WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

BAKIRKÖY 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/557 Esas
KARAR NO : 2024/214

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/06/2023
KARAR TARİHİ : 08/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/03/2024
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirketin, borçlu şirketten 31.12.2022 tarihli ..... Fatura Numaralı 640,95 $ tutarında fatura bedellerinin tahsil edilememesi üzerine borçlu şirket aleyhine İzmir ...... İcra Dairesi'nin ..... E. Sayılı dosyası nezdinde icra takibi başlatılarak borçlu şirkete ödeme emri gönderildiğini, borçlu şirketin icra dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde alacaklı olan müvekkil şirkete herhangi bir borcunun olmadığını ile sürerek; icra takibine, ödeme emrine, takip konusu borcun tamamına ve borca bağlı olarak doğan tüm faiz alacağı, avukatlık ücreti, icra masrafları ve tahsil harcı ile tüm ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, müvekkillinin borçludan olan alacağı takip sonrası işleyen faiz ve ferileri hariç 640,95 USD olduğunu, alacağın hiçbir teminata bağlı bulunmadığı gibi, borcun da bugüne kadar ödenmediğini, müvekkilinin alacağını tahsil edemediği için karşılık borçlarını ödemekte güçlük çektiğini ve büyük bir mağduriyete düştüğünü, borçlu hakkında başlattıkları icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğinden ve borçlunun mallarını kaçırmasından endişe ettiklerinden, öncelikle mal kaçırmasından endişe ettiğimiz borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini, borçlunun İzmir ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. Sayılı icra takip dosyasında borca, faize, ve takibe tüm ferilerine yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamını, davalı aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını ve müvekkilimiz lehine vekalet ücretine hükmedilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine İzmir ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı takip dosyasıyla faturaya dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmıştır.
-İzmir ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip borçlusu tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 640,95 USD asıl alacak ve 2.67 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 643,62 USD alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "...... nolu fatura alacağı" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
-Somut olayda davacı taraf davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında fatura alacağına dayanarak başlatmış olduğu icra takibindeki asıl borç miktarının ödendiğini ancak takibin ferilerine ilişkin ödeme yapılmadığını iddia etmektedir.
-Taraflar arasındaki fatura ve icra takibinin irdelenmesinde ticari ilişki kapsamında fatura karşılığı mal ve/veya hizmetlerin eksiksiz yerine getirildiğini ispat külfeti davacı taraf üzerinde bulunmaktadır. Davacı taraf HMK 190. Maddesi gereğince faturaya konu hizmeti sunduğunu, sözleşme kapsamında yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdiğini dava değeri de gözetildiğinde yazılı olarak ispat etmelidir.
-Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.
-Mahkememizce 06/10/2023 tarihli ön inceleme duruşmasında tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesine karar verilmiş, bu doğrultuda 23/10/2023 günü saat 14:00 inceleme gün ve saati olarak belirlenmiş, bilirkişi ücreti olarak takdir edilen 3.000,00 TL delil avansının ikmal edilmesi husunda davacı vekiline iki haftalık kesin süre süre verilmesine, verilen kesin sürede delil avansının ikmal edilmemesi halinde 6100 s. HMK m. 324/2 gereğince başvurulan ticari defter incelemesi ve bilirkişi delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağının ve dosya kapsamına göre karar verilebileceğinin davacı vekiline ihtarına karar verilmiştir.
-Akabinde Mahkememizin 06/10/2023 tarihli duruşma ara kararı gereğince tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 23/10/2023 günü saat 14.00'da SMMM bilirkişi tarafından inceleme yapılmasına karar verilmiş ise de verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücreti yatırılmadığından dosyanın bilirkişiye tevdi edilemediğine ve inceleme yapılamadığına dair tutanak imza altına alınmıştır.
-Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin 21/10/2014 tarihli, ..... Esas, ..... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 324. maddesinde delil ikamesi avansı, 325. maddesinde ise re' sen yapılması gereken işlemlerde giderler düzenlenmiştir.
-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324. maddesinde “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır” düzenlemesine yer verilmiştir.
-Aynı Kanun'un 325. maddesinde ise “Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir”. düzenlemesine yer verilmiştir.
-Tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin delil avansı kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca delil ikamesi avansının da ispat külfetine göre taraflara yükletilmesi gerekir. Diğer yandan örneğin resen hesap raporu alınacaksa giderin 325. maddesi kapsamında değerlendirilmesi isabetli olacaktır.
-Ancak, yukarda açıklandığı üzere dava şartı olarak öngörülen müessesenin davanın reddine yol açması sebebiyle mahkemece gider avansı ile delillerin ikamesine yönelik avans ayrılmalı, gider avansının da nelerden ibaret olduğu net olarak belirlenmeli ve tarafa da hem gider avansının hem de delil ikamesi avansının hukuki sonuçları konusunda uyarı yapılmalıdır.''
-Yine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222/1. Maddesi'nde "- (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir" düzenlemesine yer verilmiştir.
-Somut olayda davacı tarafın iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi yönünden ticari defter ve belgelerin ibrazı zorunlu olup, davacı tarafça da ticari defterlere delil olarak dayanıldığı görülmektedir.
-Mahkememizce tesis edilen ara kararlar ile davacı tarafa delil avansının yatırılmaması ve ticari defterlerin ibraz edilmemesi halinde halinde sonuçlarının ne olacağı açıkça belirtilmiş ve fakat davacı vekili tarafından süresi içerisinde eksik delil avansının ikmal edilmediği, ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmüştür.
-Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. 6100 sayılı HMK 'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
-Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde, davacı tarafın dava konusu takip yönünden davalının itirazının haksız olduğu ve bu doğrultuda takibin ferileri yönünden yapılan itirazın iptaini talep ettiği sabit olup, ispat yükünün davacı yan üzerinde olduğu, davacının iddialarını ispat ile yükümlü olduğu kuşkusuzdur. Davacının dava dilekçesindeki delil listesinde bilirkişi ve ticari defter deliline dayanmaktadır. Ayrıca aksi durumda dahi davaya konu iddiaların değerlendirilmesi için bilirkişi incelemesinin yapılması ve ticari defterlerin incelenmesi uyuşmazlığın esasının çözümü bakımından davanın niteliği itibariyle zorunluluk arz etmektedir. Buna göre dosyadaki talepler yönünden bilirkişi ve ticari defter incelemesi yapılmaksızın davanın ispatı mümkün değildir. Mahkememizce davacı tarafa verilen kesin süreler içerisinde davacı tarafça eksik delil avansının yatırılmadığı, bu nedenle bilirkişi incelemesi yapılamadığı görülmektedir,
-Yine dosyaya celp edilen vergi dairesi kayıtlarına göre davalı tarafından bildirimine yapılan ba-bs kayıtlarında da davacının takibe dayanak olan faturanın yer almadığı görülmüştür.
-Açıklanan nedenlerle dava ve takip konusu fatura yönünden alacağının varlığının dosyada mevcut delil ve belgelerle ispat edemediği kanaatine varıldığından ispat edilemeyen davanın esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİ ile;
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gider bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca İzmir Arabuluculuk bürosunun ....... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; davacı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
08/03/2024

Katip.....
e-imzalıdır

Hakim .....
e-imzalıdır