T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/570 Esas
KARAR NO : 2024/419
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 06/06/2023
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ...... no'lu Nakliyat Emtea Taşıma Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ...... Otomotiv ve Modül Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ait Otomobil Yedek Parçaları emteasının, davalının taşıyıcısı olduğu taşımada Hindistan'dan Türkiye'ye nakliyesi esnasında hasara uğradığının tespit edilmiş olduğunu, taşınan emtianın kaybolması sebebiyle oluşan hasar nedeniyle meydana zarardan davalı şirketin hukuken sorumlu olduğunu, söz konusu emtiada meydana gelen hasar sebebiyle; müvekkili sigorta şirketi tarafından yaptırılan araştırma ve ekspertiz çalışması sonucu sigortalı emtiada 693,96.-Euro hasar tazminatı tespit edilmiş olduğunu, bu nedenle; müvekkili şirketin sigortalısına 07.07.2022 tarihinde 693,96.-Euro hasar tazminatı ödemiş olduğunu, söz konusu taşımada meydana gelen hasarın, Montreal Konvansiyonu ve TTK hükümlerine göre davalıdan talep edilmekte olduğunu, sigortalı emtiadaki hasar tazminatını sigortalısına ödeyen müvekkili şirketin, sigortalısının hukukuna halef olduğundan dava açma hakkı bulunduğunu, davalılara yapılan rücu taleplerinin neticesiz kalması üzerine, müvekkili şirket tarafından dava şartı olan arabuluculuğa başvuru yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamamış olduğunu beyanla; 693,96 Euro tazminatın ödenme tarihi olan 07.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek merkez bankasının 1 yıl vadeli Euro mevduatına uyguladığı en yüksek ticari avans faizi oranı üzerinden, faiz, yargılama gideri, avukatlık ücretiyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlığın uluslararası bir taşıma/ taşıma belgesine dayalı olup 28.05.1999 imza tarihli, Türkiye'nin de 26.03.2011 tarihinde taraf olduğu 'Hava Taşıma Yoluyla Uluslararası Taşımacılığa İlişkin Belirli Kuralların Birleştirilmesine Dair Sözleşme' (Montreal Konvansiyonu) uygulama alanı bulacağını, sigortacı tarafından sigortalısına, poliçe hükümlerine uygun olmayan bir ödeme yapılması durumunda, bu ödemenin “ex gratia ödeme” yani “hatır ödemesi” olarak adlandırılmakta olduğunu, davacı ...... Sigorta Şirketi, teminat kapsamı dışında bir ödeme gerçekleştirmiş olduğundan, yapmış olduğu ödemenin hatır ödemesi olduğunu, bu nedenle halefiyete dayalı rücu talebinde bulunamayacak olduğunu, bir an için poliçenin geçerli olduğu kabul edilse dahi, sigortacının poliçe özel şartları 2. maddesinde yer alan; "Sigorta konusu emtianın özelliği gereği yetersiz ve uygun olmayan ambalajlama nedeniyle meydana gelebilecek ziya, hasar ve masrafları teminat kapsamından hariç olacaktır." hükmü dikkate alındığında, ekspertiz raporunda emtia paketlemesine ilişkin hiçbir inceleme gerçekleştirilmediğini, ilgili özel şart dikkate alınmaksızın hasarın teminat dahilinde olduğunun değerlendirmesi yapılmış olduğunu, ekspertiz raporunun son derece eksik ve yetersiz olmakla hükme esas alınmasının söz konusu olamayacağını, uyuşmazlığa uygulanacak olan 1999 Montreal Konvansiyonu “Şikayetlerin Zamanına Uygun Olarak Yapılması” başlıklı 31. maddesinde; “Hasar durumunda, teslim almaya yetkili şahıs hasarın fark edilmesinden sonra derhal ve en geç kontrol edilmiş bagajlar durumunda alınan tarihten itibaren yedi (7) gün içerisinde ve kargo halinde de alınılan tarihten itibaren on dört (14) gün içerisinde taşıyıcıya şikâyette bulunmalıdır." hükmü ile kargoda meydana geldiği iddia olunan hasarın en geç 14 gün içerisinde taşıyıcıya bildirilmesi gerektiğini; maddenin devamında ise şikâyetin yazılı olarak yapılması zorunluluğu ve belirtilen sürelere uyulmaması halinde taşıyıcı aleyhine dava açılamayacağının açıkça düzenlenmiş olduğunu, ihbarın ayrı bir yazılı bildirim yoluyla yapılması ve hasara ilişkin tüm hususları içermesi gerektiğini, usulüne uygun bir hasar bildiriminde; olayın ve hasarın nedeni ile hangi hal ve şartlar altında gerçekleştiği ve sonuçları, hasarın tahmini miktarının belirtilmesi ve bunları tespite yarar tüm delil ve belgelerin sunulması gerektiğini, ancak hasarlı teslim olunduğu iddia edilen kargoyla ilgili olarak davacı tarafından müvekkili ortaklığa 14 günlük hak düşürücü süre içerisinde ayrıca, açıkça ve yazılı olarak bir ihbar yapılmamış olduğunu, nitekim davacı vekilince delil olarak mahkememize ibraz olunan belgeden de açıkça davacının 12.03.2023 tarihli yazısı ile davalı müvekkili ortaklığa hasar ihbarında bulunduğunun görülmekte olduğunu, bu itibarla, taşımanın 06.06.2022 tarihli olup, hasar ihbarı ise taşımadan itibaren 9 ay geçtikten sonra 12.03.2023 tarihinde yapıldığından ve 14 günlük hak düşürücü süre geçirilmiş olduğundan, davacı tarafından yapılan hasar ihbarının geçerli olmadığını, taşıma konusu emtiaların paketlemesine ilişkin taşıyıcının bilgi sahibi olmasının beklenemeyeceğini, taşımaya uygun olmayan paketleme/ ambalaj ve etiketleme halinde emtianın zarar görmesinin kaçınılmaz olacağını, öncelikle ilgili emtianın taşınması sırasında zarar görmesini önleyici, koruyucu, uygun ve sağlam bir paketleme yapılarak teslim edilip edilmediğinin tespiti gerektiğini, meydana geldiği iddia olunan zarar bakımından sorumluluk tespiti yapılması gerekeceğini, hasara konu emtianın taşınma şartları ve uygun ambalajlama özelliklerden satıcıınn haberdar olduğunu, satıcının/göndericinin, emtiaları akdetmiş olduğu taşıma sözleşmesinin şartlarına uygun olarak paketlemekle yükümlü olduğunu, ilgili emtianın mahiyeti ve yetersiz paketlemesi nedeniyle, ortaklık tarafından herhangi bir taşıma gerçekleştirilmeden önce hasara uğramış olduğunu, emtianın mahiyetine yönelik herhangi bir işaretleme/ etiketleme dahi bulunmadığını, çoklu taşıma gerektiren ve mesafe olarak da oldukça uzun olan işbu taşıma süreci için, dosyaya sunulan görsellerden de anlaşılacağı üzere, emtiaların ince bir karton ambalaj içinde hasarsız olarak taşınmasının objektif olarak da mümkün gözükmediğini, bu mahiyette bir emtianın herhangi bir taşıyıcıya teslimi/ depoya intikali düşünüldüğünde, yapısı itibariyle hassas olan emtianın ince bir karton ambalaj içerisinde, taşıma sürecine ve mahiyetine uygun paketlenmediğinin ve uyarı etiketleri dahi bulunmadığının dosya kapsamından anlaşılmakta olduğunu, müvekkilinin meydana gelen hasar/ zıya dan sorumluluğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte, mahkememizin aksi kanaati halinde dahi kusurun paylaşılması/ müterafik kusur hali değerlendirilerek bir sonuca varılması gerektiğini, müvekkilinin emtiayı teslim alırken paketin içeriğini kontrol etme yükümlülüğü olmadığından, dış görünüş kontrolü ile içeriğin teslim eden tarafından söylendiği gibi hasarsız olduğunun kabul edilmekte olduğunu, ekspertiz raporunda da yer verildiği üzere, emtianın .......'ye teslim öncesi nakliyesi gerçekleştirilmek üzere ..... Havalimanına taşınmış olduğunu, bu taşıma sırasında oldukça korumasız bir şekilde paketlenen emtianın kara taşıması esnasında hasarlandığı ya da mevcut sabitlendiği konumdan hareket edip etmediğinin tespitinin dahi mümkün olmadığını, somut olayda emtianın önlenebilir seviyede uygun ambalaj ve etiketleme yapılmaksızın teslim edildiği konusunda şüphe bulunmadığını, davacı tarafından ancak karar tarihinden itibaren faiz talep olunabileceğini, davacı tarafından geriye dönük olarak takip tarihinden itibaren faiz talep olunamayacağını, asla kabul anlamına gelememekle birlikte, müvekkili ortaklığın sorumluluğunun sınırlı olduğunu beyanla; öncelikle usule ilişkin itirazları bakımından, aksi kanaat halinde ise esasa yönelik itirazları dikkate alınarak, hakkaniyete aykırı ve mesnetsiz işbu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı sigorta şirketinin, taşıma sözleşmesine konu emtianın hasara uğradığından bahisle dava dışı sigortalısına yapmış olduğu ödemenin rücuen tahsili amacıyla başlatılan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; davacının, dava dışı sigortalısına ait sigortaladığı emtianın taşıma sırasında hasara uğraması sebebiyle davalının bir kusurunun ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, bu sebeple davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, davalı tarafın savunmaları kapsamında süresi içerisinde kendilerine bildirim yapılmadığı itirazlarının yerinde olup olmadığı, emtiaların paketlemesinin gereğince yapılıp yapılmadığı, dava dışı sigortalının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarındadır.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, uyuşmazlık konularının tespiti için dosya üzerinden GÜNSÜZ bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, Taşıma-Lojistik ve Sigorta Uzmanı bilirkişi ..... 08/02/2024 tarihli raporunda özetle; davacı sigorta şirketinin; poliçe ile güvence altına alınan nakliye riskinden doğan sigortalısının hasarını, yürürlükte ve geçerli bir poliçe hükümleri kapsamında 693,96 Euro ödeyerek tazmin ettiği ve TTK m.1472 gereği halef olarak işbu davayı açmaya hak kazandığının değerlendirildiğini, davalı ......'nin dava konusu hasarın oluştuğu havayolu taşıma sürecinin fiili taşıyıcısı olmasından dolayı kendisine karşı işbu davanın yöneltilebileceğinin değerlendirildiğini, davalı taşıyıcı ......'nin, emtianın yükleme yerinde hasarlı olduğuna ilişkin itirazı kayıt ileri sürmeksizin taşımaya kabul etmesi ve varma yerinde uçaktan tahliyesi esnasında dört kaptan bir kabının hasarlı olduğu davalı ...... tarafından hazırlanan tutanakla tespit edilmesinden dolayı hasarın taşıma süreci içinde meydana geldiğini ve hasarın süresinde ihbar edilmediği yönündeki savunmanın da Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına göre TMK m.2 hükmüne aykırı olduğunun değerlendirildiğini, davalı vekilinin, emtianın ince karton koliler içinde yerleştirildiğinden bahisle ambalaj ve işaretleme hatası nedeniyle müterafik kusur yönünden savunma yapmış olmasına rağmen ispat yükü kendi üzerinde olan bu husus hakkındaki beyanlarının soyut kalması, hasar tutanağında bu hususa ilişkin bir veri olmaması ve fotoğrafların incelemesinden kolilerin kalın mukavva ve içerisindeki emtiaların koli içi kalın mukavva desteklerdeki yuvalarına yerleştirilmiş olduğunun anlaşılması sebebiyle müterafik kusur bulunmadığının değerlendirildiğini, davacının ödeme miktarı 693,96 Euro olmasına ve işbu davadaki talebinin bu miktar olmasına göre 11.220- SDR olan sorumluluk sınırının hayli altında kalmasından dolayı işbu davada gerçek zararın tamamının tazmin edilmesi gerektiğinin değerlendirildiğini, davacının poliçe gereği dava dışı sigortalısına yaptığı ve emtianın FOB teslim koşuluna göre hazırlanan faturaya dayanan ödemesinin gerçek zararın hayli altında kalmasından dolayı TTK m.1472 gereği ödemesinin tamamı olan 693,96 Euronun, rücuen davalıdan tazmin edilmesini isteyebileceğinin değerlendirildiğini, davacı vekilinin Euro üzerinden talepte bulunmasına göre TL borçlarına ilişkin avans faizi oranında faiz talep edemeyeceği (3095 s. Kanun m.2), ancak Euro cinsi borçlarda temerrüt faizini düzenleyen 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesine göre faiz talep edebileceğini, ayrıca fiili ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin mahkemenin takdirinde olduğunu, mahkeme tarafından talebin yerinde bulunması halinde dava tarihine kadar işlemiş faiz miktarının 25,40 Euro olarak hesaplandığını bildirmiştir.
Davacı sigorta şirketinin .... nolu Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile dava dışı sigortalısı .... San. Ve Tic. A.Ş. nin 03/06/2022 tanzim tarihli Türkiye'den Hindistan'a havayolu (.... uçuş/04.06.2022 sefer) ile taşınacak 4 kap 2.040 kg emtiayı sigorta ettiği, davalı ... A.O.'nun fiili taşıyıcı olduğu, söz konusu yükün 1 kabının dava dışı sigortalı şirkete teslimi sırasında hasarlı olduğu, her ne kadar davalı hava yolu şirketi tarafından yükün kendilerince teslim alınmasından önce gönderen Hindistan firmasının yükü teslimi sırasında, hasarlı olduğu savunmasında bulunulmuş ise de yükün teslim alınması sırasında itirazı kayıt sunulduğuna dair belgenin davalı şirketçe dosyaya sunulmadığı, bu durumda taşıyıcı olan davalının yükü teslim aldığı sırada hasarsız olarak teslim aldığının kabul edilmesi gerektiği, dosya arasında mevcut hasar tutanağının yükün uçaktan tahliyesi sırasında davalı şirket tarafından düzenlenmiş olması da nazara alındığından hasar hava yolu ile taşıma sırasında meydana geldiğinin kabul edilecek olması, hasarlanan emtianın 1 kap 510 kg olduğundan ve sınırlı sorumluluğun altında kaldığından ayrıca sınırlandırma yoluna gidilemeyeceği, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına yapmış olduğu ödeme sebebiyle TTK 1472 maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğu, davacı sigorta şirketinin bilirkişi aracılığı ile yapılan inceleme nazara alındığından talep edilecek tutarın gerçek zararın altında olduğu, sigorta şirketi davacının yapmış olduğu ödemeyi rücu edebileceği anlaşılmakla açılan davanın kabulü ile, 693,96.-EURO tazminatın 07/07/2022 tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış 1 yıllık mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz üzerinden işleyecek faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE,
1-693,96.-EURO tazminatın 07/07/2022 tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış 1 yıllık mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz üzerinden işleyecek faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
2-Alınması gereken 1.097,88 TL harçtan peşin alınan 274,47 TL harcın mahsubu ile bakiye 823,41 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
4-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 454,37 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 3.740,75 TL olmak üzere toplam 4.195,12 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 16.072,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, İstinaf yasa yolu yargısal miktar sınırının altında kalmakla kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!