T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/740
KARAR NO : 2024/75
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 28/07/2023
KARAR TARİHİ : 25/01/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Davalının 22/05/2019 tarihinde kurulan ...... Tekstil Ltd. Şti.'nin kurucu ortağı ve şirket sözleşmesine göre de ana sermayenin %50 hissedarı olduğunu, davalı tarafın şirket kuruluşundan beri şirketle alakalı olan hiçbir faaliyete katılmadığı gibi şirkete dahi uzun zamandır gelmediğini, kendisinin defalarca çağrılmasına rağmen davete icabet etmediğini, kendisinin şirketin itibarını düşürmek amacıyla Beşiktaş ...... Noterliğinin 23/07/2023 tarih ...... nolu ihtarnamesini gönderdiğini, 2019 yılında davacı şirket ortağı olan ...... 'ın kendisi ve eşine ait olan şirketin ihracat işlemlerini ve müşterilerini ....... ile açtıkları davacı şirkete devrettiğini, aynı zamanda Hollanda'da ...... şirketi kurulduğunu, buradaki amacın Türkiye'de üretim yaparak kendi markalarını büyütüp neticesinde ciddi yatırımlar yapmak olduğunu ancak davalı tarafın bu şirketin hesap numarası alamayacağını çünkü hissedarında bir Türk vatandaşı olduğunu söylediğini, bunun üzerine şirketin diğer ortağı müvekkili .......'ın davalı tarafın kendi adına bir firma daha kurmasını istediğini ve ....... firmasının kurulduğunu, davalı tarafın hesap numaralarını aldıktan sonra .......'ın hisse devirlerinin yapılmasının istediğini fakat davalının devir işlerini yapmaktan sürekli kaçtığını, bu durumun müvekkilinde şüphe yarattığını, bu şüphe üzerine davalı taraftan devir evrakları istendiğini, sonrasında şirket sahibinin ........, şirket hissedarının da ....... şirketinin olduğunun görüldüğünü, yani iki şahsın ortak olması gerekirken davalı tarafın %50 ortak olduğu ....... 'u ortak yapmak için başvuru yaptığını, bu şekilde şirket devirlerini tamamlamaya çalışarak %75 oranında şirket sahibi olmak istediğini, müvekkilinin bunu farketmesi üzerine devir işlemlerinin yapılmadığını, davalının Hollanda'da açtığı firmalara ihracat yapıldığını, bu bedellerin müvekkili şirkete gönderilmediğinden Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin konu ile ilgili resmi kurumlarına yüklü miktarda cezalar ödemek durumunda kaldığını, şu an itibariyle davacı şirketin davalı taraftan 498.000 Euro alacaklı olduğunu, bu sebeplerle davalı tarafın ortaklıktan çıkarılması, paylarının şirkete aktarılması, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; ...... Tekstil Ticaret Ltd. Şti.'nin 22.05.2019 tarihinde beri 1000,00 Türk Lirası değerinde 1000 paya ayrılmış toplam 1000000,00 Türk lirası değerinde olup, 500 paya karşılık gelen 500000,00 Türk Lirası ....... tarafından nakdi, 500 paya karşılık gelen 500000,00 Türk Lirası ........ tarafından nakdi taahhüt edilmiş şekilde tarafların münferiden temsile yetkili olarak eşit hissedar olarak kurulduğunu, şirket içerisinde kuruluşundan bu yana herhangi bir yetki devri olmadığını ve esas sermaye paydaşların oranına etki edecek şekilde değişmediğini, davacının davasına temel dayanak olarak sunduğu ispata muhtaç sebeplerden önce dava şartı sayılan genel kurul kararı alınmadan iş bu davanın ikame edildiğini, şirketin haklı sebeple çıkarma davası açabilmesi için öncelikle bu konuya ilişkin bir genel kurul kararının alınması gerektiği,...... Tekstil Ticaret Ltd. Şti. Ortaklarının eşit sermaye ve oy hakkına sahip olduğu, nisabı sağlayacak bir oy oranını olmaması ile birlikte ortaklıktan çıkarılmaya yönelik bir genel kurul kararı bulunmadığı, iki ortaklı limited şirketlerde her iki ortağın da aynı yönde oy kullanmaması halinde bile TTK m. 621 hükmündeki nisabın oluşamayacağı yönündeki değerlendirilmesi neticesinde genel kurulda alınan bir karar olmaması sebebiyle davanın reddi gerektiği, Yargıtay’ın değerlendirmesine göre, diğer ortağın ortaklıktan çıkarılmasını davacı ortağın şirketteki sermaye payı ne kadar büyük olursa olsun, onun tek başına alacağı bir kararla da diğer ortak aleyhine ortaklıktan çıkarma davası açılmasına imkân bulunmadığını, bir ortağın haklı sebeplere dayanılarak şirketten çıkartılmasının ancak mahkeme kararıyla mümkün olabildiğini, bu davada davacı sıfatına yani aktif husumet ehliyetine sahip olan şirketin tüzel kişiliği olduğunu, davanın açılabilmesi içinse genel kurulun TTK m621/1'de düzenlenen yetersayıyla ortağın şirketten çıkartılması için dava açılması yönünde karar alması gerektiği, şirket esas sözleşmesinde şirketten çıkarılma için öngörülebilir sebebin olmaması ve haklı sebeplerinin oluşmamasından doalyı davanın esastan reddi gerektiği, davacı şirket ortağı olan .......'ın kendisi ve eşine ait olan firmayı davacı şirkete devrettiğini söylemiş ise de bu devir ile ilgili olarak herhangi bir ticari kayıt belgelendiremediğini, Hollanda da kurulduğu söylenen ve hissedarı olduğu iddia edilen ....... şirketinde şirket hisselerini gösteren ve soyut devir ilişkisini açıklayıcı herhangi bir belge/bilgi sunulmadığını, bu nedenlerle davanın reddine masraf ve vekalet ücretininde davacı tarafa tahmil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Davanın, şirket ortağının şirket ortaklığından çıkarılması istemine ilişkin olduğu, uyuşmazlık konularının davalının şirket ortaklığından çıkarılmasını gerektirir haklı sebeplerin bulunup bulunmadığı, TTK m.630/1 de belirtilen şartların gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
TTK'nun 621/h maddesi uyarınca bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması istemiyle mahkemeye başvurulabilmesi için, şirkette temsil edilen oyların en az 2/3'ünün ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması şart koşulmuştur.
TTK'nın 640/3. maddesi uyarınca haklı sebeplerle ortaklıktan çıkarılabilmesi davasının açılabilmesinin ön şartı TTK'nın 621/h maddesi uyarınca usulüne uygun olarak alınmış genel kurul kararıyla mümkündür (Yargıtay 11 HD, 08.02.2016 trh, 2016/24-1120 E.K sayılı ilamı)
Haklı sebeple ortaklıktan çıkarma için mahkemeye başvurulmadan önce limited şirket genel kurulunda TTK'nın 621/1-h maddesi uyarınca ve nitelikli çoğunluk tarafından bu kapsamda bir kararın alınması dava şartı olup, davacı tarafça dava tarihinden önce alınmış bir genel kurul kararı mevcut olmamakla birlikte, bu eksiklik tamamlanabilir nitelikte olup, mahkememizce davacı vekiline, davalının ortaklıktan çıkarılması talebine ilişkin TTK'nun 621/1-h bendinde öngörüldüğü şekilde genel kurul kararı alınması için sonuçları hatırlatılarak kesin süre verilmiş olup, davacı vekili 14/12/2023 tarihli Genel Kurul Toplantısı kararının sunulmasına ilişkin beyan dilekçesinin ekinde 13/12/2023 tarihli 2023/03 karar no'lu Genel Kurul toplantı tutanağı fotokopisi sunulmuş olup incelenmesinde ortaklıktan çıkarılması talebinin reddine karar verildiği , davacı tarafça verilen kesin süre içerisinde haklı sebeple ortaklıktan çıkarma için limited şirket genel kurulunda TTK'nın 621/1-h maddesi uyarınca ve nitelikli çoğunluk tarafından alınmış bir karar da dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş olup aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
DAVANIN DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
1-Alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile eksik kalan bakiye 157,75-TL'nin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
2-Davacılar tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı taraf yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
4-Taraflarca dosyaya yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/01/2024
Katip ......
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!