T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/612 Esas
KARAR NO : 2024/80
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/06/2023
KARAR TARİHİ : 26/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/01/2024
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 04/11/2022 tarihli sözleşme yapıldığını ve sözleşmede 112 adet tower stand cabinet with door ( kapılı stant dolabı ) ve 32 adet tower stant cabinet with door ( kapı stant dolabı ) olarak toplam 144 adet kapılı stant dolabının teslimi konusunda anlaşmaya varıldığını, her bir dolap için 145 USD bedel kararlaştırılarak KDV dahil toplam 24.638,40 USD bedelle anlaşmaya varıldığını, 08.02.2023 tarihinde tarafların ilk sözleşmenin geçerliliğini etkilememek şartıyla Ek bir revize sözleşme imzalamış ve önceki siparişe ek olarak 144 adet Ahşap Tepe Şapkası olmak üzere tanesi 8.82,77.-USD'den TOPLAM KDV DAHİL 1,500.-USD olmak üzere ek siparişle sözleşmenin revize edildiğini, sözleşmeye istinaden taahhüt edilen stantların 32 tanesinin teslime hazır olduğu belirtilerek müvekkiline teslim edildiğini, kalan 112 adet standın ve 144 tepe şapkasının ise en geç 10.03.2023 tarihinde teslim edileceği hususunda anlaşmaya vardıklarını, teslimde gecikilen her gün için 200.-USD müvekkile cezai şart ödemesi yapılacağı konusunda tarafların anlaştıklarını, davalı tarafa ilgili sözleşmeler karşılığında TOPLAM 329.828,43.-TL ödeme yapıldığını ancak davalı tarafından ilgili sözleşmeler imzalanmasına rağmen, teslim edilen 32 adet stant dışında bir ürünün teslim edilmediğini, sözleşmede teslimde gecikilen her gün için günlük 200.-USD cezai şart kararlaştırılmasına rağmen siparış edilen ürünlerin müvekkiline teslim edilmediğini, Kartal ....noterliği 11,04.2023tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ürünlerin teslim edilmemesi nedeniyle 2 iş günü içinde ürünlerin teslim edilmesinin davalıya ihtar edildiğini, ürünlerin teslim edilmemesi üzerine sözleşmenin müvekkili tarafından haklı olarak feshedildiğini ve ödenen bedelin iadesinin talep edildiğini, davalının ödeme yapmaması üzerine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığından, davalı tarafından haksız ve kötü niyetli şekilde takibe itiraz edildiğini, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile; imzalanmış 04.11.2022 tarihli sözleşme ve 08.02.2023 tarihli ek revize sözleşmenin müvekkil tarafından haklı nedenle feshi nedeniyle davalıya ödenen TOPLAM 329.828,54.-TL'nin müvekkile iadesi talebiyle davalı hakkında açılan Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyasında davalı tarafın yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, haksız itiraz nedeniyle %20 oranında inkar tazminatından davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyası ile 04/11/2022 ve 08/02/2023 tarihli sözleşme ile ek sözleşme nedeniyle bedel iadesi istemine dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.
-Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 329.828,54 TLalacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "04/11/2022 ve 08/02/2023 tarihli sözleşme ile ek sözleşme nedeniyle bedel iadesi istemi" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
-Somut olayda davacı taraf davalı ile aralarında ticari ilişki kapsamında sözleşmelere konu malların bedellerin ödenmesine rağmen, ürünlerin yalnızca stantların 32 tanesinin teslim edildiği sözleşmeye kararlaştırılan diğer ürünlerin teslim edilmediğini iddia etmektedir.
-Davaya konu alacağın incelenmesinde; alacağın taraflar arasındaki satış sözleşmesi ilişkisine dayandığı anlaşılmaktadır.
-Satış sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 207 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satış sözleşmesinin geçerli olabilmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şart değildir. Yazılı yapılması ispat bakımından önem taşımaktadır. Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır. Bu ispatlandığında bedelin alıcı tarafından alıcı tarafından ödendiği ispatlanmalıdır. 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, anında özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir.
-Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.
-Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.
-Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı).
-Mahkememiz dosyası tarafların ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 09/12/2023 tarihli raporda özetle; davacı ... Ltd. Şti.’nin incelenen 2022-2023 takvim yıllarına
ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu,
davacı .... Tic. Ltd. Şti.’nin incelenen ticari defter ve
belgelerinde, davalı .... Tic. Ltd. Şti. ... Hesap Kodu
ile Satıcılar hesabında hareket gördüğü, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği
davacı şirketçe davalı şirkete toplam 329.828,54 TL ödeme yapıldığı, davalı şirketçe
09.02.2023 tarihinde 101.952,00 TL bedelle düzenlenen satış faturasının davacı şirketçe
kayıt altına alındığı ve herhangi bir red ve itiraz yapılmadığı, icra takip ve dava tarihi
itibariyle davacı şirketin davalı şirketten toplam 227.876,54 TL alacağı bulunduğunun
tespit edildiği,
davalı ... Tic. Ltd. Şti. ticari defterlerini incelemeye sunmadığı,
davalı şirketçe düzenlenen 101.952,00 TL bedelli satış faturasının Davalı şirket BS ve davacı şirket BA formlarında kayıtlı olduğu,
davacının, Küçükçekmece İcra Dairesi’nin ... Esas numaralı icra
dosyasında icra takibini yaptığı 329.828,54 TL tutarın tarafımıza ibraz edilmiş bulunan
incelemeye konu yasal defterler içerisinde kayıtlandığı ve defter, kayıt, belge ve deliller
ışığında alacak aslına ilişkin tutarın 227.876,54 TL olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği yerinde inceleme talebin bulunmadığı görülmüştür.
-Davacı tarafın ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi kök rapor taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, Mahkememizce kök rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimini veya ödemenin yapıldığı hususlarına delil oluşturmamaktadır.
-Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir. Taraflar arasında ticari ilişkinin taraflarca varlığı inkar edilmeyen sözleşme ve ticari defter kayıtlarıyla var olduğu kuşkusuzdur.
-Davacı tarafın incelenen ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, davacı tarafından dava ve takip konusu edilen 329.828,54 TL 'lik alacağın ticari defter kayıtlarında yer aldığı ve fakat
davalı şirketçe düzenlenen 101.952,00 TL bedelli satış faturasının da davacı tarafça ticari defterlere kaydedildiği ve vergi dairesine bildiriminin yapıldığı görülmektedir.
-Buna göre davacı şirket ile davalı şirketi arasında ticari ilişkinin var olduğu, davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak 329.828,54 TL ödeme yaptığı, yine davacının da kabulünde olduğu üzere sözleşmeye konu stantların 32 tanesinin davacıya teslim edildiği sabittir.
-Ancak davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında 101.952,00 TL bedelli satış faturasını herhangi bir ihtirazi kayıt olmadan işlendiği sabit olup, davalı tarafından itiraz edilmeyen iş bu fatura bedeli yönünden sözleşmenin feshi nedeniyle talepte bulunulması mümkün değildir.
-Bu kapsamda davacı tarafın sözleşmeye kapsamında 329.828,54 TL bedeli davalı yana ödediği ve fakat davalı tarafça sözleşme kapsamında ürünlerin tamamının teslim edilmediği, davacının lehine ve aleyhine delil olan ticari defterleri kapsamında 101.952,00 TL bedellik ürünler yönünden davalının üzerine düşen ispat külfetini yerine getirdiği, ve fakat bakiye 227.876,54 TL bedel yönünden sözleşme kapsamındaki ürünlerin teslim edildiği hususunun davalı satıcı tarafından ispat edilemediği görüldüğünden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
-Buna göre davalı borçlu tarafından sözleşme ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 227.876,54 TL alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz üzerinden devamına,
-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 45.757,30 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 15.566,25-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.983,51-TL harcın mahsubu ile bakiye 11.582,74-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından peşinolarak yatırılan toplam 3.983,51-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 179,90 TL başvurma harcı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 209,50-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 4.389,40-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%69,08) göre hesap edilen 3.032,61-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yargılama sırasında sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Kabul edilen miktar yönünden davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 36.181,48-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Reddine karar verilen miktar yönünden davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya erilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 3.120,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%69,08) göre hesap edilen 2.155,59-TL'sinin davalıdan, 964,41-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/01/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ....
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!