T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/423 Esas
KARAR NO : 2024/436
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/04/2022
KARAR TARİHİ : 03/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/06/2024
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirketin sakatat işleri ile uğraşan bir şirket olup bu sektörde ihtiyacı olan çeşitli makineler için davalı şirket ile anlaştığını, 17/06/2021 tarihinde 25.000 TL, 08/07/2021 TARİHİNDE 10.000 TL,10/08/2021 tarihinde 10.000 TL, 18/08/2021 tarihinde 9.000 TL, 14/09/2021 tarihinde 150.000 TL,24/09/2021 tarihinde 50.000,00 ve 11/10/2021 tarihinde 50.000 TL olmak üzere toplam 304.000,00 TL'yi dekont açıklamalarında da anlaşılacağı üzere işkembe ve kokoreç makinası avans ödemesi, su tankı avans ödemesi,sakatat makinası avans ödemeleri olarak davalı şirketin banka hesabına geçtiğini, davalı şirketin bu gönderilen paralara ilişkin olarak 198.889,00 TL'lik makineleri göndermiş ancak kalan bakiyeye ilişkin olarak herhangi bir makine göndermemiş olduğunu, 198.889,00 TL değerindeki malların teslim alınarak faturaların defterlerine işlendiğini, ancak kalan bakiyeye ilişkin olarak makineler teslim olmadığından dolayı davalı şirketten bakiye alacaklarının mevcut olduğunu, davalı şirket ile yapılan görüşmeler de müvekkili şirket yetkilileri hep oyalandığını ve makinelerin teslim edilmediğini, fazla olarak ödenen avansın da iade edilmediğini, davalı tarafın icra takibine yaptığı itirazın kötü niyetli ve haksız olduğunu, açıklanan nedenlerle haksız ve yersiz olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalı/borçlunun %20'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile tazyikini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; her şeyden önce 198.889,00 TL'lik makineler gibi bir ifadenin ticari bir davada kullanılması kabul edilemez bir durum olduğunu, bir tacir alıcının, hangi makineleri sipariş verdiğini, ayrı ayrı fiyatlarını ya da hangisinin teslim edilip edilmediğini bilmemesi ya da bilmesine rağmen bu hususun dava dilekçesinde belirtilmemesi ve muğlak ifadelere yer verilmesi kendisinin dahi alacak miktarından şüphe duyduğunu aleni olarak göstermekte olduğunu, taraflar arasında 24 adet Kanca Asma Arabası ( Faturalı ) 10'luk 900 adet Paslanmaz Çubuk ( Faturalı )12'lik 270 adet Paslanmaz Çubuk ( Faturalı )1 adet Paslanmaz Yıkama Makinesi ( Faturalı ) 2 adet Fırın Isıtma Aparesi ve Elektrik Panosu ( Faturalı) 2 Adet Polietenli Masa ( Faturalı ) 3 Adet Üçgen Galvanizli Askı Arabası ( Faturalı )1 Adet 2000x5000 Polietilen Masa ( Faturalı )1000 adet 8 mm Paslanmaz Çubuk 85 cm ( Faturalı )30 adet Galvanizli Araba ( Faturalı )1 adet Taşlı İşkembe Makinesi ( Faturasız )1 adet Kırkkat Yıkama Makinesi ( Faturasız) 3 Adet Haşlama Kazanı ( Faturasız ) 2 adet Sıcak Su Tankı ( Faturasız )olmak üzere bir kısım mal ve makinenin satımı için anlaşma imzalanmış olup gerek faturalı gerekse de faturasız olarak belirtilen tüm mal ve makineler davalı ... teslim edildiğini, davalı tarafından biri hariç faturalı olarak teslim edilen mallara ilişkin kayıtlar, davalı defterlerine işlenmiş lakin 30 adet Galvanizli arabaya ilişkin faturanın defterlere işlenmemiş olduğunu, ancak bu malın davalıya teslim edildiğine dair Nakliyeci ....'in davacı ... yönelik olarak düzenlemiş olduğu Sevk İrsaliyesi mevcut olup buna ilişkin yine davalı ... nakliyeci ....'e yapmış olduğu 4.232,80 TL'lik ödemesinin dekontunu da ibraz ettiklerini, bununla birlikte faturasız olarak davalı ... teslim edilen mal ve makinelere ilişkin olarak da işbu dilekçemiz ekinde sunulan tutanağa göre anılan makinelerin nakliyeci .... vasıtası ile davacı firmaya götürülmek üzere teslim alındığının açıkça görüldüğünü, dolayısı ile anlaşma konusu tüm mal ve makinelerin davalıya teslim edilmiş olduğunu, teslim edilmeyen herhangi bir mal ve makine bulunmadığını, bununla birlikte taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak ödenen ilk para 2021 Haziran ayı; son ödenen ise 2021 Ekim ayı olup icra takibi ile arasında yaklaşık 5 ay geçmiş olduğunu, somut olayda ise taraflar arasında teslim süresi belli olmayan şifahi bir satım sözleşmesi imzalanmış olup; davacı tarafından müvekkil şirkete herhangi bir bildirim yapılmaksızın yaklaşık 5 ay sonra icra takibi başlatılması sureti ile alacak talebinde bulunulduğunu, oysa ki anlaşma konusu tüm mal ve makineler davacıya teslim edilmiş olup bu husus açık olmakla birlikte teslim edilmemiş bir makinenin varsayımında dahi davacı ... müvekkilini TBK madde 117 uyarınca temerrüde düşürmesi ve makine teslimi için önel vermesi gerekmekte iken böyle bir talebin gelmediğini, yazılı bir süre tanımadığını, ayrıca tarafların tacir olması nedeni ile de makinenin teslim edilmesi yönünde ihtarname çekilmediğini, müvekkilinin TBK madde 117 uyarınca temerrüde düşürülmediğini, bu nedenle davacı ... muaccel bir alacağının bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddi ile karşı taraf hakkında alacak miktarının % 20'sinden aşağı olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası ile makine alımı avans ödemesine iadesi talebine dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, SGK ve ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.
-Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı (Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı) takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip borçlusu tarafından davalı takip alacaklısı aleyhine 105.111,00- TL asıl alacak 7.263,46 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 112.374,46 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "makine alımı avans ödemesi" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
-Tarafların iddia ve savunmaları ile takip dayanağı hususlar nazara alındığında, her iki tarafın da kabulünde olduğu üzere taraflar arasında makinelerin satış ve teslimine ilişkin bir anlaşmanın olduğu ihtilafsızdır. Taraflar arasında çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; anlaşma uyarınca ilgili makinelerin teslim edilip edilmediği ile varsa eksik/fazla ödenen bedelinin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
-Davaya konu alacağın incelenmesinde; alacağın taraflar arasındaki satış sözleşmesi ilişkisine dayandığı anlaşılmaktadır.
-Satış sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 207 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satış sözleşmesinin geçerli olabilmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şart değildir. Yazılı yapılması ispat bakımından önem taşımaktadır. Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır. Bu ispatlandığında bedelin alıcı tarafından alıcı tarafından ödendiği ispatlanmalıdır. 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, anında özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir.
-Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.
-Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.
-Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı).
-Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).
-Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
-Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
-Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı).
-Mahkememiz dosyası davalı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 01/01/2023 tarihli raporda özetle; davalı tarafın 2021 yılına ait ticari defter ve kayıtlarını usulüne uygun tuttuğu ve sahibi
lehine delil niteliği taşıdığı,
davacı tarafın takibe konu asıl alacak tutarının 105.111,00 TL olduğu,
davalı ticari defter ve kayıtlarında 05.11.2021-31.12.2021 tarihinde davacı tarafa 105.111,00
TL borçlu olduğu,
dolayısıyla borç-alacak durumunun birbirini teyit ettiği,
davalı tarafın ticari defterlerinde 2021 yılında, 198.889,00 TL kendi lehine fatura
kaydının olduğu, 304.000,00 TL davacı lehine ödeme kaydının olduğu, davacı tarafın
dosya muhteviyatına sunduğu ödeme belgelerinin tamamının davalı tarafın
defterlerinde kayıtlı olduğu, aradaki farkın 105.111,00 TL olarak davacı lehine olduğu davalı tarafın 2022 yılı ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, 35.400,00 TL tutarlı
kayıt işlemi için dosya muhteviyatına 1 adet fatura sunulduğu,
20.01.2022 tarihli, .... numaralı, KDV dahil 35.400,00 TL tutarlı
faturanın, davalı tarafın davacı tarafa düzenlendiği, iş bu faturanın açıklama kısmına FIRIN
ISITMA APARESİ ELEKTİRİK PANOSU diye yazıldığı,
bir faturanın karşı tarafa tebliğ edilmesi, faturaya sekiz gün içinde itirazda
bulunulmaması durumunun dahi alacağın doğması için yeterli olmadığı, alacağın
varlığı için mal veya hizmetin ifa edildiğinin veya fatura içeriğinin ayrıca kanıtlanması
gerektiği,
davalı tarafın iş bu faturaya ilişkin içeriği veya durumu geçerli delillerle ispat etmesi
gerektiği, bu durum ispat edilinceye kadar davacı tarafın takip tarihi itibariyle
105.111,00 TL alacaklı olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Davacı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenmesi amacıyla Kayseri Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış, talimat mahkemesi aracılığı ile alının 26/05/2023 tarihli raporda özetle; davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu e deler mükellefi olan davacının defterlerinin GİB e defter oluşturulması neticesinde , envanter defterinin ise noter kanalı ile tasdiki yapılmış olup tarafı adına delil olma özelliğini koruduğu, defter ve belge incelemesi neticesinde davacı 304.000,00 TL ödeme yapmış olu pdavalı tarafın ilgili yıllarda düzenlemiş olduğu faturalara ilişkin 198.889,00 TL alış faturası kayıtlarına işlediği, davacı tarafın defter kayıtlarına göre bakiye fark olan 105.111,00 TL davacı alacağı bulunduğu, ancak davalı tarafin düzenlemiş olduğu davacının kayıtlarında bulunmayan 03.11.2021 tarih ve .... Nolu 30 adet GALVENİZLİ ARABA açıklaması ile düzenlenen 35.400,00 TL tutarlı fatura iptal ve itiraz edilmemiş ancak kayıtlarında bulunmayan bu fatura dikkate alındığında davacının alacaklı olduğu tutarın 69,711,00 TL olduğu, davalının belgesiz mal teslimine ilişkin iddiası varsa ispat yükümlülüğü bulunduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Bilirkişi raporları taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz ettikleri görülmüştür.
-Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Bu kapsamda alınan raporlar ve tarafların iddia ve savunmaları nazara alındığında davalı tarafın satış sözleşmesine konu faturalar yönünden teslim hususunu ispat külfetinin bulunduğu kuşkusuzdur. Davalı taraf anlaşmaya konu makinelerin tümünün davacıya teslim edildiği iddia etmekte, yine ihtilaf konusu olan tesimat yönünden; davalıya teslim edildiğine dair Nakliyeci ....'in davacı ... yönelik olarak düzenlemiş olduğu Sevk İrsaliyesinin mevcut olduğunu ileri sürmüştür.
-Mahkememizce SGK kayıtları ve ticaret sicil kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmış ve fakat ilgili ....'in davacı ... çalışanı olmadığı gibi, davacı şirketi temsile yetkili kişilerden olmadığı görülmüştür.
-Yine bu kapsamda davalının teslim iddiaları yönünden davacı şirket temsilcisinin isticvabına karar verilmiş, bu doğrultuda talimat mahkemesi aracılığı ile tutanakta yer alan .....'ın davacı şirketin emir ve talimatları doğrultusunda hareket edip etmediği ve bu kapsamda tutanakta yer alan ürünleri davacı şirket adına teslim alıp almadığı, ilgili tutanakta yer alan ürünlerin tamamınını davacı şirketçe teslim alınıp alınmadığının sorulması istenmiş, davacı şirket temsilcisinin "bana okumam için verdiğiniz tutanak başlıklı yazıyı ilk defa görüyorum. .... firmasına malzeme siparişinde bulunmuştuk. Bunların bazıları teslim edildi. Bazıları teslim edilmedi. Bana okumuş olduğunuz tutanakta yer alan makineler gelmedi. Sadece bir makine geldi. Ancak hangi makinenin teslim edildiğini hatırlamıyorum. Nakliyeci .... bizim şirketimizin çalışanı değildir. Bu kişiyi de tanımıyorum" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
-Yine tarafların incelenen ticari defter ve belgelerine göre davacı tarafın ticari defter ve belgelerinde 304.000,00 TL ödeme kaydının mevcut olduğu, davalı ... ticari defterlerinin de iş bu ödemeyi teyit ettiği, yine davacı tarafın ticari defter ve belgelerine göre yapılan ödemeye rağmen davalı ... teslim alınmayan makineler yönünden alacak tutarının
105.111,00 TL olduğu, davalı ... kayıtlarının da bu hususu doğruladığı anlaşılmaktadır.
-Buna göre her ne kadar davalı tarafça davacı ile aralarındaki anlaşmaya konu makinelerin tamamının davacı ... teslim edildiği iddia edilmiş ise de davalı yanca ilgili makinelerin tamamı yönünden teslim olgusunun ispat edilemediği, davacı yanca makineler yönünden fazladan ödenen
105.111,00 TL bedelin mevcut olduğu, tarafların ticari defter kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu sabit olduğundan yapılan itirazın kısmen iptali ile davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
-Davalı taraf iddia ve savunmalarında taraflar arasındaki sözleşmede vade tarihinin belirli olmadığını ve TBK madde 117 uyarınca müvekkilinin önel verilerek temerrüde düşürülmeden bedelin iadesinin talep edilmesinin mümkün olmadığını iddia etmiştir.
-Ancak yasal düzenlemeler gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Kesin vade olmadığı hallerde temerrüde düşüren ihtarname de çekilmeden icra takibi yapılmış ise takip tarihinde temerrüt gerçekleşir (11.12.1957 tarih 17/29 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı). Temerrüde esas icra takibi de bulunmuyorsa, dava tarihinde temerrüt gerçekleşir. Bu kapsamda somut olayda davacı tarafça icra takibinden önce ihtar çekildiğine dair bir bilgi ya da belge ibraz edilmemiş ise de davacı taraf icra takibiyle iradesini ortaya koymuş ve fakat bu kapsamda davalı tarafça ödeme yapılmadığı gibi dava tarihi itibariyle de makinelerin teslim edildiği ispat edilememiştir. Bu haliyle davacı tarafın 105.111,00 TL alacak yönünden başlatmış olduğu takipte asıl alacak yönünden itirazların haklı sebebe dayanmadığı sabit olduğundan davalı ... bu yöndeki iddiaları Mahkememizce yerinde görülmemiştir.
-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
-Buna göre davalı borçlu tarafından sözleşme ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
-Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı (Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı) takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 105.111,00 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi üzerinden devamına,
-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 21.022,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 7.180,13-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.233,17-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.946,96- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.233,17-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 2.750,00-TL bilirkişi ücreti ve 604,25 tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 3.434,95-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 17.900,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun .... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e-duruşma ortamında, davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ....
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!