kararın HMK'nın 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın mahkememize GÖNDERİLMESİNE" karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 09/11/2023 tarih ve .... Esas .... Karar sayılı ilamı doğrultusunda mahkememizin .... Esas sayılı dava dosyasının BAM kaldırma kararı öncesi tefrik edildiği mahkememizin iş bu dosyası ile HMK'nın 166. maddesi uyarınca BİRLEŞTİRİLMESİNE, yargılamanın mahkememizin iş bu dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.
Mahkememizin 31/10/2023 tarihli celsesinde davacı tanığı .... hazır olup, tanığın beyanında; "ben halen davacı şirkette mühendis olarak çalışıyorum. Öncesinde 2018-2019 yıllarında çalışmıştım. Aradan bir süre geçtikten sonra yeniden davacı şirkette çalışmaya başladım. Ben çalışmakta olduğum şirketten ayrılarak davalı şirkete işe giren çalışanlar olduğunu duydum. Örnek olarak ... ile aynı şirkette çalışmamızdan kaynaklı tanışıklığımız vardır. Sonrasında davalı şirkette çalıştığını duydum. ....'u tanımıyorum ancak çalışmakta olduğum şirkette çalıştığını biliyorum. Şirketimizin kullandığı makineler belirli bir emek sarf edilerek ortaya çıkabilecek nitelikte makinelerdir. Davalı şirket de şu an aynı nitelikte makineleri kullanmaktadır. Bir mühendis olarak gözlemlediğimde davalı şirketin kullanmakta olduğu makineleri herhangi bir tecrübe olmaksızın ortaya çıkarması mümkün değildir. Davalı şirketin internet sitesinde yer alan makineler birebir bizim kullandığımız makinelerdir. Ben işe girdiğimde şirketin kullanmakta olduğu makinelerin çizimleri bilgisayarlarda yer almaktaydı. Şirkette çalışan bütün mühendisler makinelerle ilgili bilgilere erişebiliyordu" şeklinde beyanda bulunduğu, Davacı vekilinin talebi üzerine tanığa soruldu; "ben 2018 yılında ilk işe girdiğimde gizlilik sözleşmesi imzalamıştım" şeklinde beyanda bulunduğunu, Davalı vekilinin talebi üzerine tanığa soruldu; .... ben işe girdiğimde üretim mühendisi olarak çalışıyordu" şeklinde bulunduğu anlaşıldı.
Mahkememizin 31/10/2023 tarihli celsesinde davacı tanığı .... hazır olup, tanığın beyanında; " ben davacı şirkette yaklaşık 2 yıldır usta başı olarak çalışıyorum. Davacı şirketten ayrılarak davalı şirkette çalışan olarak bildiğim ..., ..., ... ve .... adında çalışanları biliyorum. Ben, ... ve ....'u birebir tanıyorum. Kendileri öncesinde davacı şirkette çalışırken şirketten ayrılarak davalı şirkette çalışmaya başlamışlardır. Bizim şirketimiz yapmış olduğu makinelerin aynısını yaptıklarını internet sitelerinde yer alan makine örneklerinden dolayı biliyorum. Bunun haricinde davalı şirketin çalışmakta olduğum şirketin kullandığı ticari sırlarına vakıf olduğunu ve bunları kullandığına ilişkin bir bilgim ve görgüm bulunmamaktadır" şeklinde beyanda bulunduğu, Davacı vekilinin talebi üzerine tanığa soruldu; "davalı şirketin internet sitesinde yer alan makineler 2 yıllık tecrübeyle üretilebilecek nitelikte makineler değildir. Bu makinelerin üretilebilmesi için belirli bir bilgi birikimine ihtiyaç bulunmaktadır." şeklinde beyanda bulunduğu, Davalı vekilinin talebi üzerine tanığa soruldu; "ben ... ile birlikte yaklaşık 1 yıl çalıştım. ... ben işe girdiğimde bilgisayar çizimleri yapıyordu. ...'un işe girmesinden önce de bazı çizimler yapılmıştı. ... Bey işe girdiğinde makinelere ilişkin herhangi bir bilgi birikimi bulunmamaktaydı. Makinelerin özelliklerine ilişkin bir bilgim bulunmamaktadır." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşıldı.
Mahkememizin 31/10/2023 tarihli celsesinde davalı tanığı .... hazır olup, tanığın beyanında; " ben davacı ya da davalı şirkette çalışmıyorum. Ben dava dışı ... şirketine proje koordinatörü olarak yaklaşık 7 yıldır çalışıyorum. Firmamız ... Gıda adında şirket ile otomasyon ve yazılım işlerinin yapılması konusunda ticari ilişkimiz bulunmaktadır. ... Bey'i oradan tanıyorum. Ben ... Bey'in davacı şirketten edinmiş olduğu bilgilere dayalı olarak makine ürettiğine ilişkin herhangi bir görgü ya da bilgiye sahip değilim. Biz ... Gıdayla çalıştığımız dönemde kullanılan makinelerin tasarımını ... yapmıştı" şeklinde beyanda bulunduğu, Davalı vekilinin talebi üzerine tanığa soruldu; "ben ...'un ... Gıdada ne kadar süre çalıştığının bilmiyorum ancak bizim ... gıda ile ticari ilişklimiz yaklaşık 7 yıldır devam etmektedir. Hatırladığım kadarıyla ... bu süre içerisinde ... Gıdada çalışıyordu" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşıldı.
Mahkememizin 31/10/2023 tarihli celsesinde davalı tanığı .... hazır olup, tanığın beyanında; " ben davacı şirkette yaklaşık 16 yıl çalışmıştım. 2007-2021 yılları arasında davacı şirkette nezaretçi ve usta başı olarak çalışmıştım. Şu an başka bir şirkette çalışıyorum. Ben ... ve ... ... ile davacı şirkette aynı dönemde çalışmıştım. Davacı şirket ile ... Gıda arasında makine alım satımına ilişkin bir ticari ilişki bulunmaktaydı. ... ... Gıdada çalıştığı dönemde toz öğütme tesisi adında makinenin projesini tamamen ... hazırlamıştı. ... hazırlamış olduğu projeyi davacı şirkete getirerek uygulamasını davacı şirkete yaptırırdı" şeklinde beyanda bulunduğu, Davacı vekilinin talebi üzerine tanığa soruldu; "davacı şirket ile ... gıda arasında ...'un ... gıdada çalışmaya başlamasından sonra yaklaşık 3-4 yıl süren ticari ilişki olmuştur. Toz öğütme makinesi ...'un çalışmasından önce kullanılan bir makine değildi. Öncesinde kullanılan makinelerde sadece pudra şekeri öğütülüyordu. Ama öğütülen toz öğütme makinesi her türlü kimyasal ve kakaoyu öğütebiliyordu. Toz öğütme makinesi ile pudra şekeri öğütme makinesi arasında sadece kafa kısmı şekil olarak birbirine benzerdir. Bunun haricinde benzerlikleri bulunmamaktadır." şeklinde beyanda bulunduğu, Davalı vekilinin talebi üzerine tanığa soruldu; "kakao tozu değirmenine davacı şirketin herhangi bir fikri katkısı yoktur. Makineyi tamamen ... yapmıştır." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşıldı.
Davalı vekilince bildirilen tanık ....un ifadesinin alınması için adresi itibariyle Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmış ve talimatımız Çorlu ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ....Talimat sırasına kaydı yapılmış olup, talimat dosyaya tanık .... tarafından beyanda bulunulmakla, tanığın; "Ben ... grubuna bağlı .... gıdaya bağlı firmada yatırım ve bakım müdürü pozizyonunda yaklaşık bir yıl kadar çalışmaktayım. Davalılardan ... 'u bundan önce çalıştığım şirket olan ... Gıda San. Tic. A.ş de tanıdım. Orda ... proje yöneticisi pozisyonunda çalışmaktaydı. 2016 yılında ben ... gıdaya proje bakım müdürü olarak geldim. 6 yıl süre ile de çalıştım. Arkadaşların öz geçmişlerini dinlerden davalı korayın .... firmasında çalıştığını söylediğini hatırlıyorum. Türkiyedeki Sanayi firmalarından gelen çalışanların tecrübelerinin yeterli olmaması nedeniyle ... gıda içerisinde ... 'ın yurt içi ve yurt dışı bir çok eğitime gönderdim. Burda sektörde alamayacağı tecrübe ve bilgi ve deneyimleri kazanmış oldu. ... gıda türkiyenin en büyük kakao ve çikolata üreticisidir. 7/ 24 365 gün üretim yapan bir firmadır. bulunan firmalardaki makinalar uluslararası düzeyde bulunan makinalardır. Çoğunlukla bu firmada bulunan makinalar yabancı menşeili makinalardır. Fabrikadaki ihtiyaçlar doğrultusunda fabrikadaki kakou üretimi ihtiyacı nedeniyle ... ile birlikte toz kakao değirmeni ve sistemini birlikte tasarladık. Mühendislik hesaplamalarını bizler birlikte çalıştığımız yurtdışı ekipman mühendislik firmalar( ....) ile birlikte yaptık. Bu bilgiler ile makinanın teknik imalat resimlerini oluşturarak herhangi bir firmaya yaptırmak istedik. ... eski çalıştığı yer olan ... Gıda 'yı önerdi bize, bizler bu firmanın teknik bilgisinin yeterli olup olmadığını sorduk.bize hizmet verebilecek teknik bilgisi olmadığını, bizim yapmış olduğumuz çizimlerin imalatı esnasında gidip tarif ederek, onlara yaptırabileceğini ... söyledi. Bizde ... olan güvenimiz nedeniyle ... aracılığı ile davacı firmaya işi verdik. Tasarımdan hesaplara hiç bir teknik bilgi davacı şirkete ait değildir. Tesis kurulduktan ... vermiş vermiş emeğe karşılık olarak onure etmek için bu tesise ... toz tesisi olarak isim verdik. Ve şirket içerisindeki tüm ERP sistemlerinde veya şirket kayıtlarında isme ...(Core I) toz tesisi olarak yer almaktadır. yönetimle beraber istişare ederek ismi de veren benim. Biz ... şirketinin ...' ın kurduğu bir şirkettir. ... şirketinin yaptığı makinalar avrupa kalitesinde ve üzerindedir. Şuanda Türkiye teknolojik makine üretin bir firmadır. Türkiyenin önde gelen bir çok şirketi bu teknolojik makinaları almaktadır. İki firmayı da tanığım kadarıyla yeni kurulmuş olmasına rağmen ... firması ile davacı şirket arasında kıyaslamayacak şekilde vizyon ve teknoloji bilgisi farkı vardır. Diğer İsmi söylenen makinaları Türkiye ve dünyada bir çok firma yapmaktadır. Ancak arada teknolojik farklar vardır. Görsel olarak birbirine benzese de işlev ve donanım olarak her makina aynı çalışmamaktadır. Davalı ... şirketi ile çalıştığım şirket değişmesine rağmen devam ediyoruz. Benim görgüm bilgim bundan ibarettir başkaca ekleyeceğim husus yoktur" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşıldı.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, davacı taraf ile aynı iş kolunda faaliyet gösterdikleri belirtilen davalı şirketin eylemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediği, davacı şirketten ayrılan bir kısım çalışanların davalı şirkette çalışıp çalışmadığı ve davacı şirkette çalıştıkları aşamada edindikleri makinaların üretimi ile ilgili veya ticari sır niteliğindeki başkaca bilgileri davalı şirket ile paylaşıp paylaşmadıkları veya kullanıp kullanmadıkları, tarafların ortak müşterilerinin bulunup bulunmadığı, bulunması halinde ortak müşterilerle olan işlem ve satışların dava öncesi veya sonrasında olup olmadığı, sonuç olarak davalı şirketin fiililerinin haksız rekabet teşkil edip etmeyeceği hususlarının tespiti için tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 15/01/2024 günü saat 14:00'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişi ... ve Mali Müşavir bilirkişi ... 13/02/2024 tarihli raporlarında özetle; dava konusunun, davacı şirketin, eski çalışanları olan davalı ...
tarafından kurulan davalı şirketin gerçekleştirilen haksız rekabetin tespiti,
ref’i ve meni taleplerinden ibaret olduğunu, davacı ve davalı tarafından ibraz edilen 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari
defterlerin usulüne uygun bir şekilde açılış ve kapanış tasdiklerinin
yaptırıldığını, ticari defterlerinin birbirini teyit eder şekilde tutulduğunu, ticari
defterlerinin yanların lehine delil niteliğinin mahkememiz takdirlerinde olduğunu, bir tacirin defterindeki kayıtların sahibi aleyhine delil
olarak kullanılabileceği (Ejder Yılmaz, Ticarî Defterlerin Delil Olması (HMK m.
222) ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Bu Konuda Getirdiği Yenilikler, s.
37-38; Güray Erdönmez, Pekcanıtez Usûl, C. II, s. 1832)., tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, davalı ... kuruluş
tarihi 2021 itibariyle davacı ... müşterisi olan ... Gıda Sanayi ve Tic.
A.Ş.’nin 2021 döneminde davalı ... ile de cari ilişkisinin bulunduğunu, 2022 yılı
itibariyle davacı ... ile ticari ilişkisinin sonra erdiği ve davalı ... ile ticari ilişkisinin devam ettiğini, taraf ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde başkaca ortak
müşteriye rastlanmadığını, davalılardan ... ve ... ...’in davacı şirket çalışanı olduğu dönemde üretim departmanında ticari sırlara erişebilecek pozisyonlarda
çalışıp çalışmadıkları ve davacı ... ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren davalı
... Makine ve Müh. Tic. Ltd. Şti.’nin üretmekte olduğu “Çikolata Temperleme Makinesi, Yağ Eritme Makinesi ve Toz Kakao Öğütme Tesisi”
isimli makinelerinin davacı ... üretmekte olduğu makineler ile
benzerliğinin ve benzer makine üretme hususunun ticari sır niteliğini taşıyıp
taşımadığı ve bu itibarla davalı şirketin fiillerinin haksız rekabet teşkil edip
etmediği hususlarının değerlendirilebilmesi için mahkememizin takdiri ile heyete alanında uzman makine mühendisinin dahil edilmesi gerektiği
kanaatine varılmış olduğunu bildirmişlerdir.
Bilirkişi heyetine alanında uzman makine mühendisi bilirkişi dahil edilerek mahkememizin 07/12/2023 tarihli ara kararında belirtilen hususlarda rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, kök rapor sunan bilirkişi heyeti ve Makine Yüksek Mühendisi bilirkişi ... 19/03/2024 tarihli ek raporlarında özetle;
dava konusunun, davacı şirketin, eski çalışanları olan davalı ...
tarafından kurulan davalı şirketin gerçekleştirilen haksız rekabetin tespiti,
ref’i ve meni taleplerinden ibaret olduğunu, davacı ve davalı tarafından ibraz edilen 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerin usulüne uygun bir şekilde açılış ve kapanış tasdiklerinin
yaptırıldığını, ticari defterlerinin birbirini teyit eder şekilde tutulduğunu, ticari
defterlerinin yanların lehine delil niteliğinin mahkememiz takdirlerinde olduğunu, bir tacirin defterindeki kayıtların sahibi aleyhine delil
olarak kullanılabileceği (Ejder Yılmaz, Ticarî Defterlerin Delil Olması (HMK m.222) ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Bu Konuda Getirdiği Yenilikler, s.
37-38; Güray Erdönmez, Pekcanıtez Usûl, C. II, s. 1832).
tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, davalı ... kuruluş
tarihi 2021 itibariyle davacı ... müşterisi olan ... Gıda Sanayi ve Tic.
A.Ş.’nin 2021 döneminde davalı ... ile de cari ilişkisinin bulunduğunu, 2022 yılı
itibariyle davacı ... ile ticari ilişkisinin sonra erdiğini ve davalı ... ile ticari
ilişkisinin devam ettiğini, taraf ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde başkaca ortak
müşteriye rastlanmadığını, davalılardan ... ve ... ...’in davacı şirket çalışanı olduğu
dönemde üretim departmanında ticari sırlara erişebilecek Pozisyonlarda
çalıştıklarını, davacı ... ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren davalı ... Makine ve Müh.
Tic. Ltd. Şti.’nin üretmekte olduğu "Çikolata Temperleme Makinesi, Yağ Eritme Makinesi; Toz Kakao Öğütme tesisi ‘’ isimli makinelerinin davacı ...
üretmekte olduğu makineler ile tam benzerliğinin olduğunun mevcut katalog
bilgileri ile söylenemeyeceğini, benzer makine üretme hususunun çok sayıda yerli ve yabancı şirketler
tarafından da benzer makine imalatların yapıldığı ve ayrıca bu makinalar için
geçerli patent ve faydalı model koruması olmadığından ticari sır niteliğini
taşımadığını ve
bundan dolayı davalı şirketin fiillerinin (benzer makine üretiminin) teknik
yönden haksız rekabet teşkil edemeyeceği sonucuna varılmasının mümkün
olabileceğini bildirmişlerdir.
Dava, haksız rekabetin tespiti, ref ve men'i istemine ilişkin olup davacının dava sebepleri davalılar ... ve ...'in davacı şirkette çalıştıkları süreçte edinmiş oldukları ticari sırları davalı ... yönünden kendi kurduğu şirkette, davalı ... yönünden ise sonrasında çalıştığı şirkette kullanmalarına dayalıdır.
6102 sayılı TTK'nın 54 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı olduğu düzenlenmiş, anılan Kanun'un 55 inci maddesinde ise dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların nelerden ibaret olabileceği örnek olarak sıralanmıştır.
6098 sayılı TBK.’nun 396. maddesine göre; işçi, yüklendiği işi özenle yapmak ve işverenin haklı menfaatinin korunmasında sadakatle davranmak zorundadır. İşçi, hizmet ilişkisi devam ettiği sürece, sadakat borcuna aykırı olarak bir ücret karşılığında üçüncü kişiye hizmette bulunamaz ve özellikle kendi işvereni ile rekabete girişemez. İşçi, iş gördüğü sırada öğrendiği, özellikle üretim ve iş sırları gibi bilgileri, hizmet ilişkisinin devamı süresince kendi yararına kullanamaz veya başkalarına açıklayamaz. İşverenin haklı menfaatinin korunması için gerekli olduğu ölçüde işçi, hizmet ilişkisinin sona ermesinden sonra da sır saklamakla yükümlüdür.
Davacının talebi kullanmakta olduğu makinelere dayalı odluğundan Mahkememizce davacı tarafın kullanmakta olduğu makineler irdelenerek bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup makinelerin ayrı ayrı incelenmesinde davalı ... Makine ve Müh.
Tic. Ltd. Şti.’nin üretmekte olduğu "Çikolata Temperleme Makinesi, Yağ Eritme Makinesi, Toz Kakao Öğütme tesisi" isimli makinelerinin davacı ...
üretmekte olduğu makineler ile tam benzerliğinin olduğunun mevcut katalog
bilgileri ile söylenemeyeceği, benzer makine üretme hususunun çok sayıda yerli ve yabancı şirketler
tarafından da benzer makine imalatların yapıldığı ve ayrıca bu makinalar için
geçerli patent ve faydalı model koruması olmadığından ticari sır niteliğini taşımadığı tespitleri yapılmıştır.
Davacı vekilince her ne kadar davalı ...'ın kendi bünyesinde çalışmakta olduğu süreçte ticari sırlara vakıf olduğu ve edindiği bilgileri kendi kurduğu şirkette kullandığı beyan edilmiş ise de, dosyada mevcut SGK kayıtları ve dinlenilen tanık beyanlarında da ifade edildiği üzere davalı ...'ın davacı şirketten ayrılmasından sonra 2014-2021 yılları arasında dava dışı ... Gıda... A.Ş.'de çalışmış olduğu ve talimat Mahkemesi aracılığı ile dinlenilen tanık beyanında da davalının bu süreçte tecrübeler edinmiş olduğu anlaşılmıştır.
Dava dilekçesinde davacı şirket bünyesinde çalışmakta iken davalı şirkette çalışmaya başladığı iddia edilen çalışanlar olduğu beyan edilmiş ise de, belirtilen çalışanlardan yalnızca ...'ın davalı şirket bünyesinde çalışmakta olduğu görülmüştür.
Yapılan bu açıklamalar uyarınca davalının üretmiş olduğu makinelerin davacının ürettiği makinelerin birebir aynısı olmadığı, davalılar ... ve ...'in öncesinde edikleri bilgi ve tecrübeleri çalışmakta şirkette de kullanmalarının hayatın olağan akışına ve ticari hayatın gereklerine uygun olduğu, öncesinde davacı şirkette çalışmakta iken ayrılıp davalı şirkette çalışmaya başlayan yalnızca bir çalışan olmasının haksız rekabet olarak kabul edilemeyeceği, dosya kapsamına uygun ve gerekçeli bilirkişi raporunun da bu yönde olduğu, davalıların eylemlerinin haksız rekabet kabul edilebilecek yoğunlukta olmadığı, aksi yorumun serbest piyasa ekonomisinin ve çalışma hürriyetinin gereklerine aykırı olacağı, davacının iddialarının ispatlanamadığı kanaati ile açılan davanın (esas ve tefrik edilerek birleşen ... esas sayılı dosyalarının ayrı ayrı) reddine karar verilmiş ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN (ESAS VE TEFRİK EDİLEREK BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DOSYALARININ AYRI AYRI) REDDİNE;
1-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
3-Davalı ... Makina ve Mühendislik Ticaret Limited Şirketi tarafından sarf edilen 224,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE,
4-Davalı ... ... tarafından sarf edilen 45,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE,
5-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden davalılar yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.07/05/2024
Katip ....
¸
Hakim ...
¸
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!