WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

BAKIRKÖY 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/753 Esas
KARAR NO : 2024/441

DAVA : Tespit
DAVA TARİHİ : 02/08/2023
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; “Müvekkili şirketin, 11 Ağustos 2018 tarihine kadar Türkiye pazarında ... isimli temsilci ile kendisini temsil ettirdiğini, ne var ki, bu şahsın kötü niyetli, güven, bağlılık ve hukuka aykırı eylemleri nedeniyle, 11/08/2018'de müvekkili tarafından görevinden azledildiğini, kendisine verilen yetki belgesinde, yeni bir şirket kurma yetkisi verilmediğini, bu şahsın, müvekkilinin izni ve bilgisi olmaksızın 2 Kasım 2017 tarihinde ....'na göndermiş olduğu ihtarname ile, “... San İç ve Dış Tic Ltd Şti” adlı, müvekkili şirketle birebir aynı alanlarda faaliyet gösteren şirketi yine müvekkilinin o dönemde ticari ilişki içerisinde olduğu ...(Eski adıyla ... Tic Ltd Şti'nin) temsilcisi ... ile işbirliği yapmak suretiyle kurdurduğunu, sonra kendisinin devraldığını, müvekkilinin markası olan “...” markasını da Türkiye'de aynı suretle tescil ettirdiğini, bu kapsamda hali hazırda markanın hükümsüzlüğü davasının Bakırköy ... Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinde açıldığını, mahkemenin, markanın hükümsüzlüğüne karar verdiğini, ne var ki, ... San İç ve Dış Tic Ltd Şti nin halen Türk Ticaret Sicilinde kayıtlı olup, ticari faaliyetlerine devam etmekte olduğunu, bunun da, müvekkili ile karıştırılmaya ve haksız rekabete sebebiyet verdiğini, haksız ve kötü niyetli olarak tescil ettirilen ...San İç ve Dış Tic Ltd Şti adlı şirketin, ticaret sicilinden terkinini talep ettiklerini, Türkiye ve Birleşik Arap emirliklerinin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar uyarınca, müvekkilinin gerek ticari ünvanının gerekse markasının koruma altında olduğunu, bunun aksine yapılan her türlü tescilin, müvekkilin haklarına tecavüz teşkil ettiğini, müvekkilinin, gerek marka hakkı gerekse ticari ünvanı yönünden öncelik hakkı olduğunu ve gerçek hak sahibi olduğunu, Paris, Trıps gibi sözleşmeler uyarınca da hakkının korunduğunu, iş bu davaya konu olayda, müvekkili şirketin temsilcisi tarafından açıkça objektif iyi niyet kurallarına aykırı hareket edildiğini, müvekkili şirket bakımından açık bir zarar tehlikesi doğduğunu, ayrıca davalı şirketin temsilcisi ....'in, tüm kurulum ve tescil işlemlerini gerçekleştirirken, müvekkilinin hali hazırda temsilcisi olduğundan, müvekkilinin güvenini ve kendisine verilen yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle kusurlu hareket ettiğinin izahtan vareste olduğunu, müvekkilinin uğramış olduğu zararın ise, yargılama sırasında, davalı şirketin ticari faaliyetlerinin tespiti ve ticari defterlerinin incelenmesi suretiyle netleşeceğini, müvekkili şirketin, sadece ticaret ünvanı bakımından değil, marka hakkına dayalı olarak da davalı şirketin ticaret ünvanının terkinini talep etme hakkına sahip olduğunu, müvekkili şirketin “....” markasının, 2013 yılında BAE de tescil ettirilmiş olup, o tarihten beri uluslararası piyasada müvekkili tarafından kullanılmakta olduğunu, davalı şirket temsilcisi tarafından Türkiye'de 30.10.2018 tarihinde tescil ettirilen “...” markasının bu kapsamda, Bakırköy ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nin ... E- ... K sayılı kararı ile hükümsüz kılındığını ve gerçek marka sahibinin müvekkili şirket olduğunun tevsik edildiğini, 6769 sayılı kanunun 7/3-e maddesi gereğince de, ticaret ünvanının terkinine karar verilebileceğini, eskiden beri tescilli olan markanın sahibi olan işletme ile, markayı oluşturan çekirdek unsuru içeren ticaret ünvanı nedeniyle işletmeler arasında karıştırılma ihtimali nedeniyle potansiyel alıcıların, bildikleri markayı üreten şirketin malı zannederek sonradan tescil ettirilen ticaret ünvanını taşıyan işletmenin malını talep etmeleri nedeniyle, TTK 55.md anlamında da bir iltibas tehlikesi doğduğu için, markadan dolayı ticaret ünvanının terkininin söz konusu olacağını, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, bu nedenlerle; müvekkilinin ticaret ünvanının ticari temsilcisi tarafından, davalı şirket adı altında iltibas yaratacak şekilde ve kötü niyetli tescili neticesinde meydana gelen haksız rekabetin tespitine ve men'ine, davalı şirketin ünvanının ticaret sicilinden terkin ettirilmesi suretiyle, haksız rekabetin ref'ine, mevcut maddi durumun ortadan kaldırılmasına, kararın ilanına karar verilmesini” iddia, beyan ve talep etmiştir
Davalı şirket adına usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamış olduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Açılan davanın, haksız rekabetin tespiti ve men'i, ref'i istemi ile bu hususta verilecek kararın ilanı istemine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafın eylemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediği, haksız rekabet teşkil etmesi halinde davalının haksız rekabet teşkil eden fiillerinin men'inin gerekip gerekmediği, haksız rekabet koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında olduğunun tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi raporunda özetle; davalı şirket yetkilisi ...'in gerçekleştirmiş olduğu fillerinin, bütün katılanların menfaatinin korunması, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasını hedefleyen haksız rekabet hükümlerinden özellikle TTK md 54 ve TTK mad, 55/1,a,4 maddesinde "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" şeklinde düzenlenen mevzuat gereğince haksız rekabet teşkil edeceği, davalı şirket ticari ünvanının hali hazırda davacı şirket yönünden karıştırılmaya ve haksız rekabete neden olduğu ve bu nedenle davalının ticaret ünvanının sicilden terkin edilebileceği kanaatine varıldığı şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
02.08.2023 dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6769 sayılı SMK.'nın 156. maddesi uyarınca, "Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir. Bu mahkemeler, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir. Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince; fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye ceza mahkemesince bakılır."
Somut uyuşmazlıkta davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde, davacı şirketin markası olan "..." markasına dayalı olarak ve "..." ibaresinin kullanılması sureti ile haksız rekabetin tespiti ve men'i, ticaret unvanının sicilden terkin edilmesi isteminde bulunmuş olup talep "..." ibaresinin kullanımında kaynaklanmaktadır. Bakırköy ... Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası ile de davalı şirket adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş olup bu davanın devamı niteliğinde açılmış olan iş bu davada da davacının tescilli markaya dayanmış olması nedeniyle, bu konudaki delillerin takdirinin ihtisas mahkemesince görülmesi gerekmektedir. (aynı yönde Ankara BAM 20. Hukuk 2024/313 E. 2024/312 K., Ankara BAM 20. Hukuk 2022/620 E. 2022/616 K., ) Davada 6769 sayılı SMK kapsamında kalan bir hukuki koruma talebi bulunduğundan, davanın fikri sınai haklar hukuk mahkemesinin görev alanına giren bir dava olduğu kabul edilmelidir. Açıklanan bu nedenlerle dava konusu uyuşmazlığın Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sonuçlandırılması gerektiğinden Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle, HMK'nun 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan reddine, mahkememizin görevsizliğine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle, HMK'nın 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan reddine,
2-01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Bakırköy Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, (e-duruşma ortamında) davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/05/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır