WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

BAKIRKÖY 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/198 Esas
KARAR NO : 2024/92

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 01/03/2023
KARAR TARİHİ : 01/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 01/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan dosya incelemesi neticesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin, 05.02.2013 tarihinde, ... Mahallesi, ... Sk. No:... .../İstanbul adresindeki mahalde, ikametinin önünde bulunan aracının yanına gittiğini ve sürgülü kapısını açtığı esnada davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ... kamyonunun, müvekkilini tekerleğin altına almış, 3-5 metre sürüklemiş ve yaşam fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek şekilde yaralanmasına neden olduğunu, müvekkilinin şikayetçi olması ile Küçükçekmece .... Sulh Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile dava açılmış ve davalı ... hakkında ceza kararı verilmiş ve kararın kesinleşmiş olduğunu, müvekkilinin kazada ağır yaralanmış ve bir dizi ameliyat olmuş olduğunu, yürüme fonksiyonunu ağır aksak sürdürebilen müvekkilinin bacağında ağır şekilde ileri derecede sabit izler ve ciddi bir şekil bozukluğu kalmış olduğunu, müvekkilinin, aylarca bacağı alçılı şekilde hayatını sürdürmüş, ağır acılar çekmiş ve tedavinin sonucunda dahi bir kaç saat ayakta kalması halinde iki katına kadar şişen, su toplayan bir bacakla kalakalmış, ağır aksak bir yürüyüş ve ciddi şekilde sabit eser ve şekil bozukluğu ile hayatı alt üst olmuş olduğunu, müvekkili, kazanın olduğu dönemden bir kaç ay önce işten ayrıldığı için zorunlu ameliyat giderleri SGK tarafından karşılanmış, ancak diğer harcamalarını kendisi yapmak zorunda kalmış olduğunu, müvekkilinin bacağı trafik kazası nedeni ile ağır şekilde yaralanmış ve bir dizi ameliyattan sonra bile bacağında ciddi şekil bozukluğu kalmış olduğunu, ameliyatlar nedeniyle uzun süre ağrılı ve acılı bir sürece girmiş, yakınlarının aylarca süren desteğine muhtaç hale gelmiş ve işsiz kalmış olduğunu, yaralanma nedeni ile müvekkilinin aradan geçen tüm bu süre zarfında ve hala aksak vaziyette yürümekte olduğunu, aradan geçen bunca süre içerisinde müvekkilinin, başvurduğu tüm hastanelerde tedavi, ameliyat ve ameliyat sonrası bakım giderleri için çok yüksek bedeller istendiğinden ve bunu karşılayabilecek maddi imkanı olmadığından ameliyat olamamış, tedavisini sürdürememiş olduğunu, kaza sonrası ameliyatlardan sonra müvekkilinin hayatını idame ettirebilmek için işe başlamış ancak o gün bugündür iki saatten fazla ayakta kaldığında bacağında ciddi boyutta şişlikler ve diz başta olmak üzere bacakta su toplamaları meydana gelmiş olduğunu, bu durumu gören işverenler tarafından deneme süresi içerisinde defalarca işten çıkarılmış, hali hazırda hala müvekkilin 2 saatten fazla ayakta durması halinde bacakta ciddi şişlikler oluştuğunu, su toplamakta ve müvekkilinin günün geri kalanında ayakta çalışamamakta ve bu durumun işverenlerce işten çıkarma sebebi olarak gösterilerek müvekkilinin işine son verilmekte olduğunu, müvekkili devamlı olarak oturabileceği bir iş bulsa bile işe gidip gelirken yolda ayakta kaldığında aynı problemleri yaşamakta ve bu durumun çalışmasına mani olduğunu, müvekkilinin hayatını idame ettirebilmek için çalışmak zorunda ancak kaza sebebiyle bacağında oluşan hasarın buna izin vermediğini, bu şartlar altında dahi hayatını devam ettirebilmek için çalışmak zorunda olan müvekkilinin tüm bu şişliklere ve su toplamasına rağmen çalışmaya çalışmakta ve akşam eve kendisini iki katına kadar şişen bir bacakla atmak zorunda kaldığını, müvekkilinin söz konusu bacağında kaza tarihinden bu yana herhangi bir his bulunmadığını ve bu durumun da hayatını ciddi şekilde etkilediğini, müvekkilinin on yıldır psikolojik olarak da alt üst olmuş durumda olduğunu, bacağındaki sabit eser ve ciddi şekil bozukluğu ile her gün yüzleştiği bir travma yaşamakta olduğunu, müvekkilinin hem fiziksel hem de ruhsal olarak ameliyat olmak ve tedavi olmak zorunda olduğunu, ancak mümkün olan çalışma hayatındaki kazancı da asgari ücret olup, bu şartlar altında ameliyatını ve tedavisini karşılayabilmesinin mümkün dahi olmadığını, davalılardan ...'in müvekkiline sevk ve idaresindeki araç ile çarpmış olup, söz konusu aracın davalılardan ... ve Tic. A.Ş.'nin aracı olduğunu, ... Sigorta A.Ş. tarafından ... numaralı poliçe ile KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davaya belirsiz alacak davası olarak ikame ettiklerini beyanla; müvekkilinin trafik kazasından kaynaklı bacağındaki şişme, hissizlik ve su toplama sebebiyle tedavisine yönelik ameliyat, bacağındaki sabit eser, ciddi şekil bozukluğuna yönelik estetik operasyon ile ameliyat sonrası bakım ve tedavi giderlerinin tespit edilerek davalılar tarafından taraflarına ödenmesine, dava tarihinden itibaren en yüksek reeskont ticari faize hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .... Sigorta A.Ş. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazanın 05.02.2013 tarihinde meydana gelmiş olup dava konusu kaza sebebiyle uğranıldığı iddia edilen zararın tazmin talebinin zamanaşımına uğramış olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle meydana gelen zararın tazmini amacıyla talep edilen maddi tazminatlar bakımından müvekkili şirket tarafından davacı ... sulh olunarak 20.01.2015 tarihli sulh protokolü imzalanmış, akabinde davacı vekili tarafından sulh ve feragat beyanı sunularak söz konusu sulh protokolünün içeriğinin aynen kabul edilmiş olduğunu, bu sebeple her halde yeniden talep edilmekte olan maddi tazminat alacaklarına yönelik davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasında geçerli bir sulh protokolü bulunmakta olup davacı vekilinin söz konusu protokolde yer alan sulh, ibra ve feragat beyanlarına ilişkin her hangi bir irade sakatlığı beyanı olmadığından ve tüm maddi tazminat kalemleri yönünden anlaşıldığından davacı tarafın maddi tazminat talep etmesinin mümkün olmadığını, bu kapsamda sulh protokolü uyarınca taraflar arasında imzalanan 20.01.2015 tarihli İbraname, Makbuz ve Feragatname belgesi uyarınca DAVANIN REDDİNE karar verilmesi gerektiğini, öte yandan sulh protokolü uyarınca talep edilen maddi tazminat kalemlerinin tümü bakımından uyuşmazlık sona ermiş olduğundan, müteselsil borçluluk hükümleri uyarınca müvekkili şirket dahil tüm davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, sulh protokolünde 05.02.2013 tarihinde ... plakalı aracın karışmış olduğu kaza nedeniyle...'in uğramış olduğu tüm maddi tazminat talepleri yönünden anlaşmaya varılmış olduğundan, uyuşmazlık konusu maddi tazminat taleplerinin tümü yönünden davacının talep hakkının sona ermiş durumda olduğunu, nitekim sulhün maddi hukuktaki etkisinin borcu, usul hukukundaki etkisinin ise davayı sona erdirmek olduğunu, öte yandan diğer davalıların alacaklıya karşı müteselsil olarak borçlu bulunduklarına ilişkin duraksama bulunmadığını, müteselsil borçlulukta alacaklı ile borçlulardan birinin sulh sözleşmesi yapması halinde, akdedilen sulh alacaklıyı tam olarak tatmin ediyorsa bundan bütün borçluların yararlanabileceğini, bu noktada Yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca esas alınması kriter alacaklının teklif edilen tutar ile borcun tamamı yönünden uyuşmazlığın sona erip ermediği yönündeki iradesi olduğunu, taraflar arasında imzalanan Sulh Protokolü incelendiğinde ise açıkça davacı vekilinin hiçbir maddi tazminat hakkını saklı tutmadığının, tüm maddi tazminat tutarları yönünden ve tüm davalılar yönünden borcun sona ereceğinin kabul edildiğinin anlaşılmakta olduğunu, öte yandan sulh ile uyuşmazlık konusu maddi tazminat taleplerinin tümü bakımından borç sona erdiğinden, maddi tazminat talebinin ıslah yolu ile artırımının da mümkün olmayacağını, tedavi gideri nedeniyle doğan zararlara ilişkin maddi tazminat talebi sigorta poliçesi teminatı dışında olup müvekkili şirketin bu talep nedeniyle sorumluluğu bulunmadığını, tedavi giderlerinden sayılan geçici iş göremezliğe ve geçici bakıcı giderlerine ilişkin taleplerin tedavi giderleri altında Trafik Sigortası kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumluluğunda olduğunu, müvekkili şirketin 6111 Sayılı Kanun’un belirlediği primleri SGK’ ya ödeyerek sorumluluktan muaf tutulmuş olduğunu, tedavi giderleri kapsamında, sigorta şirketinin, motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan sorumluluğunun zorunlu olarak sigorta teminatına bağlanması nedeniyle yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğünün, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunduğunu, açıklanan nedenlerle, tedavi giderlerinden sayılan geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri nedeniyle uğranılan zarara ilişkin talep hususunda müvekkili sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğu bulunmayıp, davanın reddi gerektiğini, her durumda müvekkili şirketin, sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğunu, müvekkili şirket tarafından kazaya karışan araca ilişkin Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi düzenlenmiş olmasının tek başına poliçede yer alan teminat tutarının tamamının müvekkili şirket tarafından ödeneceği anlamını taşımadığını, öncelikle davacı tarafından müvekkili şirket sigortalısı ... plakalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığının ispatı gerektiğini, öte yandan dava konusu kazanın hangi sebeple meydana geldiğinin her durumda araştırılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle, davaya konu olan kazanın meydana gelmesinde etkili olan tüm unsurların irdelenerek ve çelişkilerin giderilerek kusur durumunun belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nce bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesini talep ediyor olduklarını, öte yandan dava konusu kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kaza meydana geldiği esnada alkollü içki ve uyuşturucu madde etkisi altında olup olmadığının, geçerli sürücü belgesinin bulunup bulunmadığının müvekkili şirketin araç sürücüsüne/işletenine rücu hakkı bulunması sebebiyle tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla mahkememiz vasıtasıyla araştırılmasına karar verilmesini talep ediyor olduklarını, her durumda, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede belirtilen limit ile sınırlı olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle birden fazla kişinin zarar görmüş olması halinde teminatın paylaştırılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava konusu tazminatın “DAVA TARİHİNDEN İTİBAREN” işleyecek “YASAL FAİZ” ile birlikte talep edilebilecek olduğunu beyanla; tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla, zaman aşımı nedeni ile davanın reddine, taraflar arasında imzalanan 20.01.2015 tarihli sulh protokolü ve davacı vekilinin 16.02.2015 tarihli sulh beyanı uyarınca uyarınca dava konusu tüm maddi tazminat talepleri yönünden ve tüm davalılar yönünden davanın reddine, her halükarda; davacı tarafça talep edilen tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminat talepleri poliçe teminatı kapsamında olmadığından davanın reddine, mahkememiz aksi kanaatte ise; kusur durumunun belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesine, davacının maluliyetinin “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği”ne göre belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu’na gönderilmesine, mahkememiz tarafından kusur ve maluliyetin tespitinin ardından aktüeryal hesaplamanın Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen aktüerler tarafından yerine getirilmesine, ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu’na müzekkere yazılmak suretiyle dava konusu kaza nedeniyle davacıya ödenen - bağlanan rücuya tabi gelirin peşin sermaye değerinin bulunup bulunmadığı ve var ise tutarının sorulmasına, mahkememizce herhangi bir tazminata hükmedilmesi durumunda tazminat tutarına uygulanacak faiz tür ve başlangıç tarihinde dilekçelerinde belirtilen hususların dikkate alınmasına, davaya yönelik tüm beyanları dikkate alınmak suretiyle şartların varlığı halinde sigortalı araç sürücüsü ve işletenine rücu hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ....A.Ş. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazanın 05.02.2013 tarihinde gerçekleşmiş olup bu nedenle davacı tarafın tüm taleplerinin zamanaşımına uğramakta olduğunu, işbu sebeple davaya konu talebin zamanaşımı sebebiyle de usulden reddini talep ediyor olduklarını, davacının belirsiz alacak davası açma hakkı bulunmadığını, davacının, dava dilekçesi ile iddia ettiği zararını belirleyebilecek durumda olduğunu, iş bu sebeple belirsiz alacak davası açma imkanı bulunmadığını, davacının davasının öncelikli olarak usul yönünden reddi gerektiğini, dava konusu kazanın davacının ağır kusur teşkil eden hareketleri neticesinde meydana gelmiş olduğunu, meydana gelen kazada müvekkili şirkete atfı kabil herhangi bir kusur bulunmadığını, davacı ...'in yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasının asli sebebi kendisi olup, tamamen tedbirsiz ve dikkatsiz hareketleri neticesinde cismani zarar meydana gelmiş olduğunu, olay günü müvekkili şirketin işletmekte olduğu ... plaka sayılı kamyon ile ... Sokaktaki inşaata hazır beton pompası götürmekte olan davalı sürücünün, yolun sağ tarafına park etmiş aracın yanından geçtiği esnada, davacının da aracından inmiş ve kamyonun sağ arkasındaki pompanın basamağına yani merdivenine çarparak basamak ile kendi aracı arasında sıkışmasıyla dava konusu kazanın meydana gelmiş olduğunu, davacı taraf aracından aniden indiği için davalı sürücünün bunu önceden tahmin etmesinin ve buna göre tedbir almasının imkansız olduğunu, zira ... araçtan eşyalarını alırken dikkatli davranmış olsa idi, müvekkili şirkete ait beton mikserini görmüş olacak ve söz konusu kazanın meydana gelmeyecek olduğunu, kaldı ki söz konusu olayla ilgili Küçükçekmece ... Sulh Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına sunulu bilirkişi raporunda; "...Sanık sürücü ... in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/d maddesinde belirtilen kurallara aykırı dikkatsiz ve tedbirsiz araç sevk ve idare ettiği olayda tali kusurlu olduğu Müşteki yaya ...'in 68/c maddesinde belirtilen kurallara aykırı hareket ederek yaya kusurlarından "taşıt yolu üzerinde bulunmak" kusurunu işleyerek olayda ASLİ KUSURLU olduğu görüşünde olduğu..." şeklinde, Küçükçekmece .... Sulh Ceza Mahkemesi'nin ... Esas, ... K. Sayılı, 15.05.2014 tarihli gerekçeli kararında ise; "...müşteki mağdurun da kaplama üzerinde araçların hareket halinde olduğunu dikkate alarak yeterli ve gerekli kontrolü yaptıktan sonra park halindeki araçtan eşya alması gerekir iken buna uygun tedbir almadığı, olayda dikkatsiz ve özensiz davranmakla kusurlu olduğu..." şeklinde tespitte bulunulmuş olduğunu, söz konusu olayda kusur tamamen davacı ... ait olup, davacının tedbirsiz, ihmalkar ve dikkatsiz davranışları nedeni ile hasara sebebiyet vermiş olduğunu, olayda müvekkili şirkete izafe edilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, müvekkili şirketin bu kazanın olmaması için her türlü önlemi almış, araçların bakımını yapmış, aracını kullanan şoförü titizlikle seçmiş, ancak müvekkili şirket tarafından her türlü önlem alınmasına rağmen söz konusu kaza meydana gelmiş olduğunu, davaya konu olayda kaçınılmazlık durumu mevcut olduğunu, müvekkili şirket'in bu yönü ile de sorumluluğu bulunmadığını, davacı ...'in ameliyat sonrası bakım ve tedavi giderleri taleplerinin hukuki bir temeli bulunmadığı gibi belgelendirilmeyen masrafların müvekkili şirketten talep edilme olanağı da bulunmadığını, dava ve iddiaları kabul ettikleri anlamına gelmemek kaydı ile davacının ameliyat, ameliyat sonrası bakım ve tedavi giderlerinin ödenmesi talebinde bulunabilmesi için öncelikle talebine dayanak olan masraflarını kalem kalem belirtmesi ve belgelendirmesi gerektiğini, ancak dava dosyasında davacının taleplerine konu herhangi bir belgeye rastlanmadığını, ayrıca davacı lehine SGK tarafından bağlanan herhangi bir gelir varsa veya davacıya sigorta şirketi, trafik sigortası ve SGK tarafından ödenen başkaca bir bedel varsa bunların ne kadar olduğunun belirlenmesi ve bu ödenen tutarların da dikkate alınması gerektiğini, davacının davaya konu taleplerinin sigorta poliçesi kapsamında sigorta şirketi tarafından tazmininin gerekeceğini, davanın Sosyal Güvenlik Kurumuna ve ... Sigorta A.Ş.'ye ihbarını talep ediyor olduklarını, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydı ile en yüksek reeskont ticari faiz talep edilemeyeceğini, davaya konu trafik kazasına ilişkin olarak taraflar arasında görülmekte olan Küçükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. (... e.) sayılı dosyası mevcut olduğunu, davacı ... tarafından aleyhlerine, davaya konu trafik kazasına ilişkin olarak 50.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminat talepli olarak Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava ikame edilmiş olduğunu, bu davada verilen kararın temyiz edilmiş ve yerel mahkemece kararın bozulmuş olduğunu, bozma sonrası davanın Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sırasına kaydı yapıldığını, iş bu dosyada Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verildiğini, davacının işbu mahkeme dosyasını kesinleştirmesi ve akabinde ise talepte bulunarak dosyanın görevli Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep etmesi gerekirken huzurda görülmekte olan dava dosyası ile aynı trafik kazasına ilişkin tedavi giderlerini, tamamen ayrı bir dava dosyası ile talep etmesinin taraflarınca anlaşılamamış olduğunu beyanla; zamanaşımına uğrayan talepler sebebiyle davanın reddine, davanın Sosyal Güvenlik Kurumu'na ihbarına, davanın ... Sigorta A.Ş.'ye (Yeni Unvan: ... Sigorta A.Ş.) ihbarına, haksız davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...e usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasına bağlı olarak yaralanan davacının kaza sebebi ile oluşan bakım ve tedavi gideri istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalılar axa ve boğaziçi beton yönünden davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davalı sigorta şirketi ile davacının sulh olup olmadığı, sulhün davacının işbu davaya konu taleplerinin kapsayıp kapsamayacağı, davalı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödeme haricinde sorumluluğu kalıp kalmadığı, meydana gelen kaza nedeni ile tarafların kusur durumları ve sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, davacının talep edebileceği bakım ve tedavi giderinin tespiti ile davalılardan tahsilinin gerekip gerekmeyeceği hususlarındadır.
Dosyaya UYAP üzerinden celp edilen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasının incelenmesinde dosyanın Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasında verilen görevsizlik kararı üzerine tevzii olunduğu, taraflarının Mahkememiz dosyasının tarafları ile aynı olduğu ve taleplerin aynı trafik kazasından kaynaklığı görülmüştür.
Mahkememizin işbu dava dosyası ile Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, maddi olayın ve kusur durumunun tespiti açısından birleşmenin gerekli olduğu, davacı vekilinin birleştirme talebinin bulunduğu anlaşılmakla; usul ekonomisi ilkesi de dikkate alınarak mahkememiz dosyasının Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Mahkememiz dosyası ile Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunmakla HMK'nın 166/1 maddesi uyarınca davaların BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Yargılamanın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası dosyası üzerinden yürütülmesine,
3-Esasın bu şekilde kapatılmasına,
4-Yargılama gideri, harç, vekalet ücreti vs. hususların birleşen dosyada ele alınmasına,
Dair, tarafların yokluğunda birleştirme kararının nihai hükümle birlikte İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 01/02/2024

Katip ...
¸

Hakim ...
¸