T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/56 Esas
KARAR NO : 2024/38
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 18/01/2023
KARAR TARİHİ : 16/01/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından ....... numaralı Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ...... Aletleri San. ve Tic. A.Ş.'ye ait 32 palet KOMPRESÖR cinsi emtiaların, Slovenya'dan Türkiye'ye nakliyesi işinin davalılar tarafından üstlenilmiş olduğunu, söz konusu emtiaların, 07.12.2021 tarih, ....... nolu CMR tahtında ...... plakalı araca yüklenmiş olduğunu, emtiaların alıcı sigortalı firmaya ulaşmasını müteakip yapılan kontrollerde mekanik hasarlar tespit edilmiş ve CMR belgesi üzerine hasar notu düşülmüş olduğunu, ayrıca, söz konusu hasarın sürücünün de katılımı ile tutanak altına alınmış olduğunu, fatura ve yapılan tespitler gereğince toplam 7.941,00 EUR sigortalı zararının, müvekkili şirket tarafından tazmin edilmiş olup, TTK. ve poliçe hükümleri gereğince, sigortalısının haklarını devralan müvekkilinin, TTK.'nın ilgili hükümleri gereğince davalılara rücu hakkı doğmuş olduğunu, arabuluculuğa başvuru yapıldığını buna ilişkin son tutanağını ekte sunuyor olduklarını beyanla; 7.941,00 EUR rücuen tazminat alacağının, ödeme tarihi olan 07.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının 1 yıl vadeli döviz hesabına işlettiği en yüksek döviz faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, ekte sunmuş oldukları delillerine karşı ve ek delil sunma hakları saklı kalmak kaydı ile kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ........ Lojistik Tic. Ltd. Şti. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar iş bu dava konusu olayda müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu mevcut değil ise de; dava sonucunda ödeme yapmak durumunda kalması halinde bu ödemeyi poliçe kapsamında rücu edeceğinden iş bu davayı takipte poliçeyi düzenleyen ....... Sigorta Şirketi'nin de hukuki yararı bulunduğunu, bu nedenle iş bu davanın ....... Sigorta Şirketi'ne ihbarını talep ediyor olduklarını, müvekkili şirkete ait araç ile dava dışı ...... Aletleri A.Ş.'ne ait emtianın taşınması esnasında hasarlanması sözkonusu olduğunu, hasarın nedeni olarak ekspertiz raporunda " paletlerin yan kısmında yaklaşık 5-10 cm. boşluk kaldığı, nakliye esnasında ivmelenmelere bağlı olarak alınan şoklarla emtianın boşluk yönünde hareket ettiği ve yük dengesi bozulan paletlerin dağılıp parçalanarak emtianın hasarlanmasına neden olduğu " tanımlaması yapılmış olduğunu, gönderici firma İtalya'da olup yüklemenin Slovenya'daki depodan yapılmış olduğunu, dava konusu olarak gösterilen hasar ile ilgili olarak müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, zira yükleme, istifleme ve uygun ambalaj ile malı sevk etmek sorumluluğunun gönderici firmaya ait olduğunu, taşımacı firma elemanının kamyonu yükleme sahasına park etmekte, sonrasında yükleme işlemlerinin gönderici firma tarafından yapılmakta olduğunu, gönderilecek malzemenin evsafı nazara alındığında uygun şekilde ambalajlanması, taşınacak mesafe de nazara alındığında uygun yükleme yapılması gerektiği, yükün sabitlenmesi ile ilgili sorumluluğun gönderici firmaya ait olduğunu, taşımaya konu mal ile ilgili olarak yükleme ve sabitleme nedeniyle meydana geldiği bildirilen hasardan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, taşımacının ambalajlama ve yükleme sorumluluğu bulunmadığını, fotoğraflardan gerekli ambalajlamanın tam ve emtianın özellikleri nazara alınarak gereği gibi yapılmadığının da anlaşılmakta olduğunu, nakliyesi yapılacak emtianın uygun koşullarda ambalajlanmasının sorumluluğunun taşıma firmasına ait olmadığını, taşıma firmasının görevlendirdiği şoförün çoğu kez aracını park ettikten sonra güvenlik nedeniyle yükleme alanından dahi çıkartılmakta olduğunu, dolayısıyla şoförün yükleme ve ambalajlamaya iştirak etmesi sözkonusu olmadığı gibi böyle bir mükellefiyeti de bulunmadığını, hiçbir nakliye firmasının özellikle uluslararası taşımalarda ambalajlama ve yükleme mükellefiyetini üzerine almadığını, zira bunun için yabancı bir ülkede ayrı bir ekipman ve ekip bulundurması gerektiğini, taşıma sözleşmeleri tanzim edilirken bu hususun ithalatçı firmalarca da bilinmekte olup uluslararası taşıma piyasasının bilinen kurallarından olduğunu, ambalajlama ve yükleme sorumluluğunun taşıma firmasına ait olabilmesi için bunun sözleşmede muhakkak ve ayrıca belirtilmiş olması gerektiğini, zira böyle bir talebin taşımacı firma tarafından yerine getirilmesi hali ekstrem bir durum olduğu gibi muhakkak ki sözleşme bedelinin belirlenmesinde de etkili olacağını, somut olayda hasarın ambalajlama ve yükleme kaynaklı nedenlerden meydana gelmiş olup taşımacının ambalajlama ve yükleme dolayısıyla sorumluluğunun kesinlikle bulunmadığını, yükleme sorumluluğuna malın sabitlenmesinin de dahil olduğunu, zira araçlarda ayrıca takoz bulunmadığını, yükleme yapan ithalatçı firmanın malın sabitlenmesi gerekiyor ise sabitleme aşamasında mala uygun evsaftaki takozları da kendisinin tedarik ettiğini ve bu takozları kullandığını, dolayısıyla yüklemeyi yapan ithalatçı firmanın yüklenen malın hava ve yol koşulları nazara alınarak sabitlenmesi işlemlerini de yapmak durumunda olduğunu, tüm bu nedenlerle müvekkili şirketin hasarın oluşumundan dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, öte yandan yapılan taşımanın tarihi ve güzergahı itibariyle uyuşmazlıkta CMR Konvansiyonu hükümleri uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun ancak CMR 23. Madde kapsamında olduğunu, CMR Konvansiyonunun 17/4-c maddesinde yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel risk olarak kabul edilmiş, hasar veya kaybın anılan nedenlerden kaynaklanması halinde taşıyıcının sorumlu olmayacağının hükme bağlanmış olduğunu, yüklemenin gönderici firma tarafından gerçekleştirilmiş olması, ambalajlama yükümlülüğünün gönderici firmaya ait olması, yüklemenin forklift veya vinç ile yapılabileceği, müvekkili şirketin aracında vinç ve forklift bulundurmadığı, yüklemenin tüm unsurlarının ( sabitleme dahil) gönderici firmaya ait olması, hiçbir taşıyıcının yükleme ve indirme yapmadığının piyasanın bilinen bir uygulaması olduğu gerçekleri karşısında müvekkili şirkete kusur yüklenmesinin mümkün olmadığını, ödemeye esas alınmış ekspertiz raporunun eksik olduğunu, tamamen ithalatçı firmanın yönlendirmesi ile düzenlenmiş bir rapor sözkonusu olduğunu, kompresörlerin gerekli fonksiyonellik testleri yapılmadan peşin hüküm ile düzenlenmiş bir ekspertiz raporu sözkonusu olup ekspertiz raporundaki değerlendirmelerin eksik incelemeye dayalı olduğunu, davacı yan tarafından sigortalısına ödeme yapılır iken sovtaj bedeli düşülmemiş olduğunu, ekspertiz raporuna göre 1.323 Euro sovtaj bedeli sözkonusu olduğunu, eksper tarafından belirlenen hasar miktarından sovtaj bedeli düşülerek sigortalıya ödeme yapılması gerekir iken bu hususun nazara alınmamış olduğunu, mevcut hasar durumu nazara alındığında sovtaj bedelinin çok düşük olarak da belirlenmiş olduğunu, bilirkişi incelemesi aşamasında sovtaj bedelinin de yeniden değerlendirilmesini talep ediyor olduklarını, hasar değerlendirmesi yapılır iken 19,02 Euro ihtarname bedeli de hesaplanmış olduğunu, ihtarname bedelinin poliçe kapsamında olmadığını, dolayısıyla hasar bedeline ilave edilemeyeceğini, öte yandan ihtarnamenin Noter aracılığıyla gönderilmesi gibi bir mecburiyet sözkonusu olmadığını, yazılı olmak kaydıyla başka yollarla da (mail,faks.v.s.) ihtarname gönderilebileceğini, öte yandan ihtarname için yapılan harcama TL olarak yapılmış olduğundan bu harcamanın Euro'ya çevrilerek ödenmesinin de mümkün olmadığını beyanla; öncelikle davanın ihbarı taleplerinin kabulüne, ilişik ihbar dilekçesinin ihbar olunana tebliğine, yapılacak yargılama sonucunda haksız ve fahiş isteme ilişkin davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ....... Nak. İnş. Turz......Ltd. Şti. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki dava, kara yolu ile yapılan uluslararası eşya taşıması sırasında meydana gelen hasarla ilgili olmakla, bu ihtilaflarda ve açılan davalarda Türkiye’nin de taraf olduğu C.M.R. Konvansiyonu Hükümlerinin uygulanacağını, huzurdaki davaya konu emtianın teslim tarihi olan 16.12.2021 tarihi, CMR uyarınca davanın açılması için gereken 1(bir) yıllık sürenin başlangıç tarihi olduğunu, davanın açıldığı tarih 18.01.2023 olmakla davanın süresinde açılmadığı gerekçesi ile reddi gerektiğini, müvekkili şirket Alt taşımacı olarak tanımlanarak davalı olarak gösterilmiş ise de huzurdaki davaya konu taşıma işinin herhangi bir aşamasında yer almamış olduğunu, davalılardan Mumcuoğlu'nun, uluslararası kara taşıma işini görebilmek üzere müvekkili Bahadıroğlu'nun sahip olduğu C2 Belgesi üzerinden fiili taşıma yapmakta olduğunu, müvekkili şirketin taşıma işinin hiçbir aşamasında fiilen bulunmadığını, bu nedenle huzurdaki davanın müvekkili Bahadıroğlu yönünden öncelikle husumet yokluğu sebebiyle reddini talep ediyor olduklarını, nitekim, davacı sigorta firmasının talebine istinaden ....... Ltd. Şti. tarafından düzenlenen 14.03.2022 tarihli Ekspertiz Raporu'nun "RÜCU DURUMU" başlıklı bölümünde " ekspertiz raporuna konu emtiayı taşıyan tırın ...... Lojistik Ltd. Şti.'ne ait olduğu anlaşılmıştır, bu bağlamda hasar tutarının ...... Nakliyat ve Lojistik Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.'ye ve fiili nakliyeci ....... Lojistik Ltd. Şti.'ye rücu imkânı olduğu kanaatine varılmıştır" şeklinde bir ifadeye yer vermek suretiyle ........ nun taşıma işinde aktif bir rolü bulunmadığını teyit etmiş olduğunu, davalı .......'na ait ...... plaka sayılı araç ile yapılacak taşımaların ....... numaralı CMR- Uluslararası Nakliyeci Sorumluluk Blok Poliçesi ile teminat altına alındığının dosyadaki belgelerden öğrenilmiş olup poliçe kapsamında rücu talebine konu edilmesi ihtimaline binaen poliçeyi düzenleyen ...... Sigorta Şirketi'nin davayı takip etmesinde hukuki yararı bulunduğunu, bu nedenle iş bu davanın ...... Sigorta Şirketi'ne ihbarını talep ediyor olduklarını, CMR konvansiyonu madde 10 ve 17/4 b ve c bentleri kapsamında, dava konusu taşıma işinden kaynaklanan hasardan taşımacının sorumlu olmadığını, her ne kadar 14.03.2022 tarihli Ekspertiz Raporunda emtianın taşımaya uygun şekilde ambalajlandığı yönünde bir tespitte bulunulmuş ise de hasara uğrayan emtianın taşımaya uygun şekilde ambalajlanmadığı, yüklemenin uygun yapılmadığı ve emtianın doğru istiflenmediğinin açıkça ortada olduğunu, 14.03.2022 tarihli ........ Raporu'nda, taşınan kompresör nevi emtia hakkında ayrıntılı bir açıklamaya yer verilmiş, yükün teknik özellikleri açıklanmış ve emtianın hassas bir yapıya sahip olduğu ifade edilmişken "naylon bir ambalajla sarıldığı ve strafor köpükten yuvalara yerleştirildiği" dikkate alındığında ambalajın ve yüklemenin emtianın mahiyetine uygun olmadığının açık olduğunu, strafor köpükten yuvalara konulan emtianın her an kırılmaya müsait olduğunun aşikâr olduğunu, zira Ekspertiz Raporu'nda "strafor köpükten yapılan yuvaların kırıldığı, deforme olduğu ve mekanin hasarlanmalar bulunduğu" yönündeki tespitler ışığında emtianın hasarlanmasını engelleyecek şekilde ambalajlanmış olması halinde hasara uğramayacağının kuvvetle muhtemel olduğunu, öyle ki -kabul anlamına gelmemek üzere- mevcut haliyle dahi 32 palet emtianın yalnızca 5 paletinde hasarlanma meydana geldiği saptanmış, bu 5 palet üzerinde herhangi fonksiyonel test yapılmamış, alıcı firma yetkililerinin "kompresörlerin mekanik yapısı gereği teste tabi tutulması halinde içindeki yağın kullanılmaz hale geleceği" beyanlarına istinaden sağlam olup olmadıkları tespit edilmeden bu 5 paletin hurda olarak tanımlanmış olduğunu, ambalajlama, yükleme ve istifleme işlemlerinin Slovenya'da bulunan dava dışı firma tarafından yerine getirilmiş olup bu hususun tüm tarafların kabulünde olduğunu, kaldı ki taşımacının, taşıma işine konu emtianın türü, darbe hassasiyeti ve ne şekilde ambalajlanacağı hususunda teknik bilgisi olması beklenemeyeceğini, yine araca ne şekilde yükleme yapılması gerektiği veya nasıl istifleneceği yönünde bir talimatta bulunma imkânı da bulunmadığını, bu kapsamda, ekspertiz raporunda defalarca kez ifade edildiği üzere oldukça hassas bir yapıya sahip olduğu beyan edilen kompresörlerin taşınmaya uygun olmayan şekilde strafor köpük yuvalara yerleştirilmesinin ve naylonla ambalajlanarak araca arada boşluklar kalacak şekilde yüklenmesinin ve istif hatası/doğru sabitlenmeme sebebiyle hasara uğraması neticesinde oluşan zararın taşımacıya yüklenmeye çalışılmasının kabul edilemeyeceğini, hasara uğrayan yük üzerinde CMR 30 ve devamı hükümlerine uygun şekilde ve sürelerde bir kontrol gerçekleştirilmemiş, hasarlandığı iddia edilen 5 palet emtianın çalışıp çalışmadığı dahi kontrol edilmemiş, yükteki hasar hakkında taşımacılar süresinde bilgilendirilmemiş ve taşımacıların eskpertiz incelemesi sırasında hazır bulunmaları da sağlanmamış olduğunu, 16.12.2021 tarihinde teslim edilen kompresörler üzerinde fonksiyonel bir test yapılmadığının alıcı yan yetkililerinin beyanı ile sabit olduğunu, bu durumda yük üzerinde uygun bir kontrol yapıldığından bahsedilemeyeceği gibi bu durumda hasarla ilgili 7 gün içinde taşımacıya bildirimde bulunulmamış olduğunu, nitekim ........ Sigorta'ya yapılan hasar ihbarında 32 palet hasarlı olarak bildirilmiş ancak yapılan tetkikler neticesinde 5 paletin hasarlı olduğu tespit edilerek bu yönde bir rapor düzenlenmiş olduğunu, salt bu bildirimin dahi mevzuata uygun bir kontrol yapılmadığının kabulü mahiyetinde olduğunu, kompresörlerin taşıma sırasında hasarlandığı ve hurda haline geldiğini gösterir dosya kapsamında hiçbir delil bulunmadığını, sunulan tek delilin 14.03.2022 tarihli ekspertiz raporu olduğunu, ki bu raporun da düzenlenme yöntemi itibariyle alıcı taraf beyanlarına istinaden oluşturulmuş olduğunu, hurda halinde geldiği kabul olunan kompresörler üzerinde bir inceleme yapılmamış, beyana istinaden tanzim edilmiş olduğunu, hasarlandığı iddia edilen kompresörler üzerinde bir inceleme yapılmadığı için hurda olarak kabul edilip edilemeyeceği, hurda bedeli, kompresör bedeli, sovtaj bedeli gibi önem arz eden hususlarda usulüne uygun gerçekleştirilmiş bir incelemeden ve rapordan bahsetmenin de mümkün olmadığını, 19.01.2022 tarihinde yapıldığı belirtilen eksper incelemesinde, 4 palet kompresörün dağılmış olması sebebiyle plastik kasalarda dökme şekilde istiflendiği beyan edilmekle, bu kompresörlerin boşaltma veya alıcı tarafından istiflenmesi sırasında hasarlanıp hasarlanmadığının dahi belli olmadığını, CMR 23/3-4. maddeye göre ; Tazminatın, hasarlı olan emtianın brüt ağırlığın beher kilogramı için 8.33 SDR yi aşamayacağını, bu sınırlı sorumluluk esaslarına göre değerlendirme yapılması gerektiğini, CMR Konvansiyonu Madde 27 düzenlemesi gereği hiçbir şekilde davanın kabulü anlamına gelmemek üzere, davacı tarafça talep edilebilecek faiz oranının ancak yıllık %5 olabileceğini beyan ile birlikte davacının faiz isteminin reddini talep ediyor olduklarını, davacı ile dava dışı alıcı firma arasında akdedildiği beyan olunan poliçenin Türkçe çevirisinin yapılmasını ve dosyaya ibraz edilmesini talep ediyor olduklarını, zira hasarın teminat kapsamında kalıp kalmadığı, yapılan ödemenin teminat dışı bir hatır ödemesi olup olmadığı, yine poliçenin hasar tarihi itibariyle yürürlükte olan geçerli bir poliçe olup olmadığı hususlarının da mahkemece irdelenmesi gerektiğini beyanla; huzurdaki davanın öncelikle zamamaşımı nedeniyle reddine, davanın müvekkili ........ yönünden husumet yokluğu sebebiyle reddine, davanın ...... Sigorta Şirketi'nde diğer davalı fiili taşımacı ....... 'nun beyan ve talebine istinaden ihbarı talebinin kabulü ile ihbar dilekçesinin ihbar olunana tebliğine, davanın CMR Konvansiyon hükümleri ışığında hasardan taşımacıların sorumlu tutulmaları mümkün olmadığı için esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..... Nak. ve Lojistik.....Ltd. Şti. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının aktif husumet ehliyetinin varlığının araştırılması gerektiğini, davacının, abonman sigorta poliçesi uyarınca sigortalısına ödediği tazmin bedelinin rücusu istemi ile işbu davayı açtığını beyan etmiş ve ..... Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesine dayanmış olduğunu, Abonman Sigorta Poliçeleri çerçeve niteliğinde sigorta poliçeleri olup, spesifik poliçenin varlığından bahsetmediği gibi delilleri arasında da yer almadığını, bu nedenle davacının işbu davayı açma ehliyeti olup olmadığının mahkememizce araştırılarak spesifik poliçe yok ise husumet yokluğundan işbu davanın reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, söz konusu taşımanın uluslararası karayolu taşıması olup, işbu uyuşmazlıkta ülkemizin taraf olduğu CMR Konvensiyonunun uygulanması gerektiğini, CMR Konvansiyonu madde 32 hükmü uyarınca CMR Konvansiyonuna giren taşıma faaliyetlerinden doğan uyuşmazlıklar için zamanaşımı süresinin 1 yıl olduğunu, dava konusu emtialar 07.12.2021 tarihinde taşıma aracına yüklenmiş olup 16.12.2021 tarihinde alıcısına teslim edilmiş olduğunu, dava açılması için son tarihin 16.12.2022 tarihi olup, huzurdaki dava işbu tarihten sonra açıldığından zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, iddia edilen hasara ilişkin müvekkili şirkete ihbar yapılmamış olduğunu, davaya konu olayda davacı tarafın teslim tarihi olan 16.12.2021 tarihinde hasar oluştuğunu, hasarın 27.12.2021 tarihinde sigortaya bildirildiğini ve akabinde hasara ilişkin sigortalısına ödeme yapıldığını beyan etmiş olduğunu, ancak, usulüne uygun olarak hak düşürücü süre içerisinde müvekkili şirkete yapılmış hasar ihbarı bulunmadığını, müvekkili şirketin dava konusu taşıma işinde fiili taşıyıcı sıfatına haiz olmadığını, yükün hakimiyetinin müvekkili şirkette olmadığını, davanın müvekkili şirket bakımından da husumetten reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, müvekkili şirketin davaya konu edilen taşıma ilişkisinde fiili taşıyıcı olmayıp işbu taşıma işinde asıl fiili taşıyıcının ....... Lojistik Tic. Ltd. Şti. Firması olduğunu, nitekim bu durumun davacı tarafından dosyaya sunulan Ekspertiz Raporu ekinde yer alan araç ruhsatında taşıma yapan aracın diğer davalı ....... Lojistik Tic. Ltd. Şti.'ne ait olduğunun sabit olduğunu, bu sebeple müvekkili şirketin sorumluluğunun olduğu gerekçesi ile yapılan rücu talebinin kabul edilemez olduğunu, zira dava konusu iddia edilen olayda ....... Lojistik Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan taşıma sırasında meydana gelmiş, işbu taşımanın müvekkili şirketin hakimiyeti altında gerçekleşmemiş, ürünlerin hiçbir süreçte müvekkili şirketin hakimiyetine girmemiş olduğunu, müvekkili şirketin taşıyıcıyı seçerken gerekli özeni göstermiş olup, taşıma faaliyetini müvekkili şirket gerçekleştirmediğinden işbu davanın da müvekkiline yöneltilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu zararın, sigorta teminatı kapsamında olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, huzurda görülmekte olan davanın rücuen tazminata dayanması nedeniyle işbu davada davacının öncelikle hukuken halef olma sıfatının gerçekleşmiş olması gerektiğini, bu hususun tespiti için ise dava konusu zararın dava dışı sigortalı ile davacı arasındaki nakliyat sigorta poliçesi kapsamında olması gerektiğini, başka bir deyişle davacının sigortalısı ile yaptığı sözleşmede dava konusu hasara neden olan rizikonun teminat dışı bırakılmamış olmasının zorunlu olduğunu, bu hususta inceleme yapılmasını talep ediyor olduklarını, zarar iddiasının ve miktarının davacı tarafça ispat edilememiş olduğunu, davacının iddialarını ve uygun illiyet bağının bulunduğunu ispatlaması gerektiğini, ancak, dava dilekçesinde davacı tarafın iddialarını destekler hiçbir somut delil sunmamış olduğunu, davacı tarafın, evrak üzerinden yapılan ve tek taraflı olarak düzenlenen objektiflikten uzak ekspertiz raporuna dayanarak soyut nitelikteki hasar bedelini tahsil etmeye çalışmakta olduğunu, ancak, dayanılmakta olan ekspertiz raporunun hukuki delil niteliğine haiz olmayıp kabulünün mümkün olmadığını, sunulan ekspertiz raporunda hasara uğradığı belirtilen kompresörlerin çalışıp çalışmadığının kontrol edilemediği, kompresör içerisindeki yayın bozulacağı ve işlevsiz hale geleceği, bu nedenle kompresörlerin fonksiyonel teste tabi tutulmasının mümkün olmadığı şeklinde tespit yapıldığı halde hangi somut delile dayanılarak hasarın belirlendiği ve müvekkili şirkete hangi sebeple rücu edilebileceğinin taraflarınca anlaşılamamış olduğunu, bu haliyle rapor Hazine Müsteşarlığınca çıkarılmış Sigorta Eksperleri Yönetmeliğinde belirlenen esaslara uygun olmadığından, raporda yer alan hasar değerinin bir anlam ifade etmediğini, neticeten ekspertiz raporu mevcut haliyle 5684 sayılı yasa 22. madde kapsamında delil niteliği taşımamakta olup, HMK 204/2 hükmünde sayılan delillerden olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, ambalajlama ve istifin kural olarak gönderenin sorumluluğunda olduğunu, kesinlikle hasarın varlığını kabul etmemekle ve olsa bile müvekkili şirketin hasarın oluşumunda kusuru olmadığını belirtmekle birlikte; taşımacılık sektöründe gönderi ile ilgili bilgileri vermek, gönderinin paketlemesini/ambalajlamasını yapmak, gönderi üzerine etiketi yapıştırmak ve yükleme şekline ilişkin talimat vermek gönderenin yükümlülüğünde olduğunu, 14.03.2022 tarihli ...... Raporu'nda, taşınan kompresör nevi emtia hakkında ayrıntılı bir açıklamaya yer verilmiş, yükün teknik özellikleri açıklanmış ve emtianın hassas bir yapıya sahip olduğu ifade edilmişken "naylon bir ambalajla sarıldığı ve strafor köpükten yuvalara yerleştirildiği" dikkate alındığında ambalajın ve yüklemenin emtianın mahiyetine uygun olmadığını, dava konusu satışın; FCA olarak kısaltılan .......... klozuna göre satışı gerçekleştirildiğinin davacı tarafça da beyan edilmiş olduğunu, FCA teslim şeklinde, ihracatçı konumunda olan satıcının, malların tüm gümrük işlemlerini tamamlayarak önceden belirlenen tarihte ve yerde yükü taşıyıcıya teslim ettiğini ve bu sayede sorumluluğun kendine ait bölümünü yerine getirmiş olduğunu, teslimatın gerçekleşmesi ile birlikte malların tüm sorumluluğunun ve riskin alıcı tarafa geçmiş olduğunu, bu andan itibaren mallarla ilgili tüm masraflar, sigorta, acente ve navlun giderlerinin artık alıcının sorumluluğunda olduğunu, somut uyuşmazlıkta ise dava konusu taşımada ambalajlama, yükleme ve istifleme işlemlerinin Slovenya'da bulunan dava dışı firma tarafından yerine getirilmiş olduğunu, buna göre; taşıyanın yükü ambalajlı, istiflenmiş bir halde teslim almakta olduğunu, yük satıcı firma tarafından ambalajlı, istiflenmiş olarak taşıyana teslim edilmiş olduğundan, yükün yola ve kendi niteliğine uygun olarak ambalajlama ve istiflenmemiş olmasından da taşıyıcının sorumlu tutulamayacağını, taşımacının, taşıma işine konu emtianın türü, darbe hassasiyeti ve ne şekilde ambalajlanacağı hususunda taşııyıcıya özel bir talimat/bilgilendirme olduğunun usulüne uygun olarak ispat edilmesi gerektiğini, böyle bir talimatın varlığının da davacının delilleri arasında yer almadığına göre; taşıyıcının mutad taşıma hizmeti sırasında herhangi bir kaza/derbe almamış olan yükün sefer sırasındaki olağan durumlara bağlı hasarlanmış olmasından sorumlu tutulamayacağını, yükün; yolai yükün kendi özelliğine uygun olarak yeterli şekilde ambalajlaması ve istifini gerçekleştirilmemiş olmasından kaynaklı hasarlandığı açık olup, bundan taşıyıcının sorumlu tutulamayacağını, davanın müvekkili şirket sigortasına ihbarını talep ediyor olduklarını, müvekkili şirketin, ...... numaralı poliçe ile ..... Sigorta A.Ş'nin sigortalısı olduğunu, hiçbir şekilde davanın ve sorumluluğun kabulü anlamına gelmemek üzere, işbu davanın müvekkili şirket aleyhine sonuçlanması ihtimalinde, müvekkili şirketin sigortasının da sorumluluğu söz konusu olacağından, işbu davanın ...... Sigorta A.Ş.'ye ihbarına karar verilmesini talep ediyor olduklarını, aksi kabul anlamına gelmemek üzere meydana gelen hasar ve kusurun varlığının kabulü halinde dahi sınırlı sorumluluk hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini, taşıyıcının sınırlı sorumluluğu bulunmakla birlikte, talep edilen tutarın neye göre hesaplandığının belirli olmadığını, zira müvekkili şirket sorumluluğundan bahsedilecek olsa dahi, CMR Konvansiyonu’nun 23/1 maddesi uyarınca “ Tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır…’’ ayrıca CMR Konvansiyonu 23/3 maddesi uyarınca “Tazminat, noksan olan brüt ağırlığın beher kilogramı için 8,33 SDR’yi geçemez.” hükümleri haiz olduğunu, bu kapsamda, hasar halinde taşıyıcının sorumluluğu hasarlı gönderi ağırlığının 8.33 SDR ile çarpılması suretiyle bulunacak rakamla sınırlı olup, şayet gönderinin bedeli bu sınırın altında ise mal bedelinin ödenmesi gerekeceğini, hiçbir şekilde davanın ve sorumluluğun kabulü anlamına gelmemek üzere, davacı tarafça talep edilebilecek faiz oranının ancak yıllık %5 olabileceğinden davacının faiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiğini, alacağın likid olmadığını, icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini beyanla; öncelikle usule ilişkin itirazları kapsamında davanın usulden reddine, aksi halde esasa ilişkin itirazları kapsamında müvekkili şirket açısından haksız davanın reddine, yargılama masrafları ile vekâlet ücretlerinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava dışı sigortalıya ait emtiaların taşıma sırasında meydana gelen zarardan sigortalının ya da davalıların sorumlu olup olmadığı, meydana gelen zarar sebebi ile hangi tarafın kusurlu olduğu, zararın istiflemeden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davacı açısında halefiyet koşularının gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmiş olması halinde davalı taraflardan talepte bulunulabilip bulunulamayacağı, bulunabilecek ise miktarı hususlarındadır.
Dava dışı sigortalıya ait emtiaların taşıma sırasında meydana gelen zarardan sigortalının ya da davalıların sorumlu olup olmadığı, meydana gelen zarar sebebi ile hangi tarafın kusurlu olduğu, zararın istiflemeden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davacı açısında halefiyet koşularının gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmiş olması halinde davalı taraflardan talepte bulunulabilip bulunulamayacağı, bulunabilecek ise miktarı hususlarının tespiti amacıyla, dosyanın bir taşıma, bir sigorta ve bir sektör bilirkişisine tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş olup, Lojistik Taşıma Uzmanı bilirkişi ....., Elektrik-Elektronik Mühendisi bilirkişi ....... ve Sigorta Uzmanı bilirkişi ........ 21/08/2023 tarihli raporlarında özetle; davacının sigortalısının ihracat sürecinde taşıma risklerine karşı sigortalı emtia hasarı
kaynaklı ödediği sigorta tazminatını davalıya rücuen tazmin talep edebileceğini, davaya konu 16.12.2021 tarihinde meydana gelen Nakliyat Hasarı davacı sigorta şirketince
tanzim edilen ...... poliçe numaralı Nakliyat Emtia Sigortası Poliçesi vadesinde ve
teminat kapsamında meydana geldiğini, hasar dosyası kapsamında yapılan tespitler sonucu Davacı sigorta şirketi tarafından
07.07.2022 tarihinde sigortalısına 7.941,00 Euro hasar tazminatı ödendiğinin anlaşılmakta olduğunu, davacı ödemesinin 07.07.2022 tarihli olduğunu ve hasar sovtaj değeri düşülerek yapılan
hesaplamada 7.941,00 EUR ödemesi tutarından teknik değerlendirmede hesaplanan
7.395,84 EUR kısmının davalılar sorumluluğunda olduğunu, davacı ödemesinden 7.395,84 EURO tutarının CMR m.25 ve m.23 hükümlerine uygun
tazminat hesabında, CMR m.23/3 sınırlı sorumluluk limitleri dahilinde kaldığını, davacının ödemesinin EURO cinsinden olduğu gözetilerek, hesaplanan davalı sorumluluk
miktarının 7.395,84 Euro tazminatın CMR m.27 gereği %5 faizi ile rücuen tazmin talep
edilebileceğini bildirmişlerdir.
Dosyanın tarafların beyan ve itirazları ve davalıların sorumluluğunun net olarak belirtilmek üzere ek rapor tanzim edilmek üzere bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş olup, kök rapor sunan bilirkişi heyeti 20/11/2023 tarihli ek raporlarında özetle;
Davalı ........ firmasının yükü KISMİ ARAÇ YÜKÜ-parsiyel yük olarak ve FCA teslim şekli
şartlarında taşımaya almış olduğunu, bu durumda, yükün araç üzeri istifleme-bağlama ve
sabitlemesini üstlenmiş olduğunu, yükün Slovenya’da tedarikçiden FCA teslim şekli ile satın alındığı
bilgisine göre taşımayı üstlenmekle, araç üzerine koyması tedarikçinin görevi ise de araç
üzeri taşıma güvenliği ve işletme güvenliğinin ....... firmasınca üstlenilmiş olduğunu, davalı ...... firmasının taşımayı davalı ...... firması ile organize etmiş, davalı
........ 'nun ise kendi uluslararası taşıma yetki belgesi (C2) olmadığı için davalı
....... firmasının yetki belgesi ile yürütmüş olduğunu, bu durumda aynı taşıma sözleşmesi
sürecinde her üç davalının da CMR m.34 gereği sorumluluk üstlenmiş olduğunu, C2 yetki belgesini kullandırmak, kullanan ve kullandıranın müteselsil sorumluluğunu gerektirmekte olduğunu, bu
durumda, davacı ve sigortalısı açısından her üç davalı birlikte sorumlu ise de iç ilişkide
yükleme-istifleme-taşımada üstlendikleri rollere göre sorumluluklarının kendi akdi ilişkilerine
göre belirlenecek olduğunu, işbu davada üç davalının da müteselsil sorumluluk üstlenmiş olduğunu, her ne kadar TTK m.863 hükmü yüklemeyi bir bütün olarak ele almakta, araç üzerine
koymak ve sabitlemeye kadar tüm adımları bir tek yükleme süreci olarak tanımlamış ise de
uygulamada araç üzerine koymak ve araç üzerinde istifleme-bağlama-sabitleme işleri ayrı ayrı düzenlenebilmekte olduğunu, somut olayda da araç üzerine koymak tedarikçi, sonrası taşıyıcı
risk alanında olacak şekilde belirlenmiş olduğunu, ambalajlamanın ise taşıma sürecinden önce, tedarikçi risk alanında olduğunu, bu nedenle ambalaj
kaynaklı risklerden davalıların sorumlu tutulamayacağını, ancak KÖK raporda da belirtildiği, dosyada
sunulu fotoğraflarda görüldüğü üzere, hasarın sebebinin ambalaj zaafı olmadığını, ambalajın yüke
uygun ancak yüklemeye uygun olmadığı için hasar meydana gelmiş olduğunu, TTK m.862 gereği ambalajlama gönderenin sorumluluk alanında iken, TTK m.863 gereği
yükleme ve boşaltma “sözleşme, durumun gereği ve ticari teamüllere göre” farklı bir sonuca
varılmıyorsa gönderenin sorumluluk alanında olduğunu, bu noktada somut olayda bakıldığında
taşıyıcı ....... 'in teslim şeklini bilerek ve buna göre taşımayı üstlenmiş olduğunu, bu da
sözleşme gereği taşıt üzeri istifleme-sabitleme-bağlama gibi edimlerin taşıyıcının
sorumluluğunda olduğunu değerlendirmekte olduklarını, öte yandan, parsiyel yüklerde de ayrıca
anlaşma olmasa bile, yükleme sorumluluğunun taşıyıcının risk alanında olduğunu, KÖK raporda ambalaj durumunun somut olayda uluslararası ticarete ve sevke uygun
olduğunun belirlenmiş olduğunu, buna karşın hasar sebebinin yüklemeye dayandırılmış durumda olduğunu, boşaltma sırasında fotoğraflarla hasarın taşıma sürecinde ve araçta hatalı istifleme kaynaklı
olduğunun değerlendirilmiş olduğunu, CMR m.30 gereği derhal hasar tutanağı düzenlenmesi, hasar şerhinin taşıma senedine
konulması ve en geç 7 işgünü içinde hasarın bildirilmesi yükümlülüğünün “taşıma sürecinde
hasar meydana geldiği karinesi” bakımından önemli olduğunu, oysa, somut olayda hasarın araç
üzerinde sabitleme ve bağlama kaynaklı sorunlardan kaynaklandığı belirlendiği için artık
bildirim süreleri içinde bildirim yapılmasına bağlanan bir netice de bulunmadığını, zaten hasarın meydana geldiği aşama belirlenmekte olduğunu, bu durumda bildirim süresi içinde bildirim
yapılmamış olmasının taşıma sürecinde meydana geldiği belirlenen zarardan taşıyıcının
sorumlu olmasına mani olmayacağını, burada bildirim süresinin bir hak düşürücü süre değil, aksine sadece bir karine işlevi sağlayan sürelerden olduğunu, CMR m.23/3 gereği sınırlı sorumluluk incelemesi KÖK raporda 12.sayfada yapılmış
olup, 2.449,24 Kg emtia için 25.168,02 EURO tutarında tavan sorumluluk limiti
hesaplanmış olduğunu, bu durumda gerek davacı yanca ödenen, gerekse KÖK raporda hesaplanan
zarar ve tazminat tutarları sınırlı sorumluluk limitleri dahilinde kaldığının belirlenmekte olduğunu, meydana gelen hasar zararı bakımından KÖK raporda belirlendiği üzere emtianın %20
hasarlı kıymeti olduğu kadri marufunda görülmüş olduğunu, bu durumda iddia ve itiraz edildiği
gibi rayiçlerden kopuk bir sovtaj değeri değil, rayiçlere göre denetlenmiş bir hurda – hasarlı
emtia değeri belirlenmiş olduğunu, böylece davacının rücu edebileceği, davalıların sorumlu
tutulabileceği tazminatın 7.395,84 EURO hesaplanmış, yıllık %5 faiz oranı ile talep
edilebileceği kanaati rapor edilmiş olduğunu, mahkememizce görevlendirmede, “davalıların sorumluluğun net olarak belirtilmesi”
talep edilmiş olduğunu, bu noktada hesaplanan sorumluluk konusu tazminat net olarak, ancak
somut olay ve kadri marufundalık değerlendirmesi ile 7.395,84 EURO hesaplama yapılmak
durumunda kalınmış olduğunu, zira emtianın doğrudan incelemeye, keşif ve gözleme elverişli bir
aşamada olmadığını, dava aşamasında dosya üzerinden rapor tanzimi ve kadri marufunda
tazminat hesabı kaçınılmaz olduğunu, davacı ....... Sigorta şirketi nezdinde dava dışı ....... Aletleri San. ve Tic. A.Ş adına
....... numaralı Nakliyat Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi tanzim edildiğini, 07.12.2021 tarihinde meydana gelen hasarın Poliçe Özel şartı gereği teminat kapsamında
olduğunun değerlendirilmiş olduğunu, EK SONUÇ OLARAK;
mahkememiz EK görevlendirmesi gözetilerek yapılan EK inceleme ve değerlendirmeler
neticesinde;
KÖK rapor sonuç ve kanaatlerini değiştirecek yeni bir sonuca ulaşılmadığını beyan etmişlerdir.
Davalılar ...... Uluslararası Nak. İnş. Turz......Ltd. Şti. ve davalı ...... Nak. ve Lojistik.....Ltd. Şti. vekilleri sunmuş oldukları cevap dilekçelerinde zamanaşımı itirazında bulunmuşlardır. CMR Konvansiyonu 32/1. maddesine göre CMR sözleşmesine göre yapılan taşımalardan doğan davaların bir yıl içinde açılması gerektiğine ilişkin düzenleme yer almaktadır. Davalılar vekilleri davanın açıldığı tarih itibari ile zamanaşımı itirazında bulunmuş iseler de, davanın hukuki niteliği gereği zorunlu arabuluculuğa tabi olması hususu dikkate alındığında dava açılmadan önce 13/12/2022 tarihinde arabuluculuk başvurusunun yapıldığı, bu nedenle zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı görülmüştür. Her ne kadar Mahkememiz 09/05/2023 tarihli ön inceleme duruşmasında gerekçesi belirtilemeksizin, duruşma öncesi alınan notun koyala-yapıştır yöntemi ile yazılması sonucu davalıların zamanaşımı itirazı var reddine şeklinde ara karar tesis edildiği görülmüş ise de, Mahkememizce oluşturulmuş bir ara karar bulunduğundan hükümde yeniden zamanaşımı itirazına ilişkin herhangi bir değerlendirmeye yer verilmemiştir.
Davalı ...... Nak. .... Ltd. Şti. vekilince hasara ilişkin taraflarına ihbar yapılmadığı savunmasında bulunmuştur. Hasarın taşıma sürecinde meydana geldiği taşıma senedinden anlaşıldığından CMR m.30 hükmü gereğince ayrıca bir bildirim veya hasar zararı ihbar şartı aranmayacağından davalı ...... Nak. .... Ltd. Şti.'nin bu yönde savunması yerinde görülmemiştir.
Dava, dava dışı sigortalıya ait emtianın Slovenya'dan Türkiye'ye taşınması sırasında hasara uğraması nedeni ile dava dışı sigortalıya yapılan ödemenin rücuen tahsili talebine ilişkindir. Davalılar ...... Ltd. Şti.'nin fiili taşıyıcı olduğu, davalı ...... Nak. ....Ltd. Şti.'nin alt taşıyıcı ve davalı ..... Nak. ve Lojistik.....Ltd. Şti. Akdi taşıyıcı olduğu nazara alındığında davalılar CMR m.34 hükmü gereğince meydana gelen zarardan müteselsilen sorumludurlar. Davalı ...... Uluslararası Nak. ....Ltd. Şti.'nin husumet itirazı da bu nedenle yerinde değildir.
Davacı sigorta şirketinin hasara konu bedeli dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu hususu dosyada bulunan dekont örneği itibari ile sabittir. Bilirkişi raporunun teknik değerlendirme bölümünde hasarlı emtia bedeli 7.395,840 EURO olarak tespit edilmiştir. Taşıma süreci sonunda 2.449,24 kg yükün hasarlı olduğu tespit edilmiş, hasar sebebi olarak ise istifleme hatası belirtilmiştir. Yükün ambalajının yüke uygun olmasına karşısında ve taşıma senedine düşülen şerh dikkate alındığında istifleme ve sabitleme hatası nedeni ile hasarın meydana geldiği sonucuna varılmaktadır. Taşıma bilirkişisi tespitlerinde yer verildiği üzere tespit edilen zarar miktarı CMR m.23/3 hükmü uyarınca sınırlı sorumluluk dahilinde dahilinde bir zarardır. Sigorta bilirkişi tarafından yapılan tespitler uyarınca da davacı tarafından karşılanan zararın teminat kapsamında olduğu tespit edilmiştir. Açıklanan bu nedenler, dosya kapsamına uygun ve gerekçeli bilirkişi raporu ve dosya arasında yer alan bilgi ve belgeler uyarınca açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 7.395,84 EURO rücuen tazminat alacağının, 07/07/2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun uyarınca devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış 1 yıllık vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz üzerinden işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şeki,lde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1-7.395,84 EURO rücuen tazminat alacağının, 07/07/2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun uyarınca devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış 1 yıllık vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz üzerinden işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Alınması gereken 10.306,28-TL harçtan peşin alınan 2.766,51-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.539,77-TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir KAYDINA,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinden 2.980,16-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak 219,84-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
4-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 2.946,41-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 6.604,00-TL yargılama giderinden kabul oranı (%93,13) ret oranı (%6,87) dikkate alınarak hesaplanan 6.150,31-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davalı ...... Ltd. Şti. tarafından sarf edilen 10,00-TL yargılama giderinin ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 0,69-TL'sinin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın bu davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince tekdir edilen 24.140,02-TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden davalılar yararına A.A.Ü.T.gereğince takdir edilen 11.122,05-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair davalı vekillerinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/01/2024
Katip ......
Hakim .....
¸
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!