T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/799
KARAR NO : 2024/353
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/09/2022
KARAR TARİHİ : 03/04/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/04/2024
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 04/11/2021 tarihli sözleşme gereğince edimlerin müvekkili tarafından eksiksiz olarak yerine getirildiğini, bu durumun yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile tespit edileceğini, yapılan işin karşılığında 574.896,00 TL ve 561.680,00 TL’lik faturaların kesilerek davalıya tebliğ edildiğini, davalının faturaları defterlerine işlediğini, buna rağmen vadesinde borcunu ödemediğini, yasal süresinden çok sonra ve kötüniyetli olarak 20/05/2022 tarihli iade faturaları tanzim ettiğini, iade faturalarının müvekkili tarafından iade edildiğini, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu ve cari hesap ilişkisine göre müvekkilinin davalıdan 836.576,00 TL alacaklı olduğunu, alacağın tahsili için Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün .... esasına kayıtlı olarak icra takibi başlattıklarını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin adresinin Kadıköy olduğunu, dava ve icra takiplerinde Anadolu icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiklerini, eldeki dava açısından da mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, davacının müvekkilinden alacaklı olmadığını, müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, taraflar arasında malzeme ve işçiliği kapsayacak şekilde sözleşme yapıldığını, işin teslim süresinin 31/12/2021 olduğunu, sözleşmenin 7.maddesi ile yükleniciden kaynaklanan tüm gecikmelerin işverenin teslim tarihini de etkilemesi nedeniyle geç teslimden kaynaklanan gecikme cezasından doğan kira bedelinin yükleniciye rücu edileceğinin belirlendiğini, müvekkilinin sözleşme gereğince edimlerini yerine getirip ödemelerini yaptığını, davacı tarafın teslim tarihinde işe teslim etmediğini, 30/04/2022 tarihinde ise eksik ve ayıplı olarak işi bıraktığını, iş alanını terkettiğini, işin tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğine ilişkin kabul tutanağının da bulunmadığını, sözleşme süresini aşan gecikme nedeniyle müvekkili tarafından 4 ay boyunca iskele kirası ödemek zorunda kaldıklarını, farklı firmalarla anlaşma yapılarak fahiş fiyatlarla ürün ve hizmet satın aldıklarını, davacı tarafından kesilen faturalara konu malların müvekkiline teslim edilmediğini, fatura tanzim edilmesinin davacının alacaklı olduğunu ispata elverişli olmadığını, faturaların gönderildiğinin farkedilmeyerek süresinden sonra iade edildiğini, sözleşmenin 4.maddesi gereğince para borcunun karşılıklı mutabakat sonucunda ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davacı tarafın bu hususa ilişkin delil ve belge ibraz etmediğini, davacı tarafın faturaya konu mal ve hizmetlerin ifa edildiği iddiasını müvekkili tarafından haricen tamamlattırılan iş ve işlemlerin yapıldığı alanda yapılacak keşifle ispatlanmasının mümkün olmadığını, keşif talebini kabul etmediklerini belirterek davanın reddine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP;Davacı vekili mahkememize ibraz ettiği cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalının yetki itirazının yerinde olmadığını, davanın konusu para alacağı olup müvekkilinin adresi itibariyle yargı çevresinde davanın açıldığını, davalının müvekkilinden alacaklı olduğu iddiası ile eksik iş yapıldığı iddiasını kabul etmediklerini, müvekkilinin sözleşme gereğince tüm edimlerini eksiksiz ifa ettiğini, faturaların süresinden sonra farkedilerek iade faturası kesildiği iddiasını kabul etmediklerini, davalının 3.şahıslar tarafından ödeme yapıldığı iddiasının bulunduğunu, taraflar tacir olmakla birlikte ödemelerin dava konusu faturalara ilişkin olduğuna dair delil bulunmadığını, faturalara ilişkin olarak davalı şirket tarafından müvekkiline yapılmış bir ödeme bulunmadığını, davalının delil olarak sunduğu makbuzların müvekkili tarafından doldurulmadığını, müvekkili tarafından davalıya kesilen ve tebliğ edilen faturalardaki malın kendilerine teslim edilmediği ve bu nedenle faturaların muaccel olmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, işin başkasına yaptırıldığına ilişkin delil ve belge sunulmadığını belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.
İKİNCİ CEVAP;Davalı vekili mahkememize ibraz ettiği ikinci cevap dilekçesinde özetle; eser sözleşmelerinde eserin teslim edildiğinin ispat külfetinin yükleniciye ait olduğunu, davacı tarafın işi süresinde ve eksiksiz teslim ettiğine ilişkin teslim tutanağı, mutabakat metni ve delil sunmadığını, banka dekontları, iskele kirasına ilişkin hakkediş listesi ve tanık beyanları ile sabit olacağı üzere davacının hem işi teslim etmediğini, hem de işi eksik ve yarım bırakarak iş alanını terkettiğini, bu halde davacının ücrete hak kazanmasının mümkün olmadığını, icra takibine konu edilen faturaların iade edildiğini, davacı tarafın sözleşme konusu iş nedeniyle müvekkili şirketin yetkililerine mesaj atmak suretiyle talep etmesi akabinde gönderilen ödemeleri kabul etmediği beyanının davacının kötüniyetini ve haksız kazanç ede etme amacını ortaya koyduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, ilamsız icra takibine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkin olup, taraflar arasında 04/11/2011 tarihli eser sözleşmesi imzalandığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın icra dairesi ve mahkememizin yetkili olup olmadığı, eser sözleşmesi gereğince tarafların edimlerini ifa edip etmediği, davacının sözleşme ile üstlendiği edimlerin ifasını tam ve süresinde ifa edip etmediği, davalı tarafça ödemelerin yapılıp yapılmadığı, davalı tarafça yapılan ödeme miktarı ve ödenmemiş tutar olup olmadığı, icra takibine itirazın iptal edilip edilmeyeceği, icra inkar tazminatına hükmedilip edilmeyeceği hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 836.576,00 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı takip borçlusunun vekili aracılığıyla takibe itiraz ettiği ve takibin durmuş olduğu anlaşıldı.
Uyuşmazlık konularına ilişkin olarak tarafların karşılıklı iddiaları, ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 27/02/2023 günü, saat 15.00'de Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, Bilirkişi SMMM ..., İnşaat Mühendisi .... ve Doç. Dr. Öğretin Üyesi ...... 'ın 23/04/2023 tarihli kök raporunda özetle; Mali incelemeler neticesinde; davacı ticari defterlerinde davalıya toplam 2 adet 1.136.576,00-TL'lik fatura kesildiğini, davalıdan toplam 3 adet çekle 300.000,00-TL tahsilat yapıldığı ve icra takip tarihinde davacının davalıdan 836.576,00-TL alacaklı gözüktüğünü, davalı ticari defterlerinde, davacının 2 adet 1.136.576,00-TL'lik faturasının kabul edilerek ticari defterlere işlendiğini, akabinde işbu faturaların davacıya birebir iade faturaları ile iade edildiğini, icra takip tarihinde davalı ticari defterlerinde davacının cari hesabının -0- olduğunu, ancak, davalı tarafından davacıya takip öncesinde 300.000,00-TL'lik çekle ödeme yapıldığını (ihtilafsız), bu ödemeleri dava tarihinden sonra ticari defter kayıtlarına aldığını, yine icra takip tarihi öncesinde davalı şirket değil, davalı şirket yetkilileri tarafından davacıya 311.000,00-TL banka havalesi + nakit olarak ödeme yapıldığını, bu ödemelerinde dava tarihinden sonra ticari defterlere işlendiğini, inceleme gününde davalının davacıdan 611.000,00-TL alacaklı gözüktüğünü, davalı şirket yetkilileri tarafından davacıya gönderilen/yapılan ödemelerde yanlar arasındaki ticari ilişkiye istinaden gönderildiğine ilişkin herhangi bir şerh düşülmediğini, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, yanların ticari defterlere yansıyan ticari ilişkisinin haricinde, açık bir hesapları daha olduğu ve davalının bu açık hesaba istinaden yaptığı ödemeleri ihtilaf çıktından sonra resmi cari hesap ile ilişkilendirdiğinin düşünüldüğünü, Mahkeme tarafından bilirkişi heyetimize verilen görev doğrultusunda heyetimizce teknik görüş belirtilip hesaplama yapılabilmesi için; davacı tarafından; davalıya kesilen faturalardaki 1.740 m2 ve 1.700 m2 metrajların nasıl hesaplandığı ile ilgili olarak (çok detaylı ve anlaşılabilir) metraj hesaplamalarının ve bu hesaplardaki ölçülerin görülebileceği dış cephe projelerinin (eksiksiz olarak) dava dosyasına sunulması gerekeceğini, davalı tarafından; hesaplardaki 1.349,16 m2 ve 1.257,85 m2 metrajların nasıl hesaplandığı ile ilgili olarak (çok detaylı ve anlaşılabilir) metraj hesaplamalarının ve bu hesaplardaki ölçülerin görülebileceği dış cephe projelerinin (eksiksiz olarak) dava dosyasına sunulmamış olduğunu, davacı tarafından; davaya konu işin sözleşmede vaad edilen 31.12.2021 tarihinde eksiksiz olarak tamamlandığını ispatlar; mahkeme kanalı ile alınmış tespit raporu, davalı taraf imzası taşıyan İş Bitirme Tutanağı vb. tüm belgelerin dava dosyasına sunulmamış olduğunu, davalı tarafından; davacının işi eksik ve ayıplı olarak 30.04.2022 tarihinde bıraktığını ispatlar; mahkeme kanalı ile alınmış Tespit Raporu vb. belgelerin dava dosyasına sunulmamış olduğunu, davalı tarafından davacının işi geç teslim etmesi sebebi ile katlanmak zorunda kaldığı gecikme cezasından kaynaklanan kira bedelini ispatlar ve bu bedeli hesaplar tüm belgelerin dava dosyasına sunulmamış olduğunu, davalı tarafından; davacının eksik ve ayıplı yaptığı işler ile ilgili olarak üçüncü firmalar ile imzalanan sözleşmeler, bu firmalar ile yapılan hakedişler/metraj hesaplamaları, bu firmalara yapılan ödemelere ait ödeme belgelerinin (eksiksiz olarak) dava dosyasına sunulması gerekeceğini, yine davalı tarafından bu işler ile ilgili olarak aldığı malzemelere ait faturalar, irsaliyeler ve ödeme belgelerinin (eksiksiz olarak) dava dosyasına sunulmamış olduğunu, davalı tarafından; davacı adına dört ay boyunca ödemek zorunda kaldığı toplam iskele kirasının hesaplandığı (okunabilir) belgelerin, bu kira ile ilgili yapılan tüm ödemelere ait tüm dekontların (ödemelerin iskele ile ilgili olduğunu da ispatlayarak) ve davacı adına yapmak zorunda kaldığı iskele ödemelerine ait (detaylı hesaplamalar içerir) toplam hesaplamanın dava dosyasına sunulmamış olduğunu, davanın her iki yanı tarafından; davacının yapmış olduğu işlere ait (her iki tarafın da imzasını taşıyan) hakediş ve eki belgelerin dava dosyasına sunulmamış olduğunu, dava dosyasında teslime, kabule ve hakkedişlere ilişkin belgeler bulunmamakla birlikte fatura tarihlerinin Mayıs 2022 olması, bu tarihin vade tarihinden sonraki bir tarihe denk gelmiş olması olmasından hareketle — takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere - somut olayda davacı yüklenicinin temerrüde düştüğü ve bu temerrüt halinin halen devam ettiğini, hukuki yönden yapılan incelemeler neticesinde; iş sahibinin işi yüklenici nam ve hesabına bir başkasına yaptırmasının şartlarının TBK m. 113'de düzenlendiğini, bunun için hakimin iznine ihtiyaç olduğunu, dosyada bu yönde bir belgeye rastlanmadığını, dolayısıyla şartların gerçekleşmediğini, şartlar gerçekleşmeksizin iş sahibinin işi başkasına yaptırması durumunda, yapılan masrafların ancak, işin daha ucuza yapılmasının mümkün olmadığının ortaya konulması halinde mümkün olacağını, tam iki taraflı sözleşmelerde iş sahibinin aynen ifa ve gecikme tazminatı dışında ayrıca, TBK m.123'e göre verilen ek sürenin boşa geçirilmesi ya da TBK m.124'te sayılan ek süre verilmesine gerek olmayan hallerde derhal, ifadan vazgeçtiğini bildirerek olumlu zararının tazminini talep edebileceğini, somut olayda işin teslim ve kabulüne ilişkin dava dosyasında belge yer almadığından, ayrıca davanın tarafları arasında davacının yapmış olduğu iki bina ile ilgili olarak metrajda bir mutabakat da bulunmadığından, işin ne kadarlık kısmının yapıldığını, yüklenicinin kendisine ek süre verilseydi kalan işleri bu sürede yapıp yapamayacağı anlaşılamadığını; borçlu yüklenicinin ek süre verilse dahi bu işleri tamamlayamayacağının anlaşıldığı durumlarda iş sahibinin ifadan vazgeçerek olumlu zararı talep edebileceğini, inşaat sözleşmelerinde ifadan vazgeçip tazminat isteme TBK m.113 f.1”e göre masrafı borçludan alınmak üzere borçlu yerine ifaya izin verme ile aynı anlama geleceğini, ancak buna ek olarak iş sahibinin ispat etmesi halinde bunu aşan zararları da talep edebileceği şeklinde görüş sunmuşlardır.
Dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdii ile ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, Bilirkişi SMMM ..., İnşaat Mühendisi ... ve Doç. Dr. Öğretin Üyesi .... 'ın 28/08/2023 tarihli ek raporunda özetle; kök rapora karşı sunulan dilekçeler incelendiğinde, kök raporda varılan sonuçlardan farklı bir sonuca varılmasını gerektiren bir durumun söz konusu olmadığını bildirmişlerdir.
Heyette mevcut inşaat bilirkişisi ile naip hakim nezaretinde mahallinde keşif icrası ile taraf itirazları irdelenerek ek rapor tanzimine karar verilmiş olup, Bilirkişi SMMM ... , İnşaat Mühendisi .... ve Doç. Dr. Öğretin Üyesi ...'ın 24/01/2024 tarihli 2.ek raporunda özetle; kök rapora ve ek rapora karşı sunulan dilekçeler incelendiğinde, kök raporda varılan sonuçlardan farklı bir sonuca varılmasını gerektiren bir durumun söz konusu olmadığını bildirmişlerdir.
Dava, ilamsız icra takibine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkin olup, taraflar arasında 04/11/2011 tarihli eser sözleşmesi imzalandığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın eser sözleşmesi gereğince tarafların edimlerini ifa edip etmediği, davacının sözleşme ile üstlendiği edimlerin ifasını tam ve süresinde ifa edip etmediği, davalı tarafça ödemelerin yapılıp yapılmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
Eser sözleşmesi ilişkilerinde sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesi hükmüne göre iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu ve TBK'nın 477/son maddesi hükmü gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı düzenlemelerine yer verilmiştir.
Kural olarak açık ve gizli ayıplarda az yukarıda açıklandığı gibi ihbar zorunluluğu bulunmakla birlikte, ayıp garantisi bulunması halinde işi yapan taşeron ya da yüklenici garanti vermekle iş sahibinin açık ayıplarda muayene ve süresinde ihbar yükümlülüğünü, gizli ayıplar yönününde de derhal ihbar yükümlülüğünü kaldırmayı ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları bedelsiz olarak gidermeyi üstlenmiş demektir. Garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili iş sahibi ayıp ihbarında bulunmak zorunda kalmaksızın zamanaşımı süresi içinde ayıbın giderilmesi ve zararlarını isteyebileceği gibi, iş bedeline karşı ayıp def'ini de ileri sürebilir.( 15.H.D. 2016/112, 2016/4146, 06.10.2016 )
Tarafların incelenen ticari defter ve belgelerine göre, davacı ticari defterlerinde davalıya toplam 2 adet 1.136.576,00 TL fatura kesildiği, davalıdan toplam 3 adet çekle 300.000 TL tahsilat yapıldığı ve takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 836.576,00 TL alacaklı göründüğü, davalı ticari defterlerinde davacının 2 adet 1.136.576,00 TL'lik faturasının kabul edilerek ticari defterlere işlendiği, akabinde yasal itiraz süresinden sonra davacıya iade edildiği anlaşılmıştır
Mahallinde yapılan keşifte, binaların dış cephelerinin tamamlanmış olduğu ve binaların oturumda olduğu tespit edilmiş, ancak kaplamaların ne kadarının davacı tarafından, ne kadarının davalı tarafından yapılmış olduğunun tespit edilemediği belirtilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddeleri uyarınca taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Yine, gerek doktrinde gerekse Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere; ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kişiye düşer. Bu kabul, adi karine niteliğindedir. Nitekim; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin istikrar bulmuş içtihatlarında kabul edildiği üzere, bir sözleşme fesih ya da başka bir nedenle ortadan kaldırılmadıkça, o sözleşme kapsamında kalan işlerin, o sözleşmenin yüklenicisi tarafından yapıldığı kabul edilir. Ancak, sözleşme feshedilmiş ve işin üçüncü kişiye yaptırıldığı ileri sürülmüşse, bu kez karine, üçüncü kişi yararına oluşmaktadır. Elbette, her iki durumda da, bu karinelerin aksini ileri süren tarafın, bu savunmasını kanıtlanması mümkündür. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2021/423 Esas, 2021/1860 Karar). Davalı tarafça, sözleşme kapsamında olup da ayıplı ve eksik bırakılan kısımların başkasına yaptırıldığı iddiası ispat edilemediğinden davacı tarafça yapıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Davalı tarafça davacıya yapılan ve davacı kayıtlarında yer almayan 311.000 TL'lik ödemenin de dava konusu iş bedeli olarak ödendiği sonucuna varılmış olmakla bu miktar da toplam alacak tutarından düşülmek suretiyle neticeten açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine, Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı icra takibinin 525.576,00-TL'lik kısma itirazın iptaline, takibin 525.576,00-TL üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile, 131.394,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
1-Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı icra takibinin 525.576,00-TL'lik kısma İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 525.576,00-TL üzerinden DEVAMINA,
2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile, 131.394,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken 35.902,10 TL harçtan peşin alınan 10.103,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 25.798,35 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinden 980,15 TL'nin davalıdan 579,85 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 10.184,45 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, tebligat, keşif harcı ve posta masrafı 20.604,60 TL yargılama giderinden kabul oranı (%62,83) ret oranı (%37,17) dikkate alınarak hesaplanan 12.945,88 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 79.580,64 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 48.650,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
9-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.
03/04/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!