WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

BAKIRKÖY 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/600 Esas
KARAR NO : 2024/58

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/06/2023
KARAR TARİHİ : 23/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; öncelikle, davaya konu uyuşmazlığın çözümü için taraflarınca dava şartı olan Arabulucuk yoluna başvurulmuş olup, görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılamamış olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında cari hesap alacağından kaynaklanan 123.601,21-TL bakiye borç miktarı bulunduğunu, ne var ki, davalı ... takibe dayanak cari hesap bakiye bedellerini hiçbir şekilde ödememiş olduğunu, davacı (takip alacaklısı) müvekkili ile davalı (takip borçlusu) şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap bakiye bedelinin ödenmemiş olması sebebiyle, müvekkilinin alacağının temini için Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasından borçlu hakkında ilamsız icra takibine geçilmiş olduğunu, davalı borçlunun, davacı alacaklı müvekkili şirkete herhangi bir borcunun olmadığını iddia ederek borca itiraz etmiş ve takibi durdurmuş olduğunu, fakat davalının işbu itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, alacağın likit olduğunu beyanla; itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun % 20'den aşağıda olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilince süresinde cevap dilekçesi sunulmamış olup vermiş olduğu beyan dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, tekstil alanında uluslararası ihracat yapan bir limited şirket olduğunu, davacı tarafında beyan ettiği üzere müvekkili şirket ile davacı şirket arasında bir süredir süren ticari ilişki mevcut olduğunu, huzurdaki davaya konu olan faturalara dayanıldığı iddia edilen icra takibinin faturalara konu malların taraflarına teslim edildiği ve bedelinin ödenmediği gerekçesiyle başlatılmış olduğunu, ancak faturaya konu malların müvekkili şirkete hiçbir zaman ayıptan ari ve eksiksiz bir şekilde teslim edilmemiş olduğunu, davacı yan ile zamanında yapılan iş karşılığında müvekkilince davacıya teslim alınan ayıptan ari olan mallar kadar ödeme yapılmış olduğunu, davacı ... anılan ticari ilişkinin sürmesi için teslim alınan malların karşılığının da ödenmesi gerektiğini, bir süredir süren ticari ilişki de müvekkilinin kedisine teslim edilen malların ödemesini tam ve eksiksiz gerçekleşmiş, ancak bu ilişkiyi sona erdiren olayın davacı ... anlattığının aksine ; davacı ... müvekkiline ihracat ürünlerinin taşınması için kraft koli yerine saman koli teslim etmesi nedeni ile olduğunu, taraflarca anlaşılan koli yağmura ve suya dayanıklı olan kraft koli iken müvekkiline teslimi yapılan saman (kağıt) koli olduğunu, müvekkilinin ihracat yaptığı tekstil ürünlerini bu koli ile taşımasının iklim şartları da göz önüne alındığında mümkün olamamış bu nedenle de zarara uğramış olduğunu, davacı şirketin süregelen ticari ilişkiyi kullanarak haksız kazanç elde etmeye yönelik olarak tamamen kötü niyetli olarak tanzim edilmiş faturaların ödemesinin yapılmasının pek tabi müvekkili şirketten beklenmeyecek olduğunu, asla kabul manasına gelmemekle birlikte davacının, müvekkili şirkete fatura edebileceği bir işin varlığının söz konusu olması halinde mevcut fatura bedeli kadar iş yapılıp yapılmadığı, işin süresinde ve ayıptan ari yapılıp yapılmadığının, malların müvekkili şirkete teslim edilip edilmediğinin tespiti ile taraflar arasındaki alacak-borç miktarının bu hususa göre belirlenmesi gerektiğini, emsal Yargıtay kararları uyarınca davacının öncelikle müvekkili şirket ile ticari ilişkisini, mevcut sözleşme şartlarını, mevcut sözleşme şartlarına uygun ifayı / faturanın verilmesine neden olan işin yapılmış olduğunu, fatura bedeli kadar iş yapıldığını, yapılan işi eksiksiz ve tam olarak müvekkili şirkete teslim ettiğini, yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispatlaması gerektiğini, faturayı dayanaklandırması gerektiğini, aksi halde tek başına faturaya yasal süresinde itiraz edilmemiş olmasının yazılı işin yapılarak müvekkiline teslim edildiğini, faturanın kesinleştiğini göstermeyeceğini, ayrıca davacı tarafından iş tamamlanmadığından hak ediş de bulunmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin temerrüde düşürülmesinin ve fatura tarihi itibariyle faiz işlemesinin de kabul edilemez olduğunu, davacı tarafın sadece fatura kesmesiyle bir alacağın doğmayacağını, kaldı ki faturalar e-fatura şeklinde düzenlendiğinden müvekkilinin kayıtlarına girmiş olduğunu, fatura tanzim edilse dahi bu fatura içeriğinin işin yapıldığına dair müvekkilini ilzam eden bir irsaliye yada teslim makbuzu bulunmadığını, işin yapıldığına ilişkin ispat yükünün kendileri üzerinde olduğunu, icra takibine konu edilen faturalara ilişkin hizmet alınmamış olduğundan borca ve takibe itiraz edilmiş olduğunu, buna dair herhangi bir belgenin müvekkili şirket yetkililerince ne de müvekkili şirketin SGK kayıtlı çalışanlarınca imzalanmamış olduğunu, icra takibinde takibe dayanak belge sunmayan davacının, itirazın iptali davasında icra dosyasında var olan belgeler dışında başka belgelere dayanamayacağını, somut olayda davacı alacaklının, iddia olunan borca konu takip talebinde borcun kaynağını ve nedenini yazıp yazmadığının, davaya konu faturaları ilgili icra dosyasına sunup sunmadığının araştırılması gerektiğini, aksi halde faturaların bu davada delil olarak kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafından kötü niyetli olarak açılan bu davada müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu mevcut olmadığını, davacı tarafın, haksız olarak müvekkilimden alacağı olduğunu iddia etmekte olduğunu beyanla; davacının itirazın iptali talebinin ve icra-inkâr tazminatı talebinin reddine, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarındadır.
Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 123.601,21 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı takip borçlusunun vekili aracılığıyla takibe itiraz ettiği anlaşıldı.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarının tespiti için tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 20/11/2023 günü saat 14:00'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, SMMM bilirkişi ... 01/01/2024 tarihli raporunda özetle; tarafların 2022 yılı ticari defterlerinin incelenmiş olduğunu, ticari defterlerinin açılış ve
kapanış onaylarının kanuni süresinde olduğunu ve tarafların defterlerinin
lehlerinde delil niteliği taşıdığını, davacının davalıya düzenlediği faturalar ile aldığı ödemeleri usulünce ticari defterlerine kaydettiğinin tespit edilmiş olduğunu, davalının faturalara karşı sekiz günlük
yasal itiraz süresi içerisinde itirazda bulunduğuna dair herhangi bir belge
dosyada bulunmadığını, ayrıca davalı tarafından davacıya yasal süresinde
yapılmış bir ayıp ihbarına da dosya kapsamında rastlanmamış olduğunu, davacının kayıtlarında davalının 29.11.2022 tarihi itibariyle davacıya (takip
tutarı kadar) 123,601,21 TL borçlu olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davalının kayıtlarında, davacının 29.11.2022 tarihi itibariyle 122,968,73 TL
davalıdan alacaklı olduğunun, başka bir deyişle davalının davacıya 122.968,73 TL
borçlu olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davacının icra takibindeki davalıdan olan alacak talebinin 123.601,21 TL olduğunun ve davacının ticari defterlerinde kayıtlı alacağının da 123.601,21 TL olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davalının ticari defterlerinde davacının alacağının 122.968,73
TL olduğunun ve aralarındaki bakiye farkının (123.601,21-122.968,73=) 632,48
TL olduğunun tespit edilmiş olduğunu, bu farkın ise davalının ticari defterlerinde
01.04.2022 tarih ve ... yevmiye madde numaralı kaydında (320-159
VİRMAN) açıklaması ile davacının borç hanesine kaydettiğinin 632,48 TL lik borç
kaydından kaynaklandığının tespit edilmiş olduğunu, bu kaydın neden yapıldığının tarafınca tespit edilememiş olduğunu, davacı ile davalının BA-BS beyanlarının mutabık olduklarının ve birbirlerini teyit
eder nitelikte BA-BS beyanda bulunduklarının tespit edilmiş olduğu belirtir bilirkişi raporunun sunulduğu görülmüştür.
Dava, cari hesaba dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacının talebi cari hesaba konu malların davalıya teslim edilmiş olmasına rağmen davalı tarafından cari hesaba konu borcun ödenmesi nedeni ile başlatılan icra takibine itirazın iptali talebinden ibarettir. Davalı taraf, süresinde cevap dilekçesi sunmamış olup HMK m. 128 hükmü gereği dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların tamamı inkar edilmiş sayılmıştır. Tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesine karar verilmesi üzerine düzenlenen bilirkişi raporu ile tarafların 2022 yılı ticari defterlerinin açılış ve
kapanış onaylarının kanuni süresinde olduğu ve tarafların defterlerinin
lehlerinde delil niteliği taşıdığı, davacının davalıya düzenlediği faturalar ile aldığı ödemeleri usulünce ticari defterlerine kaydettiği, davalının faturalara karşı sekiz günlük
yasal itiraz süresi içerisinde itirazda bulunduğuna dair herhangi bir belgenin
dosyada bulunmadığı, davacının kayıtlarında davalının 29.11.2022 tarihi itibariyle davacıya 123,601,21 TL borçlu olduğu, davalının kayıtlarında, davacının 29.11.2022 tarihi itibariyle 122,968,73 TL
davalıdan alacaklı olduğu, davacı ile davalının BA-BS beyanlarının mutabık oldukları ve birbirlerini teyit
eder nitelikte BA-BS beyanda bulundukları tespit edilmiştir. Buna göre davalı taraf defterlerinde takip konusu cari hesap alacağının kayıtlı olduğu, davalı defterlerinde 632,48 TL lik davacının borcuna yazıldığı ve belirtilen miktar kadar fark bulunduğu görülmüştür. Taraf defterlerinin ve BA-BS kayıtlarının uyumlu olması hususu göz önünde bulundurulduğunda cari hesaba konu ürünlerin davacı tarafından davalı tarafa teslim edilmiş olduğu hususu ispatlanmış kabul edilmelidir. Davalı taraf defterlerinde yer alan 632,48 TL lik davacının borcuna yazılı olan tutar yönünden ispat yükü artık davalı tarafa geçmektedir. Ne var ki davalı tarafın bu anlamda bir iddia ve ispatı bulunmadığı gibi süresinde cevap dilekçesi de sunamadığı görülmüştür. Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın kabulü ile davalı tarafın Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, likit olan alacak yönünden icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 24.720,24 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE;
1-Davalı tarafın Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, takibin DEVAMINA,
2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 24.720,24 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken 8.443,20 TL harçtan peşin alınan 1.492,79 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.950,41 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 1.672,69 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 3.557,00 TL olmak üzere toplam 5.229,69 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 19.776,19 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (davalı vekiline e-duruşma ortamında) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/01/2024

Katip ....
¸

Hakim ...
¸