T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/369
KARAR NO : 2024/407
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/04/2023
KARAR TARİHİ : 25/04/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirket ile davalı şirket arasında dava dilekçelerinin ekinde örneği sunulan 12.03.2019 tarihli franchising sözleşmesi gereği iş ve ticaret ilişkisi bulunduğunu, davalı borçlu şirketin sözleşmesel borcunu yerine getirmediğinden, davacı müvekkili şirket tarafından İzmir ....... Noterliği’nin 14.12.2022 tarih ve ....... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini ve davalı borçlu şirkete 16.12.2022 tarihinde tebliği edilen ihtarname ile borcunu ödemesinin ihtar edildiğini, davalı şirketin vekili tarafından, müvekkili davacı alacaklı şirkete tebliğ edilen Beyoğlu ...... Noterliği’nin 10.01.2023 tarih ve ...... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile “12.03.2019 tarihli franchising sözleşmesinden haberdar olunmadığı, müvekkilinin söz konusu şirketi 05.08.2022 tarihinde devralmış olduğu, borcun kabul edilmediği”nin belirtildiğini, davalı borçlu şirket vekilinin ...... Hizm.Tic.Ltd.Şti. vekili olarak keşide ettiği ihtarnamede, müvekkilinin şirketi 05.08.2022 tarihinde devralmış olduğunu ve sözleşmeden habersiz olduğunu belirtmesinin taraflarınca anlaşılamadığını, kanunen basiretli tacir olarak hareket etmesi kendisinden beklenen davalı borçlu şirketin yeni yetkilisinin, taraflar arasında akdedilmiş olan 12.03.2019 tarihi sözleşmeden ve bu tarihten itibaren süregelen ticari ilişkiden habersiz olmasının beklenemeyeceği kanaatinde olduklarını, her ne kadar davalı şirket vekilinin, sözleşmede davalı borçlu şirketin eski yetkilisinin imzası olduğundan bahisle sözleşmenin şirket tüzel kişiliğini bağlamayacağını ve bu yüzden borca itiraz ettiğini iddia etmişse de bu iddianın Sayın Başkanlığınızca göz önünde bulundurulamayacak, hukuki dayanaktan yoksun bir iddia olmaktan ileri gidemeyeceği kanaatinde olduklarını, tarafların ticari defter ve belgeleri incelendiğinde, davacı alacaklı müvekkili şirket ile davalı borçlu şirket arasında 12.03.2019 tarihinden itibaren bir cari ilişki olduğu, davalı borçlu şirket tarafından 05.08.2022 tarihinden itibaren (şirket yetkilisinin değiştiği tarih) sözleşmesel bedellerin ödenmediğinin ispatlanacağını, davacı alacaklı şirketin, davalı borçlu şirketten olan cari hesap alacağının tahsili amacı ile Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü’nün ...... Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı borçlu şirketin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazı sonucu takip durduğundan, haksız ve hukuka aykırı bu itirazın iptal edilerek takibin devamına karar verilmesi için iş bu davayı derdest etme zorunluluğu doğduğunu, taraflara ait ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde, davalı borçlu şirketin müvekkili şirkete ödemesi gereken 231.259,10 TL (takip çıkışı) olduğunun görüleceğini, icra takibine konu alacak, iki şirketin ticari defterlerine dayandığından ve likit olduğundan, davalı borçlu şirket tarafından, eldeki itirazın iptali talep edilen takibe yapılan itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple de itirazın iptali ile davalı borçlu şirket aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatinde olduklarını, yukarıda açıklanan hususlar, yargılama esnasında ortaya çıkacak ve resen nazara alınacak nedenlerle davalı-borçlu şirket aleyhine başlatılan Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı icra dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ve itiraz ile duran icra işlemlerinin devamına, davalı-borçlu aleyhine %20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf, usulüne uygun çıkartılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, cari hesaptan kaynaklı cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup taraflara arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı davacının davalıdan alacak talebinde bulunup bulanamayacağı bulunabilecekse miktarı hususlarında olduğu tespit edilmiştir.
Dosyanın, Büyükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin 04/04/2023 tarih ...... esas ...... karar sayılı gönderme ilamı üzerine mahkememizin yukarıda belirtilen esas sayılı sırasına kayıt olduğu anlaşıldı.
Mahkememizce alınan 17/11/2023 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle;
Davacının ticari defterlerinin 2022 takvim yılı ticari defterlerinin; Türk Ticaret Kanunu madde 64, 66 ve Vergi Usul Kanunu madde 220-226’ya göre açılış tasdikinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, ancak yevmiye kayıtlarının yevmiye defteri yerine envanter defterine kaydedilmiş olduğundan ve yevmiye defteri kapanış tasdiki görülemediğinden bu defterlerin birbirini teyit ettiğini söylemenin mümkün bulunmadığı, davacının ticari defterlerinin delil kabiliyetinin Sayın Mahkemenin yüksek takdirinde olduğu, Sayın Mahkeme’nin 14.09.2023 tarihli duruşma zaptının davalı yana Tebligat Kanunu’nun 35’nci maddesine göre tebliğ edildiği, davalı taraf inceleme günü katılmamış ve ticari defterleri de sunulmamış olduğundan, davalı tarafın ticari defterleri üzerinde davaya konu ihtilafa yönelik olarak bir inceleme gerçekleştirilemediği, davalının kendi iktidarında bulunmasına rağmen defterlerini ibraz külfetini yerine getirmediği, bu davranışın yasal sonuçlarının mutlak olarak Sayın Mahkeme’nin takdirinde olduğu, davacı ve davalı arasında ticari ilişkinin bulunduğu, aralarında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, açık cari hesap şeklinde çalıştıkları, davacının davalıdan, rapor muhteviyatındaki açıklamalar ışığında (tamamıyla davacı yanın sunduğu açık cari hesap ilişkisinden hareketle) ...... numaralı ...... Hiz.Tic.Ltd.Şti. hesabında takip tarihi itibariyle açık cari hesap bakiyesi tutarı olan 230.309,47 TL kadar alacaklı gözüktüğü, dosyaya inceleme günü davacı tarafça takip konusu cari hesap alacağı dayanağı faturaların sunulduğu, dosyaya taraflar arasında mevcut yazılı bir sözleşme sunulmamış durumda olduğu, Faturaların; davacı şirket tarafından davalı yan unvanına düzenlenmiş olduğu, faturaların bedeli ödenmemiş yani açık fatura olduğu, faturaların usulüne uygun olarak elektronik ortamda oluşturulduğu, Faturaların üzerinde “e-Arşiv izni kapsamında elektronik ortamda iletilmiştir.” açıklamasına yer verildiği, dosya kapsamında takip konusu cari hesap alacağının dayanağı faturalara huzurdaki davadan önce davalı tarafça noter aracılığıyla veya Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) yahut taahhütlü mektup ile Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2 maddesi hükmü uyarınca yasal süre olan 8 gün içinde itiraz getirip getirmediği yönünde herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı, davalı taraf inceleme günü katılmamış ve ticari defterleri de sunulmamış olduğundan, davalı taraf ticari defterleri üzerinde davaya konu ihtilafa yönelik olarak bir inceleme gerçekleştirilemediği, buna karşılık, davacının faturaları defterlerinde kayıtlı ise de, bu kaydın davacı lehine delil oluşturup oluşturmayacağının mutlak takdirinin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, Sayın Mahkeme’nin 18.04.2023 ve 30.10.2023 tarihli müzekkereleri ile İzmir ...... Noterliği’nin 14.12.2022 tarih ve ...... yevmiye no’lu ihtarname ve tebliğ şerhinin bir suretinin UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş ise de dosya kapsamından bahsi geçen ihtarname ve tebliğ şerhinin gönderilmemiş olduğu, davalı/keşideci ..... Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi vekili aracılığıyla, davacı/muhatap ...... Evi Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin İzmir ...... Noterliği’nin 14.12.2022 tarih ve ...... yevmiye no’lu ihtarnamesine karşı cevap ve itirazlarını içeren Bakırköy ....... Noterliği 10.01.2023 tarih ve ...... yevmiye no’lu ihtarname keşide ettiği, söz konusu ihtarname ile “…İhtarnamenizde, 12.03.2019 tarihli Franchising Sözleşmesi uyarınca müvekkil şirketin bakiye fatura borcunun bulunduğunu ve ödenmediği takdirde yasal yollara başvurulacağı ihtar edilmiştir. Müvekkil, söz konusu şirketi 05.08.2022 tarihinde devralmış olup anılan franchising sözleşmesinden, ihtarnamenin tebliği ile haberdar olmuştur. Devir tarihinden itibaren franchise veren tarafından müvekkile herhangi bir hizmet de verilmemiştir. Kaldı ki, haricen ulaştığımız sözleşme incelendiğinde, sözleşmenin “Franchise Alan” kısmında “......” yazmaktadır. İşbu sebeple, müvekkil şirket sözleşmenin tarafı değildir ve tarafınıza herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Diğer taraftan, müvekkillerin ihtarnamenizin tebliğine kadar sözleşmeden bihaber olması sebebiyle bu tarihten itibaren “.......” markasını ve dekorasyonunu kullanmayacağımızı bildiririz…” hususlarının ihtar edildiği, ihtarnamenin davacı/muhataba 11.01.2023 tarihinde tebliğ edildiği, Davalı ...... Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi’nin İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdindeki en son sicil kayıtlarına göre ortağının ...... olduğu, ayrıca 24.11.2022 tarihinden itibaren şirketi münferiden temsile yetkili olduğu, dosya kapsamında, taraflar arasında vadenin belirlendiği mevcut yazılı bir sözleşme, borcun ifa edileceği tarihi kararlaştırdıkları ya da borçlunun borcunu ne zaman ifa edeceğini gösterir bir belge ve bilgi bulunmadığı, her ne kadar davacı talep dilekçesinde İzmir ...... Noterliği’nin 14.12.2022 tarih ve ...... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiği bahsedilmiş ise de dosya kapsamında bahsi geçen ihtarname ya da takip tarihinden önce davacı/alacaklı tarafından davalı/borçluya yapılmış ödetme isteği içeren bir ihtar ya da ihbar da bulunmadığı, Davacının davalıdan icra takibinde işlemiş faiz istemi tamamıyla Sayın Mahkeme’nin yüksek takdirinde olduğu, bununla birlikte davacının davalıdan işlemiş faiz istemi açısından hesaplama yapılması ve Mahkeme’nizin takdirine sunulması doğru olacağı, ancak davacının takip talebinde alacağın sebebi olarak gösterdiği asıl alacak miktarına yine takip talebinde faizin işlemeye başladığı gün belirtilmemiş olduğundan işlemiş faizin hesaplanabilmesinin mümkün bulunmadığı, takdirinin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, Davaya esas takip talebinde öngörülen faiz istemi gözetilerek, Sayın Mahkeme’ce alacağın kabulü halinde, davacı yan icra takip tarihinden itibaren avans oranında faiz talep edebileceği, faizin infaz aşamasında hesaplanması gerektiği, takdirinin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, davacının icra inkâr tazminatı talebinin takdirinin ise Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, yönünde görüş ve kanaate varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı hep bilikte değerlendirilmesinde ;Dava, cari hesaptan kaynaklı cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup davacı taraf her ne kadar dava dilekçesinde 12.03.2019 tarihli franchising sözleşmesi gereği iş ve ticaret ilişkisi bulunduğunu, davalı borçlu şirketin sözleşmesel borcunu yerine getirmediği iddiası ile dava açmışsa da davacı taraf davaya konu edilen taraflara arasında yapıldığı iddia olunan 12.03.2019 tarihli franchising sözleşmesini sunmamış olup davacı tarafın iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi yönünden iddialarını ispata yarar delil dosyaya sunmadığı ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun '' (HMK) 190.maddesine göre “ (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. '' hükmü dikkate alındığında davacı tarafça davaya konu iddiasının ispat edilemediği anlaşılmakla davanın sübut bulmadığından reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
1-Alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 2.793,03-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.365,43-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Taraflarca dosyaya yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/04/2024
Katip ......
¸e-imzalıdır
Hakim ......
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!