WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

BAKIRKÖY 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/441 Esas
KARAR NO : 2024/59

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/05/2022
KARAR TARİHİ : 23/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .... E. Sayılı dosyası ile müvekkili şirkete karşı icra takibi başlatılmış olduğunu, müvekkili şirketin davalı-alacaklı görünen şirkete böyle bir borcu bulunmadığını, davacı müvekkili şirketten talep edilen alacak iddiasının bir kambiyo senedine dayanmakta olup kambiyo alacağı için takibe, senette lehdar/alacaklı olarak görünen davalı .... Mür. Tes. İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından geçilmiş olduğunu, işbu senet (bono) incelendiğinde 30.06.2016 düzenleme tarihli ve keşidecisinin davacı müvekkili firma ..... İnşaat olarak gösterilmiş, senedin mezkur tarihte şirket müdürü olan .... tarafından imza edildiğinin görülmüş olduğunu, senette, .... (Eski Unvan: ... İnş.San.Tic. Ltd. Şti) şirketinin lehdar/alacaklı olarak gösterilmiş, senedin arkasının ise davalı ..... ve sonrasında ...... ortakları olan .... ve ..... tarafından cirolanmış olduğunu, senedin hangi sebeple şirket ve ortakları arasında dolaştığının ve cirolandığının ise ticari olarak izahının mümkün olmayan bir durum olduğunu, sonrasında ise takibe konu senedin lehdar görünen ...... firması tarafından alacaklı olduğu iddiası ile müvekkili şirkete karşı takibe konulmuş olduğunu, fakat ...... firmasından sonra mevcut olan ..... ve .... 'ın cirolarının iptal edilmemiş olduğunu, senedin düzenlenme tarihinin 30.06.2016 olmasına rağmen tek kalem ödeme olarak ayarlanan senette ödeme tarihi olarak ise 15.11.2019 tarihi atılmış olduğunu, yani düzenleme tarihinden 3 yıl 5 ay kadar sonrası bir tarihin ödeme tarihi olarak belirlenmiş olduğunu, yine senede “151” nolu senet olarak yazılmış olduğunu, bunun neye göre hangi amaçla sıralı senet olduğu, sonrası ve öncesi senetlerin ne olduğunun da belli olmadığını, müvekkili şirketin müdürü .... tarafından yine ....'ın tek ortak ve yetkilisi olduğu davalı şirket lehine düzenlenmiş senet üzerindeki kayıt itibariyle borç ilişkisi kurulmaya çalışılmış, ...... isimli şahsın bir süre önce müdür olduğu şirketi asılsız ve mesnetsiz şekilde kendi sahibi olduğu şirkete yani bizatihi kendisine borçlanmış gibi göstermiş olduğunu, davaya konu senedin, hiçbir borç ilişkisi ihtiva etmeksizin açıkça sonradan düzenlenmiş, uydurma ve belli bir amaca yönelik oluşturulan bir senaryonun ürünü olduğunu, gerçek ve borç doğuran bir senet olmayıp bono özelliği gereği üzerine istenilen tarih atılabildiğinden ve bu özelliği kullanılarak oluşturulmuş olduğunu, dava konusu senedin bedelsiz olup, müvekkili şirketin davalı-alacaklı şirkete böyle bir borcunun hiç olmadığını, müvekkili şirketin davalı-alacaklı şirketle senet içeriği kapsamında hiç bir ticari ilişkisi, borç alış-verişi veya bu türden senedin düzenlenmesini gerektirir, bir ticari ilişki ihdas eder şekilde ilişkisi mevcut olmadığını, dava konusu senedin haksız ve kötü niyetli şekilde sonradan düzenlenen, düzenleme ve vade tarihleri sonradan atılan, temel ilişki olmaksızın tamamen müvekkili şirketi borca sokma amaçlı düzenlenen bir senet olduğunu beyanla; öncelikle müvekkili şirketin açık şekilde mağdur edildiği ve ağır ihlaller göz önüne alınarak teminatsız şeklide ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkili şirketin davalı-alacaklı şirkete takibe konu edilen senet nedeniyle borcu olmadığının tespitine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davacı borçlu şirketten olan alacağının tahsili zımnında, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ..... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatmış bulunduğunu, takip kesinleştikten sonra davacı tarafın iş bu huzurdaki menfi tespit davasını açmış olduğunu, .... İnşaat Limited Şirketi'nin, 1993 yılında .... tarafından kurulmuş olup, 2011 yılında müvekkili şirketin müdürü ......'ın eşi .... ve oğlu .... tarafından hisseleri alınmış olduğunu, ......'ın bu şirketi 2011 yılı ile 25/08/2016 tarihleri arasında müdür sıfatı olarak temsil ve idare etmiş olduğunu, ...... Limited Şirketi (Eski ünvanı .... İnş.San.Tic.Ltd.Şti.)'nin ..... ve ...... tarafından kurulmuş, davacı şirket gibi inşaat sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, ......’ın bir başka şirkette yetkili olduğunu ve yine inşaat sektöründe faaliyet gösteren ..... Otomotiv Ticaret Limited Şirketi'nin ise eşi ..... ve arkadaşı ..... ’nun ortak oldukları bir başka şirketi daha bulunduğunu, bu şirketlerle alım-satım, inşaat taahhüt işleri, yap-sat işleri ve ihale işleri gibi çeşitli faaliyetleri bulunduğunu, davacı borçlu şirket ile ticari faaliyetlerinin 2010 yılına dayanmakta olduğunu, bahse konu alacak senedinin 2016 yılı sonuna kadar sahip oldukları ve 2010 yılından başlayıp 31/07/2016 tarihine kadar adı geçen .... İnş. Ltd. Şti. ’ne açık hesap emtia satışlarından ve banka kanalıyla gönderdikleri para akışından kaynaklanmakta olduğunu, davacı borçlu şirketin 2010 yılından 2015 yılı sonuna kadar ...... Müh. Tes. İnş. Tur. Ltd. Şti.’nden 455.917,00 TL tutarında cari(açık) hesap emtia almış olduğunu, davalı borçlu şirketin ise 2015 yılında 172.750,00 TL banka ile, 7.166,00 TL ise elden ödeme yapmış olduğunu, 2016 yılında davalı alacaklı şirketin davacı borçlu şirkete 98.000,00 TL emanet para göndermiş olduğunu, bunlara karşılık 21/07/2016 tarihinde 330.526,00 TL senet düzenlemiş olduğunu, bahse konu senedin davacı borçlunun iddiasının aksine gerçek olduğunu, söz konusu durumun resmi kayıtların incelenmesinden anlaşılacak olduğunu, davacı borçlu şirketin o dönem şirket defter kayıtlarını tutan muhasebecisi ....’nun “...... muhasebe işi yapmaktadır ve .... ’in şirketlerinin muhasebesini tutmaktadır. Ancak ...... muhasebe işini kendisi yasaklı olduğundan dolayı benim şifrelerimi kullanarak ve resmiyette benim üzerimden yapmaktadır. ......’ın benim bilgim dışında ..... ’e ait şirketlerin muhasebe kayıtlarında geriye dönük değişiklikler yapmış olduğunu öğrendim ve tespit ettim. Bu durum benim bilgim dahilinde değildir” şeklindeki kendisini ve ......’ı zora sokacak beyanlarını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, .... ile şifahen görüştüklerinde kendisinin böyle bir beyanının olmadığını, söz konusu ifadelerin çarpıtıldığını beyan etmiş olduğunu, bu hususta ...’nun tanık olarak huzurda dinlenmesini talep ediyor olduklarını, davacı borçlu şirket yetkilisi .... ’in defterleri isteme hususuna değinilecek olursa; defterlerin istenildiği dönemde şirket yetkilisi ile muhasebeci arasında bir hizmet sözleşmesi bulunmadığını, .... 'in şirkete ortak olduğu tarihten itibaren muhasebe ücretleri, defter tasdik ücretleri ve ödenen vergiler de olmak üzere borçları bulunduğunu, kendisine şifahen defalarca “borçlarınızı ödeyiniz, gelip ıslak imza karşılığı tutanakla evraklarınızı alabilirsiniz” denilmesine rağmen ödemeye yanaşmamış, evrakları teslim almak için muhasebe bürosuna gelmemiş olduğunu, yine bu hususta .... ’nun tanık olarak dinlenilmesini talep ediyor olduklarını, huzurdaki davanın müvekkilinin alacağını geciktirmek amacı için açılmış kötü niyetli bir dava olduğunu beyanla; davanın reddine, davacı tarafın %20 den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kambiyo senedine dayalı menfi tespit davası olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; takibe konu edilen bononun bedelsiz olup olmadığı, davacı tarafın davalı tarafa cari hesap nedeni ile borçlu olup olmadığı, davacının davalı tarafa bono nedeni ile borçlu olup oladığı hususlarına ilişkindir.
Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ..... Esasa sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davalı şirket tarafından davacı şirket aleyhine 330.526,00 TL bono, 49.886,79 TL işlemiş faiz, 661,05 TL bono komisyonu olmak üzere toplam 381.073,84 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı anlaşıldı.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, takibe konu edilen bononun bedelsiz olup olmadığı, davacı tarafın davalı tarafa cari hesap nedeni ile borçlu olup olmadığı, davacının davalı tarafa bono nedeni ile borçlu olup olmadığı hususlarının tespiti için tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 28/11/2022 günü saat 14:30'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, Mail Müşavir bilirkişi .... 04/01/2023 tarihli raporunda özetle; davacı yanın dosyaya sunduğu 28.10.2021 tarihli dilekçe ile ticari defterlerin
sunulamadığı ifade edilmekte olup bu nedenle davacı şirketin ticari defter ve
belgeleri üzerinde herhangi bir inceleme yapılamadığını, davalı yanın 28.11.2022 günü saat 14:30’da Mahkemeniz duruşma salonunda
yapılan incelemeye katılmadığını ticari defter ve belge ibraz etmediğini, dava konusu somut olayda uyuşmazlığın, davalı yan tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takibine konu edilen 15.11.2019 vade tarihli 330.526,00 TL
tutardan kaynaklı davacı şirketin borçlu olup olmadığı noktasında toplandığını, davacı yanın dava dilekçesinde söz konusu senedin sahte olduğu yönündeki
iddiaları hususunda takdirin mahkememize ait olacağını, her iki tarafın da ticari
defterleri üzerinde bir inceleme yapılamadığından taraflar arasında bir ticari
ilişkinin mevcut olup olmadığının, dava konusu senedin ticari defterlerde kayıtlı
olup olmadığının tespit edilemediğini bildirmiştir.
Dosyanın bilirkişiye tevdi ile davacı vekilinin 28/10/2022 tarihli talep dilekçesinde belirtmiş olduğu adreste mahallinde inceleme yapılarak bilirkişi raporu tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, kök raporu hazırlayan bilirkişi ek raporunda özetle; davacının 2015 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, 2014-2016
yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını, davacının incelenen ticari defterlerine göre; davacı yanın davalı ile olan ticari
münasebetini 5 ayrı hesapta takip ettiğini, davalı tarafından takibe konu edilen
senedin davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, takibe konu senet dışında
başkaca dava konusu olmayan senetler de verildiğini, yine başkaca ödeme ve
virman kayıtlarının da bulunduğunu, davacının dönem sonu (31.12.2016) itibariyle
takibe konu senetten kaynaklı olarak davalı yana 421. kodlu hesapta 330.526,00
TL borçlu olduğunu, davalının 2015-2016 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, 2013-
2014 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını, davalının incelenen ticari defterlerine göre; davalı yanın davacı ile olan ticari
münasebetini 320. Satıcılar hesap kodunda takip ettiğini, davalı tarafından takibe
konu edilen senedin davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, takibe konu
senedin dışında başkaca dava konusu olmayan senetler de verildiğini, yine başkaca
ödeme, fatura ve virman kayıtlarının da bulunduğunu, rapor içeriğinde detaylarına yer verilen dava konusu bonodan anlaşılacağı üzere,
davacı şirket tarafından davalı şirkete (.... İnşaat Eski Unvan) 330.526,00
TL tutarlı senet keşide edildiğini, iş bu senedin tarafların ticari defterlerinde kayıtlı
olmakla birlikte senedin bedelinin ödendiğine dair ticari defterlerde ve dosya
kapsamında herhangi bir kayıt, belge görülmediğini, dava konu somut olayda uyuşmazlığın, davalı yan tarafından davacı aleyhine
başlatılan icra takibine konu edilen 15.11.2019 vade tarihli 330.526,00 TL
tutardan kaynaklı davacı şirketin borçlu olup olmadığı noktasında toplandığını, davacı yanın dava dilekçesinde söz konusu senedin sahte olduğu yönündeki
iddiaları hususunda takdirin mahkememize ait olacağını, tarafların ticari defterleri
üzerinde yapılan incelemede, ticari ilişkinin takibe konu senet dönemi olan 2016
yılı öncesinden süre geldiğini, tarafların aktif olarak ticari bir ilişki içerisinde
olduğunu, takibe konu senet dışında başkaca işlemlerin de bulunduğunu, senedin sahte
olduğu yönünde ticari defterlerde bir bulguya rastlanmadığını, bu minvalde takibe
konu senedin ticari ilişki gereği verilen bir senet olabileceği değerlendirildiğini, takibe konu senet bakımından davacı şirketin kendi ticari defterlerinde 421.
Kodlu Verilen Senetler hesabında davalı yana senet tutarı kadar borçlu olduğu
görülmekle birlikte davacının menfi tespit taleplerinin yerinde olup olmadığı
yönünde takdir ve hukuki değerlendirmenin mahkememize ait olacağını bildirmiştir.
Takibe konu senet örneğinin incelenmesinde keşidecisinin davacı ..... İnşaat Tekstil Turizm San. Tic. Ltd. Şti. olduğu, lehtarının davalı şirket eski unvanı olan .... İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. olduğu, senet bedelinin 330.526,00 TL olduğu, vadesinin 15.11.2019 tarihi olduğu, senet üzerinden nakden ibaresinin yer aldığı, senedin arka yüzünde sırası ile davalı şirket, ..... ve ...... ait ciroların yer aldığı ve senedin ön yüzünde davacı şirket adına atılı iki ayrı imza bulunduğu görülmüştür.
Davacı ve davalı şirketlere ait ticaret sicil kayıtlarının tetkikinde dava dışı ......'ın 10/10/2011-11/08/2016 tarihleri arasında davacı şirket müdürü olduğu, yine davalı şirketin de 28/11/2017 tarihinden itibaren müdürü olduğu, davalı şirketin eski unvanının .... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu görülmüştür.
TTK'nın 395. maddesinde "(1) Yönetim kurulu üyesi, genel kuruldan izin almadan şirketle kendisi veya başkası adına herhangi bir işlem yapamaz; aksi halde, şirket yapılan işlemin batıl olduğunu ileri sürebilir. Diğer taraf, böyle bir iddiada bulunamaz. " hükmü düzenlenmiştir.
Yine TTK'nın 626. Maddesi gereğince müdürler ve yönetimle görevli kişiler, görevlerini tüm özeni göstereek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerinin dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlüdürler.
Dava, bedelsizlik iddasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Davalı taraf, davalı ile aralarında açık hesap emtia satışı bulunduğu, senedin açık hesap emtia satışından ve banka kanalı ile gönderilen para akışından kaynaklandığı, davacı borçlu şirketin 2010 yılından 2015 yılı sonuna kadar ...... Müh. Tes. İnş. Tur. Ltd. Şti.’nden 455.917,00 TL tutarında cari hesap emtia almış olduğu, davalı borçlu şirketin ise 2015 yılında 172.750,00 TL banka ile, 7.166,00 TL ise elden ödeme yapmış olduğu, 2016 yılında davalı alacaklı şirketin davacı borçlu şirkete 98.000,00 TL emanet para göndermiş olduğu, bunlara karşılık 21/07/2016 tarihinde 330.526,00 TL senet düzenlendiği savunmasında bulunmaktadır.
Alınan bilirkişi raporunda davacının 31.12.2016 itibariyle
takibe konu senetten kaynaklı olarak davalı yana 330.526,00
TL borçlu olduğu, davalı tarafından takibe
konu edilen senedin davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiş ise de, bilirkişi raporunun takdiri delil niteliğinde olması, davalı tarafın bakiye alacak ile senet bedeline ilişkin çelişkili beyanları nazara alınarak bilirkişi raporunda yapılan tespitler hükme esas alınmamıştır.
Takibe konu senedin bedelsiz olmadığı savunmasında bulunan davalının cevap dilekçesinde belirtmiş olduğu bakiye alacak ile senet bedelinin farklı tutarlar olduğu, bu nedenle beyanlarında çelişki bulunduğu kabul edilmiştir. Limited şirketi müdürlerinin anonim şirket yönetim kurulu üyeleri ile aynı sorumluluk altında çalıştıklarından TTK m.395 hükmü gereği dava dışı ......'ın müdürü olduğu şirketi borçlandırır şekilde yetkilisi ve müdürü olduğu şirket lehine işlem yapması geçersizdir. Temsilcinin kendisiyle işlem yapması kural olarak yasaktır. Temsilcinin izinsiz olarak kendisiyle yaptığı işlem sakat bir işlemdir. Bu işlem temsil olunanı bağlamaz. Özenli bir temsilci, iyiniyet ve sadakat borcu gereği, temsil ettiği şirketin çıkarına aykırı olarak bir işlem yaparsa bu işlem kural olarak temsil görevinin dışında kalır. (Yargıtay 19 HD 2017/2711 E., 2018/52 K, Yargıtay 11 HD. 2012/7791 E., 2014/427 K., 2021/5517 Esas, 2021/6585 karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi, 07/11/2018 tarih, 2018/118 Esas, 2018/1074 karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 43.Hukuk Dairesi, 24/12/2020 tarih, 2020/1047 Esas, 2020/485 karar sayılı ilamı) Davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtlarında .....'ün de şirket yetkilisi olarak yer aldığı görülmekle takibe konu senedin arka yüzünde dava dışı ..... ve ...... ait ciroların yer alması hayatın olağan akışına aykırıdır. Açıklanan bu nedenlerle dava dışı şirket temsilcinin yetkilisi olduğu şirket lehine kambiyo senedi düzenlemesi geçersiz olacağından açılan davanın kabulü ile Davacının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı takip dosyası ve takibe konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE;
1-Davacının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı takip dosyası ve takibe konu senet nedeniyle borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin şartlar oluşmadığından REDDİNE,
3-Alınması gereken 22.578,23 TL harçtan peşin alınan 3.739,19 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.839,04 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
4-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 3.819,89 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 1.633,00 TL olmak üzere toplam 5.452,89 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 51.578,90 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair taraf vekillerinin ve davalı şirket yetkilisinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/01/2024
Katip ...
Hakim ...
¸