WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

BAKIRKÖY 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/479
KARAR NO : 2024/74

DAVA : Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ : 03/11/2016
KARAR TARİHİ : 25/01/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket 11.05.2016 tarihinde, .... marka-model, ...... şasi numaralı aracı, 145.971,50 TL bedel ile davalı şirketten satın aldığını, müvekkil şirket, aracın satım bedeli karşılığında davalı şirkete 1.000,00 TL kapora ve 15.903,00 TL peşin ödeme yaptığını, geri kalan kısmın davalı şirkete kullanılan kredi ile ödendiğini, araçta cam tavan mekanizmasının seyir sırasında çıtırtı sesi çıkarması, yakıt deposunda yakıt ölçümünün hatalı olması, kapı nikelajlarında lekeler oluşması, şarzuman arızası şeklinde, başlangıçta olmayan, ayıpların ortaya çıktığını, aracın ayıplı olduğunun sonradan anlaşılması sebebiyle, araç tamir edilmek üzere davalı şirkete teslim edildiğini, araçın, gerekli onarımların yapıldığı söylenerek müvekkil firmaya iade edildiğini, onarım yapıldığının söylenmesinin ardından yenidne ayıpların ortaya çıkması nedeniyle, davalı şirkete derhal ayıp ihbarı yapılması gereğinin doğduğunu, bu gereğin yerine getirilmesi amacıyla davalı şirkete Beyoğlu ..... Noterliğinin 06.10.2016 tarihli, ...... yevmiye numaralı ayıp ihbarının keşide edilerek gönderildiğini, işbu ihtarname ile davalı şirketin, müvekkil şirketin aracı teslim etmeye hazır olduğunu, aracın satım bedeli karşılığında yapılan ödemelerin müvekkil şirkete iade edilmesi konusunda ihtar edildiğini, ayıp ihbarnamesi davalı şirkete 12.10.2016 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı şirketin ihbarnameyi tebliğ almasına rağmen aracı teslim almak ve müvekkil şirketin ödediği satım bedelini iade etmek üzere müvekkil şirket ile iletişime geçmediğini, müvekkil şirket davalı şirkete güvenini yitirdiğinden aracı başka yetkili ..... servisine götürdüğünü, araçta meydana çıkan ayıplar aracın kullanımını doğrudan etkileyecek, hatta tehlike yaratacak nitelikte ayıplar olduğunu, müvekkil şirket ayıpların ortaya çıkardığı haklı nedenle sözleşmeden döndüğünü, davalı şirkete aracı teslim etmeye hazır olduğunu bildirmiş ve araç için ödediği bedellerin iadesini talep ettiğini beyan ederek, müvekkil şirketin ayıplı aracın satım bedeli karşılığında ödediği fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalmak üzere, 5.000,00 TL'nin davalı şirketten alınarak müvekkil şirkete verilmesini, davalı şirket aracı teslim alması konusunda ihtar edildiğinden iadesini talep ettikleri satım bedeline ihtarın tebliği tarihi olan 12.10.2016 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesini, aksi kanaatte olunması halinde TBK m.227/4 fıkrası uyarınca satım bedelinin indirilmesine fazla ödendiği anlaşılan kısmın, ihtarın tebliği tarihi olan 12.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak müvekkil şirkete verilmesini, yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu aracın 11.05.2016 tarihinde satın alınmış olduğunu TTK md. 23 uyarınca alıcının malın ayıbını iki gün içinde bildirme yükümlülüğü mevcut olduğunu ayıp belli değilse alıcının sekiz günlük inceleme ve ihbar yükümlülüğünün olduğunu, davacının bu sürelere riayet etmediğini, ayrıca davacı yanın dava dilekçesinde andığı ihtarname müvekkil şirket kayıtlarında yer almadığını davacının bu ihtarı da müvekkile tebliğ etmediğini, davacı yanın işbu davayı belirsiz alacak davacı olarak açmış olduğunu bu noktada hukuki bir yararı bulunmadığını, dava şartı eksikliği olup davanın reddinin gerektiğini, davacı yanın işbu davayı sadece satıcı olan müvekkil şirkete açtığını, işbu davada müvekkil şirket aleyhine bir sonuç çıkması halinde müvekkil aracın ithalatçısına rücu hakkı bulunduğundan işbu davanın ..... Otomotiv Servis Tic. A.Ş.'ye ihbarını talep ettiğini, esas itibariyle de; konu araç 12.05.2016 tarihinde trafiğe çıktığını, 10.10.2016 tarihinde son servis kaydına göre 15.502 km yol katettiğini, müşterinin" Aracında çok sayıda arıza olduğunu ve giderilmediğini" ileri sürdüğünü, dava konusu araç, 19.09.2016 tarihinde belirtilen şikayetler için servis girişi yapıldığını, teşhis yöntemi davacı ile paylaşılarak onay alındığını ve 19.09.2016 tarihinde aracın müvekkilin servisine alındığını, ancak davacı aynı gün şehir dışına gideceğini beyan ederek aracını geri almış ve kesin teşhis- tespit imkanını ortadan kaldırdığını, aynı zamanda teşhis- tespit işlemleri yarım kaldığını, sonrasında ise müvekkile bir başvuru girişi olmadığını, müvekkil servisi tarafından bir çok şikayet tek seferde ve doğru olarak aynı gün giderildiğini, neticeten bazı şikayetlerin tek seferde giderilmediğini, bazı şikayetlerin kullanım şartları kaynaklı olduğunu, bazı şikayetlerin kesin teşhisi davacının aracını geri alması nedeniyle tamamlanamadığını, konu araç üzerinden giderilmeyen bir arıza, gizli ayıp bulunduğuna dair somut ve teknik bir bulgu söz konusu olmadığını, öte yandan davacı yan aracını bir başka servise de teslim ettiğini ve bu serviste ayıpların tespit edildiğinden bahsetmekle dava dilekçesi ekinde buna dair bir belge veya tespit taraflarına tebliğ edilmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının sözleşmeden ödeme ve bedel iadesi talebinin MK md. 2 uyarınca iyi niyet kurallarına aykırı olduğunun açık olduğunu, davacı yanın iddialarının bir an için doğru olduğu kabul edilse dahi aracın teknik durumunun, kullanımı engelleyecek nitelikte olduğunu ve halihazırda da yüz elli bin kilometreden fazla kullanılmış olduğunun göz önüne alınması gerektiğini, davacının ayıp oranında bedel indirimi ve ücretsiz onarım isteme şeklindeki diğer seçimlik haklarını kullanması gerekliliğinin gözden kaçmama gerektiğini ve eğer ayıp iddiası itibar edilirse, değişiklik yerine, ücretsiz onarım veya bedel indirimi yönünde karar verilmesi talep ettiğini, dava konusu aracın halen davacı yanda olduğun ve kullanılmadığını, kullanım bedelinin BK 229. Maddesi gereği indirim yoluna gidilmesini talep ettiğini, değer kaybının da göz önünde bulundurulması gerektiği kanaatinde olduklarını, aksi kanaatte varılması ve bedel iadesine karar verilmesi halinde dava konusu aracın müvekkile hukuken iade gerekecek olduğunu bu halde ise iadeye konu araç üzerinde bulunan/sonradan ortaya çıkabilecek hiçbir mali yükümlülüğün bulunamaması; rehin, haciz, vergi borcu, trafik cezası ve benzeri her türlü takyidattan ari olarak müvekkil şirkete iadesini var ise öncelikle bunların davacı tarafından kaldırılması hususunda hüküm kurulmasın talep ettiğini, beyan ederek, hukuki dayanaktan yoksun iş bu davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; satın alınan aracın ayıplı olduğu iddiasıyla satım bedelinin iadesi, aksi kanaatte bedelden indirim yapılması istemine ilişkin olup, taraflar arsındaki uyuşmazlık; dava konusu araçta ayıp bulunup bulunmadığı, ayıp varsa gizli ayıp mı yoksa açık ayıplı mı olduğu, ayıp ihbarının süresinde olup olmadığı, ayıp mevcut ise ayıp bedelinin ne kadar olduğu , bu kapsamda davacının davalıdan talep edebileceği alacağın mevcut olup olmadığı , varsa alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarına ilişkindir.
Dava konusu araç üzerinde iddia olunan ayıpların teknik olarak mevcut olup olmadığı, araçta üretim hatası, ayıp bulunup bulunmadığı, ayıbın gizli ayıp mı açık ayıp mı olduğu, arızaların kaynağı, kullanıcı hatası bulunup bulunmadığı, yasal ihbar sürelerine uyulup uyulup uyulmadığı hususlarının İTÜ öğretim üyelerinden otomotiv alanında uzman bilirkişilerden resen oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi kurulu marifetiyle dosya üzerinde yapılacak inceleme ve aracın İTÜ Laboratuvarında teste tabi tutulmak suretiyle rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup; Öğr. Gör.Dr. Bilirkişi ....., Prof. Dr. bilirkişi ..... ve Prof. Dr. Bilirkişi .... 30/10/2018 tarihli raporunda özetle; dava konusu .... plaka sayılı aracın garantisinin 23.05.2016 tarihine kadar devam ettiğini ve davacının 12.04.2016 tarihinde Noter kanalı ile davalıya ihtarname çektiğini dolayısıyla davacının yasal ihbar süresine uyduğunu, aracın motor sorunun yakıt ve enjektörlerden kaynaklanmadığını, söz konusu aracın ..... filtresi rejenerasyonu sırasında yakıtın karter yağına karışması sonucu oluştuğu gerçeğiyle araçta 20.03.2016 tarihinde motorun 3.silindirinde meydana gelen yatak sarma sorununun aracın üretiminden kaynaklı bir problem sebebiyle oluştuğunu, kullanıcı kaynaklı olmayan ve ancak aracın kullanılması sonucu ortaya çıktığını, araçtan faydalanmayı etkilemesi, ekonomik değerini düşürmesi ve tamir edilebilir özellikte olmaması sebebiyle gizli ayıp niteliği taşıdığını bildirmişlerdir.
Araçta oluşan değer kaybına raporda tespit edilmediği anlaşaılmakla değer kaybınınn tespiti için davalı vekilinin itirazlarında yer alan enjektördeki sızmanın yatak sarmasına, araçtaki motor arızasına neden olup olmayacağı hususunun ayrıntılı olarak açılkanması için dosyanın ek rapora gönderilmesine karar verilmiş olup; kök raporu hazırlayan bilirkişi heyeti 02.04.2019 tarihli ek raporlarında özetle; enjektörlerdeki yakıt sızıntısı ile motor yağının özelliklerinin değişmesi yağlama kalitesini bozacağından yataklarda sarma olayına kadar gidebileceğini, yapılan motor revizyonu ile arızanın giderilmiş olduğunu, bu nedenle aracın değiştirilmesini gerektirecek şartlar bulunmadığını, araçta ayrıca değer kaybı olmadığını bildirmişlerdir.
Mahkememizden verilen 04/07/2019 tarih ve .... Esas ..... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, .... Karar sayılı ve 22/04/2022 karar tarihli ilamıyla kaldırılmakla, davanın mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ..... Esas, .... Karar sayılı ve 22/04/2022 karar tarihli kaldırma ilamı hep birlkte değerlendirilmesinde ;
Dava, satım sözleşmesine konu olan aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı TBK'nın 227. maddesi uyarınca satımın feshi ve semenin iadesi, olmadığı takdirde satış bedelinden indirim yapılması talepleriyle, HMK'nın 111.maddesi uyarınca açılmış bir terditli davadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin davalıdan satın almış olduğu motorlu aracın ayıplı olduğunu iddia etmekle aracın geri olanarak bedelinin iadesine karar verilmesini, bu talep uygun görülmezse ayıp oranında bedelden indirim yapılmasına karar verilmesini, davalı vekili cevap dilekçesinde ise davanın zaman aşımına uğradığını, davacının ayıp ihbarında bulunmadığı için müvekkilini sorumlu tutamayacağını, davanın yetkili servis .... Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş.'ye ihbarına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Ticari satış ve mal değişimi başlıklı 6102 sayılı TTK. 23/1 maddesinde; özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde TBK. satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı buna göre malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleyip veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olacağı, diğer durumlarda, TBK. 223. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı düzenlenmiştir.
Taşınır araç satışlarında satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.
Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. (6098/TBK.m.219 ve 818/BK.m.194) Satıcı ile alıcı, ayıptan sorumluluğu kaldıran veya sınırlayan anlaşma yapabilirler ise de, “Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, ayıptan sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan her anlaşma kesin olarak hükümsüzdür (BK.196, TBK.221)
Yine satıcının hilesi varsa, ayıbın kendisine zamanında ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek ayıba karşı güvence borcundan ve sorumluluktan kurtulamaz (818 sayılı BK.m.220).
Türk Borçlar Kanunu'nunda ayıp durumunda alıcının seçimlik hakları 227. maddesinde düzenlenmiştir. Madde hükmüne göre ''Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
- Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
- Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
-Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
-İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.''
6098 Sayılı TBK'nun 231. maddesinde "Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz." hükümleri yer almaktadır.
Davaya konu irsaliyeli faturanın düzenleme tarihinin 11.05.2016 tarihi olduğu söz konusu faturanın incelenmesinde, dava konusu ..... marka araca ilişkin düzenlendiği, araç satım bedelinin 145.970,50 TL olduğu, söz konusu aracın ...... A.Ş. lehine rehinli olduğuna dair kayıt bulunduğu anlaşılmaktadır.
TTK'nın 23/1-c maddesinde, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı, malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya inceletmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Taraflar arasındaki ilişki ticari satım olup, TTK'nın 23/1-c maddesinde ayıplı mal hakkında alıcıya ihbar yükümlülüğü getirilmiştir. Alıcı muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeden ayıp nedeniyle satıcıdan mal bedeli ve zarar giderimi talebinde bulunamaz. Davacı alıcı, ihbarda bulunduğunu yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır (Yargıtay 19. HD 2015/5982 Esas 2015/15327 Karar 23/11/2015 T.).
Somut olayda; davalı tarafça satılan malın ayıbının garanti süresi içinde ortaya çıkması üzerine ihbarın yapıldığı, davalı tarafın bir kaç kez bu ayıbı gidermeye çalıştığı, böylece ayıbın tamamen giderileceği konusunda güven oluşturulduğu görülmektedir. 06.10.2016 tarihli ihtarname ayıp ihbarının süresinde yapıldığı değerlendirilmekle davalının bu savunmasının yerinde olmadığı anlaşılmıştır
Davacı vekili 25/05/2019 tarihli dilekçesi ile talep arttırım taleplerinin kabulü ile 8.758,00-TL'nin 12/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ..... Esas, .... Karar sayılı kaldırma ilamında belirtildiği müzekkere yazılmış olup davalı ..... Sevis ve Tic. Ltd.Şti. vekilince 07/12/2023 tarihli beyan dilekçesinin ekinde aracın ..... Sigorta poliçesi fotokopisi dosyaya sunulmuştur.
Dava konusu araçta mekatronik arıza, aracın açılır tavan mekanizmasında ve kapı nikelajlarında lekeler ve matlaşmalar ve yakıt göstergesi ile ilgili ayıplar bulunduğu, dava konusu araçtaki ayıpların davacının kullanımına bağlı olmadığı ve sonradan ortaya çıktığı, dolayısıyla aracın davacıya gizli ayıplı olarak satıldığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Ancak ayıba karşı tekeffülden doğan haklaradan sözleşmeden dönme ve satış bedelinin iadesini talep etme hakkının kullanılmasının hakkaniyete uygun olmadığı dolayısıyla ilgili haklardan satış bedelinde indirim talep etmenin hakkaniyete ve dosya kapsamına göre daha uygun olduğu, son bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada her bir ayıbın araçta değer kaybına neden olup olmayacağı olacaksa ne oranda olacağı hususunda değerlendirme yapılarak satım bedelinden indirilecek miktarın 8.758,00-TL olarak hesaplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce 10.04.2019 tarihli son bilirkişi raporu, diğer raporlardaki tespitleri de değerlendirmek suretiyle dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olarak hazırlandığından hükme esas alınmıştır. Ayrıca bilirkişi raporundan sonra dava değerinin arttırılan kısım için davalı tarafça zamanaşımı defi ileri sürülmüşse de, dosyaya celp edilen garanti sözleşmesinin 10/05/2018-10/05/2020 tarihlerini kapsadığı anlaşılmıştır. Dava konusu aracın gizli ayıplı ve ayıbın üreticiden kaynaklı olduğu bilirkişi raporları ile tespit edilmiş dava konusu araç 11.05.2016 tarihli fatura ile satılarak davacıya teslim edilmiş olup, bu tarihten sonra araçta gerçekleşen arızaların gizli ayıp olduğu bilirkişilerce tespit edilmiştir. TTK’nın ticari satışlara ilişkin 23. ve TBK'nın 231. maddesi uyarınca ticari satışlarda da ayıplı mal satışından kaynaklanan uyuşmazlıklarda zamanaşımı süresinin iki yıldır. Ancak satılan mala daha uzun süreli garanti verildiği zaman bu sürenin garanti süresi sonuna kadar uzayacağı Yargıtay'ca kabul edilmektedir. Somut olayda davanın açılış tarihinin 03.11.2016 olduğu, ıslah tarihinin 25/05/2019 olduğu uzatılmış garanti sözleşmesinin 10/05/2018-10/05/2020 tarihleri itibarı ile 2 yıl süreli olduğu bu kapsamda süresinde dava açıldığı ve ıslah dilekçesi sunulduğu anlaşılmakla dava tarihi ve ıslah tarihi itibarı ile davalının zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı anlaşılmakla davalı tarafın zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir. Dosyada alınan bilirkişi raporu, ıslah dilekçesi , TBK 227 hükmünde hakime tanınan yetkide göz önünde bulundurularak davacının sözleşmeden dönme ve satım bedelinini iadesi talebinin reddine, Davacının ayıp nedeniyle bedelden indirilmesi talebinin kabulü ile toplam 8.758,00 TL'nin 5.000,00 TL'lik kısmının 15/10/2016 tarihinden itibaren, 3.758,00 TL'lik kısmının ıslah tarihi olan 19/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davalı tarafın zamanaşımı itirazının reddine,
2-Davacının sözleşmeden dönme ve satım bedelinini iadesi talebinin reddine,
3-Davacının ayıp nedeniyle bedelden indirilmesi talebinin kabulü ile toplam 8.758,00 TL'nin 5.000,00 TL'lik kısmının 15/10/2016 tarihinden itibaren, 3.758,00 TL'lik kısmının ıslah tarihi olan 19/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Alınması gereken 598,26-TL harçtan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 85,39-TL + 65,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 150,39 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 447,87-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 118,89-TL + 65,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 183,89 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça sarf edilen tebligat, keşif harcı ve müzekkere gideri ile bilirkişi sarf gideri olmak üzere toplam 3.494,85-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 8.758,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/01/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır