WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

BAKIRKÖY 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/684
KARAR NO : 2024/684

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/07/2023
KARAR TARİHİ : 26/06/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/07/2024

DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı …AŞ hissedarı olduğunu, davalının .... İnşaat şirketinin yönetim kurulu üyelerinden olduğunu, aynı zamanda .... İnşaat şirketinin kurucusu konumunda olduğunu, her iki şirketin faaliyet konusunun aynı olduğunu, davalının rekabet yasağına ve şirketle işlem yapma yasağına aykırı davrandığını, müvekkilinin şirketten uzaklaştırıldığını, .... şirketinin kuruluş yılının 2009 olduğunu, .... İnşaat adına yapılan sözleşmelerle bir kısım işlerin ... üzerinden yapıldığını, ... İnşaat aleyhine haksız rekabet oluşturulduğunu, şirketlerin ticaret sicil adresleri ve faaliyet konularının aynı olduğunu, davalının TTK’nun 396/1 maddesi hükmüne aykırı davrandığını, davalının yine hukuka aykırı işlemlerle yönetim kurulu başkanı olduğu ... şirketini kendisine borçlu hale getirdiğini, bu hususun Bakırköy...Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna da yansıdığını belirterek davanın kabulü ile haksız rekabetin tespiti ve menine, davalı tarafından gerçekleştirilen haksız ve hukuka aykırı eylemler neticesinde müvekkilinin pay sahibi olduğu dava dışı şirketin uğradığı zararların tazmini için şimdilik 1 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, ödemenin şirkete yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; rekabet yasağına aykırı davranan üyeye hangi hakkın kullanılacağına ilişkin yönetim kurulu kararı bulunmadığını, dava açma hakkının dava dışı şirkette olduğunu, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddinin gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davanın müvekkiline zarar vermek amacıyla kötüniyetli olarak açıldığını, dava dışı şirketin 14/07/2023 tarihli genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerine TTK m.395 gereğince şirketle işlem yapma, TTK 396.maddesinde belirtilen rekabet yasağı kapsamındaki iş ve işlemleri yapma konusunda izin verildiğini, davacının dava konusu ticari iş ve işlemlere muvafakat etmesine rağmen husumet yaşanması nedeniyle huzurdaki davayı açarak dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, müvekkilinin tarafların ortağı olduğu şirketin kar elde etmesi için elinden geleni yaptığını, borçlarını ödemesi için ... şirketinden dava dışı şirkete 32.716.658,18 TL gönderildiğini, şirketin zararının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP; Davacı vekili tarafından sunulan cevaba cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın pay sahipleri tarafından da açılabildiğini, haksız fiil niteliğindeki eylemlerin devam etmekte olması nedeniyle zamanaşımı itirazının reddinin gerektiğini, 14/07/2023 tarihli genel kurulda şirketle işlem yapılmasına izin verilmesine ilişkin karara müvekkilinin ret oyu verdiğini, muhalefet şerhi düştüklerini, bu konuda dava açma haklarının saklı olduğunu, dolayısıyla dava açılabileceğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dosyanın 2 kişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdii ile uyuşmazlık konularına ilişkin bilirkişi raporu tanzimine karar verilmiş olup, YMM .... ve Hukukçu Prof. Dr. ....'in 24/03/2024 tarihli raporunda özetle; Dava dışı şirketlerin 2020, 2021 ve 2022 yılı yasal defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, davacının, dava dışı ... İnşaat A.Ş.'nin 2020 takvim yılına nazaran, 2021 takvim yılında toplam borç artışının ... davalının şirket menfaatine uygun hareket etmediğine ... delalet ettiğine ilişkin iddiaya yönelik olarak önemlilik derecesine göre ilgili hesapların incelenmesinde; davalının şirket menfaatine uygun hareket etmediğine dair somut bir bulguya rastlanmadığını, davacının, dava dışı ... İnşaat A.Ş.'nin “... her geçen gün daha çok borca batık hale getirildiği...” iddiasına yönelik ... İnşaat A.Ş.'nin 2022 yılında gerek özkaynak, gerek net satışlar, gerekse de dönem net kârı anlamında önceki yıllara göre pozitif bir duruma geldiğinin görüldüğünü, 2022 yılı bilançosuna göre borca batık olmadığını, davacının, “... ... İnşaat adına imzalanan sözleşmelerle yapılan işlerin bir kısmını .... üzerinden yapıldığı ve ... İnşaat firması aleyhine haksız rekabet oluşturulduğu ...” iddiasına yönelik, dava dosyasında bu iddiayı destekler mahiyette somut bir sözleşmeye rastlanmadığını, sözleşme ibraz edilmediğinden ve firma unvanı belirtilmediğinden, incelemelerin ancak defter, mizan ve belgeler üzerinde müşteri portföyü karşılaştırılmak suretiyle yıllara göre her 2 firmanın müşteri, iştirak ve yapım işleri portföyünün karşılaştırılması suretiyle gerçekleştirildiğini, dava dışı her 2 şirkette müşteri sayısının oldukça fazla olduğunu, her 2 şirketin portföyünde sadece 2 alıcının aynı olduğunu; biri şahıs, biri şirket olan 2 alıcının ticari işlem tutarlarının 2020 ve 2021 yıllarında oldukça küçük bir tutarı ihtiva ettiğini, 2022 yılında ... Ltd.Şti.'nin aynı zamanda ... A.Ş.'nin de müşterileri olan 2 alıcıya 718.519,53 TL tutarında satış yaptığını, bu satışların 2022 takvim yılındaki toplam satışlarının (718.519,53 / 139.860.132,60=) %05'ini oluşturduğunu, dolayısıyla hem aynı olan müşteri sayısına (2 alıcı) bakıldığında, hem de en yüksek tutarlı işlemin gerçekleştiği 2022 yılındaki satış tutarının toplam satışların binde 5'ini oluşturması dikkate alındığında, bu veriler ışığında dava dışı ... İnşaat A.Ş. aleyhine haksız rekabetin oluştuğunu söylemenin güç olduğunu, netice itibariyle ibraz edilen defter, bilgi ve belgelerin mali yönden yapılan incelemelerinde davalının, dava dışı şirketi zarara uğrattığına ilişkin somut bir bulguya rastlanmadığını, davacının dolaylı zarara istinaden açtığı bu davada davalının aynı alanda faaliyet gösteren bir şirkette yönetici olması dolayısıyla rekabet yasağına aykırı davrandığı yönündeki iddiasının yerinde olmadığını, zira davalının 2013 yılından itibaren ibra edilmiş olması karşısında icazet verildiğinin kabulü gerektiği bu durumda TTK md.396 hükmünün ihlalinden bahsedilemeyeceğini, kaldı ki davacının 2016 yılında şirket yönetim kurulu üyesi olduğu ve durumu bildiği halde sessiz kaldığını, davalıya 15 yıl sonra bu davanın açılmasının hakkın kötüye kullanımı yasağının ihlali anlamına geleceğini bildirmişlerdir.
Davanın anonim şirket yöneticisi hakkında açılan sorumluluk davası olduğu, uyuşmazlığın davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davalı tarafından şirketin zarara uğratılıp uğratılmadığı, şirket yöneticisinin sorumluluğu koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise hükmedilebilecek tazminat miktarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
TTK'nun 396/3 maddesine göre zamanaşımı süresi, ticari işlemlerin yapıldığını veya yönetim kurulu üyesinin diğer bir şirkete girdiğini diğer üyelerin öğrendikleri tarihten itibaren 3 ay ve her halukarda bunların gerçekleşmesinden itibaren 1 yıldır. Kısa zamanaşımı için süre tüm üyelerin öğrenmesinden itibaren 3 ay olup, 1 yıllık zamanaşımı süresi, diğer yöneticiler durumu öğrenmiş olsun olmasın haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren başlar. Ancak, somut olayda davacının şirket ortağı olarak TTK m.553 gereğince dava açtığı ve bu durumda TTK'nun 560.maddesindeki 2 ve 5 yıllık zamanaşımı sürelerinin uygulanması gerektiği açıktır. Bu sebeple davanın esasına girilmiştir. Mahkememizin son celsesinde zamanaşımı konusunda olumlu/olumsuz karar sehven zapta geçmemiş olmakla HMK m.305/A gereğince hüküm tamamlanarak zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, davalı yönetim kurulu üyesinin dava dışı şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olarak bu dönem içerisinde dava dışı şirkete aynı amaç ve alanda faaliyet gösteren başka bir şirket kurmak suretiyle rekabet yasağını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Rekabet yasağını düzenleyen TTK'nun 396.maddesinde yönetim kurulu üyelerinden birinin, genel kurulun iznini almaksızın, şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden bir işlemi kendi veya başkası hesabına yapması veya aynı tür ticari işlerle uğraşan bir şirkete sorumluluğu sınırsız ortak sıfatıyla girmesi yasaklanmıştır. Anılan hükme göre, bu hükme aykırı harekette bulunan yönetim kurulu üyelerinden tazminat istemekte veya tazminat yerine yapılan işlemi şirket adına yapılmış saymakta ve üçüncü kişiler hesabına yapılan sözleşmelerden doğan menfaatlerin şirkete ait olduğunu dava etmekte serbesttir. TTK'nun 396.maddesindeki seçimlik hakları talep yetkisi yönetim kuruluna tanınmış olup şirket yasağı ihlal eden yönetim kurulu üyesini ibra etmekle zarara razı olduğu ve TTK'nun 396.maddesinde kendisine tanınan hakları kullanmayacağı yönünde iradesini göstermiş olur. Bununla birlikte söz konusu örtülü onay, sadece ibraya olumsuz oy veren pay sahiplerine şirket zararını tazmin talebiyle TTK'nun 553.maddesi gereğince sorumluluk davası açma hakkını verir.
Somut olayda, davalının ortağı ve yöneticisi olduğu ... Ltd.Şti'nin kuruluş tarihi olan 2009 yılından sonraki 2010, 2011 yıllarına ilişkin 2013 yılında yapılan genel kurulda ve bunu takip eden genel kurullarda ibra edildiği, davalının aynı alanda faaliyet gösteren bir başka şirkette ortağı ve yöneticisi olduğu dava dışı şirket tarafından bilinmesine rağmen ibra edilmesinin rekabet yasağına örtülü rıza göstermek anlamına geleceği ve artık yasağa aykırılık nedeniyle davalının sorumluluğuna gidilmesinin talep edilemeyeceği, bununla birlikte 2016 yılında aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olan davacının bu durumu bilmesine rağmen dava hakkını kullanmayarak 15 yıl önce kurulan şirket nedeniyle rekabet yasağını ihlal ettiğini ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılması anlamı taşıyacağı, ayrıca davalının iddia edilen rekabet yasağına aykırılık nedeniyle dava dışı şirketin zarara uğratıldığı hususunun da ispatlanamadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davalı tarafın zamanaşımı itirazının reddine,
Açılan davanın REDDİNE,
1-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
2-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 26/06/2024

Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır