T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/403 Esas
KARAR NO : 2024/48
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/04/2022
KARAR TARİHİ : 19/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/01/2024
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Bakırköy ...... Noterliğinin 17.11.2021 tarih ve ..... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesiyle; ticari işlerinde mal getirip götürmek amancıyla ........ plaka numaralı, ..... marka, ....... cinsli, 2018 model, ..... tip, ..... yakıt cinsli, ..... motor numaralı, ..... şasi numaralı aracı muhatap firma .... Kuyumculuk ve İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.’den satın aldığını, satın alım öncesi muhatap firma tarafından hile yoluyla gerçeğe aykırı olarak alınan ve firmaya sunulan araçta hiç bir hasar ve sorun olmadığı belirtilen 15.11.2021 tarihli ekspertiz raporuna istinaden aracı satın almaya uygun gördüğünü ve aldığını, fakat müvekkilinin 18.11.2021 tarihinde araç hakkında tekrar ekspertiz raporu aldığında ise aracın hasarlı ve tamir isteyen ayıpları olduğunu öğrendiğini, 18.11.2021 tarihli ekspertiz raporuna istinaden müvekkili tarafından şirket yetkilileri görüşülmüş ancak aracın tamir bedeli ve değer kaybına ilişkin taleplerinin kabul görmediğini, akabinde Zeytinburnu ...... Noterliği'nin 22.11.2021 tarih ve ..... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ayıpların giderilmesi ve değer düşüklüğü için talepte bulunulmasına rağmen davalı şirket tarafından herhangi bir dönüş yapılmadığını, akabinde müvekkil firma tarafından aracın ayıplı ve hasarlı kısımlarının tamir edildiğini, açıklanan nedenlerle müvekkili firma tarafından satılan ayıplı aracın onarımına ilişkin yapılan masraflara yönelik belirli hâle geldiğinde HMK m.109 maddesi gereği artırılmak üzere ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi zararın davalı firmadan tahsilini, bu bedele temerrüt tarihi 01/12/2021’den itibaren ticari avans faizi yürütülmesini, müvekkili firma tarafından satılan ayıplı araçta meydana gelen değer kaybına yönelik belirli hâle geldiğinde HMK m.107/2 gereği artırılmak üzere ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi zararın davalı firmadan tahsilini, bu bedele temerrüt tarihi 01/12/2021’den itibaren ticari avans faizi yürütülmesini, vekâlet ücreti de dâhil olmak üzere her türlü yargılama giderinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; söz konusu ayıplı aracın neresinde ayıp olduğunu ve ayıbın ne şekilde olduğunu açıkça yazması gerekirken yazmadığını, davacı yanın gönderdiği ihtarname incelendiğinde, böyle bir talebinin olmadığı, afaki bir şekilde araçta 15 bin TL masraf yapıldığını ve 50 bin TL değer kaybı olduğunu beyan ettiğini, dava dilekçesi ekinde masraf adı altında düzenlenen faturanın tarihi 30/11/2021 iken ihtarname tarihinin 22/11/2021 olduğunu, davacı yan, olmayan bir masrafı yapmışcasına ihtar çektiğini, yine davacı yanın taleplerinden diğeri olan değer kaybı kısmına değinecek olursak bu talep de hukuk aleminde bir karşılık bulmayacağını, aracın onarımına ilişkin fatura incelendiğinde aracın rutin bir bakıma sokulduğu ve günümüz şartlarında, hemen hemen her araçta yapılan bir bakım neticesinde ortaya çıkan masrafın ödendiğini, eğer alıcılar, satın alınan her aracın bakım masraflarını gizli ayıp adı altında satıcıdan isteyecek olursa, kimsenin rahat rahat araç sahibi olmasının beklenilemeyeceğini, yine dava dilekçesi ekinde aracın kaportasına dikkat çekilerek ayıplı olduğunun öne sürüldüğünü, aracın satılmadan evvel 15/11/2021 tarihinde OTO KARNE'den alınan raporda ve davacı yanın 18/11/2021 tarihli OTO RAPOR'dan alınan raporda da belirtildiği üzere aracın sağ ön kaportasında çıkma parçanın orjinali ile değiştiğinin yazmakta olduğunu, alıcının aracı satın alırken iş bu durumdan haberdar olduğunu, kaldı ki müvekkilinin iş bu aracı satın almadan evvel 24/09/2021 tarihinde ...... Ekspertizinde rapor aldığını, bu raporda bu hususun açıkça yazdığını, dilekçe ekinde anılan masraf adı altında fatura incelendiğinde aracın gizli ayıplı olduğu değil, tam tersine ikinci el bir araçta kullanıma bağlı olarak ortaya çıkan muayene ve bakım masraflarına ait olduğunu, yine günümüz koşullarında araçlar kısa bir sürüş gerçekleştirse dahi, kullanım şekline bağlı olarak mekanik arızalar ortaya çıkabileceğini, davacı yanın sunduğu faturadaki masrafları kalem kalem incelendiğinde, bu masrafların sebebinin kendi kullanımı neticesinde gerçekleştiğini düşündüklerini, davacı yanın dava dilekçesinde müvekkilimi hedef alan ''hile yoluyla gerçeğe aykırı alınan raporla...'' sözleri tamamen mesnetsiz olup hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ticari alım-satımlarda alıcı da satıcı da basiretli iş adamı gibi davranmakla mükellef olduğunu, söz konusu aracı müvekkilinin alıcıya devretmeden evvel 15.11.2021 tarihinde ekspertize soktuğunu ve her iki tarafın da aracın var olan koşullarda devrini uygun gördüklerini, açıklanan nedenlerle davanın reddini, vekâlet ücreti de dâhil olmak üzere her türlü yargılama giderinin davacı yana tahminiline karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafından davalıya satışı gerçekleştirilen dava konusu araçta satıştan önce ayıpların mevcut olup olmadığının tespiti ile varsa bu ayıpların açık-gizli ayıp olup olmadığının belirlenmesi ve bu kapsamda ayıpların giderilmesi için ödenen bedel ile araç değer kaybı bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
-Mahkememizce tramer kayıtları, araç ekspertiz raporları, servis kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
-Davacı taraf aracın satın alınmasından kısa bir süre sonra yapılan kontrollerde aracın ayıplı olduğu nun ortaya çıktığını iddia etmekte iken davalı taraf davacının aracı ekspertiz incelemesini yaptırarak satın aldığını, aracın kullanıma ve bakım masraflarına ilişkin olarak rutin masrafların davacı tarafça ayıp iddiasıyla talep edildiğini beyan ettiği görülmektedir.
-Kural olarak satış öncesinde davacı alıcıyı aracın hasarlı olduğu konusunda bilgilendirdiğini veya davacının bu hususu bildiğini ispat yükü davalı satıcıdadır.
-Uyuşmazlığın ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle olaya sayılı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
-Türk Borçlar Kanunu’nun satım sözleşmesine dair hükümlerinin (TBK m. 207 vd) esasen tacirler arasında yapılan satım sözleşmelerine de uygulanması benimsenmiştir. Bununla birlikte satım sözleşmesinde malın ayıplı olması halinde özel hükümler öngörülmüştür (TTK m. 23/1-c). Dolayısıyla tacirler arası satım sözleşmelerine Borçlar Kanunu hükümleri ile birlikte TTK m. 23/1-c hükmü de uygulanacaktır.
-Ticari satımlarda muayene ve ihbar külfeti olay tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 23/1-c maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre; Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Ancak ayıp ihbarının bu süre içinde satıcıya ulaşması şart değildir. Bu süre içinde satıcıya ulaşmasa bile alıcı haklarını korumuş olur.
-TTK 23/1-c. maddesinde gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde Türk Borçlar Kanunun 223. maddesinin uygulanacağı belirtilmiştir. Türk Borçlar Kanunun 223. Maddesine göre; alıcının, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorunda olduğu, alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı, ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.
-Değer kaybı, aracın hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.
-Mahkememiz dosyası dosyada mevcut bilgi, belge, fatura ve ekspertiz raporlarıyla bağlı kalmak kaydı ile davaya konu ...... plakalı aracın davalı tarafından davacıya satışından önce bir ayıbın mevcut olup olmadığının tespiti, bu hususun tespitinin mevcut bilgi ve belgelerle tespiti mümkün değil ise gerekçesinin açıklanması, satıştan önce ayıbın bulunduğunun tespiti halinde bu ayıbın hangi sebepten kaynaklandığı, açık-gizli ayıp niteliğinin belirlenmesi, ayıbın ekspertiz raporlarıyla tespitinin hayatın olağan akışına göre mümkün olup olmadığının belirlenmesi davacı tarafından satıştan sonra araçtaki ayıplar nedeniyle yaptırdığını beyan ettiği tamiratların araçtaki arızalara ve yapıldığı dönem itibariyle piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığının belirlenmesi, ayıbın varlığının tespiti halinde aracın satış değeri ve piyasa değeri dikkate alınarak değer kaybı bedelinin belirlenmesi amacıyla bir makine mühendisi ve bir sigorta eksperi bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 19/03/2023 tarihli raporda özetle; davalı ...... Kuyumculuk ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile davacı
...... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında 17.11.2021
tarihinde dava konusu ........ plaka sayılı aracın, T.C. Bakırköy ...... ncı Noterliği tarafından
düzenlenen Araç Satış Sözleşmesi ile alım satım işleminin gerçekleştirildiği,
araçta ayıp niteliğinde bulunan hasarın varlığı, aracın satışından önce ve sonrasında yapılan
her iki ekspertiz raporunda da benzer nitelikleri ile tespit edildiği bu sebeple açık ya da gizli
ayıp kapsamında değerlendirilemeyeceği, davacı ..... Kumaş Baskı
Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, aracın satın alımından önce 01.11.2021 tarihinde
....... yetkili servis ekspertiz firması tarafından hazırlanan ilk ekspertiz raporu neticesindeki
tespit edilen bilgiler ışığında aracın sağ ön aksamlarından hasar gördüğü kabulü ile satın alındığı
bu sebeple araçtaki hasarın varlığının gizli ayıp niteliğini taşımadığı;
ava konusu araca yönelik üst külbütör kapağı ve contası, ön panel değişimi ve buna bağlı
antifriz değişimi haricindeki yapılan parça değişimlerinin araç ithalatçısının önerileri
kapsamında yetkili servisler tarafından uygulanan aracın yaşı, kilometresi ile doğru orantılı olarak
mutad bakım kapsamında yapılması gerektiği, alt takım mekanik kısımda bulunan askı rotları,
salıncak burçları, fren balata ve diskleri vb. parçalar ile periyodik bakımda kullanılan yağ, filtre
gibi elemanların kilometre ve kullanıma bağlı yorulma ve eskime sebepli rutin değiştirilmesi
gereken parçalar olduğu;
periyodik bakım kapsamında değiştirilmesi gereken yedek parça ve işçilikler ile aracın satın alımı
öncesinde yapılan ekspertiz sonucunda tespit edilen parçaların ve bu parçaların değişim
onarımına bağlı işçiliklerin tutarının KDV hariç 7.010,00 - TL olduğu bu tutardan aracı satan
davalı ... Kuyumculuk ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi ‘nin
sorumluğunun bulunmayacağı;
ava konusu aracın satın alımı öncesinde yapılan ekspertiz sonucunda tespit edilemeyen
parçaların ve bu parçaların değişim onarımına bağlı işçiliklerin tutarının KDV hariç 7.400,04 –
TL olduğu, bu tutardan aracı satan davalı ... Kuyumculuk ve İnşaat Sanayi
Ticaret Limited Şirketi ‘nin sorumlu olması gerektiği;
dava konusu ........ plaka sayılı aracın satış tarihi 17.11.2021 itibariyle noter satış
sözleşmesinde yer alan satış değerinin 226.500,00-TL olarak derc edildiği, yapılan hesaplama
neticesinde satış tarihinde piyasa rayiç değerinin yaklaşık 322,637,61-TL olması gerektiği, aracın
satış bedeli ile ilgili dosya münderecatında ödeme dekontu, hesap ekstresi vb. bilgi ve belgelerin
bulunmadığı;
davacının masraf, vekâlet ücreti, faiz ve benzeri diğer istemleri ile ilgili taleplerinin
değerlendirilmesine ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Davacı tarafın kök rapora ilişkin hukuki nitelikte olmayan itirazların değerlendirilmesi için dosyanın daha önce rapor veren bilirkişi heyetine tevdi edilerek ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 15/06/2023 tarihli ek raporda özetle; periyodik bakım kapsamında değiştirilmesi gereken yedek parça ve işçilikler ile aracın satın alımı
öncesinde yapılan ekspertiz sonucunda tespit edilen parçaların ve bu parçaların değişim
onarımına bağlı işçiliklerin tutarının KDV hariç 7.010,00-TL olduğu bu tutardan aracı satan
davalı ... Kuyumculuk ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi ‘nin
sorumluğunun bulunmayacağı;
dava konusu aracın satın alımı öncesinde yapılan ekspertiz sonucunda tespit edilemeyen
parçaların ve bu parçaların değişim onarımına bağlı işçiliklerin tutarının KDV hariç 7.400,04 –
TL olduğu, bu tutardan aracı satan davalı ... Kuyumculuk ve İnşaat Sanayi
Ticaret Limited Şirketi ‘nin sorumlu olması gerektiği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Bilirkişi kök ve ek raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz ettikleri görülmüştür.
-Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Yukarıda yer verilen açıklamalar ile birlikte tarafların iddia ve savunmalarının değerledirilmesinde; taraflar arasında satış sözleşmesine konu olan ........ plakalı kamyonet cinsi aracın dosyada mevcut ekspertiz raporu görülerek davacı tarafça teslim alındığı, ilgili eksper raporunda yer alan eksik ve ayıplar yönünden davacı tarafın talep hakkının mevcut olmadığı ve fakat
dava konusu aracın satın alımı öncesinde yapılan ekspertiz sonucunda tespit edilemeyen
parçaların ve bu parçaların değişim onarımına bağlı işçiliklerin tutarının KDV hariç 7.400,04-
TL olduğu, davalı tarafça bilirkişi raporu ile belirlenen iş bu parçalar ve eksikler yönünden davacıyı bilgilendirdiğine ya da davacının bu hususları bildiğine ilişkin bir bilgi ya da belgenin dosyaya ibraz edilmediği, davacı tarafça usulüne uygun olarak sonradan tespit edilen ayıpların ihbarının yapıldığı, anlaşılmakla davalı tarafın iş bu parça ve parça işçilik bedelinden KDV bedeli ile birlikte sorumlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Davacı tarafın fazlaya ilişkin değer kaybı talebi yönünden ise aracın markası, yaşı, modeli ve tamirat gerektiren kısımları dikkate alındığında aracın 2. El satış değeri ile piyasa değeri arasında açık bir farklılığın bulunduğu, bu haliyle satışın yapıldığı dönem piyasa rayiçleri nazara alındığında davacı tarafın talep edebileceği fazlaya ilişkin bir bedelin mevcut olmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın iş bu taleplerinin yerinde olmadığı kabul edilmiş, davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-Sabit olan 8.732,04 TL araç onarım bedelinin, 01/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Değer kaybı bedeline ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 596,49-TL karar ve ilam harcından peşin harç ve ıslah harcı olarak alınan toplam 260,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 335,89-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından peşin harç ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 260,60-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 80,70 TL başvurma harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, ve 228,50-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 8.309,20-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%89,72) göre hesap edilen 7.455,40-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yargılama sırasında sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Kabul edilen miktar yönünden davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 8.732,04-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Reddine karar verilen miktar yönünden davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 1.000,00-TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun .... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 1.560,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%89,72) göre hesap edilen 1.399,70-TL'sinin davalıdan, 160,30-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; davacı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
19/01/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!