T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/298 Esas
KARAR NO : 2024/468
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 28/03/2023
KARAR TARİHİ : 10/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2024
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketi tarafından, .... plakalı araç .... numaralı ZMSS poliçesi
kapsamında 19/05/2019-29/06/2020 tarihleri arası dönem için sigortalandığını, 19.06.2020 tarihinde .... sevk ve idaresindeki davacı şirket tarafından sigortalı aracın İstanbul İli ... İlçesi .... Caddesi üzerinde ... sevk ve idaresindeki ... Plakalı araca çarpması sonucu maddi
hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, sigortalı .... plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde ... plakalı araç için davacı şirket tarafından 10.163,49-TL değer kaybı ödemesi gerçekleştirildiğini,
meydana gelen trafik kazasında davacı şirket tarafından sigortalı araç sürücüsü ...'ün KTK ilgili
maddeleri kapsamında kusurlu olduğunu, ayrıca sigortalı araç sürücüsünün kaza anında yetersiz ehliyeti
bulunması sebebiyle de kusurlu ve sorumlu olduğunu, davacı şirketin ödemiş olduğu tazminatı sigortalı
borçludan talep ve tahsil etme hakkının doğduğunu, ZMSS GENEL ŞARTLARI B.4/b uyarınca; Buna
göre, tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip veya
geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici /sürekli el konulmuş kimseler
tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise
sigortacının sigortalıya rücu edebileceği hüküm altına alındığını, 6102 sayılı TTK md.1472-1481 ve
ZMSS Genel Şartları uyarınca davacı ödemiş olduğu hasar/değer kaybı bedelini, sigortalısından talep
etme hakkına sahip olduğunu, meydana gelen dava konusu hasardan davalı araç malikinin sorumlu
olduğunu, bu sebeple ödenen tazminat miktarının davalı borçludan rücu edilmesi maksadıyla öncelikle
Bakırköy .... Icra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, takip davalının
haksız itirazları nedeni ile durdurulduğunu, konuya ilişkin başvurulan zorunlu arabuluculuk sürecinden de
bir sonuç elde edilememiş olduğunu ve tüm bu nedenlerle davalının takibe haksız itirazının iptali ve en az
alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi için işbu davanın açılması
zorunluluğu doğduğunu, açıklanan nedenlerle davanın kabulünü, davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına
yaptığı haksız itirazın iptalini ve takibin devamını, davalının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak
üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve sair
giderlerin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;c davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu iddiaları kabul etmediklerini, dava dilekçesinde
belirtilen tarihlerden önceki dönemde davalı adına kayıtlı olan .... plaka sayılı araç ... ve .... isimli şahıslara kiralanmış ve olayın meydana geldiği tarihte de araç
kiralama işlemini yapan şahıslara ait firmada çalışan şoförler tarafından kullanılmış olup tüm
sorumluluğun bu şahıslara ait olduğunu, isimlerini daha sonra mahkemeye bildireceklerini, davacı tarafın
dava dilekçesi ile ileri sürmüş olduğu iddialar gerçeği yansıtmadığını, konuyla ilgili çalışmalarının devam
etmekte olup çalışmaları sonuçlandığında sayın mahkemeye detaylı cevap dilekçesi sunulacağını, yasal
haklarının zarar görmemesi için kısa cevap dilekçesini sunduklarını, yukarıda arz ve izah edilen, devam
edilen araştırmalar sonucunda sayın mahkemece sunulacak olan beyanlar doğrultusunda davacı tarafın
haksız ve hukuki mesnetten yoksun davasının reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa
yükletilmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesi'nin .... esas sayılı takip dosyası ile davacının sigortacısı, davalının sigortalısı olduğu ... plakalı aracın dava dışı üçüncü kişiye ait .... plakalı araç arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davalı sigortalıya ait araç sürücüsünün ehliyetsiz ve kusurlu olduğu iddiasına dayalı olarak rücuen tazminat talebi ile başlatmış olduğu ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizce hasar dosyası, sigorta tahkim dosyası, servis kayıtları, icra dosyası ve kazaya ilişkin tutanaklar celp edilerek dosya arasına alınmış, taraf delilleri toplanmıştır.
-Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.629,34-TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, takip dayanağının ".... Plakalı Aracın Ehliyetsiz Şekilde Sevk Ve İdaresi Sonucu 19.06.2020 Tarihinde Meydana Gelen Trafik Kazasında ... Plakalı Araç İçin 2021.e.... Stk Dosyası Kapsamında 26.11.2021 Tarihinde Ödenen Bedelin Rücuen Tazmini " olduğu, davalı borçlu tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
-Dava konusu uyuşmazlıkta çözümlenmesi gereken hukuki sorun, davalı araç malikinin dava konusu trafik kazası nedeniyle dava dışı 3. Kişiye sigorta tahkim komisyonu kararı uyarınca ödenen tazminattan Genel Şartların B.4 maddesi uyarınca sorumlu olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır.
-Her ne kadar davacı ile davalı arasındaki sigorta sözleşmesi uyarınca sözleşme ilişkisi mevcut ise de poliçeye konu aracın ticari / yolcu nakli sıfatıyla tescil kaydının bulunduğu, bu haliyle iş bu yargılamada Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmakla, yargılamaya bu doğrultuda devam olunmuştur.
-Sigortacının rücu hakkı, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95-(2) maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
-Sigorta ettirene ödeme yapan sigorta şirketi halefi olarak zarar görenlerden ödediği tazminatı rücuen tahsilini talep edebilir. Rücu edilebilecek tazminat tutarı sigortalıya ödenen miktar olmayıp ancak zarar görenin gerçek zararı kadardır. Yine rücu edilebilecek tazminat miktarı tayin edilirken zarara sebep olanın kusuru da nazara alınmalıdır.
-Hangi hâllerin sigortalıya rücu hakkı vereceği Genel Şartlar’ın “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve İşletene Rücu Hakkı” başlıklı B.4. maddesinde düzenlenmiş ve bu madde ile de sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin Kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği bir kez daha vurgulanmıştır. Bu maddede sayılan durumlardan herhangi biri mevcut değilse, sigorta şirketi rizikonun gerçekleşmesi sonucu meydana gelen zarara kendi katlanmak durumundadır.
-Genel Şartların B.4 maddesinde sayılan hâllerden biri de tazminatı gerektiren olayın, poliçeye konu aracın Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kişi tarafından sevk edilmesi sonucunda meydana gelmesi hâlidir (md. B.4/3-c).
-TTK.nun 1409/1 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409/2 maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
-Mahkememiz dosyası davacı tarafından ödenen hasar-değer kaybı bedelinin kazanın oluş şekline ve dönem piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığının ve varsa fazladan yapılan ödeme miktarının hesaplanması amacıyla, makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 29/12/2023 tarihli raporda özetle; davacı tarafından ödenen hasar-değer kaybı bedelinin
kazanın oluş şekline ve dönem piyasa rayiçlerine uygun olmadığı, fazladan yapılan ödeme miktarının 3.315,47 TL olduğu,
... plaka sayılı Araç, 19.06.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan hasar ve
hasara konu tazminat miktarı 2.191,57 TL olarak tespit edildiği, davacı ile dava dışı sigortalısı arasında ... poliçe numaralı, 29.05.2019-29.05.2020 vadeli,
araç başı 36.000,00 TL teminatı olan Karayolları zorunlu motorlu araç mali mesuliyet (Trafik) sigorta
poliçesi mevcut olup hem hasar ve hem de değer kaybı zararı sigortalının kusuru oranında ve sigorta
bedeli limit ile teminat altında olduğu, dosya muhteviyatı tazminat ödeme dekontlarına göre, Davacı, ... plaka sayılı aracın değer kaybı
zararı için 10.163,49 TL, hasar zararı için 897,99 TL olmak üzere toplam 11.061,48 TL tazminat
ödediği, fazladan yapılan ödemenin 11.061,48 TL – 7.746,00 TL = 3.315,47 TL olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Alınan bilirkişi raporu mahkememizce dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Dosyada mevcut kaza tutanağına göre dava konusu kazanın, 19/06/2020 tarihinde meydana geldiği, davacıya ait ... araç ile dava dışı 3. Kişiye ait ... araçlar arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği ve iş bu kaza neticesinde verilen sigorta tahkim komisyonu kararı uyarınca asıl alacak ve ferileriyle birlikte 10.163,49 değer kaybı bedelinin ödendiği görülmektedir.
-Bu kapsamda davalının iddia ve savunmaları nazara alındığında davalıya ait aracın kaza anında sürücüsü olan ....'ün poliçeye konu aracı kullanmaya elverişli sürücü belgesine sahip olmadığı görülmektedir.
-Buna göre davacı tarafın bilirkişi raporuyla belirlenen talep edebileceği değer kaybı bedelinin 5.554,44 TL olduğu ancak sigorta tahkim komisyonu tarafından belirlenen değer kaybı bedelinin ise 5.102,01 TL olduğu, bu haliyle davacı tarafça asıl alacak yönünden rücuen tazminata konu olan değer kaybı bedelinin 5.102,01 TL ile sınırlı olduğu, B.4/3-c maddesi uyarınca davalıya ait araç sürücüsünün sürücü ehliyetine sahip olmaması nedeniyle iş bu bedelin rücuen tazminata konu edilebileceği Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Davacı tarafça dava konusu rücuen tazminat talebi; takip talebi ile dava dilekçesinde yalnızca değer kaybı bedeline dayandırıldığından mahkememizce diğer bedeller yönünden ayrıca inceleme yapılmamıştır.
-Ancak her ne kadar davacı sigorta şirketi tarafından rücuen tazminat istemini içerek takip Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından belirlenen bedel, yargılama giderleri ve vekalet ücreti talepli olarak başlatılmış ve bu bedeller üzerinden rücuen tazminat isteminde bulunulmuş ise de dava dışı 3. kişinin Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurmasından sonra kendisine ödeme yapan davacı sigorta şirketi aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonunca hükmolunan vekalet ücretinden ve yargılama giderlerinden davalı sorumlu tutulamayacaktır. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2022/567 Esas 2022/594 Karar sayılı ilamı)
-Bu haliyle davacı tarafın rücuen tazminat talepli olarak başlatmış olduğu icra takibinde, takibin 5.102,01 TL değer kaybı bedeli ile ödeme tarihinden itibaren işlemiş faiz miktarı olan 130,84 - TL yönünden haklı sebebe dayandığı anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
-Buna göre davalı borçlu tarafından hasar dosyası, sigorta tahkim komisyonu kararı ve ödeme belgesi ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 5.102,01 TL asıl alacak, 130,84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.232,85 TL alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz üzerinden devamına
-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 1.046,57 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 167,75-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 3.347,65-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%49,23) göre hesap edilen 1.648,06-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 5.232,85-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddine karar verilen miktar üzerinden hesap edilen 5.396,49-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun .... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 1.560,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%49,23) göre hesap edilen 767,99-TL'sinin davalıdan, 792,01-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; davacı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!