T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/341 Esas
KARAR NO : 2024/400
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/04/2021
KARAR TARİHİ : 22/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin, kumaş satışı sebebiyle davalı şirketten 255.153,05.TL alacaklı olduğunu, taraflar arasında yapılan şifahi görüşmelerden sonuç alınamaması sebebiyle Büyükçekmece ...... Noterliğinin 18 Şubat 2021 tarih ve ....... yevmiye numaralı ihtarnamesi söz konusu borcun ödenmesinin ihtar edilmiş, söz konusu ihtarnamenin 22 Şubat 2021 tarihinde davalı borçlu şirkete tebliğ edilmiş olup, ihtamamede 3 günlük ödeme süresi tanındığından davalı borçlu şirketin 25 Şubat 2021 tarihinde temerrüde düşmüş olduğunu, temerrüt ihtarına rağmen davalı borçlunun herhangi bir ödeme yapmaması sebebiyle bu kere Küçükçekmece ....... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, icra dosyasından 17 Mart 2021 tarihinde tebliğ edilen Ömek 7 Ödeme Emrine, davalı borçlu şirketin haksız ve kötü niyetli olarak borca ve ferilerine itiraz etmiş, bunun üzerine takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğunu, son olarak dava şartı kapsamında zorunlu ticari arabuluculuğa başvurulmuş ise de, yapılan müzakerelerden olumlu bir sonuç alınamamış olduğunu, davalı borçlu şirketin itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı müvekkili şirketin ticari kayıtlarına göre düzenlenen, davalı şirkete ait TL, USD ve EURO olarak tutulan cari hesap özetinde 255.153,05.TL alacaklı olduklarının açıkça görülmekte olduğunu, davalı şirketin ticari kayıtları üzerine ...... Mali Müşavirlik Ltd. Şti. bünyesinde bulunan ...... tarafından düzenlenen 09.02.2021 tarihli Tutanak isimli evrakta davacı müvekkili şirketin mal satış faturaların açıkça görülmekte olduğunu, taraflar arasında; 2020 yılı Kasım ve Aralık aylarına ilişkin 27.01.2021 tarihli 2 adet BS formu, 2021 yılı Ocak ayına ilişkin 02.03.2021 tarihli BS Mutabakat Formu, 2021 yılı Ocak ayına ilişkin 02.03.2021 tarihli BA Mutabakat Formu ile davacı müvekkilinin alacaklı olduğu miktarın belli olduğunu, davacı müvekkilinin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile alacaklarının sübut bulacak olduğunu, ayrıca temerrüt ihtarından itibaren takipte ticari avans işletilmesi sebebiyle, davalı borçlunun işlemiş faize yönelik itirazının da haksız olduğunu, davalı borçlunun likit alacaklarını sürüncemede bırakmak amacıyla haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunmuş olduğunu beyanla; davanın kabulüne, davalı borçlunun Küçükçekmece ....... İcra Müdürlüğünün ....... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı şirketin likit alacağı sürüncemede bırakmaya yönelik haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle %20 icra inkar tazminatının davalı borçludan tahsiline, yargılama giderleri ile yargılamadaki ve arabuluculuk sürecindeki yasal avukatlık ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacnın, müvekkili davalı ile arasında olan kumaş satış işlemleri sebebiyle müvekkilinden 255.153,05 TL alacaklı olduğunu belirterek iş bu davayı ikame etmiş olduğunu, "Kumaş satışına dayalı alacak hakkı” olduğunu iddia eden davacının öncelikle bu iddiasını ispat etmesi gerektiğini, zira davacının iddialarının aksine, kural olarak davacının davaya konu ürünleri gereği gibi ve zamanında teslim etmiş olduğuna dair sonuç taahhüdü bulunduğunu, davacının taahhütlerinin ve kararlaştırılan teslim tarihlerinin taraflar arasındaki sipariş formlarından da anlaşılmakta olduğunu, davacı tarafın kumaş terminini gereği gibi ve süresi içerisinde ifa etmediğinden müvekkiline teslim edilen ürünlerde ayıplar görülmüş, ürünlerin bir kısmının da süresinde teslim edilmemiş olup dolayısıyla davacı tarafın herhangi bir ücrete hak kazanamayacağını, dava açılırken müvekkili şirkete yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, icra takibine vekil aracılığı ile itiraz edildiğini, bu nedenle vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılmasının zorunlu olduğunu, davacı ile müvekkili davalı arasında kumaş satış işlemlerinden kaynaklı olarak ticari bir ilişki bulunduğunu, çok büyük şirketlere kumaş dikimi yapan müvekkili davalının, belirli özellikleri haiz yüklü miktarda kumaşın yine belirlenen sürede termini için davacı ile anlaşmaya varılmış olduğunu, müvekkili tarafından sipariş geçilen malların ayıplı olduğu müteaddit defa tespit edilmiş olduğunu, ürünlerin beklenen kalite ve standartların altında imal edilmiş, tamir ve zamanında temin edilememesi sebebiyle termin gecikmeleri yaşanmış, müvekkilinin doğrudan ve dolaylı olarak maddi/manevi zarara uğratılmış olduğunu, müvekkilinin uğradığı tüm maddi manevi zarar karşısında davacıdan alacaklı olduğu halde, haksız bir şekilde işbu davanın ikame edilmiş olduğunu, dilekçe ekinde sunulan kumaş sipariş formları ve mail yazışmalarının, sürekli hatalı ürün çıkması sebebiyle birtakım ürünlerin tamire, birtakım ürünlerin ise iadesi ile başka şirketlere tamire gönderildiğini göstermekte olduğunu, mail içeriği ve sipariş formlarında kumaşlara ilişkin özel açıklamalar ve özellik arz eden hususlar belirtilmesine rağmen davacı tarafın pek çok kez hatalı ve ayıplı ürün çıkartmış olduğunu, sipariş süreçlerinde sistematik koordinasyonu sağlamak adına müvekkilinin üstüne düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiş olduğunu, hatalı ürünlerin tespiti, iyileştirilmesi için mail yazışmalarında davacıya sürekli geri bildirimde bulunulmuş olduğunu, buna rağmen anlamlandıramadıkları şekilde müvekkiline ait siparişlerin hep hatalı çıktığını, 09/02/2021 tarihli mail içeriğinde davacıya "Kumaş Problemleri Tamirler" konulu mail gönderilmiş olduğunu, müvekkilinin termin gecikmeleri yaşandığını görmesine rağmen, müşterilerinden ek termin talep etmiş ve davacı tarafla uzlaşmacı bir tavır sergileyerek uyuşmazlığı çözmek istemiş olduğunu, müvekkilinin iyi niyet göstermesine karşılık davacı tarafından hiçbir şekilde orta yol bulunmaya çalışılmamış, kötü niyetli olarak alacağı olmamasına rağmen icra takibi başlatılarak dava ikame edilmiş olduğunu kaldı ki davacı tarafa evvelce kısmi ödemeler de yapılmış olduğunu, davacının ayıplı ifası nedeniyle müvekkilinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı her zaman mevcut bulunduğunu, ayıplı ifa nedeniyle müvekkili açısından pazar ve imaj kaybı ve ölçülemeyen maliyetler gündeme gelmiş olduğunu, bu hususta tüm talep ve dava haklarını saklı tutuyor olduklarını, davacının iddialarının aksine kendisine karşı hiçbir borçları bulunmadığını, bu durumun şirket defterleri üzerinde inceleme yapıldığında ortaya çıkacak olduğunu, sipariş üretimi devam ederken davacının haksız yere gecikme cezaları kendilerine yansıtılırsa siparişleri sevk etmeyeceği konusunda tehditkar içerikte mailler göndermiş olduğunu, davacının sözleşmeyle bağlılık ilkesi gereğince gecikme cezaları, indirimler, ayıplı ifadan sorumlu olduğunu, müvekkili davalının, müşterilerine tekrar gecikmeyi bildirip yeniden kumaş yapacağını ve 1 ay daha ek termin süresi isteyeceğini davacıya söyledikten sonra sipariş iptali, gecikme reklamasyonu olması halinde davacının ayıplı ifasından kaynaklı sorumluluğunu üstlenmediğini anladığı için davacıda bekleyen kumaşların aynısını üretmek için işlemlere başladığını 18/02/2021 tarihinde iletmiş olduğunu, davacının ise kötü niyetli şekilde, kendisine geçilen siparişlerin durumu netleşmeden Büyükçekmece ...... Noterliği'nin ..... yevmiye numaralı 18/02/2021 tarihli ihtarname çekmiş olduğunu, halbuki müşterilerinden iptali kararı alırlarsa, taraflarına teslim edilen problemleri kısmen daha az olan kumaşların fatura edilip iadesiyle, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, cari hesap alacağı kalmamış olacağını, bu hususun da davacıya ayriyeten bildirilmiş olduğunu, buna rağmen davacının, müşterilerinden geri dönüş alınmadan haksız ve mesnetsiz şekilde alacağı bulunduğunu ileri sürmüş olduğunu, ürünlerde gerekli kontroller yapılmadan, faturalar kesilmeden o işe ilişkin ücret hak edişi doğmayacağını, ücretin ödenmediği iddiasının davacının tamamen kendi kurgusu olduğunu, burada asıl amacın davacının ayıplı ifa ve geç teslimattan kaynaklı zararları üstlenmek istememesi olduğunu, davacının kendi hatalı üretimi neticesinde, gecikme cezalarını üstlenmemek için siparişlerin sevkiyatını durdurmuş olduğunu, u sorumsuz davranış yüzünden müvekkili şirketin bütün siparişlere en baştan başlamak zorunda kalmış olduğunu, üretilen malın, müvekkili şirkete geçince üreticinin sorumluluğunun bitmiş sayılmayacağını, sözleşmeler, ticari teamüller gereğince üretimcinin sorumluluğunun süreceğini, üretimcinin ürünün gerekirse tamiratını sağlamak durumunda olduğunu, kendisi tamirat yapmıyorsa, müvekkili başka şirkete tamirat yaptırdığında bu bedelden de sorumlu olacağını, malların teslim edilmesinin, teslim edilen malların kabul edildiği ve fatura kesileceği anlamına gelmeyeceğini, malların önce geçici kabul formuyla depoya alındığını ve kumaşların bilgilerinin kalite güvence elemanları tarafından kontrol edildiğini, yapılan kontrolde hata puanları belirlendiğini ve standart değerlerle kıyaslandığını, kesilecek modeller varsa çekme ve blanket testleri yapılarak kesimhaneye gönderildiğini ve burada da kumaşların top numaraları, renk grupları, çekme değerlerinin kontrol edildiğini, kumaş serilirken de kumaşta olası marullanmalar ve en farklılıkları bulunup kontrolü yapıldığını, tüm bu aşamalardan sonra kaşeli numuneye uygun olmayan ürünlerin tamirleri yapılacaksa tamire, tamiri yapılamayacaklar iadeye veya 2.kaliteye ayrıldığını, her bir kontrol aşamasında hatasız çıkan kumaşların kabul edildiğini, hatalı veya kontrolden geçmemiş kumaş topları varsa geri iade edildiğini, kabul veya red durumu hatanın yoğunluğuna göre karar verileceği için kontrollerin sağlanmadan hiçbir mal için fatura kesilmeyeceğini, dolayısıyla davacının taraflarından talep edebileceği bir hak edişi bulunmadığını, çünkü üretilen malların taraflarına sevkiyatı sağlanmamış, kontrolleri yapılmamış olduğunu, bu haliyle ürünler için fatura kesilmesi mümkün olmadığından cari hesaba istinaden alacaklı olduğu iddiasının yersiz olduğunu, iş bitirilmeden alacaklı bulunduğunun söylemenin abesle iştigal olduğunu tüm yeniden yapım ilave maliyetleri, gecikme cezası ve sipariş kar kayıpları yansıtıldığında zaten cari hesapta davacının alacaklı olmadığının anlaşılmakta olduğunu, aksine müvekkilinin davacıdan alacaklı konumda olduğunu, cari hesap kayıtlarına göre müvekkilinin davacı tarafa hiçbir borcu bulunmadığını, davacının ayıplı ve gecikmiş ifası nedeniyle müvekkili şirketin hem maddi hem manevi geri dönüşsüz zararlara uğramış olduğunu, davacının borçlu olmadıklarını bilerek kötü niyetli bir şekilde henüz hesap devresi kapatılmadan 2021 cari hesap alacağı iddiası ile aleyhlerine icra takibi başlatmış olduğunu, ayıplı ifanın tespiti için tekstil bilirkişi marifetiyle yerinde inceleme talep ediyor olduklarını beyanla; fazlaya dair hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla davanın usulden reddine, mahkememiz aksi kanaatte ise esastan reddine, haksız ve kötü niyetli takip başlatan davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali davası olup, uyuşmazlık; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıya sattığı ürünler karşılığında düzenlediği takip ve dava konusu fatura nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, davalının savunmasına göre de söz konusu ürünlerde idida edildiği şekilde ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın ne olduğu (gizli-açık ayıp) muayene ve ihbar yükümlüğünün davalı tarafça yerine getirilip getirilmediği hususlarındadır.
Küçükçekmece ....... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı takip alacaklısı şirket tarafından davalı takip borçlusu şirket aleyhine 255.153,05 TL ödenmeyen fatura bedelleri bakiyesi, 1.170,91 TL takip tarihine kadar işlemiş ticari avans faizi olmak üzere toplam 256.323,96 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı takip borçlusunun vekili aracılığıyla takibe itiraz ettiği ve takibin durmuş olduğu anlaşıldı.
26/10/2021 tarihli celsede davacı tanığı ...... 'ın hazır bulunduğu, tanık beyanında; ben 2019 Aralık ve 2020 Aralık ayları arasında davacı firmada planlama sorumlusu olarak çalışmaktaydım, davacı firmanın davalı firmaya satmış olduğu kumaşlarda herhangi bir ayıp yoktur, davalı firma herhangi bir ayıp bildiriminde bulunmamıştır, bizim bildiğimiz kadarıyla davalı firmaya verdiğimiz kumaşlar işlenerek satılmıştır, davalı firma tarafından davacı firmaya ayıptan dolayı herhangi bir iade yapılmadı, firmalar arasında siparişlerin teslim edilme zamanı ile ilgili herhangi bir sıkıntı yaşamadı, davacı firma siparişleri zamanında teslim etti dedi. Davalı vekilinin talebi üzerine tanığa soruldu: bize mail yoluyla mallarda ayıp olduğuna ilişkin bir bildirim yapıldı, gelen mail bizim malların davalı firmaya teslim etmemizin üzerinden yaklaşık 2 3 hafta sonrasında gelmiştir, gelen mail üzerine biz davalı firmaya giderek, ürünlerde herhangi bir ayıp hata olmadığını gördük, sonrasında bize ayıp ve hata ile ilgili herhangi bir dönüş yapılmadı dedi.
26/10/2021 tarihli celsede davacı tanığı ....... 'nın hazır bulunduğu, tanık beyanında; ben davalı firmada 2020 yılının Ocak ayından Ağustos ayına kadar davalı firmada satın alma müdürü olarak çalıştım, davacı firmanın hiç bir ayıplı ürünü yoktu, davalı firmaya teslim edilen ürünlerde herhangi bir hata yoktu, ilk etapta 4 5 order kumaşlar içeriğe geldi, dikilip ihracatı bile yapıldı, sonrasında devam eden siparişler vardı, davacı firma ödeme talep etti, davalı firma sahibi de ben ödeme yapmam diğer mallarda gelsin, o şekilde ödeme yaparım dedi, sonrasında ödeme yapılmaması nedeniyle davacı firma malları göndermeyeceğini söyledi, mallar davalı firmaya gönderilmedi dedi. Davacı vekilinin talebi üzerine tanığa soruldu: davacı ve davalı firma arasında malların teslim edileceği tarih hususunda herhangi bir uyuşmazlık çıkmamıştır, ürünler ihracat yapılmadan önce kontrolleri yapılırdı ve sonrasında ihraç edilirdi, ürünlerin depoya girdikten sonra ihraç edilmesi yaklaşık 2 3 haftaya tekabül ederdi dedi. Davalı vekilinin talebi üzerine tanığa soruldu: çalıştığım dönemde teslim edilen mallarda yalnızca bir kaç tanesinde olağan küçük hatalar bulunmakta idi, onlarda hemen giderilirdi dedi.
26/10/2021 tarihli celsede davalı tanığı ......'ın hazır bulunduğu, tanık beyanında; ben davalı firmadan 30 Temmuz 2021 tarihinde ayrıldım, öncesinde yaklaşık 20 yıl boyunca kalite kontrol sorumlusu olarak çalışırdım, davacının sattığı ürünlerde ayıp vardı, bu ayıplar kumaş boyası, iplik hatası, örme hatası, boyama kaynaklı hatalardı, kumaşlar bize teslim edilir edilmez biz aynı gün içerisinde kumaşlarda bulunan ayıpları davacı firma yetkililerine bildirirdik, ayıp bulunduğunu tespit ettiğimizde kendi şefimize bu durumu iletirdik, ayıp ihbarını davacı firmaya nasıl yapıldığını ben bilmiyorum dedi. Davacı vekilinin talebi üzerine tanığa soruldu: bizim davacı firma ile anlaşmamız ürünlerin parça parça teslimine yönelikti, bazı parçaların tamamı ayıplıydı, ayıplı olan ürünlerin davacı firmaya iade edilip edilmediğine ilişkin herhangi bir bilgim yoktur dedi.
26/10/2021 tarihli celsede davalı tanığı ........ 'in hazır bulunduğu, tanık beyanında; ben davalı firmada yaklaşık 21 yıldır kumaş boyama işinde çalışıyorum, davacı firmanın teslim ettiği ürünlerin bir kısmında ayıp bulunmakta idi, bu ayıplar tüylenme, leke, ip hatası, gramaj hatası idi, biz bu ayıpları davacı firmaya mail yoluyla bildiriyorduk, biz mallar teslim edilir edilmez yaklaşık 2 3 gün içerisinde kalite kontrolünü yapıp, herhangi bir ayıp bulunup bulunmadığını tespit ederek, ayıp bulunması halinde davacı firmaya mail yoluyla mallarda ayıp bulunduğunu bildiriyorduk, bahsettiğimiz mailleri satın alma müdürleri davacı firmaya gönderiyordu dedi. Davacı vekilinin talebi üzerine tanığa soruldu: biz ayıplı olan ürünleri yaptığımız bildirim üzerine davacı şirket çalışanları gelip alır, sonrasında tamir edip bize yeniden teslim ederlerdi, bu şekilde olan ürünlerin bir kısmında da ayıp tespit edilebiliyordu, bir kısmı ise ayıplı olduğu için bize yeniden teslim edilmezdi dedi.
Davacının iddiası, davalının savunması ve icra dosyasındaki itirazı, icra dosyası ile tüm dosya kapsamına göre, araflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıya sattığı ürünler karşılığında düzenlediği takip ve dava konusu fatura nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, davalının savunmasına göre de söz konusu ürünlerde idida edildiği şekilde ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın ne olduğu (gizli-açık ayıp) muayene ve ihbar yükümlüğünün davalı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin tespiti için tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde ve 22/11/2021 günü saat 14:00'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, Muhasebe/Finans Uzmanı bilirkişi ...... ve Tekstil Mühendisi bilirkişi ...... 01/06/2022 tarihli raporlarında özetle;
davacının 2020-2021 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin
bulunduğunu, davacının ticari defterlerine göre; davacı yanın kendi ticari defterlerine göre
takip tarihi (12.03.2021) itibariyle davalı yandan 257.630,30 TL cari hesap
bakiye alacaklı olduğunu, davalının 2020-2021 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin
bulunduğunu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi (12.03.2021) itibariyle davacı
yana;
TL hesabında 134.788,54 TL cari hesap bakiye borçlu olduğunun, USD hesabında 64.308,37 TL cari hesap bakiye borçlu olduğunun, EURO hesabında 26.220,29 TL cari hesap bakiye borçlu olduğunun, toplamda ise 225.317,20 TL cari hesap bakiye borçlu olduğunun, takip tarihi sonrası dava tarihi (14.04.2021) itibariyle ise davacı yandan; TL hesabında 80.295,77 TL cari hesap bakiye borçlu olduğunun, USD hesabında 28.926,20 TL cari hesap bakiye borçlu olduğunun, EURO hesabında 244.633,62 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğunun, toplamda ise 135.411,65 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğunun tespit edildiğini, tarafların incelenen ticari defterleri karşılaştırıldığında, davacı yan tarafından
düzenlenen tüm faturaların davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, taraflar arasındaki cari hesap farklılığının, davalı yanın cevabında ifade ettiği
üzere “davacı tarafından gönderilen ürünlerde ayıp olduğu ve teslimin
zamanında yapılmadığı iddiası ile iade, gecikme cezası, kar kaybı, ilave
maliyet adı altında” tanzim etmiş olduğu faturaların ise davacı tarafça kabul edilmeyip kayıtlarına alınmadığından cari hesap farklılığının oluştuğunun anlaşıldığını, faturaların davalı yan tarafından
davacı adına tanzim edilmiş olup iş bu faturalara karşı davacı tarafça
Büyükçekmece ..... Noterliği'nin 12.04.2021 tarih ...... sayılı ve 26.02.2021 tarihli
...... sayılı ihtarnameleri ile itiraz edilmiş olup davacı kayıtlarına girilmediğini, bu kapsamda taraflar arasındaki ihtilafın bu faturalardan kaynaklandığını, tarafların BA-BS bildirimlerinin birebir uyumlu olduğunun anlaşıldığını, diğer yandan
davalı tarafından tanzim edilen ihtilafa konu 5 adet faturanın davalı ve davacı
tarafından BA-BS bildiriminde bulunulmadığını, teknik yönden yapılan incelemeler sonucunda; davacı tarafından davalıya
satılan 360 kg (21 top) fuşya rengi 30/1 penye likralı pike kumaş, 132 kg (8 top) çağla rengi 30/1 penye flamlı süprem kumaş ve 152 kg (7 top) enine çizgili 40/1
süprem 1926 pertin kumaşın ayıplı olduğunu, kumaşlardaki ayıplar nedeniyle davacının 18.736,44 TL zararının oluştuğunu .....; davacı defterlerine göre takip tarihi (12.03.2021) itibariyle davacının davalıdan 257.630,30 TL cari hesap alacaklı olduğunu, teknik yönden yapılan
incelemelerde ise davalının ayıp nedeniyle oluşan zararlarının (18.736,44 TL)
davacı alacağından mahsup edilmesi gerektiği kanaati ile takip tarihi itibariyle
davacının davalıdan (257.630,30 - 18.736,44 =) 238.893,86 TL asıl ve 1.170,91
TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 240.064,77 TL alacaklı olacağını bildirmişlerdir.
Dosyanın daha önce rapor veren bilirkişi heyetine tevdi edilerek tarafların beyan ve itirazları doğrultusunda ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, kök rapor sunan bilirkişi heyeti 23/01/2023 tarihli ek raporlarında özetle;
davacı yan incelenen kendi ticari defterlerine göre takip tarihi (12.03.2021) itibariyle
ticari defterlerinde 257.630,30 TL alacaklı gözükse de taleple bağlılık ilkesi gereği davalı
yandan 255.153,05 TL cari hesap bakiye ve 1.170,91 TL işlemiş faiz olmak üzere
toplamda 256.323,96 TL alacaklı olacağını, teknik yönden yapılan incelemeler sonucunda; davacı tarafından davalıya satılan 360
kg (21 top) fuşya rengi 30/1 penye likralı pike kumaş, 132 kg (8 top) çağla rengi 30/1
penye flamlı süprem kumaş ve 152 kg (7 top) enine çizgili 40/1 süprem 1926 pertin
kumaşın ayıplı olduğunu, kumaşlardaki ayıplar nedeniyle davacının 18.736,44 TL zararının
oluştuğunu, davacının imzalamış olduğu sipariş formuna göre bir kısım kumaşları geç teslim ettiğini, sipariş formunda yazan gecikme halinde uygulanacak ceza maddesi nedeniyle davalının
davacıya kesmiş olduğu gecikme cezası faturalarından toplam 10.154,54 + 252,76 + 16.878,72 = 27.286,02 TL gecikme cezası talep edebileceğini, davalının ayıp ve gecikme nedeniyle oluşan zararının davacı alacağından mahsubu
sonrasında takip tarihi itibariyle davacının davalıdan: 257.630,30 – 18.736,44 –
27.286,02 = 211.607,84 TL alacaklı hale geldiğini bildirmişlerdir.
Dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile tarafların beyan ve itirazları ile kök rapor ve ek rapor arasındaki çelişkinin giderilerek uyuşmazlık konusunun net olarak tespitinin istenilmesine karar verilmiş olup, kök ve ek rapor sunan bilirkişi heyeti 01/08/2023 tarihli 2. ek raporlarında özetle; Tarafların Ek bilirkişi raporumuza karşı beyan ve itirazları yukarıda değerlendirilmiş olup, kök ve ek rapordaki tespit ve değerlendirmelerinde herhangi bir değişiklik bulunmadığını, ancak mahkememizin 152 kg (7 top) enine çizgili 40/1 süprem 1926 pertin kumaşın davacı tarafından üretildiğinin ispatlanamadığı kanaatine varması halinde, davalının ayıp nedeniyle uğradığı zarardan 5.253,12 TL zararın tenzili sonrası, ayıplı kumaşlar nedeniyle davacının talep edebileceği zarar tutarının 18.736,44 - 5.253,12 = 13.483,32 TL olacağını, davalının ayıp ve gecikme nedeniyle oluşan zararının davacı alacağından mahsubu sonrasında takip tarihi itibariyle davacının davalıdan: 257.630,30 – 13.483,32 – 27.286,02 = 216.860,96 TL alacaklı hale geleceğini bildirmişlerdir.
Dava, taraflar arasındaki satım sözleşmesine bağlı olarak açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taraf, davalıya ürün satılmış ve teslim edilmiş olmasına rağmen ürün bedellerinin ödenmediğini iddiası ile takip başlatmıştır. Davalı taraf ise, davacı tarafın teslim etmiş olduğu ürünlerin ayıplı olduğu ve kararlaştırılan termin süresinde teslim edilmediği savunması ile borçlu olmadıkları savunmasında bulunmaktadır. Tarafların ticari defter ve belgeleri ile ayıplı olduğu iddia olunan ürünler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Buna göre tarafların sunmuş oldukları ticari defterlerin lehlerine delil niteliği taşıdığı, davacı yanın kendi ticari defterlerine göre
takip tarihi itibariyle davalı yandan 257.630,30 TL
bakiye alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacı
yana;
TL hesabında 134.788,54 TL, USD hesabında 64.308,37 TL, EURO hesabında 26.220,29 TL olmak üzere toplamda ise 225.317,20 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Tarafların BA-BS kayıtlarının mutabık olduğundan davacı defterlerinde yer alan kayıtlar uyarınca davacının davalıdan takip tarihi itibari ile 257.630,30 TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir. Yapılan teknik bilirkişi incelemesi ile davacı tarafından davalıya
satılan 360 kg (21 top) fuşya rengi 30/1 penye likralı pike kumaş, 132 kg (8 top) çağla rengi 30/1 penye flamlı süprem kumaş ve 152 kg (7 top) enine çizgili 40/1
süprem 1926 pertin kumaşın ayıplı olduğu, kumaşlardaki ayıplar nedeniyle davacının 18.736,44 TL zararının oluştuğu tespit edilmiş ise de, dosyaya sunulan cari hesaba konu faturaların incelenmesi ve görülen lüzum üzerine alınan ek rapor uyarınca ayıplı olduğu iddiası ile incelemeye sunulan ürünlerin tamamı davacı tarafın satıp teslim ettiği ürünler değildir. 5.253,12 TL bedelli ayıplı kumaşın davacının davalıya teslim ettiği kumaşlardan olduğu hususu davalı tarafça ispatlanamadığından bu bedel ayıplı kumaş bedelinden tenzil edilmiştir. Yine davalının ürünlerin kararlaştırılan termin süresinde teslim edilmemiş olduğu savunması yönünden yapılan incelemede teknik bilirkişi tarafından davacının imzalamış olduğu sipariş formuna göre bir kısım kumaşları geç teslim ettiği, sipariş formunda yazan gecikme halinde uygulanacak ceza maddesi nedeniyle davalının
davacıya kesmiş olduğu gecikme cezasının faturalarından toplam 10.154,54 + 252,76 + 16.878,72 = 27.286,02 TL gecikme cezası talep edebileceği tespit edilmiş ise de, taraflar arasında termin sürelerinin açık ve anlaşılır olarak kararlaştırılmış olduğuna dair sözleşme veya sipariş formu ön inceleme aşamasında sunulmamıştır. HMK m. 140/5 hükmü uyarınca bilirkişi raporunun sunulmasında sonra dosyaya sunulan sipariş formlarına delil olarak dayanılmamış olduğu kabul edilmiştir. Bir an için sunulan sipariş formlarına göre davalının düzenlemiş olduğu gecikmeden kaynaklı reklamasyon faturası düzenleyebileceği kabul edilse dahi sipariş formlarında kararlaştırılan cezai şart bedeli 6098 sayılı TBK'nın 179/II. hükmünde ifade edilen "ifaya ekli cezai şart" niteliğindedir. Bu cezanın talep edilebilmesi malın teslim alınırken anılan cezayı isteme hakkının saklı tutulması veya sözleşmede ihtarazı kayda gerek olmaksızın cezai şart istenebileceğine dair açık bir hüküm bulunması gerekir. Sunulan sipariş formlarında ihtirazi kayda gerek olmaksızın cezai şart istenebileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Davalı tarafça ürünlerin itirazi kayıtla teslim alındığına dair ispata elverişli delil dosyaya sunulabilmiş değildir. Belirtilen hususların bir arada değerlendirilmesinde davacının, tarafların ticari defter ve belgeleri ile BA-BS kayıtları uyarınca 257.630,30 asıl alacak yönünden talepte bulunabileceği, davacı tarafın satıp teslim ettiği ürünlerden 13.483,32 TL kısmının ayıplı olduğu, buna göre takibin 244.146,98 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verileceği hesaplanmıştır. Davalı hakkında tanzim olunan Büyükçekmece ...... Noterliği 18/02/2021 tarih ve ...... yevmiye nolu ihtarname ile davalı tarafa borcunun ödenmesi hususunda ihtar yapıldığı, ihtarname ile davalıya 3 günlük verilediği ve ihtarnamenin 22.02.2021 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. 01/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda 238.893,86 TL asıl alacak için 1.644,44 TL işlemiş faiz hesaplandığı, buna göre oranlama yapmak sureti ile 244.146,98 TL asıl alacak için 1.680,60 TL işlemiş faiz hesaplanmış ise de, takipte 1.170,91 TL işlemiş faiz talep edildiği görülmüştür.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1-Davalı tarafın Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 244.146,98 TL asıl alacak, 1.170,94 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 245.317,89 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 48.829,39 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken 16.757,67 TL harçtan peşin alınan 3.095,76 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.661,91 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinden kabul oranı ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 1.263,37 TL'nin davalıdan 56,63 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 3.155,06 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 3.250,00 TL yargılama giderinden kabul oranı (%95,71) ret oranı (%4,29) dikkate alınarak hesaplanan 3.110,58 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Davalı tarafça sarf edilen 93,00 TL yargılama giderinden ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 3,99 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 38.797,68 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 11.006,07 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair taraf vekillerinin ve davalı şirket yetkilisinin yüzüne karşı, (davacı vekiline e-duruşma ortamında) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/04/2024
Katip ......
¸
Hakim .....
¸
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!