T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/230 Esas
KARAR NO : 2024/160
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ : 09/03/2023
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ : 24/04/2023
KARAR TARİHİ : 21/02/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/02/2024
ASIL DAVA; Davacılar vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; müvekkillerin babası ....’ın 31.12.1997 yılında .... Nakliye Gıda Teks. San. Tic. Ltd. Şti'yi kurduğunu, şirketin müdürlüğünü 18.11.2021 tarihine kadar sürdürdüğünü, akabinde davalı şirket hisseleri oranında mirasçılar adına intikal ettirildiğini, müteveffanın vefatından itibaren taraflar arasında herhangi bir uyum ortamı teşkil edilemediğini, ortakların şirketin faaliyetleri hakkında bilgi sahibi olmadığını, şirketin varlığının sürdürülmesi adına herhangi bir adım atılamadığını, şahsi malvarlıklarının ortaklığının giderilmesi amacıyla Küçükçekmece .... Sulh Hukuk Mahkemesinin .... E sayılı davayı açtıklarını, şirket ortaklarının bir araya gelerek şirketin devam ettirmesi mümkün olmadığı gibi taraflar arasında da ciddi derecede güvensizlik söz konusu olduğunu belirterek şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı şirket kayyımı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Şirket genel kurul kararı ile şirketin fesih ve tasfiyesinin görüşülmesi için davacıların genel kurulda karar alması ve TTK m.636/1-b) bendine göre fesih ve tasfiye sürecini yürütmesi mümkün iken, tüm ortakların talebi de aynı yönde olmakla; işbu davanın ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, genel kurul toplantısı ve iradi tasfiye kararı alınması için yasal süreç işletilmesi ve karar alınamaması bakımından usul ekonomisi de gözetilerek, şirketin fesih ve tasfiyesine mahkemece de karar verilebileceğini, mevcut dosya kapsamına göre davacıların %100 şirket sermayesini temsil ettikleri de gözetilerek davanın kabulü ile şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilebileceğini, temsil kayyımı sıfatı ile talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA; Davacılar vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... davalı şirket olan .... Nakliye Gıda Teks. San. Tic. Ltd. Şti' yi kurduğunu, davacı .... ' in eşi diğer davacılar ..... ' in çocukları olduğunu, ..... vefat ettikten sonra şirket hisseleri oranında davacılara ve diğer dava dışı mirasçılara intikal ettiğini, şirketin devamının mümkün olmadığından haklı nedenlerin varlığından dolayı .... Nakliye Gıda Teks. San. Tic. Ltd. Şti. nin feshine, yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı şirket kayyımı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Şirket genel kurul kararı ile şirketin fesih ve tasfiyesinin görüşülmesi için davacıların genel kurulda karar alması ve TTK m.636/1-b) bendine göre fesih ve tasfiye sürecini yürütmesi mümkün iken, tüm ortakların talebi de aynı yönde olmakla; işbu davanın ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, genel kurul toplantısı ve iradi tasfiye kararı alınması için yasal süreç işletilmesi ve karar alınamaması bakımından usul ekonomisi de gözetilerek, şirketin fesih ve tasfiyesine mahkemece de karar verilebileceğini, mevcut dosya kapsamına göre davacıların %100 şirket sermayesini temsil ettikleri de gözetilerek davanın kabulü ile şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilebileceğini, temsil kayyımı sıfatı ile talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Asıl ve Birleşen Dava, TTK 636/3 gereğince limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın limited şirketin fesih ve tasfiyesini gerektirir haklı sebep olgusunun bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Dosyanın 2 kişilik bilirkişi heyetine tevdii ile davalı şirketin fesih koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında bilirkişi raporu tanziminin istenmesine karar verilmiş olup; Bilirkişi Yeminli Mali Müşavir .... ve Prof. Dr. .... 'nın 27/11/2023 tarihli raporunda özetle; Davalı şirketin ticari defterlerinin heyet ibraz edilemediği, mali incelemelerin Halkalı Vergi Dairesince dava dosyasına sunulan beyanname ve mali veriler üzerinden gerçekleştiği, davalı şirketin ticari kayıtlarının 27.11.2023 tarihi itibariyle hem İstanbul Ticaret Odası'nın web portalı, hem de Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin web portalı üzerinden kontrol edildiğini, en son tescil işleminin, dava dosyasında da yer alan 13.04.2021 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin .... sayılı nüshasında yayımlanan hisse devri ve müdür seçimine ilişkin karar olduğunu, anılan karar ile 11.01.2023 tarihine kadar ... ve ... şirket müdürleri olarak müşterek imzaları ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığını, şirket müdürleri ... ve ...'nın bu görevlerinin 11.01.2023 tarihinde sona erdiğini, mevcut durumda davalı şirketi temsile yetkili müdür/müdürlerinin bulunmadığını, şirket sermayesinin 20.000,00 TL olduğunu, Halkalı Vergi Dairesince dava dosyasına sunulan 2021 yılı kurumlar vergisi beyanname ekinde yer alan bilançodan şirket sermayesinin tamamının ödendiğinin görüldüğünü, Mahkemenin talebi üzerine, ..... Polis Merkezi Amirliği'nce dava dosyasına sunulan araştırma tutanağında ; “.... Mah. .... Cad. No 19/A Küçükçekmece/İstanbul adresinde kepenklerinin kapalı olduğu, tabelasının olmadığı, çevreden yapılan araştırmada adreste herhangi bir işyerinin faaliyet göstermediği....” belirtilmek suretiyle davalı şirketin gayri faal olduğu tespit edildiğini, ayrıca heyet üyesi mali bilirkişi tarafından da 24.11.2023 tarihinde davalı şirketin merkez adresi olan ... Mah. ... Cad. No 19/A Küçükçekmece/İstanbul adresine gidilerek, işyerinin kapalı olduğunü, gayri faal durumda olduğunu, fotoğraflanmak ve kepenklerin kırık camlarından iç kısma ait görüntü alınmak suretiyle de tespit edildiğini, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 takvim yıllarında Öz Kaynak tutarlarının negatif olduğunu, davalı şirketin bütün yıllarda borca batık olduğunu, sermayesinin tamamını kaybettiğini, bilanço aktiflerinin sabit kıymetler bakımından incelenmesinde ise; aktifte herhangi bir makine, teçhizat, taşınmaz, araç, demirbaş gibi sabit kıymetlerin bulunmadığını, davalı şirketin 2019 yılından beri faaliyetsiz kaldığını, borca batıklık ve sermaye kaybının uzun yıllardan beri devam ettiğini, mirasçıların bugüne kadar şirket faaliyetleriyle ilgilenmediklerini, kaldı ki ortada somut olarak bir şirketin varlığından söz edilemeyeceğini, dolayısıyla mali ve ticari açıdan değerlendirildiğinde nihai kararın Mahkemeye ait olmak üzere, şirketin feshinin uygun olacağını, davalı şirketin TTK m. 531 uyarınca haklı sebeple feshedilebileceği hakkında görüş sunmuşlardır.
TTK'nun 636/3 maddesi "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir" şeklinde düzenlenmiştir. TTK'nun 636.maddesinde nelerin haklı sebep sayılacağı gösterilmemiştir. Şahıs şirketlerinde olduğu gibi limited şirketlerde de ortakların aynı amacı gerçekleştirmek üzere müşterek gayret ve birbirlerine karşı güven ilişkisi içerisinde olmaları şirketin devamı için zorunludur. Şirketlerde bu unsurların zedelenmesi, şirketin devamını ve kuruluş amacının gerçekleşmesini imkansız hale getirebilir. Şirketin feshini gerektiren haklı sebebin, somut olması gerekmekte olup gelecekte meydana gelmesi mümkün uyuşmazlıklar veya zarar endişesi gibi nedenlerle şirketin feshi talep edilemez. Haklı sebebin ekonomik sebep olması şart olmayıp, malvarlıksal olmayan pay sahipliği haklarının ihlali de haklı sebep oluşturabilir.
Somut olayda, davalı şirketin kapalı ve gayrifaal durumda olduğu, 2017. 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarında davalı şirketin borca batık durumda olup sermayesinin tamamını yitirdiği, şirketin somut olarak varlığından sözedilmesi imkanının bulunmadığı, davalı şirket ortaklarının asıl ve birleşen dosya davacısı olarak yer almakta olup ortakların tamamının şirketin fesih ve tasfiyesini talep ettiği hususu nazara alınarak asıl ve birleşen davanın kabulü ile şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Asıl dava ve Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı DAVANIN KABULÜNE,
1-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün .... sicil numarasında kayıtlı ...’nin FESİH VE TASFİYESİNE,
2-Şirketin tasfiye işlemlerini yapmak üzere .... ’nun tasfiye memuru olarak atanmasına,
3-Tasfiye memuru için şirketin mali durumu ve yapılacak işin niteliğine göre arttırılıp eksiltilmek üzere 20.000 TL ücret takdirine, ücretin ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik asıl ve birleşen dosya davacı taraflarınca karşılanmasına,
4-Şirketin feshi ve tasfiyesine ilişkin mahkememiz kararının kesinleşmesine müteakip tasfiye memurunun görevinin kendisine tebliğine,
5-Tasfiye masrafları olarak belirlenen 15.000 TL’nin ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik asıl ve birleşen dosya davacı taraflarınca karşılanmasına,
6-Tasfiye memuru ücretinin ve tasfiye masraflarının, tasfiye memuru tarafından tasfiye giderlerine eklenmesine,
7-Kararın kesinleşmesinden sonra, Ticaret Sicilinde tescil ve ilanına, tescil ve ilan masraflarının ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik asıl ve birleşen dosya davacı taraflarınca karşılanmasına,
8-Asıl davada alınması gereken 427,60 TL'nin peşin yatırılan 179,90 TL'den tenzili sonucu eksik bakiye 247,70 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
9-Birleşen davada alınması gereken 427,60 TL'nin peşin yatırılan 179,90 TL'den tenzili sonucu eksik bakiye 247,70 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
10-Asıl davada davacılar tarafından yapılan ilk yargılama harç gideri olan 359,80-TL, davetiye, müzekkere ve bilirkişi-kayyım gideri 19.143,50-TL olmak üzere toplam 19.503,30 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Birleşen davada davacılar tarafından yapılan ilk yargılama harç gideri olan 359,80-TL, davetiye, müzekkere ve bilirkişi-kayyım gideri 8.386,25-TL olmak üzere toplam 8.746,05 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
12-Asıl davada davacılar kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
13-Birleşen davada davacılar kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
14-Asıl ve birleşen davada davacılar tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.21/02/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!