WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

BAKIRKÖY 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/545 Esas
KARAR NO : 2024/350

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/06/2021

DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/09/2021
KARAR TARİHİ : 03/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ESAS DAVA: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ....... Yapım Medya Hizmetleri Ltd. Şti. arasında şifahi Danışmanlık Sözleşmesi akdedilmiş, söz konusu sözleşme ile müvekkili şirketin davalı şirkete danışmanlık hizmetleri vermiş olduğunu, sözleşme çerçevesinde yapılan işler kapsamında müvekkili şirket tarafından davalı şirkete faturalar düzenlenmiş olup bu faturalardan 03.07.2015 Tarih ...... Sıra numaralı 43.000,00 TL bedelli faturanın 37.500,00 TL'sinin davalı tarafından ödenmemiş olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmiş olup davalının müvekkili şirkete takip tutarı kadar borçlu olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas numaralı dosyası ile 66.323,63 TL tutarında ilamsız icra takibi başlatılmış, davalının, icra dosyasına yapmış olduğu 13/04/2021 tarihli itirazla müvekkiline borcu bulunmadığından bahisle borca ve bütün ferilerine itiraz etmiş olduğunu, davalı şirketin itirazı üzerine taraflarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş olup davalı taraf ile anlaşma sağlanamamış olduğunu, davalının icra dosyasına itiraz dilekçesinde borcun zamanaşımına uğradığını iddia etmekte olup bu iddianın hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin davalıdan olan alacağının TBK'da sınırlı sayılan hallerden biri olmayıp danışmanlık hizmetinden kaynaklandığı için 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olup takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu beyanla; her türlü yasal yola başvurma hakları saklı kalmak kaydı ile; borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takibin Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... E. sayılı dosyası üzerinden devamına, takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ESAS DAVA: Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin uzun dönemdir gayri faal olmakla birlikte adresinin de yetersiz ve geçersiz bir adres olduğunu, zira İTO sitesindeki ve dava dilekçesinde sicil adresine göre davacının adresinin ...... Mah. ...... Yolu No:102 Bahçelievler İstanbul olduğunu, ancak bina numarasından sonra daire veya iç kapı numarası bulunmayan bu adresin bir apartman olduğunu, davacı şirket yetkilisinin kendi ev adresinin olduğu binayı şirket adresi olarak göstermiş, ancak No:102'de birçok bağımsız bölüm olduğundan yasal bir yükümlülük halinde bu adrese ulaşılamayacağının aşikar olduğunu, müvekkil şirketin, davacı yandan İstanbul Anadolu ...... İcra Müdürlüğünün ...... E sayılı dosyası ile alacağını tahsil edememişken, davacının (bu icra dosyası içeriğinden de anlaşılacağı gibi) aciz ve gayri faal durumda olduğu ortada iken ve yine faal bir adresi dahi bulunmazken teminatsız dava açabilmesinin mümkün olmadığını, bu bakımdan davacının faaliyet durumunun ve Türkiye'de yerleşik bir adresinin bulunup bulunmadığının araştırılması için; adresinde kolluk marifetiyle araştırma yapılmasını, ilgili vergi dairesine müzekkere yazılarak davacının 2015 yılından bugüne kadar faaliyetinin olup olmadığı, bildirgelerinin sunulup sunulmadığı, faaliyet matrahlarının ve gelir gider durumunun miktarlarının ne olduğu gibi faaliyetini gösterir kayıtların celp edilmesini talep ediyor olduklarını, bunun dışında da davacının faaliyetinin bulunup bulunmadığı noktasında resen araştırma yapılmasını talep ediyor olduklarını, esasa dair hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğunu, bu bakımdan davanın reddi gerektiğini, süresinde takas mahsup defiinde bulunuyor olduklarını, ekte sunulan cari hesap ve fatura kayıtlarından da anlaşılacağı üzere davacı şirketin müvekkili şirkete 29.08.2016 tarihli ...... sıra numaralı fatuta ile 43.000,00 TL ve 08.08.2016 tarihli ...... sıra numaralı fatura ile 22.500,00 TL olmak üzere toplam 65.500,00 TL tutarında (faiz hariç) borçlu olduğunu, bu bakımdan iş bu tutarların takas ve mahsubu sonrası müvekkilinin borçlu değil, alacaklı olduğunun anlaşılacak olduğunu, bunun yanında müvekkili davalının, davacı şirketten İstanbul Anadolu ...... İcra Müdürlüğünün ..... E sayılı dosyası ile de alacaklı olup bu dosyada takip kesinleşmiş ve devam etmekte olduğunu, gelinen noktada müvekkili davalı yanın davacıdan gerek ekte sunulan iki fatura toplamı olarak 65.000,00 TL ve gerekse İstanbul Anadolu ....... İcra Müdürlüğünün ...... E sayılı dosyaları ile işlemiş faizler hariç takip çıkışı olarak 28.000,00 TL tutarında alacaklı durumunda olduğunu, bu bakımdan takas-mahsup defiinde bulunuyor olduklarını, müvekkili davalı şirketin davacı şirkete yönelik hiçbir borcu bulunmadığını, zira davacının, fatura karşılıklarına dair bir hizmet vermediği gibi esasen yıllardır da gayri faal bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin, davacı aleyhine yukarıda belirtilen icra takibi ile halihazırda devam eden icra takibindeki talebini takip etmesi nedeniyle davacı yanın tamamen dayanaksız ve haksız olarak, yaklaşık 6 yıl sonra iş bu takibi açarak, müvekkilini icra dosyasında uzlaşmaya zorlamak istemekte olduğunu, bu bakımdan davacının kötü niyetli olduğunu, davacı yanın müvekkili şirkete, faturada görünen hizmeti de sağlamamış olduğunu, davacı şirketin müvekkili şirkete yaptığı bir danışmanlık bulunmadığı gibi, esasen İTO kaydından da anlaşılacağı üzere davacı şirketin Halı Kilim ve Yer Kaplamaları işi ile iştigal olduğunu, müvekkili şirketin ise bir televizyon yapım şirketi olup ekte sunulan faturalardan da anlaşılacağı üzere davacı şirkete tanıtım hizmeti vermiş olduğunu, gerek müvekkili şirketin ticari defterleri ve gerekse vergi dairesi kayıtlarında da anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin davacı şirketten yüklü miktarda alacaklı olduğunu, anlaşılacağı üzere gayri faal bu şirketin, sırf müvekkiline olan borçlarını ve halihazırda devam eden icra takibine engel olabilmek, müvekkili şirketi alacaklarından vazgeçirmek için iş bu davayı ikame etmiş olduğunu, müvekkili şirketin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, aksine faturalar ve icra takibinden de anlaşılacağı üzere alacaklı konumunda olduğunu, hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte takipte ileri sürülen faiz ve faiz oranını da kesinlikle kabul etmiyor olduklarını, zira kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediği gibi uygulanan faiz ve faiz oranının da açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu bakımdan müvekkiline karşı ileri sürülen faiz talebini kesinlikle kabul etmiyor olduklarını beyanla; öncelikle davacı şirketin, HMK 84. maddesi bakımından yerleşik ve cari bir yurt içi adresinin bulunmaması, halihazırda bir malvarlığı ve faaliyetinin bulunmaması nazara alınarak teminat göstermesine karar verilmesini, bu yönde kolluk araştırması yapılmasını ve vergi dairesi kayıtlarının celp edilmesini, öncelikle zamanaşımı nedeniyle, aksi halde esas olarak müvekkili şirketin borcu bulunmaması nedeniyle davacının davasının reddine, haksız ve kötü niyetli iş bu dava nedeniyle takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkememizce davacının alacağının bulunabileceği kanaat hasıl olur ise takas mahsup defii talepleri nazara alınarak davacının davasının reddine, tüm yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA: Davacılar vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin, İstanbul Anadolu ...... İcra Dairesi'nin ...... E. sayılı dosya ile başlatmış olduğu ilamsız takipte borca dayanak gösterdiği çek nedeniyle müvekkillerinin hiçbir borcu bulunmadığını, söz konusu çekin davalı şirket tarafından, ticari ilişkiden kaynaklı borcun ifası için müvekkili şirkete verilmiş olup müvekkili şirketçe üçüncü kişiye ciro edilerek teslim edilmiş olduğunu, çek bedeli davalı şirketçe üçüncü kişiye ödenmiş olup yapılan ödeme için müvekkili şirkete ve diğer davacı olan müvekkili şirket yetkilisine rücu mümkün olmadığını, zira, davalı şirketin üçüncü kişiye yapmış olduğu çek bedeli ödemesinin, davalı şirketin müvekkili şirkete olan borcundan düşülmüş olduğunu, diğer müvekkili ....... 'un ise müvekkili şirket yetkilisi olup hukuki ilişkiyle hiçbir ilişkisi bulunmadığını, yargılama sonuçlanıncaya kadar müvekkillerinin haksız haciz işlemi ile karşı karşıya kalmaması ve daha fazla zarara uğramaması adına, takip tutarının teminat mektubu olarak dosyaya kabulü ile İstanbul Anadolu ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı takipte dosya borcunun icra dosyasına teminat mektubu ile depo edilerek paranın alacaklıya ödenmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ediyor olduklarını, müvekkili şirket ...... Halı Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı şirket arasında ticari ilişki olup davalı şirketin söz konusu ticari ilişkiden doğan borcunun ifası için takip konusu çeki düzenleyerek müvekkili şirkete vermiş olduğunu, bilahare, davalının düzenleyip vermiş olduğu takip konusu çekin müvekkili şirketçe 3. bir kişiye cirolanmış, lehine ciro yapılan 3. kişi tarafından çekin tahsil edilmiş olduğunu, bu kapsamda davalı şirketin, dava dışı 3. kişiye ödeme yapması sonrası müvekkillerine rücu etmesinin haksız olduğunu, zira; davalı şirketin söz konusu çeki zaten müvekkili şirkete olan borcunun bir kısmını ifa etmek için vermiş ancak çekin müvekkili şirket tarafından tahsil edilmemiş olduğunu, ayrıca, davalı şirketin takip konusu çek nedeniyle dava dışı 3. kişiye yaptığı ödemenin, davalı şirketin müvekkili şirket kayıtlarındaki borcundan düşülmüş olduğunu, bakiye fatura bedeli için ise müvekkili şirket tarafından Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı dosya ile davalı şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı şirket söz konusu takibe haksız olarak itiraz ettiğinden, taraflarınca Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... E. sayılı dosya ile itirazın iptali davası açılmış olup dosyanın derdest olduğunu, huzurdaki dava ile Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... E. itirazın iptali davasına konu uyuşmazlık aynı hukuki ilişkiden kaynaklamakta olup aralarında bağlantı bulunduğundan işbu dosyanın Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi ...... E. sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, davalı şirketin, hukuki ilişkiyle hiçbir ilgisi bulunmadığı halde İstanbul Anadolu ..... İcra Dairesi'nin ...... E. sayılı dosya ile başlatmış olduğu takipte müvekkili ....... 'a da ödeme emri göndermiş olduğunu, müvekkili ...... 'un, müvekkili şirket ..... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin yetkilisi olup hukuki ilişkiyle bir bağlantısı bulunmadığını, ...... Halı Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin sermaye şirketi olup ayrı bir kişilik olduğunu, sermaye şirketinin borçlarından ortakların şahsi malvarlığı ile sorumlu olmadıklarını, borcun yalnızca şirket malvarlığından tahsil edilebildiğini, nitekim somut olayda müvekkili şirketin borçlu değil alacaklı konumda olduğunu, dolayısıyla hem müvekkili şirkete hem de diğer müvekkili ....... 'a başlatılan takibin haksız ve hukuka aykırı olup müvekkillerinin talep edildiği gibi bir borcu bulunmadığını, davalı şirketin, takibe dayanak gösterdiği senetten kaynaklı müvekkili ....... ve müvekkili şirketin borcu olmadığını bilmekte olduğunu, ancak bu durumu bildiği halde müvekkilleri aleyhine kötü niyetle icra takibi başlatmış olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davacı müvekkillerinin yargılama sonuçlanıncaya kadar daha fazla hak kaybına uğramaması adına, takip tutarının teminat mektubu olarak dosyaya kabulü ile İstanbul Anadolu ..... İcra Müdürlüğü'nün ....... E. sayılı takipte dosya borcunun icra dosyasına teminat mektubu ile depo edilerek paranın alacaklıya ödenmesinin tedbiren durdurulmasına, davanın, hukuki bağlantı olması nedeniyle, taraflar arasında görülmekte olan Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... E. sayılı itirazın iptali davası ile birleştirilmesine, İstanbul Anadolu ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... E. sayılı dosya ile başlatılan takipten dolayı davacı müvekkillerinin borçsuz olduğunun tespitine, davalı şirketin, müvekkillerine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere ayrı ayrı kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA: Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin uzun dönemdir gayri faal olmakla birlikte adresinin de yetersiz ve geçersiz bir adres olduğunu, zira İTO sitesindeki ve dava dilekçesinde sicil adresine göre davacının adresinin ..... Mah. ...... Yolu No:102 Bahçelievler İstanbul olduğunu, ancak bina numarasından sonra daire veya iç kapı numarası bulunmayan bu adresin bir apartman olduğunu, davacı şirket yetkilisinin kendi ev adresinin olduğu binayı şirket adresi olarak göstermiş, ancak No:102'de birçok bağımsız bölüm olduğundan yasal bir yükümlülük halinde bu adrese ulaşılamayacağının aşikar olduğunu, müvekkili şirketin, davacı yandan İstanbul Anadolu ..... İcra Müdürlüğünün ...... E sayılı dosyası ile alacağını tahsil edememişken, davacının (bu icra dosyası içeriğinden de anlaşılacağı gibi) aciz ve gayri faal durumda olduğu ortada iken ve yine faal bir adresi dahi bulunmazken teminatsız dava açabilmesinin mümkün olmadığını, bu bakımdan davacının faaliyet durumunun ve Türkiye'de yerleşik bir adresinin bulunup bulunmadığının araştırılması için; adresinde kolluk marifetiyle araştırma yapılmasını, ilgili vergi dairesine müzekkere yazılarak davacının 2015 yılından bugüne kadar faaliyetinin olup olmadığı, bildirgelerinin sunulup sunulmadığı, faaliyet matrahlarının ve gelir gider durumunun miktarlarının ne olduğu gibi faaliyetini gösterir kayıtların celp edilmesini talep ediyor olduklarını, bunun dışında da davacının faaliyetinin bulunup bulunmadığı noktasında resen araştırma yapılmasını talep ediyor olduklarını, öncelikle esasa dair hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış ve hak düşürücü sürenin de geçmiş olduğunu, bu bakımdan davanın reddi gerektiğini, davacı .......'un, aynı zamanda davalı şirket yetkilisi olup müvekkili şirket yetkilisi ile sağladığı güven ilişkisine dayalı olarak müvekkilinden takip konusu çeki, hatır çeki olarak (teminat amaçlı) kullanmak ve tahsile verilmeksizin iade etmek üzere teslim almış olduğunu, bu hususun, çekin fotokopisi üzerine de yazılmış olup davalı .......'un kendi el yazısı ile "Teslim adlım Muamelesiz iade edilecektir" yazıp imzalamış olduğunu, bu beyandan da anlaşılacağı üzere söz konusu çekin davacı yanca muamelesiz, yani işlemsiz iade edilmesi gerekirken davacının, ne çek aslını muamelesiz iade etmiş ne de çek bedelini karşılayarak müvekkilinin mağduriyetini gidermiş olduğunu, müvekkilinin sürekli olarak çek ile çalışan bir işletme olmayıp davacı şirket yetkilisinin, muhasebeci olduğunu, bu tarz çek kullanımlarında bankalar nezdinde kredi notunun yükseleceğini beyan ederek müvekkilinden iş bu çeki, karşılığı olmaksızın teslim almış, karşılığında ekte sunulan makbuzu düzenleyerek müvekkiline teslim etmiş, yine çekin işlemsiz iade edileceğine dair söz konusu çek fotokopisini imzalayarak müvekkiline teslim etmiş olduğunu, anlaşılacağı üzere davacılarca yapılması gereken ve taahhüt edilen; söz konusu çeki işlemsiz şekilde müvekkiline iade etmekte, ancak bilahare borç batağına giren davacıların, söz konusu çeki iade etmediği gibi çekin müvekkilince ödenmek zorunda kalmasına neden olduklarını, son ana kadar davacıların çeki iade etmesini ya da bedelini ödemesini bekleyen müvekkilinin, çekin karşılıksız kaydı ile işlem görmesine engel olabilmek adına ...... Bankası .......Şubesinden son anda kredi kullanarak çek bedelini ödemek zorunda kalmış olduğunu, ancak davacıların, müvekkilinin dahil hiçbir alacaklısına borcunu ödememiş olduğunu, ekte sundukları ....... mesajlaşmalarından da anlaşılacağı üzere davacı ........ 'ın müvekkiline borçlu olduğunu kabul etmekle birlikte bu borcu ödeyeceğini taahhüt etmiş, sürekli olarak müvekkilini oyalamış olduğunu, önceleri yarın, haftaya gibi vadelerle müvekkilini oyalayan, sürekli yalvarır şekilde müvekkilinden süre isteyen davacının, başka insanlara da borçları arttıkça ve vadelerle sıkıştıkça müvekkiline karşı daha umursamaz bir tavra girmiş, "ödeme yapacağım beklemen gerekir" gibi tamamen belirsiz şekilde konuşmaya başlamış, sonrasında müvekkilinin son çare olarak davacılar aleyhine icra takibine giriştikten sonra davacılarca borca itiraz edilmemiş ve takibin kesinleşmiş olduğunu, esasen davacıların, borca fazlasıyla batık olduklarından müvekkilinin bu alacağı tahsil imkanı olmadığını düşündüklerinden tüm uzlaşma çabalarına kayıtsız kalmış olduklarını, bilahare yapılan hacizler ve takip işlemleri de sonuçsuz kalmışsa da davacıların bu defa takipten 5 yıl sonra iş bu davayı ikame etmiş olduklarını, davacıların bu davayı ikame etmelerinin tamamen kötü niyetin göstergesi olduğunu, zira ortada açık bir borç ve açık bir borç kabulü bulunduğunu, davacıların hem yazışmalar hem de davacı ....... tarafından imzalı çek fotokopisinden de anlaşılacağı üzere söz konusu çeki işlemsiz iade edeceğini kabul etmekle birlikte bilahare, çek bedelini de ödeyeceklerini kabul ve taahhüt etmiş olduklarını beyanla; öncelikle davacı şirketin, HMK 84. maddesi bakımından yerleşik ve cari bir yurt içi adresinin bulunmaması, halihazırda bir malvarlığı ve faaliyetinin bulunmaması nazara alınarak teminat göstermesine karar verilmesini, bu yönde kolluk araştırması yapılmasını ve vergi dairesi kayıtlarının celp edilmesini, öncelikle zamanaşımı nedeniyle, aksi halde hak düşürücü sürenin dolması nedenleriyle davanın reddine, hiçbir kabul anlamına gelmemekle esas yönünden davanın reddine, tüm yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, buna mukabil davalının davacı taraftan alacaklı olup olmadığı, takas mahsup definin yerinde olup olmadığı, varsa tarafların birbirine yaptığı ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarındadır.
Birleşen dava, davalı ....... Yapım Medya Hizmetleri Ltd. Şti nin davacılar hakkında İstanbul Anadolu ...... İcra Müdürlüğünün ...... E sayılı dosyasından başlattıkları İLAMSIZ takibe konu ...... Bankası ..... Mahallesi /...... Şubesine ait 30.04.2016 tarih 28.000,00-TL bedelli ...... çek numaralı çekten dolayı borçlu olmadıklarının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır.
Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ....... E. sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı takip alacaklısı şirket tarafından davalı takip borçlusu şirket aleyhine 37.500,00 TL (03.07.2015 tarih ...... sıra numaralı 43.000,00 TL tutarlı faturadan kaynaklanan bakiye 37.500,00 TL), 28.823,63 TL 07.07.2015 tarih ..... sıra numaralı faturadan kaynaklanan bakiye 37.500,00 TL alacağa işlemiş faiz olmak üzere toplam 66.323,63 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı takip borçlusu şirketin vekili aracılığıyla takibe itiraz ettiği anlaşıldı.
Birleşen İstanbul Anadolu ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas ...... Karar sayılı dosyası içerisinde mevcut İstanbul Anadolu ..... İcra Müdürlüğünün ...... E sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı şirket tarafından davacılar aleyhine 28.000,00 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşıldı.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, buna mukabil davalının davacı taraftan alacaklı olup olmadığı, takas mahsup definin yerinde olup olmadığı, varsa tarafların birbirine yaptığı ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarında olduğunun tespiti için tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 13/12/2021 günü saat 14:30'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, SMMM bilirkişi ...... 13/03/2022 tarihli raporunda özetle; davacı tarafın 2016 yılı ticari defterlerini incelemeye sunduğunu, davacının 2016
yılı ticari defterlerinin incelendiğini, 2016 yılı defterlerinin açılış ve kapanış
onaylarının kanuni süresinde olduğu ve lehinde delil niteliği taşıdığı kanaatine
varılmış olup, nihai takdirin mahkememize ait olduğunu, davalı tarafın ise incelemeye 2015-2016 yıllarına ait ticari defterlerini sunduğunu, incelendiğini, davalının 2015-2016 yılları ticari defterlerinin incelendiğini, 2015-
2016 yılları ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının kanuni süresinde
olduğu ve lehinde delil niteliği taşıdığı kanaatine varılmış olup, nihai takdirin mahkememize ait olduğunu, davacının 2015 yılı defterlerini incelemeye sunmadığından 2015 yılı ile ilgili
tespit yapılamamış olduğunu, incelemeye sunduğu 2016 yılı defterlerine göre davalının hesap bakiyesinin 2016 yılı açılış kaydına göre 55.508,47 TL davalının borçlu
olduğu, yine 2016 yılı kapanış kaydında aynı şekilde davalının davacıya
55.508,47 TL borçlu olduğu şeklinde kayıtlı olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davalı
tarafından 2016 yılında düzenlenen 22.500,00 TL ve 43.000,00 TL tutarlı iki
adet toplam 65.500,00 TL tutarlı faturaların davacının 2016 yılı ticari
defterlerinde kayıtlı olmadığının tespit edilmiş olduğunu, davalının 2015 yılı ticari defterlerinde davacının davalıya düzenlediği 22.500,00
TL ve 43.000,00 TL tutarlı iki adet faturayı davacının alacağına kaydetmiş ve
davacının hesap bakiyesinin 2015 yılı sonu itibariyle 65.500,00 TL davacının alacaklı
olarak devretmiş olduğunu, davalının 2016 yılında davacıya 2 adet toplam 65.500,00
TL tutarlı fatura düzenlemiş ve defterlerine kaydetmiş olduğunu, bu durumda
davacının alacak bakiyesinin kapanmış, sıfırlanmış olduğunu, hal böyle olunca davalının
ticari defterlerine göre 31.08.2016 tarihi itibariyle davacıya borcu bulunmadığını, davalının davacıya düzenlemiş olduğu iki adet faturayı
davacıya tebliğ-teslim edip etmediğinin, etti ise ne şekilde teslim ettiğinin tarafınca tespit edilememiş olduğunu, nihai takdirin mahkememize ait olduğunu, tarafların 2015 yılına ait BA-BS bildirim formlarının mutabık olduğunu, 2 adet belge ile
55.507,00 TL (KDV hariç) alım-satım yaptıklarını bildirmiş olduklarını, 2016 yılı ile
ilgili BA-BS yönünden herhangi bir tespit yapılamamış olduğunu bildirmiştir.
Dosyanın birleşen dosyada yer alan talepler ve yapılan itirazlar doğrultusunda ek rapor hazırlanmak üzere bilirkişiye tevdiine karar verilmiş olup, kök rapor sunan bilirkişi 22/12/2022 tarihli ek raporunda özetle;
davacı tarafın 2016 yılı ticari defterlerini incelemeye sunduğunu, davacının 2016
yılı ticari defterlerinin incelendiğini, 2016 yılı defterlerinin açılış ve kapanış
onaylarının kanuni süresinde olduğu ve lehinde delil niteliği taşıdığı kanaatine varılmış olup, nihai takdirin mahkememize ait olduğunu, davalı tarafın ise incelemeye 2015-2016 yıllarına ait ticari defterlerini sunduğunu, incelendiğini, davalının 2015-2016 yılları ticari defterlerinin incelendiğini, 2015-
2016 yılları ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının kanuni süresinde
olduğunun ve lehinde delil niteliği taşıdığının kanaatine varılmış olup, nihai takdirin mahkememize ait olduğunu, davacının 2015 yılı defterlerini incelemeye sunmadığından 2015 yılı ile ilgili
tespit yapılamamış olduğunu, incelemeye sunduğu 2016 yılı defterlerine göre davalının hesap bakiyesinin 2016 yılı açılış kaydına göre 55.508,47 TL davalının borçlu
olduğu, yine 2016 yılı kapanış kaydında aynı şekilde davalının davacıya
55.508,47 TL borçlu olduğu şeklinde kayıtlı olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davalı
tarafından 2016 yılında düzenlenen 22.500,00 TL ve 43.000,00 TL tutarlı iki
adet toplam 65.500,00 TL tutarlı faturaların davacının 2016 yılı ticari
defterlerinde kayıtlı olmadığının tespit edilmiş olduğunu, davalının 2015 yılı ticari defterlerinde davacının davalıya düzenlediği 22.500,00
TL ve 43.000,00 TL tutarlı iki adet faturayı davacının alacağına kaydetmiş ve davacının hesap bakiyesinin 2015 yılı sonu itibariyle 65.500,00 TL davacının alacaklı
olarak devretmiş olduğunu, davalının 2016 yılında davacıya 2 adet toplam 65.500,00
TL tutarlı fatura düzenlemiş ve defterlerine kaydetmiş olduğunu, bu durumda
davacının alacak bakiyesinin kapanmış, sıfırlanmış olduğunu, hal böyle olunca davalının
ticari defterlerine göre 31.08.2016 tarihi itibariyle davacıya borcu bulunmadığını, davalının davacıya düzenlemiş olduğu iki adet faturayı
davacıya tebliğ-teslim edip etmediğinin etti ise ne şekilde teslim ettiğinin tarafınca tespit edilememiş olduğunu, nihai takdirin mahkememize ait olduğunu, tarafların 2015 yılına ait BA-BS bildirim formlarının mutabık olduğunu, 2 adet belge ile
55.507,00 TL (KDV hariç) alım-satım yaptıklarını bildirmiş olduklarını, 2016 yılı ile
ilgili BA-BS yönünden herhangi bir tespit yapılamamış olduğunu, birleşen davada borç konusu çek için davacı tarafından 15.12.2015 tarihli
tahsilat makbuzu düzenlenmiş olduğunu, çekin davalı tarafından davacıya verildiği
konusunda herhangi bir çekişme bulunmadığını, bu hususun tarafların kabulünde olduğunu, ancak ticari defter kayıtlarında çekin verilip-alındığı hususunda bir kayıt tespit edilememiş olduğunu, takdirin mahkememize ait olduğunu bildirmiştir.
Tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerine müzekkere yazılarak 2016 yılına ait BA-BS kayıtlarının istenilmesine, ara karar ikmalen yerine getirildiğinde dosyanın bilirkişiye tevdi ile BA-BS kayıtları ve davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinin 2. Satırında yer alan koyu yazılı kısmı dikkkate alınarak seçenekli hesaplama yapılmasının istenilmesine karar verilmiş olup, kök ve ek rapor sunan bilirkişi 03/06/2023 tarihli 2.ek raporunda özetle; dava dosyasına sunulan her türlü beyan, evrak, belge, fatura, irsaliye, Cari
hesap Ekstresi, ile tüm dosya münderecatı kapsamının incelemesi neticesinde;
tarafların 2015 yılına ait BA-BS bildirim formlarının mutabık olduğunu, 2 adet belge ile
55.507,00 TL (KDV hariç) alım-satım yaptıklarını bildirmiş olduklarını, 2016 yılında
ise davalının 2 adet belge ile 55.508,00 TL satım bildirmiş, davacının ise davalı
yönünden herhangi bir alım-satım bildiriminde bulunmamış olduğunu, davacının 2015 yılı ticari defterlerini sunmamış, davacının 2015 yılı defterlerinin
incelenememiş olduğunu, davacının beyan ve itiraz dilekçesine göre 2 seçenekli hesaplama yapılmış olduğunu, Birinci seçenek faturalardan çekin düşülmesi ile yapılan hesaplamada
davacının 37.500,00 TL davalıdan alacaklı olduğunu, İkinci seçenek hesaplamada ise davacının 2016 yılı defterlerindeki tespit
edilen davalıdan olan alacağı 55.508,47 TL lik alacağından 28.000,00 TL lik
çekin düşülmesi ile ise 27.508,47 TL davacının davalıdan asıl alacağının olduğu şeklinde bir hesaplama yapılmış olduğunu nihai takdirin tamamen mahkememize ait olduğunu bildirmiştir.
Birleşen dosyada takibe konu çekin incelenmesinde çekin lehtarının birleşen dosya davacısı ...... Halı ... Ltd. Şti. olduğu, keşidecisinin birleşen dosya davalısı ....... yapım ... Ltd. Şti. Olduğu, çek bedleinini 28.000,00 TL olduğu, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı, takas aracılığı ile çek bedelinin ödenmiş olduğu görülmüştür.
Esas dava, faturaya bağlı itirazın iptali istemine ilişkin olup davalı tarafın savunması borcun bulunmadığı, bilakis davalı taraftan alacaklı olduğuna yöneliktir. Tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesinde davalı tarafın ticari defter ve belgelerinde davacının takip konusu yapmış olduğu faturanın yer aldığı ve tarafların BA-BS kayıtlarının uyumlu olduğu görülmekle davacının takip konusu yapmış olduğu faturanın davalı tarafın kabulünde olduğu sonucuna varılmıştır. Her ne kadar davalı taraf defterlerinde 2016 yılında 22.500,00 TL ve 43.000,00 TL bedelli faturaların da yer aldığı görülmüş ise de, davacı taraf defterlerinde belirtilen faturaların kayıtlı olmaması ve faturaların dayanakları davalı tarafça ispatlanamamış olması hususları nazara alınarak bu kayıtlar davacı taraf alacağından mahsup edilmemiştir. Davalı taraf, davacı taraftan alacaklı olduğu savunmasında bulunmuştur. Ne var ki esas dosyada davacı tarafın alacaklı olup olmadığı yargılama konusu olmadığından ayrıca bu hususta inceleme yapılmamıştır. Davacı tarafın takip konusu yapmış olduğu fatura bedelinin davalı tarafça ödenmiş olduğu hususu da iddia ve ispat olunmamıştır. Davacı taraf davalı hakkında başlatmış olduğu icra takibinde ayrıca takip öncesi işlemiş faiz talep etmiş ise de, takip konusu faturadan dolayı davalı tarafın takip öncesi temerrüde düşürüldüğü hususu dosya kapsamı ile ispatlanamadığından bu talep yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Birleşen dava ise, davalı tarafın davacı hakkında başlatmış olduğu çeke dayalı takip nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı taraf takip konusu çekin davalı ile aralarında yer alan ticari ilişkiye istinaden verilmiş olduğu ve çek bedelinin davalı taraf alacağından tenzil edilmiş olduğu iddiası ile çek nedeni ile borçlu olunmadığının tespitini talep etmektedir. Davalı taraf ise, takip konusu çekin hatır çeki olduğu, davacı tarafından muamelesiz iade edileceği taahhüt edilmiş olunmasına rağmen çek bedelinin tahsil edilmiş olduğu savunmasında bulunduğu anlaşılmıştır. Çek bir ödeme aracı olup temel ilişkinden bağımsız olarak kayıtsız borç ikrarını içerir. İlgili banka müzekkere cevabı ile sabit olduğu üzere takibe konu çek bedelinin tahsil edilmiş olduğu ve birleşen dosya davalısının takip alacaklısının iddiasında belirtilen "muamelesiz iade edilecektir." ibaresinin çek üzerinde yer almadığı görülmüştür. Buna göre ispat yükü davalı taraf üzerindedir. Ne var ki takip konusu çekin teminat amaçlı verildiği hususu dosya kapsamı ile ispatlanabilmiş değildir. Davalı delilleri arasında yemin delilin yer almadığı da görülmekle ayrıca bu hususta hatırlatma yapılmamıştır. Açıklanan bu nedenlerle birleşen davanın kabulü ile şartları oluşmayan kötüniyet tazminatının reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Esas dosya yönünden açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile,
Bakırköy ...... İcra müdürlüğü ...... E. Sayılı dosyasının 37.500,00 TL üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz UYGULANMASINA,
İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın % 20'sine tekabül eden 7.500 nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
Birleşen dosya yönünden açılan davanın kabulü ile davacının İstanbul Anadolu ...... İcra Müdürlüğü ...... E. sayılı dosyası nedeni ile davacıların borçlu olmadığının TESPİTİNE,
Kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE,
ESAS DAVA YÖNÜNDEN;
1-Alınması gereken 2.561,63 TL harçtan peşin alınan 801,03 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.760,60 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
2-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinden kabul oranı ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 746,33 TL'nin davalıdan 573,67 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 860,33 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 1.572,75 TL yargılama giderinden kabul oranı (%56,54) ret oranı (%43,46) dikkate alınarak hesaplanan 889,23 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafça sarf edilen 15,50 TL yargılama giderinden ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 6,74 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;
9-Alınması gereken 1.912,68 TL harçtan peşin alınan 478,17 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.434,51 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
10-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 537,47 TL ile tebligat ve posta masrafı 90,60 TL olmak üzere toplam 628,07 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
11-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
12-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.03/04/2024

Katip ......

Hakim .....
¸