T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/248 Esas
KARAR NO : 2024/416
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/03/2023
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın böcek ilaçlama firması olup davalı firma bünyesinde bulunan ...... ünvanlı otelde düzenli aylık olarak böcek ilaçlandırma yapmakta olduğunu, borcun dayanağı olan "haşere kontrol temizliği" hizmetli faturaların düzenli olarak gönderilmekte ve cari hesaba işlenmekte olduğunu, ancak müvekkili şirketin tüm edimlerine yerine getirmesine rağmen faturalandırılan alacak kalemlerinin ödenmemiş olduğunu, bunun üzerine önce e-mail yolu ile 04.01.2023 tarihinde bildirim yapılmış ve kalan cari bakiye 22.892,00 TL'nin ödenmesinin istenmiş olduğunu, davalı firmanın sadece 13.286.80 TL kısmı ödeme yapmış, bunun üzerine kalan bakiye 9.605,20 TL'nin e-mail olarak istenmiş, ancak davalı firmanın tüm ihtarlara rağmen borcu ödememiş olduğunu, davalı şirket aleyhine Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, ancak davalı firmanın dosya borcuna faiz ve ferilere haksız ve kötüniyetli olarak itiraz etmiş olduğunu, bunun üzerine arabuluculuğa başvurulmuş olup, anlaşma sağlanamamış olduğunu, davalı tarafın itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı tarafın borcu ödemediği gibi gönderilen ödeme emrine karşı “borcun olmadığı şeklinde ”haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz etmiş olduğunu, davalı firmanın; belli aralıklarla ödeme yaptığı bunların borçtan zaten düşüldüğü, ödenmeyen kısmı bakiye 9.605,20 TL olan takip açıldığının açıkça belirtilmiş olduğunu, asıl alacak ve faize yapılan itirazların haksız olduğunu, yine icra takibine itiraz dilekçesinde borcun asılsız oldugunu iddia etmiş olduklarını, halbuki tüm faturaların tek tek firmaya gönderilmiş ve cari hesaba işlenmiş olduğunu, şuan borç ödenmemesi sebebi ile aylık yapılan ilaçlama işleminin son bulmuş olduğunu, müvekkili şirketin söz konusu borcun ödenmesi için davalı tarafı ikaz etmiş ancak hiçbir sonuç alınamamış olduğunu, ortada ödenmesi gereken bir borç bulunduğunu, borçlunun itirazlarının haksız ve kötü niyetli olup, ileri sürdükleri beyanların gerçekle bağdaşmamakta olduğunu, alacağın aynı zamanda LİKİT bir alacak olduğunu beyanla; itirazın iptaline, icra takibinin devamına, borçlunun %20 ’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesine, yargılama giderleri ile birlikte ücreti vekaletin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığı gibi, davacı tarafça alacağını ispat eder nitelikteki hiçbir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmamış olduğunu, her ne kadar davacı taraf dava dilekçesinde müvekkili şirketin davacı tarafa borçlu olduğunu iddia etmişse de bu iddianın kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafça müvekkili şirkete herhangi bir mal ve hizmet sağlanmamış olduğunu, davacı tarafın takip konusu borcun davacı ile müvekkili şirketin anlaşması sonucu yaptığı işler karşılığında doğduğunu iddia etmiş, işbu anlaşmaya dayanak yazılı hiçbir sözleşme yahut yazılı belge sunamamakla birlikte faturanın müvekkili şirkete tebliğ edilip edilmediğini açıklamaktan da özenle imtina etmiş olduğunu, bu hususun da davacı tarafın alacak iddiasındaki kötü niyetini ve huzurdaki davadaki haksızlığını sergiler nitelikte olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği alacağa ilişkin faturaya ait irsaliye de dosyaya sunulmamış olmakla gerçeği yansıtmayan faturanın dava konusu edilerek haksız bir alacak oluşturulmaya çalışılmış olduğunu, kaldı ki davacı tarafın da takip konusu borcun hangi hizmetten kaynaklandığını, bu hizmete dair bir fatura tanzim edilip edilmediği, eğer bir fatura tanzim edilmiş ise fatura bilgilerini ve faturanın müvekkili şirkete tebliğ edilip edilmediğini açıklamaktan özenle imtina etmekte olduğunu, bu hususun da davacı tarafın alacak iddiasındaki kötü niyetini ve huzurdaki davadaki haksızlığını sergiler nitelikte olduğunu, izah edildiği üzere müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı yandan herhangi bir mal ve hizmet alınmamış olduğunu, taraflar arasında hesap mutabakatı dahi sunulmamış olduğunu, ispata muhtaç alacak için karşı tarafın tek taraflı beyanlarını kabul etmediklerini ve ispatlanamamış haksız davanın reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, her ne kadar davacı taraf dava dilekçesinde müvekkili şirketin borçlu olduğunu iddia etmişse de bu iddianın kabulünün mümkün olmadığını, bir diğer taraftan davacının cari kayıtlarında alacak bulunduğu belirtilmiş ise de alacağın gerçekte var olmayan, haksız şekilde ve tek taraflı iradeyle belirlenen tutarlar üzerinden düzenlenen faturalara dayalı olduğunu ve tahsil edilmeye çalışıldığının da aşikar olduğunu, dava dilekçesinde alacağın varlığının hangi yıl veya aya, hangi sözleşme maddesine dayalı olduğunun bildirilmediği, yapılan icra takibinde keza bu yönde herhangi bir dayanak belge sunulmadığının görülmekte olduğunu, bu yönüyle alacağın yargılama gerektirmekte olduğunun tartışmasız hale gelmişken, davacının kötü niyet tazminatının haksız olduğunu, keza davacının bu tutumunun gerçekte var olmayan borçların haksız yere müvekkilinden tahsiline çalışıldığını ispatlar nitelikte olduğunu, alacağı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı taraf takip tarihinden önce müvekkili şirketi temerrüde düşürmediğinden faiz talep etmesinin mümkün olmadığını, davacı alacaklının takip tarihi itibariyle işlemiş faiz talep edebilmesi için müvekkili şirketi icra takibinden önce temerrüde düşürmüş olması gerektiğini, ancak davacı tarafın takip tarihinden önce müvekkili şirkete karşı bir ödeme ihtarında bulunmadığı ve fatura üzerinde de herhangi bir ödeme vadesi bulunmadığı için takip talebi ile talep edilen faiz alacağının reddi gerekeceğini, takibe konu alacak likid alacak olmadığından icra inkar tazminatı talebinin hukuka uygun bir nitelik arz etmediğini beyanla; müvekkili şirketin davacı tarafa hiçbir borcu bulunmaması nedeniyle, hukuki dayanağı bulunmayan haksız davanın reddine, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle davacı aleyhine takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarındadır.
Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı takip alacaklısı şirket tarafından davalı takip borçlusu şirket aleyhine 9.605,20 TL cari hesap, 94,61 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.699,81 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı takip borçlusu şirketin vekili aracılığıyla takibe itiraz ettiği ve takibin durmuş olduğu anlaşıldı.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarının tespiti için tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 17/07/2023 günü saat 14:30'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, Mali Müşavir bilirkişi ...... 29/11/2023 tarihli raporda özetle; davacının 2020, 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin lehine delil
niteliğinin bulunduğunu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi (11.01.2023) itibariyle davacının
davalıdan 9.605,20- TL alacaklı olduğunu, davalının 2021, 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin lehine delil
niteliğinin bulunduğunu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi (11.01.2023) itibariyle davalının
davacıya 6.360,20- TL borçlu olduğunu, taraf ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede davacının ticari
defterlerine göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 9.605,20 TL
alacaklı olduğunu, davalının ticari defterlerine göre ise takip tarihi itibariyle
davalının davacıya 6.360,20 TL borçlu olduğunu, taraflar arasındaki cari farkın
9.605,20- 6.360,20 = 3.245,00 TL olduğunun tespit edilmiş olduğunu, taraflar arasındaki
cari farkın davacının 2020 yılından bakiye 3.422,00 TL alacağının davalı ticari
defterlerinde kayıtlı olmamasından, davacı yanın ticari defterlerinde
bulunan 30.08.2022 tarihli 2.360,00 TL tutarlı satış kaydının davalı ticari
defterlerinde bulunmamasından ve davalı ticari defterlerinde bulunan
01.12.2022 tarihli 590,00+ 590,00+ 590,00+767,00 =2.537,00 davacı satış
kayıtlarının davacı defterlerinde bulunmamasından kaynaklandığını, davacı yanın 2020 yılına ilişkin bazı uygulama raporlarını sunduğunu, uygulama raporlarında uygulama yapılan yerin sorumlusu kısımlarında çeşitli isim ve imzaların bulunduğunun görülmüş olduğunu, mezkur isim ve imzaların
davalı yetkililerine ait olup olmadığı hususunda takdirin mahkememize ait olmak üzere davacı yanın 2022 yılında davalı yana dava konusu hizmeti sunduğunu NETİCETEN; davacı yanın takip tarihi itibariyle davalı yandan 9.605,20 TL
alacaklı olduğunun kabulünün gerekeceğini bildirmiştir.
Dava, cari hesaba dayalı ilamsız icra takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın taraflar arasında ticari ilişki kapsamında cari hesaba konu hizmetin davalıya verilip verilmediği, cari hesap nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesine karar verilmiş olup davacı taraf defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde davacı defterlerin lehlerine delil niteliği taşıdığı, takip tarihi itibari ile davalı taraftan 9.605,20 TL alacaklı olduğu, davalı taraf defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde davalı defterlerin lehlerine delil niteliği taşıdığı, takip tarihi itibari ile davalı tarafın davacı tarafa 6.360,20 TL borçlu olduğu, davalı taraf defterlerinde yer alan kayıtların birbiri ile uyumlu olmadığı görülmüştür. Davalı taraf defterlerinin uyumlu olmaması hususu nazara alındığında davacı hesabına borç kaydedilen kayıtlar yönünden ispat yükü davalı taraf üzerindedir. Ne var ki davalı tarafından defterlerinde yer alan borç kayıtlarının dayanağı veya borcun ödendiğine ilişkin ispat edici delil sunulabilmiş değildir. Her ne kadar takip talebinde takip öncesi işlemiş faiz talebinin de yer aldığı görülmüş ise de, dosya kapsamı itibari ile davalı tarafın takip öncesi mütemerrit olduğu hususu sabit olmadığından bu talep yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın kabulü ile davalı tarafın Bakırköy ...... icra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile takibin 9.605,20 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olduğundan davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden1.921,04 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacıya tarafa verilmesine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ İLE;
1-Davalı tarafın Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 9.605,20 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 1.921,04 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken 656,13 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 476,23 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinden kabul oranı ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 3.089,42 TL'nin davalıdan 30,58 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 359,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 2.562,00 TL yargılama giderinden kabul oranı (% 99,02) ret oranı (%0,98) dikkate alınarak hesaplanan 2.536,89 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 9.605,20 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 94,61 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
9-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/04/2024
Katip ......
Hakim .
MADDİ HATA DÜZELTME KARARIDIR
Mahkememizin ...... Esas, ...... Karar sayılı ilamının son paragrafında sehven "Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı."... şeklinde yazılmış olduğu anlaşılmakla;
Söz konusu hatanın maddi hata olup, HMK 304 maddesi kapsamında düzeltilmesi gerektiği anlaşılmakla;
Mahkememizin ..... Esas, ..... Karar sayılı ilamında hükmün son paragrafının "...Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, İstinaf yasa yolu yargısal miktar sınırının altında kalmakla kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı...." şeklinde düzeltilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.
Katip ...... Hakim ......
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!